Dijital Bankacılık ‘’İN’’ Geleneksel Bankacılık ‘’OUT’’

0
141

Finansal düzen denildiğinde, bu düzenin en başında bankacılık sistemi gelmektedir. Bankalar düşünüldüğünde ise aklımıza ilk olarak insanların para biriktirdikleri veya maaşlarını almaya gittiği kurumlar gelmiş olsa da bankalar dünya ekonomi sisteminin kilit taşlarını temsil etmektedir. Finansal piyasalar içinde bankacılık sektörünün gücü ve sağlamlığı ile ekonominin gücü de doğru orantılıdır. Güçlü bankacılık sistemi, güçlü ekonomiyi temsil ettiğinden dolayı hükümetler de kendi para politikaları ile uyumlu olabilen bankacılık sistemlerini tercih ederler.

Peki küresel finans sisteminin merkezi konumuna gelmiş olan bankacılık sektörünün kuruluşu ve gelişimi nasıl olmuştur? Banka sözcüğü İtalyanca ‘banco’ sözcüğünde, sarrafların üzerinde işlemlerini gerçekleştirdiği “masa” sözcüğünden kaynaklanmaktadır. Bankacılık faaliyetlerinin başlangıcı paranın kullanımından daha öncelere ilk çağlara kadar uzanmaktadır. Özellikle o dönemlerde mal varlığı yüksek olan ve ticaretle uğraşan insanlar belli bir süre sonra değerli mal varlıklarını tehlikelerden korumak için tapınaklara emanet ederlerdi. Gelişen bu olaylar zinciri neticesinde tarihteki ilk bankaların tapınaklar, ilk bankacılarında din adamları olduğu sonucu ortaya çıksa da bu sorumluluğu ilerleyen zamanlarda hükümdarlar devralmışlardır. İnsanlar ilk zamanlarda alışverişlerini takas metodu ile sağlamış olsalar da ticaretin kıtalara yayılması ve ticari hacmin artması ile bir ödeme aracına gereksinim duyulmuştur. Ticaretin gelişmesi ile beraber uzaklarda bulunan alıcıdan tahsilatın yapılması ve kıymetli madenlerin nakil sırasında güvenliğinin sağlanabilmesi gibi faktörler bankacılığın doğmasında etken olmuştur. Denizciliğin gelişmesi ile küreselleşen bankacılık sistemi dünya üzerinde en güvenli para transfer aracı konumuna ulaşmış oldu. 1900’lü yılların başında modern bankacılığa geçiş olmuş, Osmanlı döneminde Tanzimat’ın ilanı ile birlikte başlayan yabancı bankacılık faaliyetleri Cumhuriyet döneminde hızlanarak yoluna devam etmiştir. Para ticaretinin ve trafiğinin yaşandığı bankacılık faaliyeti ise mal ve sermaye ticaretine katılan sınıflar, tüccarlar, sanayiciler ve burjuvazi ile ortaya çıkmıştır. Sanayii devriminin başlaması ise sermayeyi ve para trafiğini arttırdığından dolayı bankacılığın ivmeli bir şekilde gelişmesine neden olmuştur.

Gelişen bankacılık sistemi neticesinde bankalar, fon fazlası olanlardan topladığı kaynakları fon talebi olanlara kredi vererek; tasarruf ve yatırımlar arasında en uygun olacak şekilde değişimin gerçekleşmesini sağlamaktadırlar. Bankalar ekonomide fon akışına yön vermenin yanı sıra kaydı para oluşturmak, para ve maliye politikaların yürütülmesine yön vermek, servet dağılımını etkilemek gibi önemli fonksiyonlara da sahiptir. Bu önemli yapı kendisini dünya ekonomik sisteminin ihtiyaçlarına göre güncelleyebilmekte ve fon hacmini arttırabilmek için yeniliklerle karşımıza çıkmaktadır.

Geleneksel bankacılık sisteminin yavaş yavaş hatıralarımıza doğru yol aldığı günümüzde, paranın kullanımı ile başlayan dijitalleşme süreci yerini yeni bir bankacılık kavramına doğru, ‘’Dijital Bankacılık’’ terimine bırakmaktadır. Bu yeni kavram, tüm bankacılık işlemlerinin dijital kanallardan yapıldığı yeni bir deneyimle karşımıza çıkmaktadır. Bu sebepten dolayı banka şubelerinde saatlerde beklemeye, çağrı merkezi ile görüşmeye gerek kalmadan çok sayıda işlem anında gerçekleştirilebiliyor. Yeni nesil ödeme sistemleri ile kredi kartı ya da banka kartına gerek duymadan kolaylıkla müşteriler para çekebiliyorlar. Dijital sistemde banka masrafları müşterilere yansıtılmadığından dolayı tercih edilme oranları da her geçen gün artarak ilerlemektedir. Dijital bankacılık sistemlerinin sade, anlaşılır, hızlı, erişiminin kolay ve maliyetinin düşük olması nedeni ile kullanıcı sayısı her geçen gün hızla artmaktadır. Çağın şartlarına göre kendisini geliştiren bankalar, müşteri portföylerini arttırarak, düşük maliyetler ile yüksek kaynak hacimlerine erişim sağlayabilmektedirler.

Hızlı bir şekilde dijital bankacılığa doğru yönelen finans sisteminde işlem hacmi en fazla mobil cihazlar üzerinden sağlanmaktadır. Mobil cihazların bankacılık faaliyetleri için tercih nedeni olmasının başında erişim kolaylığı ve hızlı işlem yapılabilmesidir. Bankacılık işlemlerinin mobil cihazlara yöneldiği son gelişmeler takip edildiğinde; mobil cihazların ise giyilebilir teknolojiler ile dönüşümüne gireceği zaman diliminin de içerisindeyiz. Giyilebilir mobil cihazlar sayesinde banka bilgilerinizi her an dijital gözlükler ile takip edebileceksiniz, hisselerinizi kol saatlerinizde taşıyabileceksiniz. Diğer bir söylem ile yatırımlarınız avcunuzun içinde ve gözünüzün önünde duracak.

 

Bu nedenle geleneksel bankacılık ‘’OUT’’, dijital bankacılık ‘’IN’’ diyoruz.