Başkan Erdoğan,ABD’yle Stratejik Ortaklığımız Bu Çalkantılı Dönemin Üstesinden Gelecektir’

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’taki resmi temaslarının son gecesinde Türk-Amerikan İş Konseyi (TAİK) tarafından düzenlenen 9. Türkiye Yatırım Konferansı’nda konuştu.

Erdoğan konuşmasında, ABD yönetimiyle görüş ayrılıkları olduğunu belirterek, “Mevcut yönetimle yaşadığımız görüş ayrılıklarının Türk Amerikan ilişkilerini test ettiği bir gerçektir. Tüm hususlarda belli bir anlayış birliğine varsak da FETÖ ve PYD-YPG terör örgütüyle ilişkiler bağlamında, ilişkilerimizde maalesef kapatmamız gereken ciddi bir mesafe bulunuyor. Mevcut yönetimdeki kimi çevreler, görüş ayrılıklarımızı tehdit, baskı ve şantaj diliyle çözebileceklerini zannediyor. Ancak bu olumsuz tavır hem müttefiklerle ilişkilerde hem de Amerika’nın dünyadaki konumunda ciddi bir erozyona yol açıyor. Biz bu anlayışın devam ettirilemeyeceğini düşünüyoruz. Demokrasinin, küresel istikrarın, uluslararası hukukun ve serbest ticaretin altını boşaltan bu tavır zaten sürdürülebilir de değil. Bugüne kadar ABD’yle pek çok badireyi atlatan stratejik ortaklığımız, bu çalkantılı dönemin de üstesinden gelecektir. Ben buna böyle inanıyorum. ABD ile yakın dostluğumuz yönetimlerden bağımsız olarak bu süreci de fırsata çevireceğine yürekten inanıyorum“ dedi.

‘Son 10 yılda Amerikan firmaları Türkiye’ye 11,3 milyar dolar yatırım yaptı’

Türkiye’yle ABD arasında ticari bağların güçlü olduğunu vurgulayan Erdoğan, ”Bugün Türkiye’de 1700’ün üzerinde Amerikan firması teknolojiden gıdaya, sağlıktan bilişime çok geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor. Geride bıraktığımız son on yılda bu firmalar ülkemize 11,3 milyar civarında doğrudan yatırım gerçekleştirdi. Bugün itibariyle Türk firmalarının Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yatırımı da 4,6 milyar doları geçti. ABD Ticaret Odası üyelerinin güncel yatırım değerinin de 50 milyar doları aştığını görüyoruz. İki ülke arasında ticaret hacmi 20 milyar doların üzerine çıktı. Amerika’ya olan ihracatımız 8,7 milyar dolarken ithalatımız 12 milyar dolar seviyesindedir. Bu rakamlarla ABD ihracatımızda beşinci sırada, ithalatımızda dördüncü sırada yer alıyor. “ dedi.

‘Ticaret savaşları herkesi etkileyecektir’

Erdoğan, Trump yönetiminin aldığı gümrük vergisi kararların sert şekilde eleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

“Görüldüğü gibi ülkelerimiz arasındaki ticaret dengesi Amerika’nın lehine, Türkiye’nin ise aleyhine. Bu tabloya rağmen Amerikan yönetimi Türkiye menşeili bazı ürünlere karşı korumacı adımlar atmış, ek gümrük vergileri getirmiştir. Trump yönetiminin genel olarak siyasi hedeflerine ticari konuları araç olarak kullanarak ulaşmak istemesi ekonomik işbirliğimizin ilerlemesinin önündeki engellerden biridir. Ülkemiz için iki kat arttırılan demir çelik vergileri, yaptırımlar, soruşturmalar ve tabii ki kur hareketleri mevcut yönetimin ülkemizi hedef alan adımlarından bazılarıdır. Tüm bunlara rağmen Amerika’yla olan siyasi ve ticari ilişkilerimizin geleceğine umutla bakıyoruz. Türkiye olarak mümkün mertebe serbest ticaretten yana bir dış ticaret politikası benimsedik. Uluslararası mal ticaretinin 18 trilyon dolara ulaştığı günümüzde korumacı politikalarla hiç bir yere varılamayacağı açıktır. Tarih bize şunu açık ve net bir şekilde göstermiştir, savaşın bilhassa ticaret savaşlarının kazananı yoktur. Tek taraflı alınan her karar mukabiliyle karşılık bulur. Bu tavır hem ticari hem siyasi alanda kaybet-kaybet denkleminin oluşmasını sağlayacaktır. Halbuki biz hep kazan-kazan ilkesinden yanayız. Geldiğimiz noktada uzun yıllar süren müzakerelerle elde edilen uluslararası ticaret rejiminin geleceği tehlike altına girmiştir. Özellikle dünyanın en büyük üç ekonomisi olan Avrupa Birliği, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı sadece bu ekonomilerle sınırlı kalmayacak, herkesi etkileyecektir. Nitekim bunun menfi yansımaları Afrika gibi başta gelişmekte olan bölgede hissedilecektir“ dedi.

