Kırmızı Eşarp

0

Cama vuran yağmur tanelerini geride bıraktığımız bir gecenin sabahında huzurlu bir ramazan günündeyiz. Bu pazar gününü daha çok önemli kılan ise hepimizi dünyaya getirmiş olan o elleri öpülesi analarımıza hediye edilmiş olmasıdır. Annelerin bir günü yoktur aslında çünkü onlar her günün içerisinde değerli ve özeldir. Rahmetiyle, zahmetiyle, sabırlarıyla, kızgınlığıyla ve de sevgi dolu fedakarlıkları ile birer merhamet abidesi olan başta kendi annem olmak üzere tüm annelerin anneler gününü tebrik ederim. Onlar ki bu dünyanın en güzel süsüdürler…

Bu hafta beni etkileyen ve gönül dünyamda sevda esintilerini ağırlayan özel bir konuyu yazmak istedim. Birbirinden mukaddes, temiz ve anlamı derya deniz iki kavram ki birisi “sevgi” diğeri ise “aşk”. Hikayeleri ile, geçmişi ile, bilinmezlikleri ve bazen hep bilinmeyecek olan yönleri ile bir sır gibi bizlerle kalacak olan özel duygulardır bu kavramlar. Günümüzde anlamı bir o kadar kirletilmeye çalışılsa da anlamından uzaklaştırılmaya çalışılsa da canımızı yakan tatlı duygudur aşk. Peki nedir o halde aşk? Aşk ayrılığın, kavuşamamanın, hasretin ve canının yanışının kendisidir. Özlemi göz yaşları ile birlikte sessizliğe bıraktığımız ama bu sessizlikte de kaybolduğumuz anlamlar diyarının da kendisidir. Türk Sinema tarihine damga vuran bir dönemin en önemli filmi olan “Selvi Boylum Al Yazmalım” filmi ile bu konu gündeme gelmişti.

SSCB’de eserleri en fazla okunan büyük edebiyatçılardan yazar Cengiz Aytmatov’un Kırmızı Eşarp adlı romanından uyarlanmıştı. 1970 yılında yayımlanan bu romandan uyarlanarak 1977 tarihli beyaz perdeye aktarılan “Selvi Boylum Al Yazmalım” filminin başrollerini Kadir İnanır ve Türkan Şoray oynamıştı. Peki bu filmde ne olmuştu ? Selvi boylu yakışıklı İlyas ile al yazmalı güzeller güzeli Asya… Sevgi mi, emek mi? Birbirlerine körkütük aşık olan İlyas ve Asya’nın arasındaki muhteşem aşkın sonu felaketle sonuçlanır. Destansı aşk beklenmedik şekilde sona ermiştir. En büyük tutkusu “Arkadaş” isimli kamyonu olan İlyas’ın agresif ve anlayışsız tavırları üzerine bu ihanet de eklendiğinde Asya evini tek oğlu olan Samet ile birlikte terk eder. Çocuğuyla birlikte kimsesiz kalan çaresiz kadın türlü zorluklar sonrasında merhametli, sevecen tavrıyla iyilik timsali olan Cemşit ile tanışır. Asya’nın sonradan tanıştığı bu adam onlara evinin olduğu kadar gönlünün de kapılarını açmıştır. Cemşit, çaresiz bir başına kalan kadın ve çocuğa ailesiymiş gibi samimi ve sıcak davranınca birkaç yıl sonunda gerçek bir aile olurlar. Samet ise Cemşit’e baba demektedir. Herşey öylesine yolunda giderken beklenmedik bir anda İlyas geliverir. Birdenbire Asiye’nin aklı ve gönlü buhranlar içinde kalmıştır. Burada en önemli merak konusu olan Asiye’nin aşık olduğu İlyas’a mı gideceği, yoksa sevdiği Cemşit ile mi kalacağıdır? Evet tahmin edildiği gibi Asiye aşık olduğu adama gitmesi gerekir ama hiç de öyle olmaz çünkü Asiye Cemşit’i tercih etmiştir. Çünkü sevgide emek vardı, saygı vardı ve uzun yılların içerisinde yaşanmış hatıralar vardı. Emek arzulara baskın gelmişti.

Sevgi neydi? Sevgi, iyilikti dostluktu, sevgi emekti.” – Selvi Boylum Al Yazmalım

Türk sinema tarihine damga vuran bu duygu yüklü film aslında herşeyi gözler önüne sunuyordu. Evet Şems-i Tebrizi’nin sözleri halen geçerli idi; “Çember döner, devir tamamlanır, ayna sırlanır. Her kışın baharı, her gecenin bir neharı vardır. Ve şu vecize halen geçerlidir ki aşkın olduğu yerde er ya da geç mutlak ayrılık vardır”. Ayrılık oldu çünkü aşk kuldan öte rahmana aitti ve tüm ayrılıklar kulu ona yaklaştırmak içindi. En büyük ayrılık en büyük aşkı getirirdi ki Mevlana ölüm gününe Şebi Aruz demiştir. Leylasız mevla bulunmaz, mevla bulununca leyla aranmaz der büyükler. Bu romanda da aynen öyle oldu.

Sevgi aşka galip geldi. Çünkü sevgide emek, sevgide merhamet, sevgide hakkaniyet vardı. Sevgide yoldaşlık, aynı acılara paydaşlık vardı. Oysa aşk hele ki bir faniye olan aşk aldatmıştı, canını yakmıştı, acı ve göz yaşından ibaretti. Sonunda da gönül kul karşısında sevgiyi seçmişti.

Bir ömür boyu yanımızdakilere sevgi ile sevdalanmak,

Hakikate ise aşık olmak dileklerimle…

Tüm annelerimizin ellerinden sevgi ve saygı ile öpüyorum.