netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
7 January 2009 Wednesday
 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:Netpano.com  
netapno.com  -  - Monday, November 20, 2006 - 00:00:00  
Gizli Türk Teşkilatı Börü Budun

 İslamiyet öncesi dönemde, hakanların ve şamanların kurmuş olduğu bu örgüt faaliyetlerine çin ve komşu ülkelerde çeşitli ajanlık ve örgütlenmeler ile başlamıştı. Selçuklu ve Osmanlıda da varlığını sürdürdüğünü sandığımız bu örgütün bu gün bile var olduğuna dair söylentiler vardır. Üzerindeki renklerin ve temanın göktürklerle bire bir örtüşmesi ilginçtir. Mistik güçleri olduğu düşünülen şamanların, bu güne kadar ki sırlarını ve Türk Dünyasının gerçek tarihine sahip olduğu söylenmektedir.

Ancak börü budunun karşı olduğu bir tavır Osmanlı Türk ordusu içine yerleşen Devşirme yöntemiydi. Börü budunun tavsiyesi ile kurulmuş olan Akıncılar bu yüzden gözden düşmeye başladılar.

Müslüman Türklerden meydana getirilen hafif süvari kuvvetlerine verilen bu isim, 500 sene sonra Avrupa'da "komando" olarak ortaya çıkacaktır.


Börü budun göktürk hakanı Vezir Bilge Tonyukuk tarafından, İlteriş yani Kutluk Kağanın emriyle tahmini olarak 680 de kuruldu. Karşı ordular ve milletler hakkında çeşitli ajanlar kullanarak bilgi toplamak ve sabote etmek gibi işler için kullanıldı. Toplamda 50 kişiye yakın oldukları söylenmekte. Henüz hükümdarlığını ilan etmemiş olan ve devlet kurma hazırlığında olan İlteriş kağan, Başta vezir Bilge Tonyukuk olmak üzere onyedi arkadaşı ile bir birlik oluşturmaya karar verdiğinde ortaya ilk teşkilat olarak börü budun çıktı. Daha sonra ise 2. Göktürk devleti zamanı başladı.

Aşına soyunun bir dişi kurttan türediğine dair o çağda pek yaygın olduğu anlaşılan rivayetler, Gök-Türklerin erken tarihini efsanelerle karıştırmaktadır. Ancak kurttan-türeme geleneğinin, Asya Hunları arasında da mevcut olması ve kurt ata'nın Türkleri dar, geçilmez yollardan selamete ulaştırdığı (Bozkurt Destanı'nın aslı) rivayetinin Hunlarda görülmesi, Gök-Türklerin Hunlara nispetini ortaya koymaktadır. Aşına ailesinin, yalnız bir erkek çocuk hayatta kalmak üzere, katliama uğramış olduğu rivayetini, Tsü-kü (aslında Asya Hun devletinde bir unvan) adlı Hun ailesine mensup Meng-sün tarafından kurulan Kuzey Liang Hun Devletinin, 439'da Tabgaçlar tarafından yıkılması hadisesine bağlamak mümkündür. Sui-shu'ya (Çin yıllığı, 581-618) göre, bu Hun devletinde idareyi elinde tutan Tsü-kü (Chü-ch'ü)'ler imha edildiği zaman, A-shih-na (Aşına) kolu, 500 ailelik bir kütle halinde, Kan-su bölgesinden göçerek, Juan-juanlara sığınmışlardı. Gök-Türklerin nüvesini teşkil ettiği belirtilen ve Meng-sün'ün oğlu An-çu ve sonra torunu Şu'nun öldürülmesi üzerine önce Hsi-hai'da iken sonra Altaylar'a nüfuz eden bu kütle, Chü-ch'üler (Tsü-kü) yolu ile de Asya Hunlarına bağlanmaktadır ve hatta, bu kısa göç hareketini idare eden Aşına soyunun, Güney Hun tanhuları yolu ile Mo-tun'un mensup olduğu ünlü T'u-ko (Tu-ku) ailesinden gelmesi kuvvetle muhtemeldir. Kurt ata inancı dolayısıyla Gök-Türk hakanlık belgesi, altından kurt başlı sancak (tuğ) olmuştur.

