Erasmus Hazretleri Demokratlara Sesleniyor: ”Zorla Trump’ı Yeniden Başkan Yapacaksınız.”

0

Uzun aylardadır yazamadım. Dedim biraz uzlet köşeme çekileyim. Dağın başında Yaradan’ın Yarattıklarını seyrederek âlemi okumaya çalışayım. İrtibatı insanlardan kopardım dünyadaki ve evrendeki başka alemlerde hikmeti arama yolculuğuna çıktım. Aslında tek amacım bu idi. Âmâ şu insanlar bana bir fırsat vermediler. “Hocam neden yazmıyorsun” diye başladılar. Anladım ki insanlar sizden yanlış giden bir şey hakkında sessiz kalmanızı istemiyor. Dedim tamam arada sıra köşemden çıkıp yazacağım.

Trump Beni Aradı.

Tam bunu der demez Trump beni aradı. “Hocam acil gel birileri benim defterimi dürmek üzere bana yol göster.” dedi. Ara sıra egosunu yenip benden akıl alır bu arkadaş “ tamam“ deyip,  bindim gittim.  Geçen hafta günlerce temsilciler meclisindeydim. Bazen Pelosi’nin ofisinde bazen Trump’ın yanında bazen meclisteki toplantılarda bazen de lobide gezip havayı sizin için koklaya çalıştım. Âmâ burnum yere düştü. Hava da o kadar kötü kokular var ki Pelosi, Trump’a takmış. Kadın olayı kişiselleştirmiş. “O adamı bitireceğim” diyor. Başka bir şey demiyor. Kendisi sanki Meclis Başkanı değil   Demokrat parti başkanı gibi hareket ediyor. Tek tek temsilcilere direktifler veriyor.” Oylamaya geleceksin değil mi yoksa seçimde söyleyecek sözün olmaz.” Diyor.

Başkan Hukukun Üstünde Olamaz.

Meclisteki oylamanın konusu malumunuz.  Biden’in oğlunun Ukrayna’daki işlerini önlemesi için Trump, Ukrayna’nın komedyen başkanına telefon açıp, “Biden’in oğlunu bitirin” diyor. O akıllı da “tamam patron” dercesine Trump’ın lafını ikiletmiyor. Bu size ters gelebilir ama ABD kanunlarına göre başkan kendi kişisel iktidarının devamı için devlet imkânlarını ve başkanlık forsunu kullanamaz. Kullanırsa yüce divanda yargılanıp, başkanlıktan azle edilmesi gerekir. İşte Temsilciler Meclisinde geçen hafta olan olay bu idi. Pelosi’yi orada kutladım. Pelosi, ”Hiçbir kimse başkan dahi olsa kanundan üstün değildir.”  Bu düşünceyi ve maddesini anayasaya yerleştiren Franklin ve erdemli arkadaşlarıydı. Adamları kutlarım. O zaman benimde fikirim bu yönde idi. Şimdi haklı olduğumuz ortaya çıktı. Sonunda Temsilciler Meclisinden Trump’ın azil edilmesi kararı çıktı. Pelosi topu Senatoya atması lazım orada da Cumhuriyetçiler çoğunluk olduğundan Pelosi seçime doğru kararı göndermek istiyor. Amacı azil baskısını Trump’ın Kafasında “Demoklasin Kılıcı” gibi tutmak. Buraya kadar Demokratlarla beraber  idim. Âmâ bundan sonra olayı kişiselleştirmeleri  üzerine  kendilerini uyarmak istedim.

“Mağduriyet ve cepheleştirme hareketi” her zaman başkanların kullandığı silahtır.

Nitekim Trump hemen hareket geçti. Bu arada bazı Demokrat temsilcileri yavaş yavaş satın aldı. Sizdeki Güneş moteli olayı gibi… Demokratı temsilciyi yanına aldı.  Basının karşısına çıktı. “Arkadaş doğru yolu buldu “dedi. Dedim “Trump bak yanlış yapıyorsun. Bırak işadamı ayaklarını ticaret başka siyaset başka dedim.” “Yok, hocam ikisi de menfaate dayanıyor” dedi. Bu ifade beni korkuttu. Böyle diyen adamları tam yüz sene öncede dinlemiştim. Bu adamların hırsları yüzünden arkalarından savaşlar geldi. Milyonlarca kitleler hiç uğruna öldü. Nitekim 1.ve 2. Dünya savaşlarında böyle oldu.  “Peki dedim sen bildiğin gibi yap.” Trump klasik Sezar taktiğini kullanmaya başladı. Sezar’da sıkınca hemen halka gider. “Beni siz seçtiğiniz, sizin oylarınızı yok etmek istiyorlar” derdi. Halkı ikiye ayırarak “ben ve öteki” kavramını depreştirirdi.

Sezar Taktiği

Birlikte Michigan’a gittik. “Hocam beni koltuktan kolaya kolay atamazlar. Karşılarında küllerinden doğan adam var. Belden aşağı vuruş varsa en alasını yaparım” dedi.  “Bak bu kafa ile fazla gidemezsin. Koltuğu bu kadar kutsama” dedim Ama adam oralı değil. Çıktı mitingde “beni değil aslında Demokratlar sizi yok etmek istiyorlar. Bu hainlere izin mi? vereceksiniz. Ben sizim, siz de bensiniz” diyerek demagojinin dibine vurdu.

Aynı gün Temsilcilere Meclisine döndüm. Baktım Pelosi de aynı kafada, “kızım bak dedim adam mağdur edeceksiniz. O da “mağdurumda mağdurum” rolü oynayarak 2020 tekrar başkan olacak, gel bu olayı kişiselleştirme” dedim.” “Yok, hocam merak etmeyin.  O bir daha koltuğu göremeyecek. Siz onu tanırsınız ama siz yokken bu adam ülkenin çivisini çıkardı. Tüm dengeleri allak bullak etti. Fox News borazanı yaptı. Ayak takımlarını peşine taktı. Halkı ikiye böldü.” Dedim “doğru söyledin. O bölüyor sende bölünmeyi artırarak adamın ekmeğine yağ sürüyorsun” dedim. “O seçilemeyecek hocam onu yok edeceğiz”. Dedim “Bunu yapabilirsen dünyaya büyük faydan olur. Ama böyle davranmaya devam edersen korkarım adamı 2020 den sonra da dünyanın başına bela yapmaya devam edersin.” Diyerek yanından kalktım.

Duygunun Girdiği Yerde Akıl Geri Çekilir.

Gördüm ki Demokratların gözünü Trump takıntısı bürümüş. Bu bakışla doğru bir strateji üretemezler. Duygunun girdiği yerde akıl geriye gider. Demokratlar duygu havuzundan çıkamamışlar. Diğeri ise karşı tarafı hırçınlaştırarak” mağdurum” rolünü oynuyor ki kısa süreli çıkışlarda bu etkili olur. Halk her zaman mağdurun yanında olur.

Baktım olay kişiselleşmiş bu aralar sadece Obama aklıselimle hareket ediyor. Onunda dediklerine kimse takmıyor. ABD yavaş yavaş ruhunu yitiriyor. Washington’un da kemikleri çok sızlıyor.