Çin’in Yeni İpek Yolu Projesi Tehlikede Mi?

0

Çin’in Yeni İpek Yolu projesine dahil olan ülkelerin içinde bulunduğu durum Çin’i zora sokmakta. Oysaki Çin, bu dev projesi için hiçbir mali kısıtlamaya gitmemiş ve projenin olabildiğince reklamını yapmıştı. Pekin bunu “yüzyılın projesi” olarak adlandırırken, birçok ülke bunu, Çin’in projesi daha büyük olsa da, Marshall Planı ile karşılaştırmakta.

Çin’in Yeni İpek Yolu projesi ile hedefi çok açık: 60’dan fazla ticaret ortağı arasında geniş bir ağ kurarak onlarla daha iyi bağlantı kurabilmek. Bu süreçte, Çin’in projesine dahil olan bir ülke, yine Çin şirketleri tarafından inşa edilen geniş altyapı projelerini gerçekleştirmek için Çin’den büyük krediler almak adına yabancı ülkelerle işbirliğine girer. Bu şekilde uzun vadede Çin şirketleri küreselleşerek global ekonomide kritik bir söz hakkı elde edebilmeyi amaçlamaktadır.

Malezya Başbakanı MahattirMohammad, ülkesinin içinde bulunduğu iflas ve mevcut mali meseleler nedeniyle Çin projesinin ana damarını teşkil eden Çin destekli Doğu Kıyısı Demiryolu Bağlantısı ve iki doğalgaz boru hattı projesinin iptalini açıkladı.Söz konusu iptal, Mahathir’in daha iyi bir anlaşma yapacağı yönündeki spekülasyonların ortasında, Malezya ve Çin devlet liderlerinin demiryolu hattına ve iki gaz boru hattına yorum yapmayı reddetmelerinden sonra yayınlanan ortak bir açıklama sonrasında geldi.

Malezya Başbakanı Çin’e yaptığı beş günlük gezi sırasında düzenlenen basın toplantısında “Çin’in Malezya’nın iflas etmiş bir ülke haline gelmesini istemediğine inanıyorum” açıklamasında bulundu. Ayrıca Çin’den “adil ticaret” çağrısında bulundu ve Yeni İpek Yolu projesi kapsamında, projeye katılan ülkelerin borçlarının Çin’in “koloniyalizm”in yeni bir şeklini uygulama yoluna götürmemesi konusunda uyardı. Malezya, önceliğinin borçlarını azaltmak olduğunu ve projeden çekilmeleri nedeniyle tazminat ödemek zorunda kalmaları durumunda ödemeyi yapacaklarını belirtti. Ayrıca Malezya lideri bu durumun müzakere aptallığı olduğunu, bu projeden çıkma yolunu bulmak zorunda olduklarını ve bunun kendi halkının bir aptallığı olduğu ifadelerinde bulundu.Küresel Kalkınma Merkezi tarafından yayınlanan bir çalışma Cibuti, Kırgızistan, Laos, Maldivler, Moğolistan, Karadağ, Pakistan ve Tacikistan’ın da Çin Kemer ve Karayolu kredilerini geri ödemede zorlandığını ileri sürdü. Ayrıca Çin, bu proje için mali olarak katılımcı ülkelere her türlü mali harcamayı yaparken, verdiği kredileri geri alamadığı takdirde kendisi de ekonomik bir darboğaza girebilir.

Öte yandan, Çin’in bu projesi her zaman ekonomik bir kazanç sağlamıyor. Örneğin Çin, Sri Lanka’da yılda 1 milyon yolcu aktarımı için tasarlanmış bir havalimanına para döktü. Şimdi dünyanın en boş uluslararası havalimanı olarak adlandırılmakta ve şuan uçuş faaliyetleri yerine pirinç depolama alanı için kiralama ücretlerinden daha çok gelir elde ediliyor. Sri Lanka’daki diğer bir problem isedev proje için ülkede inşa edilen liman projesinin kredi ödemelerini yapmak için yeterli iş çekemeyince proje, 99 yıllığına kiralanan Çin devletine ait bir şirketin eline geçti.

Ancak eleştirmenler tüm bunların Çin’in bir hatası değil, aksine Çin’in planı olduğunu savunmaktalar. Zira Çin’in “borç diplomasisi” uygulayarak daha küçük ülkelere nüfuz edeceğini, hatta proje konusunda daha ileri giden eleştirmenlere göre inşa edilen projenin gelecekte Çin ordusu tarafından kullanılacağını iddia etmekteler.  Ayrıca Çin’in projehakkındaki belirsizlikleri katılımcıları endişelendirmekte. Zira Çin, yaptığı yatırımlar ya da projeler hakkında bir liste yayınlamadı. Tüm bu olumsuzlara rağmen, Çin’in Yeni İpek yolu projesi hala belli bir çekiciliğe sahip. Myanmar’daki petrol boru hattı ve Kenya’daki demiryolu projesi değerli yatırımlar olarak görülmekte. Ayrıca ABD ile arasındaki gerilimler ve ekonomik gerilemeden dolayı Türkiye de öne çıkabilir.