Kurt başlı sancak bu kurulmuş olan börü budun için bir gelenek ve simge halini de almıştır. Belki de dünyanın en eski istihbarat ve haber alma teşkilatı olmuştur. Büyük Selçuk İmparatorluğunun kurulması Börü Budun üyesi olan subaşı Dukak'a verilen emir ile oğlu zeki ve etkileyici konuşmaları ile tanınan Selçuk Bey'in budun emrine alınması sonucu gerekli Türk Kavimlerinin desteği sağlanarak baş olması sonucunda gerçekleştirilmişti. Sık sık devletler ile iç içe olmasına rağmen, devletlerden bağımsız olarak göktürk örf, adet ve geleneklerine bağlı olduğu bilinen börü budun, Büyük selçukluya kadar islamlaşmış olmasına rağmen derin göktanrı ve şaman inancının etkilerini, büyülerini, ayinlerini ve geleneklerini sürdürmüştü. Anadolu selçuklu ve büyük selçuklunun ayrılmasının kararında en büyük etkinin yine Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Selçuk Bey'in oğlu Arslan Yabgu'nun torunu olarak anadolu içlerini fetihle görevlendirilmiş, Anadoluya girişi ise börü budun tarafından istihbarat ağıyla donatılmış ve bizans ordusunda moral bozucu etkenler oluşturulmuş şekilde teslim alan Sultan Muhammed Alparslan sağlamıştır. Alâeddin Keykubad zamanında devlet işlerinde etkili olduğu söylenen Börü Budun teşkilatı bir çok dergah şeyhi, yönetici ve padişahın da üye bulunduğu gizli tarikatlar kurarak genişlemeye devam etmiştir. Alâeddin Keykubad, 1 Haziran 1237 tarihinde Kayseri'de vefat etti. Yerine İzzeddin Kılıç Arslan'ı veliaht tayin etmesine rağmen, teşkilatın isteğinin dışında büyük oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev tahta geçti. Böylece börü budun anadolu selçuklulardaki gücünü kaybetmeye başladığını anlayınca teşkilat gizlendi.

Eskişehir, Kütahya, Afyon ve Denizli, Selçuklu-İslâm kültürünün yerleştiği uc merkezleri olarak yükselip Gazi Türkmenlerin faaliyette bulunduğu en ileri uc bölgesiyle Selçuklu uc bölgesi arasında bir ara bölge haline geldiler. Uc bölgelerinde ortaya çıkan Türkmen beylikleri arasında Konya'ya hakim olan Karamanoğulları en kuvvetlisi görünüyor ve Selçukluların varisi olduğunu iddia ediyordu. Batı Anadolu'da Aydınoğulları, devrin şartlarına göre mükemmel bir donanma gücüne sahip bulunuyordu.Göçebe bir kavmin süratle denizci olması ve Adalar (Ege) Denizini alt üst eden gazalarıyla hayranlık uyandırması, şaşılacak bir gelişmeydi. Bu devir Anadolu'sunda yine mühim sayılabilecek bir güce sahip bulunan Germiyanoğulları, Karesioğuları, Menteşeoğulları, Saruhanoğulları, Hamidoğulları ve Candaroğulları beyliklerinden her biri, kendi hesabına yayılma mücadelesine girişti. Bunlar arasında Söğüt'te kurulan Osmanlı Beyliği en mütevazı bir durumda bulunuyordu.

Ertuğrul Gazi, tahminen doksan yaşında olduğu halde, 1288'de vefat ettiğinde, Osmanlı Beyliği; Karacadağ, Söğüt, Domaniç ve çevresinde 4800 kilometrekarelik mütevazı bir toprak parçasına sahipti. Ertuğrul Bey'in vefatından sonra, uçtaki Oğuz aşiretlerinin ittifakıyla, Kayı boyundan olduğu için, Osman Bey börü budun yardımıyla hepsine baş seçildi. Diğer Anadolu beyleri birbirleriyle uğraşırken Osman Bey bu teşkilatın desteği ve yol göstermesi ile, Bizans'la mücadele etti. Bu sayede, 1288'de Selçuklu sultanının gönderdiği hakimiyet alâmetlerini alan Osman Gazi, böylece kendi nüfuz bölgesini ve oradaki reayayı (halkı) Bizans'a ve komşu beylere karşı koruma mesuliyetini yüklenmiş oldu. Çevresine aldığı Samsa Çavuş, Konuralp ( gök börü ), Akçakoca ( gök börü ) , Aykut Alp, Abdurrahman Gazi gibi aşiret beyleriyle birlikte fetih hareketini başlatan Osman Gazi kısa sürede İnönü, Eskişehir, Karacahisar, Yarhisar, İnegöl ve Bilecik'i zaptetti. Bilecik'in fethi ve Osman Bey'in beylik merkezini buraya nakletmesiyle; Anadolu Selçukluları'nca Moğollara karşı girişilen başarısız Sülemiş isyanı neticesinde Sultan III. Alaaddin Keykubad'ın kaçması hemen hemen aynı tarihlere rastladı. Bu sebeple Selçuklu Devleti'nin başsız kalması neticesinde daha serbest hareket etmeye başlayan Osman Gazi, bağımsızlığını (istiklâlini) ilan etti (27 Ocak 1300).

