Erdoğan: Seçilirken ‘tarafsız olmayacağım’ diye söz vermiştim

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim öncesinde her hafta Ak Saray’da buluştuğu muhtarlarla dün yeniden biraraya geldi. Erdoğan, 8. Muhtarlar Buluşması’nda şunları söyledi:
Cumhurbaşkanı seçilirken söz vermiştim. Demiştim ki “biz tarafsız olmayacağız” ve devam etmiştim “biz daima milletimizin tarafında olacağız” Hamd olsun bugüne kadar verdiğimiz sözü tuttuk. Tutmaya devam edeceğiz. Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geliyoruz dedik ve milletimizin hizmetkarıyız. Biz gücümüzü şu veya bu odaktan değil doğrudan milletimizden alıyoruz.

Türkiye’de siyasetin alanı ilk defa bu kadar genişledi. Ülkemizde artık tüm provokasyonlara rağmen, siyaset mühendisliklerin yerini meşru siyaset yöntemleri almıştır. Elbette Türkiye bu noktaya kolay kolay gelmedi. Vesayetin her türünü milletimizin desteğiyle birer birer aştık.

Bakın şimdi aynı çevreler tekrar, hayır millet değil tekrar parlamento seçsin demeye başladılar. Yahu parlamento kim? Onlar milletin vekili, millet kim? Aslı. Aslın olduğu yerde vekilin hükmü olur mu? Bu bakımdan bu boş çabalar tamamen kıymetini yitirmiştir. Bu çabalar 2013 yılında önce gezi olayları, arkasından 17-25 Aralık darbe girişimiyle farklı bir çehreye büründü. 2014 yılında 30 mart’ta yapılan mahalli seçimler ve arkasındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri bu girişimleri akamete uğrattı.
İşte daha yeni görüyorsunuz. Bu acımasız kararları verenler Gürcistan üzerinden Ermenistan’a kaçıyorlar. Tabi oradan da kimbilir nereye kaçacaklar, ayrı mesele… Şu anda Türkiye olarak bizler de iz sürüyoruz. Bunlarla ilgili, kırmızı bültenler hepsi… Bir kısmı romanya’da yakalandı. Bunlar da yaka paça buraya gelip, yaptıklarının hesabını verecekler.

Nasıl böleriz, nasıl parçalarız hep bunun gayreti içindeler. Fakat başarılı olamayacaklar. Fakat bu millet küllerinden doğdu, şimdi de aynen bu süreci güçlenerek devam ettiriyor. Hatırlayan 2002’nin kasım’ında Türkiye neydi şu anda ne? Ve biz burada olmayacağız, daha güçlü daha iyi bir yerde olacağız. 2023 Türkiye’si çok daha güçlü olacak.

7 haziran seçimleri öncesi, doğu ve güneydoğu’da vatandaşlarımız üzerinde baskı ve tehdit iklimi oluşturuldu. İlgili kurumlarımız, vatandaşlarımızın özgür iradelerini sandığa yansıtma konusunda yetersiz kaldı. bunu açıkça söylemek zorundayım. Seçimden sonra ortaya çıkan tablo, türkiye için yeni bir dönemin kapısı aralanabilirdi. Bu da yapılmadı. Belirsizlik ortamını fırsat veren bölücü terör örgütü 11 temmuz’da yeniden saldırılara başlayacağını ilan etti. 20 temmuz’daki suruç’taki bombalı eylem bahane edilerek, alçakça saldırılara girişildi. Evinde uykuda olan iki genç polisimizden, çarşıda gezen eşiyle çocuğuyla alışverişe çıkan binbaşımıza, astsubayımıza kadar kalleşçe saldırılar başlatıldı.

Kaza var diye olay yerine çağrılan trafik polisine, özel otomobiliyle evine giden binbaşımıza kurşun sıkanların yüreklerinde, zerre miktarı allah korkusu olmadığını zaten biliyoruz. Ama inanın bunlar da en küçük bir utanma duygusu bile yok. Peki şimdi soruyorum. Bunlara destek veren, bunların yanında yer alan, akıllı olduğunu, işte köşelerde mürekkep akıttıklarını söyleyenlere sesleniyorum. Siz acaba bu ülkede milliyetperver vatansever olduğunuzu neyle ispat edeceksiniz? Bu teröristleri savunanların yanında olmayı neyle izah edeceksiniz? Hem onların yanında yer alın, onlarla beraber hareket edin, öbür taraftan demokrasi deyin, özgürlük deyin. Soruyorum bunun neresi özgürlük, neresi demokrasi?

Eğer demokrasiden bahsediyorsan her şey parlamentoda var. gel mücadeleni parlamentoda var. ama bunlar arkalarına o silahlı güçleri almadıkları sürece, parlamentodaki temsil güçlerinin bu denli güçlü olacağına inanmıyorlar. İnanmadıkları için de işte böyle belli grupları yanlarında toplamak, bir de işte belli bazı köşe yazarlarını da destek kıtaları olarak yanlarına almak suretiyle, bu milleti parçalamanın gayreti içine giriyorlar.

Düşünün ya ambulansa itfaiye aracına kan toplama aracına vatandaşımızın ekmek teknesi olan kamyonuna olaylarla hiçbir ilgisi olmayan insanların otomobillerine saldırmak alçaklığın ta kendisi değil midir?

Gezi ve 17 aralık sürecinde, şahsımı resmi ziyarete gitmiştim. Beni yurtdışına kaçmakla itham eden ihanet şebekesinin mensuplarının, birer ikişer yurtdışına kaçtıklarını görüyoruz. Şu ana kadar 100’ü aşkın mensupları yurtdışına kaçmıştır. Biz her hesabın üzerinde bir hesap olduğunda, kaderin üstünde bir kader olduğuna inanan insanlarız.