Bireysel Yeteneklerle 3 Puan

0

Futbol sadece top ayağa gelince oynanan bir oyun değildir, topsuz oyun futbolun olmazsa olmazıdır. Top takım arkadaşınızdayken ona birden fazla pas opsiyonu yaratamıyorsanız, sonuç almanız zorlaşır.  Fenerbahçe alınan galibiyette ilk 75 dakika bunu başaramadı ve bu süreçte oldukça etkisiz bir performans sergiledi. Kadıköy’de oynanan maçta sanki “dejavu” vardı, Çarkur Rizespor maçının tekrarı gibiydi. Fenerbahçe bir an önce bir oyun planı bulmalı ve bunu pratiğe dökmeli, Milli ara bu noktada Ersun hoca için bir fırsat olacaktır.

Sivasspor sahaya çok iyi yayıldı ve ön alanda yaptığı baskıyla, Fenerbahçe’yi oldukça çaresiz bıraktı. Deplasman ekibi, geçen hafta Malatya maçında oynadığı düzende sahaya çıktı. Savunmadaki Braz/Papp değişikliği haricinde aynı 11 ve aynı oyun planıyla sahadaydı. İleri uçta sahte dokuz rolünde oynayan Diabate ile santrforsuz, yüksek savunma disiplinine sahip bir kadro. Sağ kanadında iki savunmacı Fatih – Douglas ikilisi vardı. Fenerbahçe’nin hücumdaki en büyük silahı Moses bu ikiliyle sürekli mücadele içindeydi. Fatih Aksoy’la altyapı dönemlerinde karşılıklı oynama fırsatı bulmuştum, fiziğini oldukça iyi kullanan bir isim. Ben Ersun hoca yerinde olsam en etkili hücum silahımı bu ikilinin kanadına karşı değil, diğer kanatta kullanırdım. Ligimizin diğer bir problemi de fauller. İlk 45 dakikada Sivasspor 14 faul yapmış ve bunların 6’sı Moses’a yönelikti. Sivasspor bu yolla da Fenerbahçe ataklarını olgunlaştırmadan sonlandırdı.

Fenerbahçe’nin ilk 75 dakika da etkisiz olmasının sebebi Sivasspor’un ön alanda yaptığı baskıydı. Maalesef takımlarımız ön alanda baskıya çözüm bulamıyor. Bunun başlıca 2 sebebi var:

1 ) Ülkece oyunu ortasaha oyuncularının kurduğunu düşünüyoruz. Fakat bu yanlış bir bakış açısı.. Avrupa liglerindeki başarılı takımlara incelersek, hepsinin oyunu stoperlerle hatta kalecilerle kurduğunu görebiliriz. Manchester City, Laporte’yi transfer ederken 65 M Euro’yu bu sebeple veriyor.

2 ) Oyuncular sahayı doğru bir şekilde parselleyemiyor. Sahaya ne kadar doğru yayılırsan o kadar başarılı sonuçlar alırsın. Yeri geldiğinde 1 kişiyle 4 rakip oyuncuyu savunabilirsin. Fakat oynanan maçta Fenerbahçe özelinde bakarsak, bu durum oldukça vahim.. Oyuncular birbirinden oldukça uzak ve aralarındaki iletişim kopuk.

Sadece 1 isabetli şutun olduğu, kayda değer bir pozisyonun olmadığı ve seyir zevkinden uzak bir ilk yarı vardı. 54.dakika da Mehmet Ekici’nin oyuna girmesiyle Fenerbahçe bir nebze hareketlendi. Zacj iyi oynuyor, şüphesiz yetenekli bir oyuncu fakat takımın hücumunda lider olabilmesi için daha fazla risk alarak oynaması lazım. Ekici sahada bulunduğu anlarda katkı sağlıyor ve dikkat çekiyor. Ersun hoca, Ekici’yi ilk 11’e monte edeceği formülü bulmalı. Zacj, Tolgay ve Ekici orta üçlüsünün denenmesi gerektiğini düşünüyorum.

73.dakika da Sivasspor’un attığı golde Fenerbahçe’nin sahaya çok kötü yayıldığını görebiliriz. Emre Kılınç’ın pasında Fenerbahçe savunması çizgi halinde kaldı ve yayda pozisyon olan Özer bomboş durumda topu filelere yolladı. Orada hiçbir orta saha oyuncusunun olmaması Fenerbahçe açısından düşünülmesi gereken bir soru. Tam tribünden uğultular yükselmeye başlıyordu ki, golden henüz 1 dakika sonra ev sahibi ekip Soldado’yla golü buldu. Golün zamanlaması tribün tepkileri ve 3 puan açısından oldukça önemliydi. Bu dakikadan sonra taraftarın büyük umutla beklediği, Ersun Yanal futbolundan esintiler izleyebildik. Moses fark yaratarak takımının taşıyıcı gücü oluyordu. Maçın 86.dakikasında Soldado’nun başlattığı atak Ekici’nin güzel vuruşuyla sonlandı ve Fenerbahçe 2-1 öne geçti. Maçı Fenerbahçe bir oyun şablonuyla değil, bireysel yeteneklerle kazandı.

Hiçbir maç Fenerbahçe için kolay değil. Tarihin en kötü sezonunun yaşanıyor olması sebebiyle, oyuncuların üzerinde mental olarak büyük bir baskı var. Futbolcular bu durumun bilinciyle her maçta %100 ile sahada olmalı ve mücadele etmeli.