Osman gazi sahip olduğu mükkemmel istihbarat ağı sayesinde, gerek gizli ahilik ve yesevilik gibi tarikatların desteğini de alarak, önceden pisikolojik olarak muhasara ettiği bizans kalelerini tek tek ele geçirdi. efke, Mekece, Akhisar, Geyve ve Leblebici kalelerinin fethinden sonra Osman Gazi, askerî harekâtın başına oğlu Orhan Gazi'yi getirdi (1320). Osman Gazi, Bundan sonra ölümüne kadar, teşkilât meseleleriyle meşgul oldu.

Börü budun daha önceden kurmuş olduğu gizli örgütler ve tarikatları anadolu Türklüğünün geleceği olarak gördüğü genç osmanlılara yardım amacıyla harekete geçirdi. Edebâli, Dâvûd-ı Kayserî, Dursun Fakih gibi büyükler, Karaman ülkesinden kalkıp, Osmanlı toprağına kondular ve kültür faaliyetlerini başlattılar.

Ertuğrul Gazi'nin, oğlu Osman Gazi'ye bıraktığı 4800 kilometrekarelik beylik, 43 yıl içinde, üç mislinden daha fazla büyüyerek 16000 kilometrekareye ulaştı. Orhan Gazi ise, babasından devraldığı devletini, altı kat daha büyüterek, 95 bin kilometrekareye çıkardı. Nihayet, Murad-ı Hüdâvendigâr, 1361-1389 yılları arasında, devletini beş misli daha büyüterek, 500 bin kilometrekareye yükseltti. Artık aşiretten beyliğe geçen Osmanlı Devleti, imparatorluğa hazırlanıyordu ve gayesini de çizmişti.

Gerçekten de, bir aşiretten, cihangir bir imparatorluğa giden yolda, neler yapıldığı incelenecek olursa, devletin temelleri ve şaşırtıcı yükselişi daha iyi anlaşılır. Nitekim Fransız tarihçisi Grengur da " Bu yeni imparatorluğun teessüsü, beşer tarihinin en büyük ve hayrete değer vakalarından biridir " demektedir.

Kendisini Cengiz'in mirasçısı olarak gören ve Cengiz imparatorluğu topraklarının tamamına hâkim bir İslam devleti kurmak isteyen Timur Han, Altınordu Hanlığı gibi, Ankara civarında 20 Temmuz 1402'de, Osmanlı Devletine de büyük bir darbe vurdu ve Anadolu'yu tekrar parçaladı. Ancak Timur han istenmeyen bu savaşı kaznmış olsa da, politik sebeplerle börü budunun desteklediği bu Türk devletini yıkma girişiminden dolayı cezalandırıldı. Ancak Timur han'da börü budun'a üye olup emirlerini oradan alsa da amacının bu devleti yıkmak olmadığını beyan etmişti.

Tarihçiler Timur'un kellelerden kuleler yaptığını, şehirleri yakıp yıktığını da hatırlatırlar. Yıldırım Bayezid'le savaşmış ve kardeş orduları birbirine kırdırmış olmakla da suçlanır. Gerçekten Ankara Savaşı'ndan sonra Osmanlı Devleti, bir süre bocalamış ve bir fetret devri geçirmiştir. Fakat aynı tarihçiler, hatta bütün tarihçiler, Timur Han'ın son ana kadar savaşı başlatmamak için, Yıldırım Bayezid Han'ın ise başlatmak için gayret gösterdiğini yazarlar.

