Erasmus Hazretleri Diyor ki “Ey Türkiye, Bu Sefer Arabanın Gazına Bas ..”

0

Nepal’e gidip oradaki adamlar uzlette ne yapıyorlar diye izlemeye başladım. Baktım bir şey yaptıkları yok turistleri eğlendiriyorlar. Adamlar kapitalizmin oyuncağı olmuş. Otele döndüm. Dünyada ne oluyor diye internette gezerken Türkiye’nin otomotiv sektöründe kendi markasıyla çıktığını görünce sizin adınıza çok sevindim. Dedim “şimdi tamam zamanı”. Enerjide özellikle petrol ’da dışa bağımlısınız. Petrol piyasasındaki en küçük artış size saniyesinde yansıtılıyor. Bunu önlemenin yolu ya kendi enerjinizi üreteceksiniz ya da yeni enerji kaynaklarına yöneleceksiniz. Bu süreçte dışa bağımlığınızı azaltacaksınız. Tüm bunların kesişmesinde çevreci söylemlere de dikkat etmeniz gerekir. Resme böyle baktığınızda karşınıza elektrik enerjisi çıkıyor. Elektrik sizi gibi suyu bol ülkede temiz enerji ve dışa bağımlığın sonu demektir.

Doğalgazdan Elektrik Üretilmez…

Benden size tavsiye Rusya’dan gelen doğalgazdan elektrik üretimini biran önce bırakmalısınız. Elektriği rüzgâr, güneş ve su ‘dan da karşılamak en akıllıcası… Önümüzdeki aylarda ve yıllarda da şu söylemleri sık duyacaksınız. ..   Birden bire “Hes’e Karşıyız” kampanyalar başlatılacak.  Ben size bu yazıda o çevreleri net olarak anlatacağım. Artık siz değil bundan sonra o çevreler korksun

Türkiye’deki “Hes’e Karşı” Gösterilerin Arkasındaki Ülke Rusya’dır.

Bunu bir tarafa yazın. Size  “Türk Akımı, Mavi Akım” diyerek, “nükleer diyerek” her bakımdan Enerji bağımlısı yapan bu arkadaş sizin alternatif enerji kaynaklarınıza yönelmenizi Türkiye’deki trolleri ve enerji lobisiyle önleme de üstüne yok. Geçenlerde Google ile BTK arasını bozanın Yandex olduğunu unutmayın. Bu arada Yandex Türk halkının nelerden etkilendiklerini (aynısını Google yapıyor) takip ederek davranışlarınızı yönlendiriyor. “Çevre maskesiyle” sularınızı kullanmamanız için elinden geleni ardına koymuyor. Maalesef şimdiye kadarda da başarılı oldu. Ben kaç kere sizi yönetenlere söyledim ama faydası olmadı. Danışmanları aşmadık. Her neyse..

Bunları bir tarafa bırakıp geçen hafta Başkan Erdoğan’ın tanıttığı Togg’ın ürettiği arabaya hayran kaldığımı anlatmak isterim. Elektrikli olması yanında teknoloji harikası bu arabayı görünce birden eskilere Nuri Demirağ’ın ve Vecihi Hür Kuş’un yaptıkları uçak fabrikalarına, “eşeğin yediği araba” diye lanse edilen” Anadolu markası” arabasıyla ve “Devrim” arabasının başına gelenler aklıma geldi. Siz üç aşağı beş yukarı olayı biliyorsunuz. Ben size daha farklı şeyler anlatacağım. Acaba bunları hangi ülke engellendi. Bunlar kim sorusuna cevap vereceğim. Şimdi ortaya çıkan arabaya karşı yeni hamleleri ne olacak bu konuda sizi uyarmak istiyorum.

Uçaklarınızı ve Arabalarınızı Engelleyenler Almanlardır.

Efendim belki en son söyleyeceğimi yazının ara başlığında yazdım. Evet Sizin her iyi yatırımınız sabote eden güç Almanlar. Sizi biraz geçmişinize götüreyim. Tarihler 1924 gösterir. İzmir’de Atatürk İktisat Kongresini yapar. Derki” Esas savaş şimdi başladı.” Ülkedeki sermayenin millileştirilmesine karar verir. Cumhuriyetin ilk 10 yılında bu yapılır. Maalesef sonra kademeli olarak milli sermaye unutturulur. İşte tam o tarihlerde “bir baba yiğit” bu savaşın hem ekonomik hem de ticari tarafından “bende varım der”. O da Vecihi Hür kuştur.

Hür Kuş’un Bir Türlü “Hür Uçmasını” Almanlar Ve Adamları Çekemediler.

