Bir ABD klasiği; Okul,Ölüm,Silah,Para=Hırs

0

Eğitimle silah, çocukla silah, okulla silah birlikte anılabilir mi? Bu kavramlar yan yana geliyorsa bu toplum ileri mi? yoksa ilkel mi ? Bu soru medeni toplum için soruluyorsa cevabı hayır olacaktır.Fakat toplum ilkel ise tabii ki evet olacaktır.Peki tüm bu kavramlar sözde dünyanın en ileri(!) toplumu diye lanse edilen ABD bir arada bulunursa cevap sizce ne olabilir.Bu başka bir tartışma konusu.Ama son aylarda ABD halk bunların yaşanmaması için çocuklarıyla birlikte Beyaz Saray’ın önünde eylem yapıyor, boykota bulunuyor. Buna karşılık Trump “öğretmenlerde silahlansın” diyor. ABD toplumunun yıllardır çözemediği bir kısır döngüyü son birkaç yıldır, artık yüzlerce çocuğun ölümüyle dramatik bir boyutlara ulaştı.
Problemin Kaynağı Ne?
Peki problemin kaynağı nedir dediğimizde ABD toplumunun geçmişine bakmak gerekir. 1492 de Amerika kıtasının keşfinden 1640 lara kadar kıtaya gidenler toplumun ilk harcını attılar. Bunlar kimdi derseniz cevap suçlulardı. Mahkûmlar için kıta büyük bir hapishaneden öte yeni bir “yaşam alanı “ oldu. Herkesin suçlu olduğu, kimsenin kimseye güvenmediği, bir toplumda ,”hızlı, güçlü ve silahlı” olan hayatta kalır kuralı işlemeye başladı. Her yeni gelenin belinde silah eksik olmadı. Bir zaman geldi ABD yaşayan herkesin belinde silah artık vücutlarının bir parçası oldu. ”Vahşi Batı” kavramını Avrupa’daki mezhep kavgalarında bıkan ve eziyet çeken Püritenler, 17.yy da kıtaya gelmeleriyle vicdanın en büyük silah olduğunu vurgulayıp, yeni bir toplum inşa etmeye çalıştılar ise başaramadılar. Zira 19.yy la birlikte Kapitalizm kavramıyla tanışan ABD toplumu silahı, “ticari bir unsur” olarak kabul etti. Silahlı Kovboy kavramı, Kızılderililerle silahla mücadele etmek, en hızlı silah çekenin Şerif olduğu polislik anlayışı, silahsız hayatın olamayacağını beyinlere yerleştirdi. Bu düşünce daha da ileri giderek, tehdidin her dakika devam ettiği bir toplumda, daha çok silahlanması gerektiği fikri, ABD nin genetik kodu girdi. Garajda silah yapan, her an saldırı ve tehdit algısı ile silahlanan toplum 1945den sonra dünyada bunun meyvelerini topladı. ABD, Silah sanayisi sayesinde dünyada baskın güç oldu.
Silah, Pazar, Şirket, Devlet=ABD
Silah, Pazar, Şirket ve Devlet denkleminin ABD nin küresel oyuncu haline getirmesiyle silah lobileri sadece ABD değil dünyada da en etkin güç haline geldiler. Körfez savaşında CNN de öldürülen insanlar bir taraftan verilirken, bir taraftan füzelerin teknik özellikleri veriliyordu. İnsanlar TV lerinde patlamış mısırlarını yerken ölen insanların yere düşüşünde naralara atabiliyordu. Bu mantıkta bir şeylerin ters olduğu, adil, etik olmadığı ortada iken , kimse bunları sorgulamıyor veya sorgulatmıyordu. Çünkü halkın bilinç altına şu fikir veriliyordu;”sizin güvenliğiniz için, ABD demokrasisine yapılan saldırıları durdurmak için, daha çok silaha ihtiyaç vardı.” İşin garibi 1945 sonrası barışını korumak için daha çok silahlanma dengesi dünya da kuruldu. Nihayet barış için dünyayı yok edecek kadar silahlara sahip olundu. Sonuç “düğmeye kim basacak veya aman basma “ tartışmaları yaşadık. Gelinen noktada barış isterken savaş ve silah lobilerinin esir olan bir dünya oluştu.

Bumerang etkisi mi?
ABD kendi toplumundan dünya’ya taşıdığı “güvenliğiniz için daha çok silahlanın” hatta “ailede herkesin silahlı olması şart” denklemi günümüzde artık “ölüm denklemine” dönüştü. Sevgilisine kızan, hocasına kafası bozulan, bilgisayar oyunları gerçek hayata uygulama koyan çocuklar, ellerinde makineli tüfeklerle rastgele ateş açarak katliamlar yapıyorlar. ABD bunu önleyemiyor. İşin garibi İŞİD el-Kaide vb. unsurların yaptığı katliamlara anında tepki veren toplum ve medya, Las Vegas’dan Florida’ya kadar eli silahlı gençlerin çoluk çocuk öldürmesine aynı duyarlığı gösteremiyor. Ortadan ikiye bölünen bir toplum var karşımızda. Obama silahsızlanmayı senatoya getirdiğine pişman oluyor. Silah lobileri o kadar etkili oluyor ki “ne gerek var bu silahsızlanma” tartışmaları başlıyor. İnsanlar tartışalım, tartışmayalım mı konuşurken yine bir psikopat çıkıp kan kusmaya devam ediyor. ABD toplumu silah döngüsünden çıkamıyor.
Daha çok Kazanma Hırsı olduğu müddetçe..
ABD cemiyetinin ikiye bölündüğü silahlanma tartışmalarında gelinen en son noktaya baktığımızda daha çok katliamları ABD görmeye devam edeceğiz gibi. Zira Trump öğretmenlerde silahlansın diyor. Aileler seri atış yapan silahlara kısaltmalar yapılsın diyor. Çok az bir kitle ise silahsız yaşanabiliriz diyor.Diyor diyor ama ABD kısır döngüden çıkamıyor.. Çözüm aslında basit olmasına rağmen düğme baştan yanlış iliklendiğinden sözde dünyanın en ileri(!) demokrasisi diye lanse edilen ülke acınacak durumlardan kurtulamıyor. Güvenin olduğu yerde silah olmaz. “Hırs”, “hep ben kazanmalıyım”, “ben” diyen toplumun bu kısır döngüden çıkması mümkün değildir.
İşin ilginci bu güvensizlik maalesef dünya’ya yayıldı. ABD kendi toplumunda bu hastalığı tedavi etmesi genetik kodundan dolayı kısa vadede çözmesi zor. Oysa dünyada sosyal geni düzgün toplumlar asırlarca silahsız kardeşçe bir arada yaşıyor.
ABD hastalığını bulaştırmak yerine bu toplumlardan ders alması yoksa bir müddet sonra ABD toplumu diye bir şey kalmayacak..