Ama o, kendi devrine kadar, Bilge Kağan'dan başka hiçbir Türk hükümdarın göstermediği bir anlayışla, gurur kaynağını şu sözlerle belirtmiştir:

"Biz ki Melik-i Turan, Emîr-i Türkistan'ız,
Biz ki Türk oğlu Türk'üz;
Biz ki milletlerin en kadîmî ve en ulusu Türk'ün başbuğuyuz!..."


Timur Han, 19 Mart 1405 günü vefat etti. Son sözü "Lâ ilâhe illallah" oldu. Cenazesini mumyalayarak Semerkant'a götürdüler. Sağlığında çok sevdiği torunu Muhammed Sultan için yaptırdığı türbeye, torununun yanına gömüldü.

Ancak Anadolu'da Türklüğün yayılması ve cihan Türk imparatorluğu kurmakla görevlendirilmiş olan bir Türk Devletine karşı savaşmış olan Timur devleti yok edilmeye mahkum edilmişti çoktan.

Bu arada Osmanlı'da "Dünyada tek bir din, tek bir devlet, tek bir padişah ve İstanbul da cihânın payitahtı olmalıdır" diyen Fatih Sultan Mehmed, bundan sonra cihan hakimiyeti projesini gerçekleştirmek üzere, sistemli bir teşebbüse girişti.

Peygamber efendimizin 800 küsur sene önce verdiği müjde, 29 Mayıs 1453 günü gerçekleşti. Bu durumda 1000 yıllık Şarkî Roma (Bizans) tarihe karışıyordu. Sistemli çalışmalar, pisikolojik yıldırma, vur kaç taktikleri ve güçlü istihbarat ağı Mehmet'e yardımcı olmuş, Türlük dünyasının dört bir yanından gelen bilim adamları ve alimler Fatih olmasının temellerini atmışlardı.


"Mâhir bir kumandan, Türk askeriyle dünyayı kutuptan kutba kadar katedebilir." (Vandal)

"Seleflerinin gayretleri sayesinde, Sultan Süleyman öyle bir orduyu emri altında bulunduruyordu ki, kuruluşu ve silahları bakımından bu ordu, dünyanın bütün diğer ordularından dört asır ilerideydi... Her Türk askeri, yalnız başına, seçkin bir Avrupa taburuna bedeldi." (Benoist Mechin)

"Kudretli Türk ordusu, bir tek emirle, tek vücut ve iyi kurulmuş bir makine halinde harekete geçiyordu." (Henri Hauser )



Türk ordusu mükemmel yapısı, milliyetçi tavrı ve börü budun gibi bir istihbarat ağıyla gitmeden yıllarca öncesinden sefer yapılacak yerler hakkında bilgi sahibi oluyor ve gittikleri yeri feth etmeden gelmiyorlardı.

Ancak börü budunun karşı olduğu bir tavır Osmanlı Türk ordusu içine yerleşen Devşirme yöntemiydi. Börü budunun tavsiyesi ile kurulmuş olan Akıncılar bu yüzden gözden düşmeye başladılar.

Müslüman Türklerden meydana getirilen hafif süvari kuvvetlerine verilen bu isim, 500 sene sonra Avrupa'da "komando" olarak ortaya çıkacaktır.

Akıncılardan bin kişinin komutanına binbaşı, yüz askerin komutanına yüzbaşı ve on neferinkine de onbaşı denilirdi. Bunların hepsinin üstünde de akıncı beyi denilen akıncı kumandanı vardı ve buna akıncı sancak beyi de denilirdi. Bu beyler, börü budun yönetimindeki söz sahibi ( gök börü ) tarafından seçilir ve soylu Türk Ailelerinden gelmelerine dikkat edilirdi.

Akıncılarla beraber Serhad kulu askerinin bir bölümünü de "Deliler" teşkil ediyordu. Öncü birliklerden olan ve deli denilen bu atlılar da akıncılar gibi gözünü budaktan sakınmıyorlardı.

