Dangal (güreşçi) gerçek bir hikayeden uyarlanmış Aamir Khan yapımı bir Hint filmi. Filmin genel konusu; bir babanın yaşayamadığı hayaline kızları sayesinde muazzam bir çaba ve inanç ile ulaşması diyebiliriz.

Kısaca filmden bahsedecek olursak Aamir Khan filmdeki adıyla Mahvahir Singh Phogat

Hindistan şampiyonu olmuş başarılı bir güreşçidir. Fakat güreşin karın doyurmaması güreşi bırakmasına sebep olur ve hayali olan dünya şampiyonluğunu gerçekleştiremez. Bu hayalini oğlu ile yaşatmak istese de Phogat’ın erkek evladı olmaz. Artık yavaş yavaş hayallerinden vazgeçecekken bir gün kızlarının komşularının oğlunu dövmesiyle kızlarındaki güreşçi ruhu fark eder ve ülkesine altın madalyayı kazandırmak için kızlarını bir erkek gibi yetiştirip müsabakalara hazırlamaya karar verir. Elbette bunu yapmak hiç kolay olmayacaktır. Çünkü Hindistan’da bu pek de hoş karşılanacak bir durum değildir. Birçok zorluk ve baskı ile karşılaşsa da Phogat bu hayalinden vazgeçmez ve yılmadan çalışmaya devam ede

r, kızlarını eğitmek için işinden bile istifa eder. Kızları ile birlikte eşi de bu durumu anlayamaz ve başlarda Phogat’a karşı cephe alırlar. Çünkü ne okulda ne sokakta rahat gezemezler, bulundukları yerde herkes onları konuşur ve eleştirir. O güne kadar dinine, kültürüne karşı aşırı hassas olan ve kız çocuklarına erken yaşta evlenip sadece çocuk doğurma görevi biçilen Hindistan’da daha önce böyle bir hadise yaşanmamıştır. Phogat kızlarını ne kadar çok sevse de onlar ve ülkesi için bunu yapması gerektiğine inanır. Kızları da daha sonra babalarına hak verecek ve babalarıyla birlikte bu hayali başaracaklardır. Phogat hem baba hem antrenör rolüyle muhteşem bir karakter sergilemiş ve kızlarına olan inancı bu başarıda ki en büyük destekçisi olmuştur. Tabii ki bu inanç ve güven karşılıklıdır. Çünkü belli bir dönem sonra spor akademisine başlayan Geeta oranın cazibesine kapılıp babasını ve yaptıklarını unutsa da kardeşi Babita ile o noktaya nasıl geldiğini hatırlayarak tekrar babasına, ailesine yönelir ve tek rehberi artık babası olur.

Filmde duygular o kadar yoğun ve doğal bir şekilde işlenmiş ki hiçbir sahne iğreti durmuyor, gereksiz görülmüyor. Ayrıca Aamir Khan filmlerinde gördüğümüz toplumda ki yanlışlara yönelik mesaj verme bu filmde de çok net ifade edilmiştir. Hindistan’da bir dönüm noktası olmuş olan bu olay, sonrasında ülkede ki kızlar içinde spor müsabakalarının düzenlenmesi ve kızların başka alanlarda kendilerini göstermesi adına ilk adım olmuştur. Verilmek istenen mesajı filmde birçok sahnede gözlemlesek de en can alıcı kısım Geeta’nın finale çıkmadan önce babası ile yaptığı konuşmadır. Geeta babasına hangi taktiği uygulayacağını sorduğunda babasının söyledikleri filmi özetlemiştir aslında.

“Tek stratejin var Geeta. Öyle bir dövüşmelisin ki insanlar seni unutmamalı. Gümüş madalya kazanırsan er ya da geç unutulursun. Altın madalya kazanırsan insanlara örnek olursun, örnekler unutulmaz. Eğer kazanırsan milyonlarca kızda seninle birlikte kazanacak. Bu zafer kızların zaferi olacak. Yarın sadece rakibinle değil kızları aşağı gören bütün erkeklerle mücadele edeceksin.”

İşte Geeta kendi gibi aynı kaderi paylaşmış olan bütün kızların sesi olmuş ve altın madalyayı kazanmıştır. Filmin son sahnesinde sevinç gözyaşları döken Geeta babası ile göz göze gelir. Bakışları her şeyi anlatsa da “Seninle gurur duyuyorum” sözü filme damgasını vurur ve izleyiciye de unutulmayacak bir final sahnesi bırakır.

Film, toplumdaki dayatmaların ne pahasına olursa olsun bir insanın azmi, karşısındakine olan inancı ve güveni sayesinde üstesinden gelinebileceğini bütün şeffaflığıyla gözler önüne sermiştir. Zaten insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey de bu inanç değil midi? Birisi size inanıp güveniyorsa eğer her şey daha kolay görünür, cesaretiniz artar. Düşseniz bile size güvenen biri varsa eğer bir sözü, bir bakışı hemen toparlanıp kalkmanıza sağlar. Ve hayaller.. İnsanoğlu hep hayal kurar, kurduğu hayali yaşamak uğruna çalışıp çabalar. Ne

çabalamaktan ne hayal kurmaktan vazgeçmeli insan. He zaman o hayalini yaşayabileceği bir yol vardır çünkü. Tıpkı kendi dünya şampiyonu olamayan Phogat’ın hayalini kızı Geeta ile yaşatması gibi.