Brexit Tartışması Boris’i Gönderecek Gibi ..

0

Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden ayrılması anlamına gelen Brexit sürecinde belki de en kritik sayılabilecek haftaya girildi.

Yaz tatilinin ardından Salı günü ilk kez parlamento mesaisi yapacak olan vekiller ile anlaşmasız Brexit için parlamento oturumlarını 14 Ekim’e kadar askıya alma hamlesini yapan Başbakan Boris Johnson arasında kozların paylaşılması için kritik 3 gün var.

Uzatma alınmadığı takdirde 31 Ekim’de gerçekleşecek olan anlaşmasın yani diğer adıyla ‘sert Brexit’i Johnson’ın kendi partisindeki bazı vekiller dahil parlamentonun çoğunluğu istemiyor ve bu konuda Johnson’a karşı partiler üstü bir işbirliği yapılması ciddi bir olasılık olarak Johnson’ı rahatsız ediyor.

Parlamento pazartesi gününden itibaren askıya alınabilir, dolayısıyla Johnson bu üç gün boyunca muhafazakar parti politikalarına karşı gelecek olan üyeleri ihraç etmekle veya erken seçim olması durumunda yeniden aday göstermemekle tehdit ediyor. Tehditlere karşın iktidar partisinden 15 veya 16 vekilin muhalefetin öne süreceği yasa tasarısına destek çıkması bekleniyor.

Ana muhalefet İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn’in sert Brexit’i önlemek adına Johnson’ın ellerini bağlayacak bir yasa teklifi ile geleceği öngörülüyor. Yasa tasarısına göre Brexit 31 Ocak 2020’ye kadar ertelenebilir. Corbyn’in bunun için yeterli çoğunluğa ulaşılıp ulaşılmayacağı ise haftanın en önemli sorusu.

Gün gün parlamentoda neler olacak?

 

Çarşamba

Çarşamba günü hükümet Brexit’i gündeme almamak ve olası erken seçime yönelik propaganda yapmak adına bütçe harcamalarına ilişkin değerlendirme tartışması yapılmasını planladı. Ancak salı günü parlamenterler gündemi belirlemek konusunda oylamada başarılı olabilirse o zaman çarşamba günü sert Brexit’i önleyecek bir yasal düzenleme konusunda adım atılabilir.

Tek bir günde parlamentonun tüm seviyelerinde çalışma yapılarak bir yasa geçirilmesi mümkün. Birkaç farklı oylama gerektirecek olsa da çoğunluğa ulaşıldığı takdirde muhalefetin bunu başarabileceği düşünülüyor.

Henüz sert Brexit’İ engelleyebilecek ve Johnson’ın bu konuda elini bağlayacak yasa tasarısının içeriğine ilişkin bir bilgi yok. Bu nedenle Johnson kabinesindeki isimler henüz görmedikleri bir tasarı üzerine yorum yapmaktan kaçınıyor.

Yasa tasarısında Johnson’ı uzatma talep etmeye mecbur bırakacak şekilde bir cümle olması en büyük olasılık olarak görülüyor.

Perşembe

Bu ana kadar olan aşamalarda muhalefet başarı elde eder ve Avam Kamarası’ndan yasayı geçirirse bu kez yasa Lordlar Kamarası’nın önüne gelecek. Lordlar Kamarası’nda çoğunluk AB yanlısı olduğu için yasanın buradan da sorunsuz şekilde geçeceği düşünülüyor.

Bu noktadaki olası engel Lordlar Kamarası’nda Brexit taraftarı olan isimlerin ‘filibustering’ denen ve söz alanların konuşmalarını uzatıp yasanın kalan süre içerisinde onaylanmasına fırsat vermemeleri anlamına gelen bir eylemi gerçekleştirebilecek olmaları. Bu taktiğin işleyip işlemeyeceği şimdilik bilinmiyor ancak sıkıntı oluşturabilecek olası girişimlerden biri bu.

Bununla birlikte İngiliz mahkemesinde de Brexit karşıtı kampanya organizatörü tarafından parlamentonun askıya alınmasına dair görülen bir başka dava devam ediyor ve ilk duruşma perşembe günü görülecek.

Cuma

Cuma günü için yapılmış bir planlama şimdilik yok. Ne var ki, Cuma günü de Kuzey İrlanda mahkemesinde parlamentonun askıya alınması konusunda açılmış bir dava sürecine ilişkin duruşma var.

Önümüzdeki hafta Johnson hükümetinin Kuzey İrlanda sınırı ve ticareti konusunda yeni bir açıklama yapması bekleniyor. Johnson görevi devralmasından bugüne kadar ‘tedbir maddesi’ ile ilgili herhangi bir alternatif sunmamak ve Brüksel ile müzakereleri yeniden açmak için gerekli olan yeni talepleri masaya koymamak ile eleştiriliyor.

Elbette bu açıklama önümüzdeki üç gün içerisinde yaşanacak gelişmelere bağlı olarak iptal edilebilir. Başbakanlık kaynaklarından İngiliz basınına yansıyan kulis bilgilerine göre bu hafta içerisinde bir erken seçim kararı alınması halinde bu seçimin tarihi AB zirvesinden üç gün önce 14 Ekim’e denk getirilebilir ve bu şekilde Johnson bu zirveye eli güçlü şekilde gitmeyi hedefleyebilir.

Eğer sert Brexit’i önleyecek olan bir yasa parlamentonun her iki kanadında da bu hafta içerisinde geçmezse ve erken seçim kararı alınmazsa, Kraliçe 2. Elizabeth’in de onaylamış olması nedeniyle oturumlar askıya alınacak ve anlaşmasız Brexit’in önüne geçmek için geriye 14 Ekim ile 31 Ekim arasında çok kısa bir zaman kalacak.

Boris Mecliste Çoğunluğu Yitirdi.

Muhafazakar parti üyesi Philip Lee’nin Liberal Demokrat Parti’ye geçmesi ile Boris Johnson İngiliz Parlamentosu’nda anlaşmasız Brexit için ihtiyaç duyduğu çoğunluğunu kaybetti.

Partisinden ayrılan Lee Johnson yazdığı mektupta “Muhafazakar Parti’de bir kişinin muhafazakarlığı AB’den ne kadar sorumsuzca ayrılmaya hazır olduğuyla ölçülmeye başlandı” ifadesini kullandı.

Liberal partiye geçerek sandalyesini Brexit muhalifi kanada taşıyan Lee’nin ayrılığı ve Muhafazakar Parti içerisinde anlaşmasız Brexit karşıtı vekillerin Johnson’ın hareket kabiliyetini kısıtlayıcı bir yasa tasarısına onay verebilecek olmaları karşısında Johnson şu açıklamaları yaptı:

“İçimizdeki isyancı muhafazakarlar daha iyi bir Brexit anlaşması elde etme şansımızı yok ediyor. Tedbir maddesini kaldırabiliriz ancak Brexit için her çözüm önerisi getirişimizde AB bize ‘Parlamento ne yapacak?’ diye soruyor. En iyi anlaşmayı elde edebilmemizin yolu bugün hükümet ile birlikte hareket etmenizdir. Ben genel seçim olmasını istemiyorum ama ellerimi bağlarsanız Brüksel’e gidip uzatma almak için beni orada yalvarmak zorunda bırakırsınız. Bu olursa elde etitğimiz tüm kazanımlar yok olur ve müzakere edemem.”

Johnson partisinden ve tüm parlamentodan müzakere masasına güçlü oturabilmesi için İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn tarafından hazırlanan ve anlaşmasız Brexit’i engelleyen yasa tasarısının reddedilmesini istedi.