Gerçekten bu sınıfa mensub olanlar, öyle bir cesarete sahip idiler ki, asır "delil" demek olan bu tabir, cesaretlerinden dolayı halk arasında "deli" olarak meşhur olmuştu. İri yarı ve cesaretli kimselerden meydana gelen bu hafif süvari birliği, ocaklarını Hz. Ömer'e kadar dayandırırlar. Fevkalade cesaret, atılganlık ve korkunç kıyafetleri ile düşmana dehşet veren Deliler, hep galip gelirlerdi. Bu sınf askerî birliğin parolası"yazılan gelir başa" şeklinde idi. Böyle bir anlayış ve şuura sahip oldukları için hiç bir tehlikeden çekinmezlerdi.

Sancak beyi veya beylerbeyi maiyetinde olan delilerde, akıncıların bütün silahlan vardı. Bunların her elli-altmış kişisi "bayrak" adı ile bir birlik meydana getiriyordu. Bu birliklerin birkaç tanesi "Delibaşı" adında bir subayın komutasında idi. Birkaç delibaşının askerleri de "Alaybeyi" veya "Serçeşme" denilen daha yüksek rütbeli bir subayın komutasına havale edilmişlerdi.

XVI. asırlardan önce pek görülmeyen bu askerî birlik, Türklerden başka Bosnak, Sırp ve Hırvat gibi Müslüman olmuş cengaverlerden meydana gelmişti. Bunlar, tamamıyle Rumeli halkından oldukları için orada bulunurlardı.Devlette, zaaf belirtilerinin görüldüğü devşirmelerin arttığı XVIII. asırdan itibaren bu askerî birlik de önemini kaybetti. Yeniçerilerin ortadan kaldırılması ile bunlar da ne yazık ki lagv edildi.

Devşirme Kanunu, bilhassa 17. yüzyılın başından itibaren, Hıristiyan çocuklarının gerekli tetkik ve muayeneler yapılmadan alınmaları, tutulması gerekli olan eşkâl defterine pek ehemmiyet verilmemesi üzerine bozulmaya başlamıştır. Bu durum, Yeniçeri Ocağına, devşirme efradının alınmasından vazgeçilmesine yol açmıştır. On sekizinci yüzyıl başlarında, yalnız Bostancı Ocağı için 1000 devşirme toplanmışken, aynı yüzyılın ortalarında, devşirme usulü börü budunun baskısı sonucu kesin olarak bırakılmıştır.


--Tanzimat ve Islahat Fermanları döneminde sayıları giderek artan "batı tarzında eğitimveren kurumlar"dan yetişen Osmanlı aydınları, batı fikirlerinden ve özellikle Fransız düşüncesinden önemli ölçüde etkilendiler. Derinlemesine bir felsefî gelenek oluşturmasa bile, Osmanlı aydınları 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren "hürriyet, adalet, eşitlik, toplumsaldayanışma, parlamento" gibi kavramları fikir kategorileri arasına yerleştirmeye başladı. Bu tartışmaların ve Tanzimat'la birlikte yeşermeye başlayan "yasalara dayalı devlet" fikrinin etkisiyle, Osmanlı siyasal hayatında "sistemin değiştirilmesine yönelik" ilk örgütlenmeler de başlamış oldu. Bu örgütlenmelerden ilki "Genç Osmanlılar Hareketi"dir.

1865 yılında kurulan "Genç Osmanlılar Cemiyeti" cemiyeti, 1867'ye kadar daha çok, taraftar toplama ve fikirlerini yayma çabası içinde oldu. Bu çabaların en büyük destekçilerinden bir de Gizli Türk Örgütü Börü Budun oldu.

Örgütün, 1876'da, yaptığı bir saray darbesi sonucu Sultan Abdülaziz tahttan uzaklaştırıldı ve meşrutiyet yanlısı olan V. Murat padişah oldu. Meşrutiyet yanlısı Osmanlı yüksek bürokrasisi ile bu aydınlar arasındaki yakınlaşma sonucunda bu aydınların önemli bir bölümü ülkeye döndü. Bir "Kanun-ı Esasi Encümeni" kuruldu. Asabı, hükümdarlık yapacak kadar güçlü olmayan V. Murad tahttan ayrıldı ve yerine meşrutiyeti ilân edeceğine söz veren II. Abdülhamid geçti

Hazırlanan Anayasa 23 Aralık 1876'da ilân edildi ve ilk Türk parlamentosu 1877 yılının ilk aylarında toplandı. 1876'da Osmanlı ülkesinin pek çok bölgesinden İstanbul'a gelen "mebuslar", birbirlerinin farklılıklarını ilk defa bu parlamentoda gayet açık olarak gördüler. Zaten bu ilk "meşrutiyet" de pek uzun ömürlü olmadı. 1877 yılında Rusya ile patlak veren savaş, Osmanlı ordusunun ağır mağlubiyeti ve Ayastefanos Antlaşması ile son bulunca, Padişah II. Abdülhamid, savaş kışkırtıcılığıyla suçladığı meclisi tatil etti ve Kanun-ı Esasi'yi askıya aldı. 1878'den 1908'e kadar devam edecek olan kendi kişisel egemenliğine dayalı bir yönetim oluşturdu.