‘Haklarımızı Dünya Ticaret Örgütü nezdinde arıyoruz’

Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

”Türkiye uzun yıllardır ticaret açığı veren bir ülke. Buna rağmen biz hiç bir zaman uluslararası ticaret rejimini hiçe sayarak, tek taraflı kararlar alıp korumacılığa başvurmadık. Açığımızı yeni pazarlar bularak, ekonomimizin verimliliğini arttırarak çözmenin çabası içinde olduk. Ekonomi meselelerimizi tehdit diline itibar etmeden diyalog, kazan-kazan anlayışıyla çözmeye çalışıyoruz. Ortada bir haksızlık varsa bunun Dünya Ticaret Örgütü kuralları çerçevesinde çözülmesi esas olmalıdır. Bu anlayışla biz de ülkemize karşı uygulamaya konan kısıtlamalara karşı haklarımızı Dünya Ticaret Örgütü nezdinde arıyoruz. Türkiye menşeili muhtelif alüminyum ve çelik ürünlerine karşı başlatılan ilave gümrük vergileri sebebiyle Dünya Ticaret Örgütü’ne başvurduk. Haksız rekabetin önlenmesi için başlattığımız hukuki süreçte ilk ara karar ülkemizin lehine çıktı. Tezlerimizin hemen hemen hepsi kabul edildi. Buna benzer ihlaller olması durumunda ülkemizin çıkarlarını sonuna kadar savunarak hakkımızı ilgili uluslararası kurumlar nezdinde aramayı devam edeceğiz.”

‘Dünyayla kaynaşan bir Türkiye olacak’

Erdoğan Türkiye’nin yabancı yatırımcılara kapısını sonuna kadar açtığını belirterek, “Biz bugüne kadar Türkiye’de yatırım yapan uluslararası şirketlerin menşeine, ülkesine, konumuna bakmadan hepsini kendi şirketimiz olarak gördük. Yabancı şirket demedik. Uluslararası sermaye dedik. Uluslararası yatırımları yasalarla kurumsal olarak da destekledik. Bize güvenen ve Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen herkese kapılarımızı sonuna kadar açtık. Açmayı da sürdüreceğiz. Türkiye serbest piyasa ekonomisinin kurallarından taviz vermeden yatırım ortamını güçlendirmeye devam edecektir. Şeffaf bir yatırım ortamının tesisine önem verdik ve önem vermeye de devam ediyoruz. Türkiye’nin son 16 yılda sergilediği başarı bu irademizin en açık ispatıdır. Son 16 yılda ülkemizdeki istikrarı gören yabancı yatırımcılar 200 milyar dolarlık doğrudan yatırım yaptılar. Bu başarı hikayemizi reformlar konusunda kararlılığımıza borçluyuz. 24 Haziran seçimleriyle geçtiğimiz yeni yönetim sistemi reform irademizi hayata geçirme noktasında elimizi güçlendirmiştir. Ülkemizde yatırım yapanlara da vatandaşlık kapısını açacağız. Dünyayla kaynaşan bir Türkiye olacak” dedi.

‘Son dönemde yaşananlar kriz değil manipülasyon’

Son dönemde belli çevrelerin döviz kurunda yaşanan dalgalanmayı fırsat bilerek Türk ekonomisi üzerinde istifamlar ve şüpheler oluşturmaya çalıştığını belirten Erdoğan, “Hemen hemen her gün karamsar tablo çizen bu kesimler hakikati resmetmek yerine Türkiye’yle birikmiş hesaplarını görmenin derdindeler. Son dönemde yaşananlar kriz değil dengeleme işareti olarak görülmelidir. Manipülasyon olarak, spekülasyon olarak görülmelidir. Yeni ekonomik program ülkemizin geleceğine dair bir yol haritasıdır“ diye konuştu..

‘Bu terör örgütünün başı burada Pennsylvania’da’

Türkiye’ye birçok saldırının yapıldığını kaydeden Erdoğan, “Ülkemize yapılan nice saldırının üstesinden geldik. 15 Temmuz FETÖ terör saldırısı. Devletimize bir darbe girişiminde bulundular. 251 şehidimiz var. 2193 yaralımız var. Bu terör örgütünün başı burada Pennsylvania’da ve şu anda 27 eyalette faaliyet gösteriyor. ‘Charter’ okullar vasıtasıyla Amerika’nın buraya ödediği para yaklaşık 850 milyon dolar civarında. Tüm dosyaları göndermiş olmamıza rağmen hala adeta koruma altında. Biz stratejik ortak değil miyiz? Stratejik ortak olarak böyle bir teröristi niçin koruma altında tutuyoruz? Kara para aklamaysa bunlarda. Hiçbir özelliği olmayan kaçak yollardan gelen göçmenler burada eğitim veriyor. 850 milyon dolar para buna rağmen bunlara ödeniyor ve bunlar terör estiriyor. Dünyanın 160 ülkesinde bunların bu tür faaliyetleri var“ dedi.

‘Amerika Suriye’nin kuzeyine gönderdiği silahları kime karşı kullanacak?’

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Burada bu söylenir mi demeyin, benim içim yanıyor. Kuzey Suriye’ye Amerika’dan gelen silah, bomba, mühimmat ne kadar biliyor musunuz? 18 bini aşkın TIR buraya geldi. 3 bin civarı kargo uçağıyla buraya silah mühimmat, araç gereç geldi. Nereye geliyor? PYD, YPG’ye geliyor. Bir de tabii kuzey Suriye’de 22 üs var. Bu üslere geliyor. Peki bunlar kim için kullanılacak? Kime karşı kullanılacak? Buradaki terör koridorunun ötesinde kim var? Türkiye var. Rusya burada değil. İran burada değil. Hemen orada 50 kilometre, 100 kilometre ötede Türkiye var. Bunları söylediğimiz zaman bize haksız nazarıyla bakıyorlar ama bunları söylemek zorundayız. Eğer söylemezsek haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olur.“

kaynak:voa