CARPE DİEM”ANI YAŞA” ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ

0

Eskiler nedense hep güzeldir.Hatta şarap yaşlandıkça tadı daha güzel sözü bence filmler içinde geçerli.Günümüzde vizyona giren çoğu filmin fiyasko olması,senaryo bakımından çoğunun sınıfta kalması,tamamıyla görsel efektlerle insanları etkilemeye çalışmak. Bunlar bence günümüzde film sektörünü yeyip bitirmekte.İşte bu yüzden en iyi kaçış yolu da yıllanmış filmler.

Bugün yazacağım film 1989 yılı yapımı senaryosu çok kaliteli ve insan üstünde bir etki bırakan film.Herkes aklından bir tahmin yapmaya başlamıştır.Bakalım tahmininizle benim yazacağım  filmle  birbirini tuttumu.

Bu yazımda “Dead Poetry Society” yani Türkçe ismiyle” Ölü Ozanlar Derneği”.İsminden insanın içinde bir his bırakıyor bile.Birde filmi seyredin .İşte o etki katlanarak büyüyor.Filmi seyrettikten sonar insanların hayallerinin peşinden gitmesinin ne kadar önemli olduğunu ve bu yolda engel olmaktan, çok onlara yol gösterici olmamız gerektiğini, bir elinden tutup ona yol arkadaşı bir yardımcı olmamız gerektiği hissini yakalıyorsunuz.Bu hissi yaşatan kişi Robin Williams ve onun öğrencileri.

Bu hissi size en iyi yansıttığından dolayı ki  Oscar adayı kendisi oluyor. Ama maalesef kazananı olamıyor.Ama filmimiz Oscar ödülüne boğuluyor.  En iyi senaryo ödülü  aldı.(İşte Oscarı böyle filmler hakediyor).Öğrencileride yamana atmayalım .Bu roller oynayanlar, günümüzde daha  da tanınmış olan kişiler.Kim bunlar diye sorarsanız; Ethan Hawk,Robert Sean Leonard,Josh Charles,Gale Hansen gibi birçok yıldız.

Filmimizin konusuna girersek. Yeni bir İngilizce öğretmeni olan John Keating, eski gelenekleri ve yüksek standartları ile tanınan, tüm çocuklar için bir hazırlık okulunda öğretmenliğe başlar ki bu okulda onun mezun olduğu okul olur. Ebeveynlerinden ve okulundan büyük baskılarla karşı karşıya kalan öğrencilerine ulaşmak için alışılmışın dışındaki yöntemleri kullanır. Keating’in yardımıyla, öğrenciler Neil Perry, Todd Anderson ve diğerleri, kabuğundan ayrılmayı, hayallerini sürdürmeyi ve günü yakalamayı öğrenirler.Tabi bu yakalanmalar sonunda bizi farklı olaylara götürür.Bu olaylar iyi donls mı biter yoksa kötü sonla mı biter bunu seyredince öğreniceksiniz. Film de en çok karşılaşacağınız kelime olan “Carpe diem” buradaki öğrenccilerin hayat gayesi olacak. Bu kelime ne mi? Bu kelime , Latin edebiyatının ünlü ozanı Horatius’un bir dizesinde geçen “gününü gün et, zamanın tadını çıkar, günü yakala, anı yaşa veya günü yaşa” gibi anlamlardaki özdeyiştir. Evet herşeyin tadını çıkaramamız gerekiyor.Yoksa hayat böyle geçermi?Bu yazıyı filmin birçok güzel ve özlü sözünden biriyle bitirmek istiyorum“Size neler söylendiğinin önemi yok,kelimeler ve fikirler dünyayı değiştirebilir”…