Bütün Mesele Zamanlamada

0

Maçın son dakikasında teknik direktör oyuncu değişikliğine gider. Maçı  almaları kupayı almaları demektir. Teknik direktör oyuncularını motive eder. Yıllarca uğraşmışlardır. Tüm rakiplerini yenerek son maça gelmişlerdir. Kupayı kaldırmaları için bir gole ihtiyaçları vardır. Seyirciler tezahüratlarla Teknik direktöre baskı yapmaktadır. Teknik Direktör oyuncularına şu tarihi çıkışta bulunur “şimdi değilse ne zaman” der. Son dakika atakla girilir Ve gol … havaya kaldırılan kupa Almanların şu anki durumu bu sahneyle tıpatıp uymaktadır. Şimdi değilse ne zaman

Almanya “Küresel Güç Olma” Düşüncesini Hiçbir Zaman Yitirmedi.

Netpano Avrupa sayfalarından Almanya’nın iç siyasetindeki tartışmayı takip etmişsinizdir. Bismarck’dan  beri gelen  küresel güç olma hayalindeki Almanya’nın iki teşebbüsü I.Wilhelm ve Hitlerin  çıkışlarıyla başarısız oldu. Almanya’nın eski Dışişleri bakanı Fischer’in güzel bir tespiti var. Fischer’a göre, Almanların 1. ve özellikle 2. Dünya Savaşı deneyimi sonrasında kendine verdiği “bir daha asla savaşmayacağız”, “bir daha asla küresel bir güç olmayı hayal etmeyeceğiz” sözünün artık Almanların yıkması gerekmektedir.

Bütün Mesele Küresel Güç mü Olmak Veya İnsani Güç mü Olmak

Gerek eski dışişleri bakanları Gabriel ve Fischer’in artık 1.ve 2. Dünya savaşı sendromlarını Almanların yenmeleri gerektiğini, ABD ne bağımlı, AB işleriyle uğraşan bir Almanya yerine Dünya siyasetine  şekil veren Almanya’ya geçilmesi gerektiğini hatta halkında bunu istediğini ifade ediyorlar. Nitekim, Savunma Bakanı Ursula von der Leyen de Merkel’in muhtemel yerini alacak kişi o da zamanın geldiğini ama siyasi güç olmak için durumun erken olduğunu onun yerine dünyadaki  insani krizlerde roller alarak oradan liderliğe atlamanın daha kolay olacağını ifade ediyor.

Almanya küresel güç olmaktan korkuyor mu?

Lider Olmada Herkes Hem Fikir, Zamanlama Konusu Tartışmalı

Merkel’in bu tartışmada renk vermeden AB fikrini savunan iyi polis rolünü oynuyor. Aslında Merkel’de halk da gerek, Fischer gerek, Ursula von der Leyen’in söylediklerinin yanında duruyorlar. Almanların artık dünya lideri olması gerektiği konusunda herkes hem fikir, tartışılan zamanlama… Merkel 1.ve 2.Dünya savaşındaki gibi topa yanlış zamanda çıkıp kendi kalesinde gol görüp, son maçı kaybetmek istemiyor. Bence haklı… Zira Almanların temel problemi zirveye çıkmak değil sorun zirvede kalkmaktır. Dünya siyasi tarihi baktığımızda Almanlar hiçbir zaman, bir Osmanlı, bir Rusya, bir İngiltere hatta bir Hollanda gibi Dünya liderliği geçmişlerinin olmadığını görüyoruz. Almanlar sistemi yıkmış olabilirler. Ama kendi sistemlerini inşa edip kalıcı olmadıkları ortada duruyor. Merkel nerelerde hata yaptıklarının farkında, onun için Nazi tartışmaları çıkınca parlamasının altında yatan düşünce bu ama gerçekte  Merkel ve ekibi sadece zamanla konusunda dikkatli gitmek istiyor.

Merkel, şu anda AB nin Almanya’nın hamlelerinden ürkmemesine özen gösteriyor. Âmâ Almanya Birleşik Devletlerinde yoluna taşlar döşemekten de geri kalmıyor. Özellikle savunma bakanı NATO şemsiyesinde Almanya’nın Afganistan’daki somut adımları yanında Yemen, Suriye konusundaki çıkışlarını, AB de desteklemesini istiyor. Almanya’nın sınır ötesi askeri operasyonları şimdilik insani kriz maskesiyle maskelense de aslında Almanların askeri gücünün uluslararası tecrübesinin artması sağlanıyor.

