Boş Konuşmak, Sorun Çözememek, Bütün Mesele Bu…

0

Mehmet CAMCI

 

Dünyada çok farklı konular tartışılırken hala bizde yıllarca aynı konuları tartışıp durmak beni üzüyor.  Çoğu sorunu göz ardı ediyoruz zaten. Ele aldığımız sorunları da uzun uzun tartışıyoruz. Sonu gelmeyen toplantılar, bitmek bilmeyen mesailer sonucunda sorun çözülmüyor. Zaten amaç da bu sanırım. Sorunu çözmek değil toplumu bir problemle meşgul etmek.

Bu durum dünyanın her yerinde var. Fakat kendi toplumumuzu ayrı tutmamız gerekir. Çünkü biz dünyada kadim medeniyet inşa etmiş kişilerin torunlarıyız. Kimimiz bunu inkâr edip işin içinden sıyrılıyor. Kimimiz de bu durumdan oldukça memnun ama sadece bununla yetiniyor. Çünkü tembellik vücudumuza o kadar işlemiş ki hareket etmek bir yana düşünmek bile zor geliyor.

Toplumumuzda bu kadim medeniyet inşa edenlerin torunları olmanın gururu var. Bu gurur bize itici güç değil yük oluyor. Sadece güzel zamanları hatırlıyoruz. Yapılan yanlışları ve hataları görmezlikten geliyoruz. Şekilciliğe değer veriyoruz, taklitçilere çok kolay inanıyoruz. Ahlak ve erdem hiç konuşulmuyor. İdeallerimiz, bayramlarımız ve ibadetlerimiz ne yazık ki ritüelden öteye geçemiyor. İşin en üzücü yanı ise bu durumdan kimse şikâyetçi değil.

Ey insanlar uyanın. Yürüyen cesetler olmayın. Uyanın ve ayağa kalkın. Üstünüzdeki ölü toprağı silkeleyin.

Medeniyetler beşiği bu topraklarda yaşamanın gururunu yaşayın ve hakkını verin. Uyanın ve görün. Kendimizin yarattığı bu kokuşmuş hayat sistemine dur deyin. Kaybettiğimiz o ruhu bedenlerimize geri koyun. İşte o zaman ahlak ve erdem bu topraklarda tekrar hayata geçirilecek. İşte o zaman bu toprakların insanları birbirlerinden emin olacaklar. O ruhu cesetlerimize geri getirebilirsek fende ve teknolojide ileri olmanızın yetmeyeceğini onlara daha gür söyleyeceğiz. İşte o zaman toplumun her ferdi aynı ideallerle, aynı hedeflerle yaşayacak ve bu oluşturulan sinerji halkasına o kadar imrenecekler ki bunun hazzı bizi öyle memnun edecek.