Davutoğlu o isme danışmanlık teklif etti

0
59

Alınan bilgiye göre Başbakan Davutoğlu, geçen hafta eski MazlumDer Genel Başkanı Yılmaz Ensaroğlu ile görüşerek kendisine başdanışmanlık teklifi götürdü.

7 Haziran seçimlerinde AK Parti’den Ağrı Milletvekili adayı olan ancak 1 Kasım’da aday gösterilmeyen Ensaroğlu’nun teklife olumlu baktığı öğrenildi. Resmi açıklama henüz yapılmazken, Davutoğlu’nun bu konuyu kurmaylarıyla görüştükten sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da danışacağı belirtiliyor. Davutoğlu’nun bu görüşmelerden sonra Ensaroğlu ismini resmen açıklaması bekleniyor.

Hürriyet Gazetesi’nin haberine göre. 3 Nisan 2013 tarihinde AK Parti hükümeti tarafından açıklanan ve barış sürecini yönetecek olan 63 kişilik Akil insanlar Listesi’nde yer alan Ensaroğlu, Güneydoğu’da çeşitli görüşmeler yapmıştı. Yılmaz Ensaroğlu’nun Başbakan Ahmet Davutoğlu’na “çözüm süreci”nden sorumlu başdanışman olması bekleniyor. Davutoğlu’nun, STK deneyimi olan, bölgeyi iyi tanıyan ve Kürt sorununu iyi bilen Ensaroğlu’nun deneyimlerinden faydalanmak istiyor. 1996-2004 yılları arasında İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MazlumDer) Genel Başkanlığı’nı yapan Ensaroğlu, MazlumDer Genel Başkanlığı yaparken hükümete ve Kürt siyasetine çözüm paketi sunmuştu. Çözüm paketini açıklarken “Siyasilerin, Kürt sorunu ile PKK’yi birbirine karıştırdığını” ifade eden Ensaroğlu, şunları söylemişti:

“Sorunun çözümlenmesi için öncelikle meselenin iyi kavranması gerekir. Her şeyden önce kabul etmek gerekir ki, Kürt sorunu PKK ile başlamamıştır. Dolayısıyla PKK’nın yok edilmesi, Kürt sorununun köklü çözümü anlamına gelmemektedir. Çünkü PKK, bölgede yaşanan terör, göç gibi sorunların nedenleri değil sonuçlarıdır… Bölgeye yönelik sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik bir master planı hazırlanması gerekir. Farklı kimliklerin önündeki Anayasal ve yasal engeller kaldırılmalıdır. Bölge halkı ile devlet arasında yaşanan güven bunalımının sona erdirilmesi öncelikli hedeflenmelidir. Kürtçe yöre isimlerinin iade edilmesi, kısmi veya genel bir af kararı alınması gibi bazı adımlar, siyasi atmosferi yumuşatacaktır. Hiçbir çıkar ya da amaç, yaşama hakkının önüne geçmemelidir. Koruculuk sistemi kaldırılmalıdır. Türkler ve Kürtler arasındaki ortak unsurlar yeniden keşfedilmelidir. Bölgede güvenlik görevlileri ve korucular arasında oluşan yasadışı çetelerin çıkarılması ve yargılanmalarına yönelik önlemler alınmalıdır.”