AP Seçimleri Avrupa’nın Beka Sorunu

0

2014 Mayıs ayında yapılan Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinin üzerinden tam beş yıl geçti. Yeni seçimler 23-26 Mayıs tarihleri arasında yapılacak.  Geçen beş yıl Avrupa parlamentosu açısından en tartışmalı yıllar oldu. Mayıs ayında yapılacak seçimler ise gerçekten “AB bekasını” belirleyecek sonuçları içinde barındırıyor.

İngilizler-siz AP Seçimleri

Seçimleri önemli kılan birçok başlık var. Bunlardan en önemlisi İngiltere artık AB üyesi değil. Brexit tartışmalarıyla AB’ye geri dönüp dönmesi muammaya döştü. Benzer sorunlar İngiltere’nin iç politikasında sıkışmalara neden oluyor. Aynı sıkıntılar AB seçimlerinde de yaşanacak gibi duruyor. Çünkü 751 olan AB parlamenterinin sayısında 50 kişi eksilecek. Avrupa halkları bu sefer 701 milletvekili seçecekler… AB’nin en büyük ülkelerinden biri olan İngiltere’nin olmaması AP’de de çıkacak kararların rengini değiştirecektir. En fazla milletvekili sayısına sahip ülke Almanya… Bu da Almanya’nın parlamentodaki etkinliğini giderek artıracaktır. Fransa ikinci sırada gelmesi nedeniyle, AP’de alınacak kararlarda Almanya ve Fransa’nın ağrılığı daha çok hissedilecek önümüzdeki yıllarda..

le pen

Almanya ve Fransa Patronajındaki AB

Birkaç ay önce Almanya ile Fransa’nın askeri ve siyasi olarak birlikte hareket etme, hatta tek bir hükümet oluşturma, kararının AB karakterinde köklü değişecekler yapacağı ortaya çıktı. Bunun yakın vadedeki sonuçları AP seçimlerinde ortaya çıkacağı açıktır. İngiltere’nin koltuğu boşaltmasından sonra ekonomik, siyasi ve dolaylı askeri gücüyle Almanya’nın kontrolü altına giren bir AB’ye doğru giderken, sonraki seçimlerde ise artık AB yerine ABD’yi tartışacağız.  Buradaki “A”nın Avrupa değil Almanya Birleşik Devletleri olacağı, Habsburg ve Prusyalıların Avrupa’yı ele geçireceklerini şimdiden söylersek abartı olmaz.

Merkel Yok, Macron da mı Gidici?

Merkel’in siyasi arenadan önümüzdeki aylarda çekilmesiyle Almanya ve Fransa arasındaki mücadele ve gelişmelerde önemli sarsıntılar yaşanacağı aşikâr gibi. Merkel’in dengeleyici rolünün olmayacağı, Almanya’nın iç politikasında artan ırkçı parti söylemleriyle devletin evirilerek, daha fazla milli menfaatlere kayan Almanya’ya hazır olmamız lazım.  Macron, 2014 AP seçimlerine paralel olarak yükselen Le PEN’i Cumhurbaşkanı etmemek için yapılan bir proje operasyonu sonunda iktidar oldu. Aynı Macron Kasım ayından beri devam eden “Sarı Yelekliler” hareketini bir türlü durduramadı. Bu olay AB içerisindeki liderlik yarışında Macron’ un imajını yerle bir etti. Fransa da ilerleyen aylarda Macron sonrası tartışmaları, özellikle AP seçimlerinden sonra, daha fazla açabilir.

italya aşırı sağı

Aşırı Sağ Partiler Geliyor

Gelelim seçimlerdeki en önemli riske; o da AB’de artan aşırı sağ ve ırkçı söylemlerdir. Bunun sonuçları AB parlamentosunda da görülecektir. AB parlamentosunun Avrupa ülkelerinin üzerinde belirleyici rolleri yerel meclisler kadar etkili değilse de, ilerleyen yıllarda AB parlamentosunun ağırlığının artacağını da göz önüne alırsak, seçimlerin sonuçlarını özellikle AB’deki aşırı sağın çıkışları açısından önemsemek gerekir.  Son yıllarda Macaristan ve Polonya’daki gelişmelere paralel olarak İtalya hükümetindeki aşırı sağın sıkıntıları Avrupa’da yaşanmaya başladı. Nitekim İtalya ile Fransa arasında alışık olmadığımız siyasi skandallar Avrupa genelinde yeni siyasi sorunların habercisi olarak değerlendirebilir.

Göçmenlerin Yaşamayacağı Yer: AB

AB’de artan göçmen akımının, başta İtalya ve Yunanistan gibi cephe ülkelerinde olmak üzere, faturaları ağır çıkmaya başladı. Bu ülkelerin iç politikalarında artan yabancı düşmanlığı AP seçimlerinde de görülecektir. Benzer tepkiler şimdiden Almanya’da hissedilmeye başlandı. Almanya’daki seçimlerde 92 milletvekiline sahip aşırı sağ AFD tesiri (AB parlamentosuna en fazla milletvekili gönderen Almanlar olmasında dolayı) AP’de de hissedilecektir. Benzer aşırı sağ söylemlere sahip milletvekillerinin Hollanda, Danimarka, Polonya, Macaristan, Fransa ve İtalya’dan geleceği ortadadır. Geçen seçimlerde Le PEN’in hedeflediği AP’deki aşırı sağ grup bu sefer daha etkili olacaktır. Bu da AB parlamentosu kararlarının, başta Türkiye olmak üzere, Rusya ve ABD ile ilişkilerinde daha sert bir boyutta ilerleyeceğini bize göstermektedir.

Sonuç olarak, Mayıs ayındaki AP seçimlerinin Avrupa’ya gerçekten bir “beka sorunu” açacağı şimdiden görülmektedir.