Doğu’nun Semboller Diyarından “SWASTİKA”

0

Swastika, Batı’nın bildiği şekliyle gamalı haç, Alman faşizmi ile özdeşleştirilir. Swastika’ya dair araştırmalar, Hitlerin bu sembolü ideolojisinin hizmetine sokana kadar dünyanın bu sembole karşı olumlu duygular beslediğini göstermektedir. Genel anlamda bakıldığında binlerce yıllık bir tarihe sahip olan bu sembol, Batı için “iyi şans”ın sembolü olarak görülmüştür. Erken dönem Batılı gezginlerin Asya’ya yaptıkları seyahatler sonrası Swastika’yı keşfedip olumlu yönde etkilenerek kendi ülkelerine taşıdıkları düşünülmektedir. 20. yüzyıl başlarında ise Swastika iyi şansın sembolü olarak yaygın bir moda haline gelmişti. Coco-Cola, Carlsberg, Boy Scouts, Girls Clup of America gibi birçok marka ve kurum Swastika’yı sembol olarak benimsemişlerdi. I. Dünya Savaşı boyunca da Swastika ABD ordusu tarafından kullanıldı. 1939’da RAF uçaklarını bu sembol süslemekteydi.

Ancak, 1930’larda Nazilerin Almanya’da iktidara gelmesiyle “iyi şans”ın sembolü popülaritesini kaybetmiş ve kötü bir nam salmaya başlamıştı. Almanların Swastika sembolünü gamalı haç olarak kullanmasının ardında, Alman bilimadamlarının kendi dilleri ile Sanskrit dili arasında benzerlik fark etmeleriyle başlayan bir süreç vardır. Almanlar, Hint ile ortak bir ataya sahip olduğunu ve Aryan dedikleri beyaz tanrı benzeri savaşçıların ırkını hayal ettiği sonuca varmışlardı. Bu fikir, anti-semitikler için Swastika’nın bir Aryan sembolü olarak eski bir soy duygusunu güçlendirdiği gerekçesiyle ele geçirildi. Daha sonra gamalı haç, Yahudiler için korku, baskı ve imha sembolü haline geldi. Sembol, Almanya’da yasaklanmakla birlikte yine aynı ülke 2007 yılında AB genelinde sembolün yasaklanması için çaba göstermişti.

Batı için sembolün kökeni Avrupalıdır. Zira Avrupalı araştırmacılara göre sembolün geçmişi çok eskilere dayanmakta ve antik örnekler Hint alt kıtası ile sınırlı değildir. Eski Yunan, Keltler ve Anglo-Saksonlar tarafından sembolün kullanıldığı bilinmektedir. Doğu Avrupa’da, Baltık’tan Balkanlara en eski örnekleri bulunmuştur. Hristiyanlar, Hz. İsa’yı temsilen bu sembolü kullanmıştır. 12. yüzyılda da Slav bir prensin elbisesinin yaka işlemelerinde kötülüğü önlemesi amacı taşıdığı düşünülen yine Swastika’nın örnekleri görülmüştür. Kiev’deki Ulusal Tarih Müzesi’nde ise Swastika’nın en eski örneğini teşkil eden 15.000 yıllık antik kalıntı örneği sergilenmektedir. Naziler, II. Dünya Savaşı’nda Kiev’i işgal ettiklerinde bu sembole ait buldukları kalıntıları kendi Aryan atalarının kanıtları olduklarına inandıkları için onları Almanya’ya götürmüşlerdi. Sadece Almanlar değil, İskandinavyalılar da bu sembolün kendilerinin güçlü bir mit öğesi olduğunu düşünmektedir. Bu anlamda sembolün sahiplenicisi çoktur denilebilir.  Hatta sembolün Nazilerin neden olduğu kötü hatırasından kurtarmak için 13 Kasım Swastika’yı sevmeyi öğrenme günü olarak da kutlanmaktadır. Bazı Avrupalı akademisyenler ise Hinduizm ve Sanskrit dili gibi bu sembolü de Hint alt kıtasına nüfuz eden Aryanların icadı olarak görmüştür.