Artılar ve Eksiler

Daha önceki makalede dile getirmiştim. Almanlarda dört özellik olursa savaşı bekleyin. Ben aynı yerde duruyorum. Almanlarda askeri, siyasi, teknolojik ve ekonomik güç denkleminde şu anda eksik oldukları sektör askeri güçleridir. Gerek Savunma bakanının çıkışları, gerek Merkel’in AB ordusunun kurulması gereklidir tartışmalarının altında yatan esas amaç askeri güçlerinin varlığını dünya’ya kabul ettirmektir. Almanların, siyasi, teknolojik ve ekonomik güçleri tartışmasız bir şekilde dünya tarafından kabul edildi. Benzer taktiği tepki almadan askeri güçlerini kabul ettirmede kullanarak, inceden inceye  hamlelere devam ediyorlar. Zaten küresel güç olma tartışmasının da şimdilerde başlaması tesadüf olmasa gerektir.

Ekonomik Güçleri ve uluslararası şirketleri Almanya’nın en büyük silahlarıdır. Dünyada Çin’den sonra mali yapısı en sağlam ülke Almanya’dır. Süper güç diye lanse edilen Çin’in kişi başına düşen milli geliri, bölgesel gelir dağılımı gibi zayıf noktalarının hiçbirinin Almanya da olmadığı düşünülürse karşımıza nasıl bir gücün çıkacağını tahmin etmek zor olmasa… Peki, eksiklik nerede derseniz… Bence en büyük eksiklik gerçek Almanların nüfuslarının azlığı problemidir. Almanya 2.dünya savaşından beri özellikle bu sorunu  yaşıyor. Yıllardır Almanların doğum oranını devlet çözemedi. Şu aralar zenginleşme ve bireyselliğin artığı ülkede aile sistemini ayakta tutulmak bir yana çocuk doğum oranlarında ciddi düşüşler devleti kaygılandırıyor.  Göçmen veya sonrada Alman vatandaşı olan nüfus giderek Almanların üstüne çıkmaya başlayacak…  Aslında bu durum gelişmiş ülkelerin genel problemi ise de Almanya  bu sorunda kırılma noktalarına geldi. Almanların küresel şirketlerinin çoğu aile şirketleri, bu kurumlarda şimdilerde kara kara düşünüyor. Şirketler devlet mi  kalacak yoksa aileden olmayan  ceo lar mı ? Şirketleri kuranlar, şirketleri kimlere bırakacakları gizliden gizli tartışmaya başladılar.

Göçmene İhtiyaca Var, Kullanıldıktan Sonra Bunlar Nasıl Asimele Edilecek Sıkıntı Burada

 

Almanların nüfus problemi 1960’lardan itibaren Türkiye’den taşınan ucuz iş gücü ile aşıldı. Ucuz iş gücü, hiçbir zaman karar verici mevkilere ulaşamadı. Çünkü faşist Alman kafası hala varlığını sürdürüyor.

Göçmenler Almanlar göre Roma’nın modern köleleridir. Türkiye ile AB arasındaki geçen senelerde yaşanan göçmen krizinde Almanların izlediği siyasete bakılırsa bu daha iyi anlaşılır. Başta Suriye olmak üzere Türkiye ve Libya üzerinden Avrupa’ya gelen göçmenlerin son varış noktası hep Almanya’dır. Almanlarda bundan memnundur. Göçmenlerin gelmesini Merkel istiyor. Yalnız tek şartla “kaliteliler bize gelsin,  işe yaramayanlar Türkiye’de kalksın” onun içinde Türklere para verelim siyaseti izleniyor. Ve maalesef şimdiye kadarda bunu gayet iyi başardılar.

Sonuç itibarıyla Alman siyasileri küresel güç olmanın zamanı geldiğinde hem fikirler, bütün mesele bir daha aksaklıklar yaşanmadan  tüm zayıf noktaları kapatılarak çıkışın hatasız yapılıp, zirvede kalma derdine herkes kitlenmiş durumda.