Bu Hafta Vizyona Giren Filmler…

0

Bu hafta ikisi yerli yedisi yabancı olmak üzere toplam 9 film vizyona girdi.

The Meg(Meg:Derinlerdeki Dehşet)

Steve Alten‘ın bilim-kurgu ve korku özelliklerini taşıyan aynı adlı roman serisinden sinemaya uyarlanan The Meg’in yönetmen koltuğunda Jon Turteltaub oturuyor.Filmin başrol oyuncusu herkesin yakından tanıdığı ve büyük hayran kitlesi olan Jason Statham.


Beni Satan Casus (The Spy Who Dumped Me)

Mila Kunis ve Kate McKinnon‘ın başrolleri paylaştığı The Spy Who Dumped Me, iki en yakın arkadaştan birinin, kendisini terk eden sevgilisinin ajan olduğunu keşfetmesiyle ikilinin içine atıldıkları macerayı konu ediniyor.


Dead Night (Bitmeyen Gece)

Sevecen bir anne olan Brea akıl sağlığını kaybeder.Treji ve cinayetle sonuçlanan bir olaylar zinciri oluşturur.Yönetmen koltuğunda Brad Baruh‘un oturduğu filmde.Casey Pollak‘ın hikayesini iki farklı perspektiften yaklaşıyoruz.


Çılgın Baskın (Raid Dingue)

Dany Boon‘un yönettiği ve başrolünü paylaştığı Çılgın Baskın, tehlikeli operasyonlarda görev alan bir özel time girmeye çalışan Johanna’nın hikâyesini anlatıyor.


Durumunu Güncelle (Status Update)

Scott Speer‘in yönettiği Durumunu Güncelle, telefonuna yüklediği uygulamada paylaştığı tüm gönderilerin gerçeğe dönüştüğünü fark eden Kyle’ın hikâyesini anlatıyor.


Gizem Treni (Mystery Train)

Amerikan bağımsız sinemasının öncülerinden Jim Jarmusch‘un dördüncü uzun metrajı, 1989 yapımlı Gizem Treni; aynı zaman diliminde geçen üç farklı hikâyenin anlatıldığı antolojik bir film olma özelliğini taşırken, dönemin ruhunu da yakın mercek altında gözler önüne seriyor.


Dovlatov

Under Electric Clouds‘un yönetmeni Alexey German Jr., dünya prömiyerini Berlin’de yapan yeni filmi Dovlatov‘da, Sergei Dovlatov’un hayatından altı günü anlatıyor ve bu hikâye üzerinden dönemin entelektüel çevresi ve onların Brejnev zamanı Sovyetler Birliği’yle ilişkisinin de portresini sunuyor.


Ev Kadını (Housewife)

Can Evrenol yönetmenliğindeki Housewife; kız kardeşi ve babası, annesi tarafından öldürülen Holly’nin bir yandan annesini bu feci eyleme iten nedenleri araştırırken bir yandan da kendi hayatının anlamını çözmeye çalışmasını konu ediniyor.


Sera

Adem Uğur‘un yönettiği Sera, bir süredir kabuslarla boğuşan doktor Oğuz’un, psikiyatri bölümünde yatan Sera ile tanışmasıyla gelişen olayları konu ediniyor.