Ancak Doğu’nun semboller diyarı olan Hindistan, Swastika’nın Hint kökenli olduğuna inanmaktadır. Binlerce yıllık tarihe sahip olan bu sembol Hinduizm, Budizm ve Caynizm gibi dinler için büyük bir önem arz etmektedir. Swastika’nın Hinduizm’in temel kutsal kitabı olan Vedalar’a kadar uzanan geçmişi, onun derin bir felsefeyi ihtiva ettiğinin göstergesi olarak yorumlanabilir. “İyi olmak ya da kendi kendine var olan” anlamına gelen Swastika Güneş, Tanrı Brahma, Tanrı Ganesha, Tanrı Lakshmi, evren, dört Veda (Rigveda, Yajurveda, Samaveda ve Atharveda), dört kast, dört hayat prensibi (Dharma, Artha, Kama, Moksha) gibi birçok şeyi sembolize etmektedir. Ayrıca 4 mevsimi, 4, yönü ve 4 çağı (Hinduizm’e göre Satya, Treta, Dvapa, Kali çağları) temsil eder. Güneş ve Tanrı Brahma yaratıcı gücü simgeler. Tanrı Ganesha ise iyi şansın tanrısı olarak görülür. Ayrıca Tanrı Vishnu’nun da 108 sembolünden biri olarak kabul edilir. Swastika’nın kolları sağ tarafı gösterirse iyi şansı, sol tarafı gösterirse kötü şansı temsil ettiğine inanılır. Caynizm’de ise 7. Guruyu sembolize eder. Ayrıca yeniden doğuşta ruhun 4 olası yerini (bitki/hayvan, cehennem, dünya, dünyanın ruhu) işaret eden saat yönünün 4 kolunu temsil eder. Budizm’de ise bu sembol vazgeçmeyi temsil eder. Buddha’nın kalbi, avuç içi, ayak tabanına işlenir.

Swastika’nın gerçeği, Hindu ritüel sembolü olmasıdır. Kökeni erken Vedik dönemine dayanan Swastika eski medeniyetler tarafından benzerleri kullanılmış olsa da kökeni onlara ait değildir. Zira Hint, Swastika’yı binlerce yıldır kesintisiz olarak kullanan tek millettir. 1979 yılında P. R. Sarkar adlı Sanskrit akademisyeni Swastika’nın “kalıcı zafer” anlamını taşıyan derin bir anlamı olduğunu belirtmiştir. Hindu kültürü evlerde, kapılarda, eşiklerde, iş yerlerinde, basılı materyallerde, arabalarda, tapınaklarda, dini bayram süslemelerinde vb. birçok yerde bu sembole yer vermiştir.

Avrupalılar, özellikle Almanlar, Hint ile atalarının ortak olduğunu iddia etse de Sanskrit ‘Aryan’ kelimesini anlarken hataya düşmüş olduklarını savunan Hintliler de vardır. Zira onlara göre Sanskrit Aryan kelimesi “asil” anlamına gelir ve bir ırki kökenden ziyade insan davranışlarını ifade ettiğini dile getirmektedirler. Yeni yapılan genetik çalışmaların, halkların Hint alt kıtasına yaptıkları kitlesel göçlerin Aryan göçü ya da istilası teorileri tarafından öne sürülen dönemden çok daha önce gerçekleşmiş olduğunu görüşünü savunmaktadırlar. Ayrıca Hindu dini ya da tarihi metinleri tarafından desteklenen bu dönemde dışarıdan insanların istilasına dair geleneksel bir anlayış ya da kanıt olmadığını iddia etmektedirler. Açıkçası, Aryanlarla ilgili tartışma ve teoriler sürerken konu henüz bir kesinlik kazanmış değildir. Ancak yapılan yeni çalışmalar yıllardır öne sürülen Aryan göçü teorilerinin temelini sorgulatır cinstendir.

Swastika’nın kökenine inerken Aryan teorilerine değinmemek imkânsız olsa da günümüze dönersek Swastika’ya Naziler tarafından bulaştırılmış olumsuz yargıları temizleme çabalarının gösterildiği görülmektedir. Zira 2008 yılında düzenlenen 2. Hindu-Yahudi Liderlik Zirvesi’nde Swastika’nın uzun ve olumlu bir tarihi olduğu resmi olarak kabul edilmiş ve Hinduların kutsalına dair bu olumsuz yargının kaldırılmasına dair bir çözüm bulunmuştur. Hindistan, yeni dünya düzeninde büyük bir güç olarak öne çıkmaya çalışırken, dünyanın kültürel liderlik koltuğuna oturma konusundaki kararlılığıyla önemli adımlar atmaktadır. Bu anlamda, Swastika’nın aklanma çabaları kendine özgü kültürünü koruma çabasının çok ötesindedir. Görüldüğü üzere sembolün kökenine dair yapılan her çalışma, Hint tarihini ve buna bağlı olarak Avrupa tarihini derinden etkileyecek bir potansiyele sahiptir. Umarız Swastika sadece Hint’in günlük yaşamının değil, geçmişinin de Güneş’i olur ve karanlıkları aydınlatır.