Alkışlar Alper Ulusoy’a

0

Ne Fenerbahçe ne de Kayserispor oynadığı oyunla 3 puanı hak etmedi. Maç beraberlik kokan bir maçtı. Fakat bu durum hakemi ilgilendirmez, senin işin gördüğünü çalmak. Bu akşam Kadir Has Stadı’nda oynanan futbolun önüne geçen rezalet bir hakem yönetimi vardı. Anlamsızca gösterilen ve gösterilmeyen kartlar, hatalı gol kararı ve birçok hata..

Nasıl amatör bir futbolcu bir gün üç büyüklerde forma giymek hayaliyle sahaya çıkıyorsa; hakemler de amatör maçlar yönetirken bir gün Saraçoğlu’nda, Vodafone Park’ta, TT Arena’da düdük çalma hayalleriyle sahaya çıkar.  Eğer sen bunu gerçekleştirip bu seviyede hakemlik yapıyorsan, kusura bakma ama böyle hata yapma lüksün yok. Çok ilginçtir ki maç içindeki verdiği kararlara bakınca Fenerbahçe aleyhine kasıtlı düdük çalıyormuşçasına bir izlenim bıraktı. Alper Ulusoy, FIFA’dan düşürülmüş bir hakem ve bu olay sonrası mental anlamda zorluk yaşadığı aşikâr. Son haftalarda formu düşüşte. Ben bu noktada MHK’yı da suçlu buluyorum. Formu düşüşte olan bir hakemin böyle kritik bir maçta görevlendirilmemesi lazımdı.

Sahaya dönmek gerekirse, maç tahmin edilebilecek şekilde başladı. Hikmet Karaman’ın futbol karakteri; daha kontrollü oynayan ve savunmanın ön planda tutulduğu bir oyun. Kayserispor maça bu parolayla çıktı. Hikmet Hoca’nın,  Umut Bulut’u sol kanatta başlatmasının sebebi; onun savaşçı ve baskı yapmayı seven futbol karakterinden faydalanıp, karşısında oynayan ve son haftalarda çıkış yakalayan Dirar – İsla tandeminin etkisini azaltmaktı. Bu tercihin ne kadar yerinde olduğunu Umut’un ilk yarıdaki 3 top çalmasıyla görebiliriz ve bu alanda sahanın en iyisiydi. Kayserispor’un sol beki Kucher’e de dikkat çekmek istiyorum. Umut – Kucher ikilisi son haftalarda Fenerbahçe’nin en iyi işleyen yeri olan Dirar – İsla ikilisini durdurdu. Defansif aksiyon rakamlarına bakarsak Kucher 14, Umut ise 12 girişimle sarı-kırmızılı ekibin bu alanda en iyi oyuncuları oldular.

İlk yarıda Fenerbahçe rakibine karşı biraz daha ağır basıyordu ama net bir gol pozisyonu da yoktu. İlk 45 dakikada Kayserispor’un %45, Fenerbahçe’nin ise %55’lik bir topla oynama istatistiği vardı. Kayserispor ilk yarıyı şutsuz kapatırken, Fenerbahçe 4/1 (tş/is) isabetle oynadı. Ortalara bakınca Kayserispor 3/0 (to/io), Fenerbahçe 11/4 (to/io) isabete sahipti. Fenerbahçe 3 korner kullanırken, Kayserispor korner kullanamadı. Bu istatistiklere baktığımız zaman Kayserispor’un çok etkisiz bir ilk 45 dakika yaşadığını söyleyebiliriz. Maçın kaderini değiştirecek birçok olay vardı ama bunlardan birisi 41. dakikada hakem hatasıyla yaşandı. Şamil Çinaz, Mehmet Ekici’nin ayağına çok net bir şekilde bastı ve bu hakemin gözü önünde oldu. Tartışılmaz net bir kırmızı kartlık pozisyondu ama Alper Ulusoy es geçti. Diğer bir saçmalık ise bu pozisyonda VAR’ın devreye girmemesiydi. Eğer sen böyle bir pozisyonda bile 3 maymunu oynayacaksan neden VAR’sın ? Diğer taraftan dakika 45’te Soldado’nun kırmızı kart görmesi de maçın kırılma anlarından biri oldu.

İkinci yarıda Şamil’in ayağına basmasıyla sakatlanan Mehmet Ekici’nin yerine Victor Moses’la başladı Fenerbahçe. Bu değişiklikle Ayew uç noktaya Moses ise sola geçti. Bence doğru bir seçimdi. İkinci yarının başında Fenerbahçe etkili pozisyonlarla başladı.  Dakika 55’te Moses’in harika pasını Jailson gole çevirebilseydi, belki de yazdıklarımı yırtıp çok daha farklı şeyler yazabilirdim. Sen rakibinden 1 kişi eksik oynuyorken böyle bir pozisyonu harcarsan, kusura bakma ama puansız dönersin. 60. dakikaya kadar Fenerbahçe’nin baskısı sürdü. Fakat gol bulamayınca gardı da düştü.

Bu dakikalardan sonra Fenerbahçe’nin 10 kişi kalmasının verdiği avantajı iyi değerlendiren bir Kayserispor vardı. İlk yarı şutu olmayan sarı-kırmızılı ekibin ikinci yarı sonunda 13 şutunun olmasıyla da bunu görebiliriz. İlk yarıda topu rakibine verip oynamasını bekleyen ev sahibi ekibi, ikinci yarıda topla daha çok oynayan taraf oldu. Deniz Türüç maçın dikkat çeken oyuncularındandı. 62. Dakikada savunma arkasına gönderdiği harika pasın devamında gol geldi, fakat gol VAR engeline takıldı. Hakem aslında golü vererek yine hata yaptı ama burada onu VAR kurtardı. Varela’nın da oyuna girmesiyle Hikmet Hoca üçlü savunmaya geçip Umut’la forveti ikiledi ve kanatları da Varela, Deniz’e emanet etti. Tüm ipler Kayseri’nin elindeydi, Fenerbahçe kontra ataklar ve duran toplarla gol arıyordu.

Hoca kanat hücumlarını tercih etti, bu noktada ona katılmıyorum. Göbekte Mensah gibi kreatif bir oyuncu ve hücumda da ayakları kaliteli oyuncular varken göbek varyasyonlarıyla daha rahat gol fırsatları yakalayabilirdi. Maçın sonlarına doğru dakika 87’de Kayserispor Kravets ile golü buldu. Bence bu golde de faul vardı ve hakemin hatalı olduğunu düşünüyorum. Fenerbahçe’de ise Ersun hocanın planlarının tutmadığını söyleyebilirim. Oyuna dahil ettiği oyunculardan Frey ekstra etkisiz oynadı, diğer taraftan Elif Elmas net bir gol kaçırırken, yenilen golde de topu kaptıran oyuncu oldu. Elif’in kesinlikle gol vuruşu çalışması gerekiyor. 18 içindeyken çok fazla panik oluyor ve gol vuruşlarında oldukça etkisiz.

Son olarak Kayserispor için bir ekleme yapmak istiyorum. Ev sahibinin kadrosunda Mensah, Chery, Deniz, Umut, Varela ve Kravets gibi hücumda oldukça etkili oyuncular olmasına rağmen, hafta başında Alanyaspor ile beraber ligin en az gol atan ekibi. Ligin en iyi hücum hattına sahip takımlardan biri olmasına rağmen, bu denli az gol atmasının düşünülmesi gereken bir konu. Hikmet Hoca belki de bu hazineyi daha iyi değerlendirmenin yolunu bulmalı.