21.Yüzyılın Miladı Korona Virüs

0

Dünya siyasal, kültürel ve dini blok olarak doğu ve batı olarak tarihsel süreçte konuşlanmıştır. Doğu dediğimizde İslam, Çin ve Hint, Batı dediğimizde ise Avrupa’dan oluşmaktadır. Bu iki blokun etekleri ve dip noktaları vardır. Doğunun eteklerinde Kafkasya, Batının eteklerinde Balkanlar yer alır. Dip nokta veya tüm kültürlerin taşındığı bir manada delta olan yer ise Yakın Şarktır. Bu iki blokun tepe noktasında diğer zirve noktasına gitmeye çalışan bir ölçüde başarılı olan iki topluluk vardır. Biri Makedonlar (o sadece İskender döneminde olmuştur.) Diğeri de Türklerdir. Hala bu süreç Türkler için Doğudan Batıya doğru devam etmektedir.

Bu iki blok birilerine yaklaşıp uzaklaşmaları “yüzyıl geçişleri” dediğimiz süreci tetikler. Bu sürecin başlangıçları her asrın son çeyreğinde “..80 lerde” başlar. 1780,1880,1980 örneklerin de de olduğu gibi geçiş süreci yaklaşık 40 yıl sürer. Bu zaman diliminde blokların etekleri ve dip noktalarında kanlı, büyük kargaşalar, mikro savaşlar ve kaoslar olur. Örneğin 1990lardan Bosna Hersek krizi, Çeçenistan’da yaşananlar son Suriye’deki olayların hepsi geçişin sancılarıdır.

Yüzyıl Geçişlerinin Sancıları

Geçiş aslında yeni yüzyıl kuruluşu ile eski asrın sahneyi terk etme sancılarıdır. Bu sancıların düşünce ekonomik ve dini hayatta görülmeye başlar.  Eski asrın hâkim düşüncesi sistemi bırakmamak için hırçınlaşır. Kanlar akmaya, silah susmamaya başlar. Irklar, dinler birleştiren değil bu zamanda ayıran faktörlere dönüşür. Geçişte yeni düzen tartışmaları hat safhada olur. Dünya yeni yüzyıla geçişin gerilimlerini iliklerine kadar yaşar. Benim “yüzyıl geçişleri” olarak tanımladığı “bu teori “aslında klasik olarak İslam literatüründe bildiğimiz “Sünnetu’l-llah”  yani Allah’ın Sosyal olaylardaki Kanunlarıdır. Bu kanunlarda ya insanlar savaş gibi hamleler değişimi tetikler ya da salgın hastalık doğal afetler bu işi hızlandırır.

Zamanın Ruhu

Sosyal olaylarda fen bilimlerinde de olduğu gibi Allah’ın kanunu vardır. Hiçbir olay tesadüf eseri veya Türkiye’deki yaygın kanaat la üste beyin veya komple teorisiyle gerçekleşmez. Sünnetu’l-llah yüzyıl geçişlerinde yeni nesiller için gelecek asrın insanını, mekânını, ruhunu hazırlar. Bir önce yüzyıldaki söylemler anlamsızlaştırır.  Geçen yüzyıl kurumları siyasi liderleri siyasal rejimleri varlıklarını yavaş yavaş yitirirler. Her yüzyıl kendi çocuklarını kendi kurumlarını doğurur. Örneğin 19.yy emperyalist ve sömürgeci ruhu, 20 yy da ideolojiye dönüşür. Biz buna “zamanın ruhu” diyoruz. Zamanın ruhunu bir önceki yüzyılda yakalayan toplumlar gelecek asrın oyununun belirleyici gücü olurlar. Yakalayamayanlar ise yok olmaya mahkûmdur.

Savaşlar, Salgın Hastalıklar Geçişin Kapılarıdır.

Yüzyıl geçişleri son 200 yıldır. Büyük savaşlarla olmuştur. Savaşlarla geçmiş yüzyılın sistemleri yıkılır. Yeni asrın nizamı kurulur. Her ölüm bir dirilmenin habercisidir. Unutmayalım, yanan ormandaki ağaçlardan genç fideler çıkar. “Ölünün içinde diri gizlidir.”

