“Ciao, Cappuccino” Tüketim Çılgınlığına Direnen İtalyan Kahve Kültürü

0

Sıcacık bir kahve ve yanında dostlarınla beraber koyu bir sohbet…

Yüzyıllardır dünyanın birçok kültüründe vazgeçilmez içecekler arasında kahve birinci sırayı almaktadır. Bir kahvenin kırk yıllık hatırı olması, şimdi kahve zamanı, sabah kahvesi, dostlara verilen kahve randevusu, iş yerinde ya da okulda dikkati toplamak için tercih edilen kahve, yalnızlığın ve melankolinin sembolü kahve… Birçok ülkede kahve toplumsal ilişkileri şekillendiren kültür dokusudur. Özellikle esperessonun merkezi sayılan İtalya bu kültürlerin başında gelmektedir.

Bir İtalya’nın günlük yaşantısına baktığımızda, sabahları genellikle gittikleri Bar (kahve ve ayakta atıştırmalıkların bulunduğu küçük dükkân) da “Ciao, Cappuccino” (merhaba, bir cappuccino kahvesi) diyerek ve yanında da almayı tercih ettikleri kruvasan ile kahvaltılarını yaparlar. Bu espresso bazlı, bol köpüklü ve süt oranı fazla olan bir kahvedir. İtalyanlar cappuccinoyu sadece sabah kahvaltısında içmeyi tercih ederler. Öğle vaktinde küçük kahve molaları verip latte, macchiato gibi süt oranı az olan yarı sert kahveleri tercih ederek birçok kahve kültürüne sahip ülkelerden farklı olarak ayaküstü tüketmektedirler. Uzun akşam yemeklerini seven İtalyanlar saatlerce yedikleri yemeklerden sonra en vazgeçilmez olarak espressoyu içerler. Bizde ki mırra gibi olan bu kahve, sertlik oranı fazla olması ile midede hızlı bir hazım süreci başlatmakta ve günü rahatlamış bir şekilde bitirmelerine yardımcı olur. İtalya’yı gezmeye gittiğinizde turist olduğunuzu hemen belli eden şey hangi kahveyi hangi saatte söylediğinizdir. Genellikle öğle ve akşam yemeklerinden sonra cappuccino sipariş edenler turistlerdir.

Dışarıda kahve tüketiminin yanında her İtalya’nın evinde Türk kültüründe bulunan cezve gibi Moka (mocha) olarak bilinen makine bulunmaktadır. Birçok İtalyan daha evden çıkmadan kahvelerini kendileri yaparak sabah veya akşam kahvelerini evde tüketmeyi tercih ederler. Bu nedenle Özellikle Türkiye’de olduğu gibi uzun kahve sohbetleri, sosyal medyada paylaşılan kahve-kitap resimlerini İtalyanların dünyasında bulmak çok zordur.

Dünya genelinde kahve tüketimine baktığımızda her yıl 8,5 milyar kilo olduğunu görmekteyiz. En çok kahve tüketen ülke kişi başı 11,4 kg ile Finlandiya, sonra kişi başı 5,8 kg ile İtalyanlar ve üçüncü olarak da kişi başı 2,8 kg ile İngilizler gelmektedir. Yüksek miktardaki kahve tüketimleri, beraberinde oluşturdukları kahve kültürü ile birlikte şekillenerek kapitalist dünyada global kahve yapılanmalarının kapılarını aralamıştır. Gloria Jean’s Coffees, Starbucks, Caribou Coffee, Tchibo, Caffe Nero ve Robert’s Coffee gibi birçok kahve zinciri ile birlikte 1990 yılından beri global kahve tüketimi her yıl %50 oranında artış göstermektedir.

Dünyanın en büyük Amerikan kahve zinciri Starbucks, 77 ülkede faaliyet göstermektedir. Her ülkeye onlarca şube açan ve özellikle tüketim çılgınlığını körükleyen gençler arasında popüler Starbucks kültürünü oluşturmuştur. Buna rağmen en çok kahve tüketen ülkelerden biri olan İtalya’da şube açılamamıştır. Trajikomik olan ise Starbuks’ın kurucusu Howard Schultz, kahve zinciri kurma fikrini Milano’da bir barda içtiği espressodan etkilenerek zihninde filizlenmiştir. İlham kapılarını aralayan Milano şehri ve İtalya kültürü, Starbucks dünyasını yıllarca bünyesinde barındırmadı.