Sultan, ülke içinde denetimi sağlamanın ve sürdürebilmenin yol ve haberleşme ağı ile ilgili olduğunu düşündüğü için ciddi bir demiryolu ve telgraf ağı oluşturmak üzere yoğun bir çaba gösterdi, bunda da başarılı olduğu söylenebilir. İşte bu dönemden sonra Börü Budun örgütü teknoloji ile ilk karşılaşmasını sağlamıştı. II. Abdulhamit her ne kadar Meşrutiyete karşı bir kişi gibi görünse de Saray içerisinde çok güçlü olan Örgüt yüzünden çok fazla bir etkinlik sağlayamıyordu.

Öte yandan, hükümdarın kurduğu katı ve baskıcı yönetim içeride örgütün desteklediği geniş bir aydın muhalefetini yaygın hale getirdi. 1890'lı yıllardan başlayarak, önce Askeri Tıbbiye'de oluşturulan "Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti" bu muhalefet hareketinin odağı haline geldi. O kadar ki Denilebilir ki ; sözkonusu eğitim kurumlarında okuyan öğrenciler arasında "İttihatçılık" neredeyse doğal bir olgu haline gelmişti.

Ahmet Rıza Bey'in ( börü ) öncülüğündeki "Osmanlı Terakki veİttihat Cemiyeti" ile Prens Sebahattin'in öncülüğündeki "Âdem-i Merkeziyet ve Teşebbüs-ü Şahsi Cemiyeti" Ahmet Rıza Bey'in öncülüğündeki Cemiyet, yurt içinde özellikle Selanik'te örgütlenmiş olan ve daha çok küçük rütbeli subay ve memurların oluşturduğu "Osmanlı Hürriyet Cemiyeti" arasında yapılan görüşmeler sonucunda 1906 yılında birleşme kararı alındı ve "Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti" adı altında güçlü bir muhalefet örgütü ortaya çıkmış oldu. Bu örgütün, 1908 yılı başlarından itibaren yürüttüğü yoğun çalışmalar sonucunda II. Abdülhamid, 24 Temmuz 1908'de Meşrutiyeti yeniden ilânederek Kanun-ı Esasi'yi yürürlüğe koydu.

Artık örgüt resmi bir kanaldan Osmanlıya sözünü geçirebilecek bir yapıya kavuşmuştu. İttihat ve Terakki partisindeki güçlü isimlerin büyük bir kısmı örgüt adına çalışıyordu. Ancak zaman içerisinde şahsi çıkarlarını öne çıkaranlar oldu.

Meşrûtiyetin îlânından sonra ülkeye dönen Prens Sebahaddîn Bey grubu, İttihat ve Terakki ile birlikte hareket etmeyi reddederek kendi görüşleri doğrultusunda faaliyet göstermeye başladılar. Adem-i Merkeziyetçi görüşleri sebebiyle İttihat ve Terakkiden bekledikleri iltifâtı göremediler. İttihat ve Terakki ile tamâmen irtibâtı kesen Prens Sebahaddîn Bey, 14 Eylül'de Ahrâr Fırkasının kurulmasını destekledi. Kısa zamanda muhâlefetin sesi hâline gelen Ahrâr Fırkası, İttihat ve Terakkinin gizli kapaklı yönetim modeliyle iktidar tekelciliğinin ve gizliliğinin sonunda bir istibdat meydana gelebileceği konusunu işledi. İdârî ve siyâsî mesûliyetten uzak olan İttihat ve Terakkinin devlet işlerine karışmasını, hükûmeti ve milleti tahakkümü altına almasını, orduyu siyâsete karıştırmasını tenkid etti. Bu teşkilata savaş açmak anlamına geliyordu.