Günümüz dünyası 1989 dan bu yana “yüzyıl geçiş sürecine “girdi. Aşağı yukarı 40 yıldır. Gerek küresel gerek yerel eksende yaşadıklarımıza baktığımızda hep sıkıntı her dakika yeni bir kriz tartışmaları ekseninde yılların geçtiğini gördük. 2014 de itibaren geçiş sürecinin son evresine girdiğimizi yaşadığımız olaylar bize gösterdi.

Trump’ dan Putin’e kadar iktidara gelen kalitesiz devlet adamları ve toplumsal yozlaşma son dönemeçin sembolleriydi.  Küresel eksendeki tüketicinin  benzerlikleri, şehirleşen dünya gerçeği, 20.yy son demleri olarak tarih kitaplarındaki yerini almaya başladı. Putin’i ömür boyu iktidarda kalmak için sistemi zorlaması Çarın son anlarını bize hatırlattı. Dönemin Çarının göremediği 1917 Bolşevik devrimi ve çağın çocuklarında biri olan Lenin ortaya çıkması oldu. O süreçte I. dünya savaşı olmaktaydı. Cihan Harbi esnasında Avrupa’da ortaya çıkan “İspanyol gribi” geçiş reaksiyonu hızlandırdı.

Savaşlar geçişin sembolleri olsa da tarihi örnek bize hastalık ve büyük afetlerinde yeni bir sürecin başlangıcı olduğunu göstermiştir. Orta çağ da Avrupa’da görülen “kara vebanın”sonunda Reform ve Rönesans’ın başlamasında buna örnek gösterilebilir.

Korona Değişimin Adı mıdır? 

Aralık ayında Çin’de başlayıp artık kapımıza kadar gelen küresel korona virüsünü böyle düşüne bilir miyiz sorusuna cevabım açık bir şekilde evettir.

Korona şu anda tıbbı ve insanı boyutlarıyla daha çok hayatımızdadır. Ama etkileri ise daha kalıcı olacaktır.

Öncelikle Bazı Parametreleri Net Koyalım.

  1. Korona virüsünün yayılma hızı ile tüm dünyayı içine alması ve etkileriyle baktığımızda karşımızda bir hastalık değil görünmeyen bir düşmanla insanlığın yaptığı bir savaş izlemekteyiz.

 

  1. Korona olayına anlayabilmemiz hadiseye bir dünya savaşı gibi yaklaşmamız gerekiyor.

 

  1. Diğer savaşlardan farkı insanların bu harpte düşmanını görememeleridir.

  1. Olayı basit bir grip vakası olarak görmek bu savaştaki düşmanın en büyük silahı olan yayılma hızını artmasını sağlar.

 

  1. Yakın gelecek olan kitlesel ölümlerle oluşacak siyasi ve ekonomik kaosla salgın görevini yapmaya başlayacaktır.

Neler  Yapmalıyız Veya Neler Yapamıyoruz..

  1. İlk etap insanlar ve siyasiler bu olayın bir savaş olduğu bilmeli ona göre hareket etmelidir. Böyle yaklaşmazlarsa bir müddet sonra koltuklarını ve güçlerini kaybedeceklerdir.

 

  1. Yeni askerlerimizin artık doktor olduğu ortaya çıktı. Onlara her türlü destek vermenin yanında toplumu da en az zararla atlatmayı düşünmemiz gerekir. Karşımızda tipik I. Ve II. Dünya savaşında yaşanan var. İlk etapta korona ile mücadeleye böyle yaklaşırsa sonuç alabiliriz.

 

  1. Yüzyıl önceki İspanyol gripte ölen insan sayı 4 milyondur. Bunun üzerinde yapılan modellemelerde korona virüsünün 18 ay süreci 500 milyon insan enfekte edeceği ve 80 milyon kişinin öleceği ortaya çıktığına göre ki rakamlar bize bir dünya savaşı düşünmemizi ve ona göre hareket etmemiz gerektiğini bir kez daha gösteriyor.