Dünya Global Kahve Tüketimini Sarsan Starbucks, İtalya Piyasasında Neden Zorlanıyor?

İtalyan Kamu Hizmetleri Federasyonu araştırmalarına göre İtalya genelinde 172 bin kahve dükkânı bulunmaktadır. Bir bardak kahve fiyatı 80 cent ve 1 euro arasında değişmektedir. Gittiğiniz barlarda kaliteli kahveyi ucuza alabilirsiniz. Starbucks’da 2 euro civarında satılan espresso, markanın ülkeye girişini zorlaştırdı.

Global kahve zincirlerinde çok sayıda müşteriye hizmet etme amacı olduğundan dolayı kahveler fazla demlenmiş bir şekilde servis edilmektedir. Ayrıca kahve çekirdeğinin kavrulma süreside değişim göstererek kahvenin tadını etkilemektedir. Bu ve bunun gibi faktörlerden dolayı İtalyanlar kendi evlerinde bile kahve zincirlerinden daha lezzetli ve ucuza kahve yapabiliyorlar. Diğer etkenlerden bir diğeri ise uzun uzadıya kahve dükkânında vakit geçirmek, internete girmek, sohbet etmek gibi şeyler İtalyan kültüründe zaman kaybı olarak görülmektedir.

Starbuks’ın kurucusu Howard Schultz İtalya piyasasına daha emin adımlarla girmek istediğinden yıllarca beklediğini belirtti. Ve bu sene ilk defa global kahve zincirlerine direnen İtalya’nın Milano şehrinde ilk şubesini davetli olan bin 200 kişi ile özel bir törenle açılışını gerçekleştirdi.

Şubenin bulunduğu Milano, Cordusio Meydanı araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Gençler için popüler kültürün etkisi ile büyüleyici bir açılış olmasına rağmen birçok İtalyan böyle bir açılış için meydanın kapatılmasına tepki gösterdi. Giriş için bekleyen gençler ile yapılan röportajlarda insanların genellikle Starbucks’a espresso içmek için değil diğer dünya kahve tatlarını tatma istediklerini ve dükkânın atmosferini merak ettikleri için geldiklerini belirttiler.

Yerel kahve dükkanları sahipleri Starbucks ve diğer global kahve zincirlerinin kemikleşmiş İtalyan kahve kültürünü ve alışkanlığını değiştirmeyeceğini düşünmektedir. Bir yerel kahve işletmecisi olan Luca Concolino ile yapılan röportajda “Burası bir buluşma noktası ve insanların kahve içerken sosyalleştiği bir ortamdır. Espresso bir İtalyan ürünü ve biz bunu gerçekten iyi yapıyoruz. Diğer ülkelerde yapılan espresso bizimki gibi değil. Ben bir süre Avustralya’da yaşadım, orada da iyi kahve yaptıklarını düşünüyorlar ancak kahveleri bizimkiyle kıyaslanamaz.” diyerek İtalya kahve kültürü hakkında bilgi vermiştir.

Bir başka yerel kahve işletmecisi yaptığı açıklamada tüketim çılgınlığında kaybolan gençlerin kahve tercihlerini şu cümlelerle sorgulamtadır:

“Espresso kahve, pizza gibi İtalya’ya özgü bir şey. İtalya’da insanlar alıştıkları kahve dükkânında kendilerini evinde hissediyor, bunun başka ülkelerde bu şekilde olduğunu sanmıyorum. İyi bir kahve için pek çok faktörün bir araya gelmesi gerekiyor: iyi bir iklim, iyi bir karışım, iyi bir makine ve onu doğru kullanacak tecrübe. Biz İtalyanlar nedense ABD’den gelen her şeyi kendi ürünlerimizden daha üstte görüyoruz. Yeni nesilse, içinde ne olduğu belli olmayan koca kahveleri bizim klasik espressomuza tercih ediyor.”

İtalyan kültürünün vazgeçilmez ögesi olan kahve, tüketim dünyasına ve piyasasına ne kadar direnebileceği ya da değişim gösterip gösteremeyeceğini yıllar içerisinde göreceğiz. Ama şu bir gerçek ki popüler gençlik algısı ve trendler deryasına kapılan yeni nesil yüzyıllardır gelen kültürel ögelerin kırılmasına ve gömlek değiştirmesine neden olmaktadır.