KADİM ŞİFACININ YENİDEN KEŞFİ -I-

0
189

Dünyanın hangi ırkından, dininden, dilinden vs. olursa olsun tüm insanlar için en önemli değer sağlıktır. İnsan neye sahip olursa olsun sağlığını kaybettiği zaman elindekinin de hiçbir değeri kalmıyor. Bu nedenle insanoğlu kendine biçilmiş ömrün ne kadar olduğunu bilemese de en büyük arzusu uzun ve sağlıklı bir yaşam. Bu amaç doğrultusunda insan, varken kıymetini bilemediği sağlığının değerini yokluğunda büyük bir çaba ile her seferinde yeniden elde etme çabasına düşüyor. Tam da bu noktada şifa bulma kaynaklarını nereden, nasıl ve ne şekilde temin ettiği soruları akla geliyor

Modern Tıp hastaya şifa mı veriyor Hastanın parasını mı alıyor?

Günümüz için bakıldığında hastalıklara “çare”lerin dağıtıldığı en büyük merkezler modern hastaneler. İster devlet ister özel hastaneler olsun şifa bulmak isteyen insanlar oradan oraya bir koşuşturmaca halinde.Sağlık sektöründeki tüm bilimsel çalışma ve ilerlemeye rağmen (!) hasta ve dertli kuyruklarında azalma şöyle dursun en küçüğünden en büyüğüne büyüyen kadar bu sayıçığ gibi büyüyor. Günden güne duymadığımız hastalıklar türemeye başlıyor. Bu durumda ise özellikle son yıllarda birçok insanın aklını kurcalayan soru akıllara geliyor: “Günümüzün gelişmiş teknolojisine rağmen modern hastanelerimiz neden şifa veremiyor?”

Evet hemen tüm dünyada sağlık sektörü ilerliyor, hastalıkların teşhisinin kolaylaşması için birçok alt veri ortaya konuluyor, bilimsel çalışmalar durmaksızın ilerliyor, sağlık birimleri daha da küçük ve alt birimlere bölünerek teşhiste ilerleme kaydedilmeye çalışıyor, ama maalesef ki bu çabaların çoğu yetmiyor. Bunu çevrenize, haberlere, aynı şekilde şifa arayan biri olarak hastaneye uğradığınızda bir göz ucuyla bakarak görebilmeniz mümkün. Evet teknoloji gelişti, kan tahlilleri, mrlar, tomografiler, röntgenler… Dertlilerin derdi anlaşılsın diye birçok “teknolojik ve modern” alete sahipken tedaviler gerçekleşiyor mu? Bırakın tedaviyi, birçok hastalığa teşhis bile konulamıyor. Bu durumda ise insanlar modern tıbba, esasen Batı tıbbına olan inancını yitiriyor.

Modern Tıp veya Batı Tıbbı Bitiyor mu  ?

Batı tıbbına olan güven nasıl yıkılmasın ki? Bir hastalığın teşhisi için bile insanlar doktor doktor geziyor. Her doktorun ayrı bir teşhisi var. Her teşhis için hastalar kutu kutu ilaçlar içerken, büyük umutlarla iyileşmeyi bekliyor. Sonucunda ise başladıkları yere, bir de “zehirlenmiş” olarak dönüyorlar. Şu durumda sırf teknolojiden destek alıyor diye modern olarak nitelenen Batı tıbbını eleştirmemek elde değil.

Esas olarak Batı tıbbı, tüm insanları aynı görür. Aynı fabrikadan üretilmiş,hiçbir farkı olmayan, aynı kullanma kılavuzuna sahip birer makine misali, bozulduklarında verdikleri arızaya göre hepsine aynı teknik servis uygulanıyor. Batı tıbbının en büyük yanılgısı ise işte buradadır. Evet dünya üzerinde yaşayan herkes, hangi kimliğe sahip olursa olsun insandır. Ancak hepsi de özeldir, kendine hastır. Bu eşsizlik sadece kişinin yüzü, sesi, parmak ve dil izi gibi unsurlarla değil vücudunun işleyişine, farklı metabolizma yapısına kadar değişiklik gösterir. Zaten bu durumu kanıtlayacak örnekler günlük hayatta çok rahat görülebilmektedir.

Kadim Tıp Geleceğin Tıpı olacak

Tam da bu noktada uzun yıllarca aşağılanmış, gözardı edilmiş, cahil işi olarak adlandırılmış, çoğu zaman şarlatanlık konusu edilmiş olan Doğu tıbbı sonunda sesini duyurmayı başarmıştı. Doğunun insana atfettiği “kutsiyet” nedeniyle tıp alanındaki çalışmaları ve insanlığı sunduğu ilimlerin değeri muazzamdır. Yıllarca bir şekilde unutulmuş ya da unutturulmuş olan Doğu tıbbı, Yaratıcının hediyesi olan bedeni ve O’nun bir parçası olarak görülen, Batı’nın reddettiği ruhun evi olan bedeni korumaya büyük önem vermiştir. Yaratıcının kendisine verdiği bu büyük değer ve hediyeye iyi bakma görevini Doğu yüzyıllarca büyük bir titizlikle yürütmüştür. Ancak Batı’nın dünyaya olan nüfuzu ve bu süreçte “öteki”ne ait olanı değersizleştirmesi insanlığın zararına olmuştur.

Batı’nın bu kibrini artık insanlık anlamış durumda. Zira Doğu’nun sağlık alanındaki kadim bilgilerine ve o bilgilerin sunduğu şifa kaynaklarına olan ilgi, inanç ve güven gittikçe artmakta. Batı bu durumu şimdilik Doğu’nun şifa kaynaklarına ulaşımına koyduğu “tuzlu fiyat” engeliyle önlemeye çalışsa da maymun gözünü çoktan açtı.