 

  1. Maalesef tıpla uğraşanlar dışında dünyadaki hiçbir yönetici Trump’dan Boris  Johnson ‘a Merkel’den Putin’e kadar olayı bu boyutta olduğunu düşünemedikleri görülüyor.

 

  1. Korona virüsü ile ölenlerin yaş gruplarına baktığımızda ağırlık olarak 60 yaş yukarısının olması aslında 20.yy insanların dünyayı terk edip 21.yy fertlerinin onları yerini almalarının hızlandırdığı görülüyor.

Korona Bir Milattır.

Bir şeyin milat olmasının en önemli parametrelerinden biri küresel olmasıdır. İkincisi ilk etaptaki etkilerinden ziyade sonraki etkileri onun milat olduğu belirler. Fransız ihtilali 1789 oldu. Etkisi 1830 lar da hissedildi. Onda sonra milat olarak kabul edildi. Bu modelden hareket ettiğimizde yaşanan ve yaşanacaklar insanlığı görecekleri 21.yy nesli tarafından daha farklı analiz edilecektir.  Şimdi bunun birkaç ipuçlarını verelim.

Önümüzdeki  Aylar ve Yıllarda Neler Olacak.. .

Önümüzdeki yıldan itibaren 21.yy girdiğimizi gösteren alametlerden ilki tıp alanında olacak

  1. Artık doktorlar ve tüm sağlık çalışanlarını hayatımızda sadece hasta hanede değil yeni ordu dizaynlarında biyolojik ve kimyasal saldırıları bertaraf edecek askeri taburlar olarak göreceğiz

 

  1. İnsanların hayatında GDO ürünler değil daha doğal ürünler hayatlarında yer almaya başlayacak

  1. Çevre kültürü dünya siyasetinin belirleyecek güç olacak.. Kyto Antlaşması gibi benzer anlaşmaları uygulanması siyasi ve ekonomik kartellerin tekellerine bırakılmayacak bu konuda halklar daha belirleyici olacak.

 

  1. Çevre duyarlığı özellikle yaşadığımızda bu olaydan sonra insanları evlerine girmeleriyle dünyada hava kirliğinde hissedilir oranda düzelmeler görüldü. Bunun kalıcı hale gelmesi için yatırımların ilerleyen yıllarda kesin sert kurallarla tüm dünyayı kapsayacak.

 

  1. İnsanlar taşıtlarında petrol kaynaklı yakıtlar yerine çevreci özellikleri  olan elektrik tabanlı arabaları daha hızlı geçiş yapacaklar..

 

  1. Dolayısıyla otomotiv sektöründe köklü değişimlerde beraberinde gelecek..

 

  1. Öte yanda petrol zamanla parasal değeri kaybetmeye başlayacak son günlerde strateji amaçlarla yaşayan petrol fiyatlarındaki düşüşler yükselişler artık dünyayı ilgilendirmeyecek

 

  1. Bu sebepte Ortadoğu’da ve dünya da petrol tabanlı kurulan ekonomik-politik sistemler varlıklarını tamamlayacaklar.

 

  1. Buna paralel olarak dünyadaki mali piyasalar yeniden kurgulanacak..

 

  1. Petrol şirketlerin yerine enerjide ilk etap doğalgaz ki o da 20 yıl sonra etkisini yitirecek..

  1. Güneş ve rüzgar su gibi doğal enerji kaynakları ve onlara sahip olan ülkeler oyun belirleyecek

 

  1. Ulaşım da özellikle uluslararası mal ve insan nakliyatında yeni sert sağlık tedbirleri alınacak bunları  gözeten bir dünya taşımacılığı oluşacak.. Bu konuda özellikle uçak şirketleri ilk etapta kendilerini yeni uçaklarını  sağlık ve hijyenik şartlara göre yeniden dizayn edecekler. Buna karşılık var olan uçak firmalara değişime ayak uyduracak uydurmayanlar yok olup gidecekler.

 

  1. Mal taşımacılığında ulusal ağlarda drone benzeri daha teknik yapılara geçilecek..

 

  1. Hijyen, temizlik, sağlık ve doğallık bu yüzyılda insan hayatında vazgeçilmez enstrümanlarına dönüşecek.

  1. Enerji ve ulaşımdaki değişime paralel olarak ilk etap en büyük sarsıntıyı yaşayacak olan sektörler olacak.

21. yy’a Girdik mi?