Vecihi’yi tanırım. Cesur gözü pek delikanlı idi. Birinci dünya savaşında İstanbul semalarında savaşan bu gökyüzü hayranı yiğit yeni kurulan cumhuriyetin hava sanayi ve yollarını kurmaya kendine hedef koydu. Daha “Boeing” sahneye çıkmamıştı. “Airbus”ın esamisi okunmuyordu. Yanında bir avuç arkadaşı alarak ilk uçaklarını uçurdu. Yolcu uçağının üretimine seri olarak başladı. İşin garip daha ortada Türk Hava Yolları yoktu. Ama İstanbul- Ankara arasında yolcu uçakları vardı. Tarih 1928di. Peki, bu hava yolu kimdi. Korkarım Hür Kuş Hava Yolları diyeceksiniz. Hayır, uçak şirketi “Lufthansa “idi. Evet yanlış okumadınız. Lufthansa, Ankara- İstanbul arasında ilk yolcu taşımacılığını yapıyordu. Yani Almanlar. Malum II. Abdülhamid ’den bu yana Almanlara sizinkilerin hayranlık hat safhada… Mecliste Alman sempatizanları, üniversite vb. aklınıza gelen her yerdeler.

Hürkuş Hava Yolları

Vecihi uçaklarını üretmeye devam etti. Yurtdışın da Vecihi’nin üretilen uçaklara patent vermedi Yine Almanlar. O yüzden yurtdışında uçamadı. O yılmadı. Türkiye’nin ilk Yerli Hava yolunu kurdu. Hür kuş Hava Yolları (HHY)Almanlar ve onların sempatizanları adamın uçaklarını Yeşilköy’e indirmediler. O da Deniz uçağını yaptı. Yolcularını Moda’ya indirir. Nihayetinde 1950 lerin sonlarında dayanamadı. Üretimi ve hava yollarını bitirdi.

hürkuş veda ediyor

Nuri Demirağ’ında başına gelen malumunuz. Meşhur Kayseri’deki uçak fabrikasını kapatanlar 1926 Almanlarla ortak kurduğumuz fabrikayı yine Alman ortak Junkers kapatır.

Alman Junkers Uçakları Kayseri’deki Fabrikayı Kapattıran Firma

Almanlar ve yerli adamları “Allem ederler. Güllem ederler.” Bir taraftan lobileri, bir taraftan yerli adamları mecliste çalışır. Kayseri’deki uçak fabrikanızı, Eskişehir’deki bakım onarım fabrikasını teker teker “devlet eliyle” kapatırlar. Ne diyeyim. Benzer Durum “Devrim le Anadolu’nun ”da başına gelir. Bu sefer ABD de işin içen girer. Ford’un Türkiye satıcısını malum arkadaş elinden geleni yapar. Elindeki basın gücünü devreye sokar. Almanlarda basının sol camiasındaki adamlarıyla kampanyaya destek verir.  Sonunda “eşeğin yediği araba diye Anadolu ve Devrimi” devirirler. Şimdi Devrim edebiyatı yapanlar bir zamanlar gazetelerinde yazdıkları yazıları okumanızı tavsiye ederim.

Gelelim günümüze… İsveç dünyanın en büyük petrol üreticilerinden olmasına rağmen 2022 yılına kadar ülkedeki tüm arabaların elektriğe geçmesine karar verdi. Almanlar Elan Musk’ı getirdiler. Berlin’de Avrupa’nın en büyük elektrikli araba fabrikasının inşasına başladılar. Bu yüzden Volkswagen Almanya’daki Fabrikasını Türkiye’ye kaydırmak derdine düştü.

Elektrikli Araba İçin Tam Zamanı

Türkiye tam zamanında hareketle geçti. Doğuştan Elektrikli araba işine girdi. Tasarımı oluşumu süreci iyi planlanmış durumda… Tam bu sırada Türkiye’deki Alman lobisinin harekete geçtiğini görüyorum. Volkswagen Almanya’dan atılan Diesel arabalarını Türkiye Cumhuriyeti devletine yıllık 40 bin araba alım garantisiyle Türkiye piyasasına girmek için hamleler yapıyor. Türkiye’deki Alman lobicileri basında ve sosyal medyada hemen harekete geçti. “Yerli milli değil tartışmaları “başlattılar.

Size Tavsiyelerim

Kim derse desin araba işini bu sefer milli mesele yapın. Hükümetler değişse bile araba işi devam etmeli.  Fabrika ’dan dan, yan sanayisine, mühendislerin başına gelebilecek tehlikelerden, yatırımcıların vazgeçmelerine kadar muhtemel ilerde yaşayacaksınız bu olayları ama ne olursa olsun bunlar sizi yıldırmasın. Her türlü olumsuzluğa rağmen o arabalar seri üretime geçmelidir. Fiyatı, vatandaşında alabileceği rakamlar olmalıdır. Daire fiyatına, bankaların faiz ağlarındaki fiyatlarla halkı bezdirmeden bu araba herkesin evinin önünde durmalıdır. Araba uygun fiyatlandırılırsa zarar etmez. Bu milletinde artık teneke arabalardan yabancı arabalardan kurtulup standardı yüksek araçlara binmesinin zamanı geldi. Unutmayın şairin deyimiyle “Hakkıdır hakka tapan milletim istiklal” ben bunun yanına Küresel Türkiye’nin küresel markalarında olmasının hakkı olduğunu inanıyorum.  Biraz fazla mı gaza geldim ne…

İlgisine Küçük Not

Batıdakiler bu yazıda sonra bana ters bakacak biliyorum. Hocam sen nerelisin karar ver diyecekler. Her şeyimizi açık ediyorsun .”Olsun benim AK Şemseddin torunlarına vebal borcum var. Onu ödemeden durmak yok. Yola devam. “