6 Kasım Seçimi ABD İçin Bir Milat mı Olacak?

0

1966 seçimlerinden bu yana, Amerikan halkı seçimlere katılımda tarihi rekoru kırmaya hazırlanıyor. Amerikalıları sandıklara bu kadar hırslı götüren neden nedir. Tabii ki Trump’tır. Trump’ın başkanlığı Amerikalıların yarısı tarafından hala kabul etmedi. Trump’ kendi deyimi ile “gelmiş geçmiş ABD başkanlarının en çalışkanı mı ?” yoksa halkın deyimiyle “en fazla nefret edilen başkan mı? “ Aslında 6 Kasım seçimlerinde halk bu mesajı oylayacak. Trump’la beraber dünyada politikacı profili giderek düşmeye başladı. Sokak ağzını konuşan, burunun dikine giden, devlet akılını zorlayan, başkan modelini Filipinlilerden Brezilya’ya kadar dünya görmeye başladı.

Benzer figürler tam yüz sene önce Mussolloni’nin iktidara gelmesiyle Hitler ve Stalin’le zirveye çıkmıştı. Bu tipler Dünya’yı savaşa götürmüşlerdi. Bunun sonuçları hakkında uzun süre düşünmek gerekir. Trump neden kendini, hem halkına hem de dünyaya, kabul ettiremedi? Sorusuna cevap aramaya çalışalım.

Trump Hangi Amerikalının Yansıması
Trump’ı daha yakından tanımak lazım. ABD en zengin adamlarından, şovmen, işadamı, politikacı gibi sıfatlarının yanında o sıradan Amerikalılar için bir fenomendir. Trump siz tartışılabilirsiniz. Ama onlar tarafından asla tartışılmaz. Çünkü O Amerikan milletçisi(tartışılan bir kavram), işsiz, sloganlarla hayatını belirleyen orta ve altı grubun lideridir. Bu grup sadece Foxnews’den Dünya’yı anlamaya çalışır. Kâinatı, Amerika merkezli olarak görür. Motor bisikletlere biner. Vietnam’ı, II.Dünya savaşı ve Amerikan bayrağını, sarı okul arabalarını, hamburgeri kendi değerleri olarak önemser. Zenciler, Yahudiler ve Göçmenlerden nefret eder. Komplo teorilerine inanır. Laf kalabalığını sevmez. Düz mantıkla düşünür. Kitap okumaz. Sosyal medya ve Tv’lerden kendi düşünce dünyasını oluşturur. Bu grup, “dünyaya Amerika’nın kim olduğunu gösterecek”,” yeniden büyük Amerikan” diyecek bir cumhuriyetçi başkan olarak Trump’ı seçtiler. Trump sözünü esirgemeyen, vurdu mu oturtan görüntüsü silik Obama sonrası Amerikan halkına ilaç gibi geldi. İşin garibi bu profil iktidara kıl payı gelebildi. Hillary Clinton’ın elit, sosyal demokrat politikaları, şehirlide karşılığını bulsa da sokaktaki Amerikalıda fazla ses getiremedi. Sonuçta son başkanlık seçimi ile Amerikan halkı resmen ikiye böldü. Bu bölünme Trump’ın iktidardaki uygulamalarıyla zirveye çıktı. Trump’ın, ahlak, politika, medya kurallarını alt üst eden milliyetçi, askeri söylemleri, ülkesinde kendisine oy vermeyenlerini giderek ötekileştirmesiyle düşman kitle oluşturdu. Trump söylemlerini gerçek olarak gören sokaktaki Amerikalı son bir haftadır, bombalarla ötekine karşı ne yapacağını göstermeye başladı. Trump ötekisine saldırırken onlarda aralarındaki görüş ayrılıklarını bırakıp, Trump’a karşı birleşmeye başladılar.

6 kasım seçimleri için Obama sahnede

Başkanlıktan ayrılan ABD başkanları bir daha siyasete soyunmazken, Obama meydan meydan dolaşarak Trump’dan kurtulmak için, 6 Kasım seçiminin son fırsat olduğunu halka anlatmaya başladı. Nitekim Florida da erken oy kullanmaya başlayan Amerikalıların sandığa gitme oranlarına baktığımızda, 6 Kasım seçimi Amerikan tarihinin en büyük katılımlı seçimi olmaya aday gibi duruyor. Trump Demokratları “hainleştirerek” onları karşı kendi seçmenini tek parça halinde tutuyor. Kadın haklarından, anayasa mahkemesine aday seçimine ,Meksika sınırına asker göndermeye kadar Demokratlarda Cumhuriyetçileri her alanda sıkıştırmaya çalışıyorlar. Amerika tarihinde görmediği kadar sokak gösterilerine şahit oluyor. Zenciler bir taraftan, göçmenler bir taraftan, kadınlar başka bir taraftan her fırsata Trump’a yükleniyorlar. Onlar yüklendikçe Trump onları düşman ve hain sınıfına sokarak sokağın diğer tarafını arkasına alıyor. Trump, sokağın anladığı dilden dünyaya kafa tutuyor. Hatta sokağın dili ile dünyaya “Amerika’nın kim olduğunu” göstermeye çabalıyor. Ama hala göremedik.
Sokak Ağızıyla ABD Dış Politikasını Yapmak
Alışılmış Amerikan stratejisindeki değişim, başta AB olmak üzere Rusya ve özellikle de Çin’le girişilen ekonomik savaşta Trump’ın patavatsız politikaları ABD’nin itibarını ayaklar altına düşürüyor. İngiltere yıllar sonra Batının değerlerini korumak için sahaya çıkıyor. Almanya, ABD dengesiz tutumları sonrası onun yerini doldurmaya niyetleniyor. Suriye vb. yerlerde ABD stratejisi yerlerde sürünüyor.
Trump, kimilerine göre doğru adam, kimilerine göre kendi egosu için bir ülkeyi yok etmeye çalışan bir politikacı buna karar vermek için erken bekleyelim.
6 Kasım Kırılma mı Olacak?
Amerikalılar için 6 Kasım bir kırılma hattı olacak gibi gözüküyor. Demokratlar 6 Kasım’da Cumhuriyetçileri frenlemek istiyorlar. Eğer başaramazlarsa bir dönemde daha Trump’ın başkanlığına razı olacaklar gibi… Tüm bu gelişmelerden farklı olarak Amerikan halkı kuzey, güney kavgasında olduğu gibi kamplaşmaya başladı. Seçimi Cumhuriyetçiler kazanırsa daha saldırganlaşacaklar, Demokratlar kazanırsa da benzer kavga daha sert düzlemde hatta sokaklarda sürme ihtimali olacak gibi duruyor. Haftaya sonucunu göreceğiz.