  1. Bunlarla birlikte mali piyasalar yıkılacak. Bu yaz ortalarında başlayarak bir iki sene içinde dünya piyasaları 1929 ekonomik krizinden daha büyük bir kriz yaşayacak.

 

  1. Para ve türevlerine bağlı ekonomik sistemler batacak.

 

  1. Bu süreçte merkez bankalarında altın rezervleri olan ülkelerin rezervleri yarıya yarı olan olanlar bitecek hiç olmayanlar ise yok olacaklar..

 

  1. Tekrar insanlık nakit paraya dönecek bu da dünyadaki mali yapısının yeniden kurulmasını sağlayacak…

 

  1. Mali yapıdaki yıkılma ekonomiyi de etkiyecek küresel bankacılık sistemi yok olup nakit para tabanlı ekonomiye geçilecek ..

 

  1. Ülkeler paradan p ara kazanma yerine üretim tabanlı yerelden küresel doğru doğal yatırım kaynaklarına yönelecekler..

 

  1. Burada kullanacak makinalar çevreci olması yanında yeni asrın insanı daha fazla toprakla haşır haşır neşir olacak..

 

  1. Şehirleşen dünyanın şehirlerini yeni nesil yavaş yavaş terk ederek doğal  hayata gidecek ama dünyadan kopmayacak..

 

  1. İnsanların davranışları değişecek..

  1. Düne kadar apartmanda kendi dairemizde yaşayarak apartman ilgili olaylarda her şeyi yöneticiye bırakıp aidatı verip rahat eden bizler Korona sonrasında ise hepimiz dairemizde öte apartmanımızın güvenliği sağlığını düşünmeye başladık. Artık yan dairedeki hasta kimsesiz hiç tanımadığımız komşumuzun kapısını çalmaya başladık. Bunun devam edip insanların sadece kendi mahallesindeki değil şehirlerindeki ülkesindeki ve dünyasındaki tüm kişileri düşünür hale geleceğini göreceğiz.  Kısa ifade ile 21.yy insanın davranışları 20.yy den daha   olarak farklı olacaktır..

 

  1. İnsanlar ümmet olarak daha evrensel bakışı acısıyla olaylara bakarak sonuçları insanlık ekseninde almaya çalışacaklar..

 

  1. Ekonomiden mali piyasalara sosyal hayatta siyasal hayata kadar değişimler hazır olalım.

 

  1. Ekonomik  kırılmalar bizi sosyal hareketlere siyasal kaoslara sürükleyecek..

 

  1. Fabrikaların kapanması artan işsizlik ona hala 20.yy kafasıyla çözüm aramaya çalışan siyasal sistem ve liderler bu yüzyılda olamayacak..

 

  1. “Ben ve öteki” düşüncesinin yerini “biz” düşüncesi alamaya başlayacak..

 

  1. Önümüzdeki 21. asırda artık batan ekonomik  beraber batan siyasal sistemlere yeni oluşan siyasal hareketlere şahit olacağız.

Olayın Olumsuz Yanları

Olayın birde olumsuz yanlarına bakalım

  1. İnsanlık internet tabanlı olarak gerek dünyadan paralel dünyaya itilmeye başladı. Sanal sosyal gruplar hayatın artık vazgeçilmezleri haline gelecek.
  2. Yeni asrın insan tipolojisinde temel sorun sosyalleşememek olacak.
  3. Paralel dünyada yaşamak küresel bazı sorunları da ortaya çıkacak buna karşı yeni yaptırımlar veya çözüm yolları ortaya atılacak.
  4. Ulus devlet düşüncesi varlığını bitirecek onun yerine evrensel küresel bir dünya sistemine doğru insanlığın evrileceği artık aşikâr…
  5. Bu süreç hızlı ayak uyduran devlet ve sistemler varlıklarını devam ettirecek ya da büyük sistemlerin eteklerine tutunarak yok olup gidecekler

Unutmayalım 21.yy şimdi girmeye başladık. Daha iyi günler bizi bekliyor..