İttihat ve Terakkiye karşı gerek meclis içi, gerekse meclis dışı muhâlefet şiddetlendirildi. Meclis içinde, çok az üyesi bulunan Ahrâr Fırkası, Meclis dışında Serbestî Gazetesi ile muhâlefet çalışmalarını sürdürdü. Bu gazete, eski memurlardan şantaj yoluyla para alındığını gösteren belgeler ve makâleler yayınladı. Siyâsî rakiplerine karşı tedhiş yoluna baş vuran İttihatçılar, Serbestî Gazetesi başyazarı Hasan Fehmi'yi Sirkeci Postahânesi yanında esrarlı bir şekilde öldürttüler. Hasan Fehmi'nin cenâze töreni İttihatçıların aleyhinde bir gösteri mâhiyetinde cereyân etti. Derviş Vahdetî ve arkadaşları tarafından kurulan İttihat-ı Muhammedî Cemiyeti ve yayın organı olan Volkan Gazetesi de, İttihat ve Terakki aleyhinde faaliyet gösterdiler. İttihat ve Terakkinin ordu içinde kendisine karşı olan, milletini, dînini ve vatanını seven subayları, orduda gençleştirme bahânesiyle tasfiye etmesi, orduda huzursuzluklara yol açtı. İttihat ve Terakkinin Pâdişâha ve hilâfet makâmına karşı olan sevimsiz hareketleri de, sağduyu sâhibi Müslüman ahâlide nefret uyandırdı

Sultan Abdülhamîd Hanı tahttan indiren, Trablusgarb'ı İtalyanlara bırakan, çıkardığı kiliseler kânunuyla Balkanlardaki Hıristiyanların birlik kurmalarını sağlayan ve Balkanların Osmanlı Devletinden kopmasına sebeb olan, Bâbıâlî Baskınını düzenleyen ve milleti zulüm ve tedhiş ile idâre eden, Sarıkamış fâciâsında on binlerce Müslüman-Türkün canına kıyan, mecnûnâne bir hareketle Kanal Seferini açarak Filistin ve Sûriye'de Osmanlı ordusunun ve bu toprakların elden çıkmasına sebeb olan, dört senelik Birinci Dünyâ Harbi müddetince Anadolu'da halkı açlık, sussuzluk, yokluk içinde inleten İttihat ve Terakki ileri gelenlerinden Enver Paşa Türkistan'da, Talat Paşa Berlin'de, Cemâl Paşa da Tiflis'te, Ermenilere teslim edilerek onlar tarafından öldürüldüler. Teşkilatın amaç ve istekleri doğrultusunda hareket etmelerinin sonuçları acı çıktı.

Aslında cemiyet; kuruluş, teşkilâtlanma ve faaliyet bakımından farklı özellikler taşıyordu. Cemiyeti yöneten genel merkez üyesi yedi kişinin kimlikleri, Meşrûtiyet îlân edildikten sonra bile açıklanmadı. Üyeler, masonların törenlerine benzer usûllerle cemiyete alınırdı. Rehber üyelerce tavsiye edilen ve uygun görülen kişiler, tahlif heyeti (yemîn kurulu) önünde yemin ederlerdi.

Cemiyete giren üye, teşkilâtın gayesi uğruna gerektiğinde canını fedâya hazır olduğunu bu yeminle kabul ediyordu. Cemiyetin amaçlarına aykırı hareket eden, ihanet eden üyeler için merkez heyetleri, mahkeme gibi yargılama yaparlar ve suçluyu ölümle cezâlandırırlardı.


Akıncılardan bin kişinin komutanına binbaşı, yüz askerin komutanına yüzbaşı ve on neferinkine de onbaşı denilirdi. Bunların hepsinin üstünde de akıncı beyi denilen akıncı kumandanı vardı ve buna akıncı sancak beyi de denilirdi. Bu beyler, börü budun yönetimindeki söz sahibi ( gök börü ) tarafından seçilir ve soylu Türk Ailelerinden gelmelerine dikkat edilirdi.



 YORUMLAR
KILIC / 10/1/2007 8:10:56 AM
a serlerin fathi olacaksin veyahut surlarin

ARKADASLAR HERSEYDEN ONCE HEPINIZIN DUSUNCELERINI OKUMAKLA KENDI MILLETIMI TEKRAR TANIMIS OLDUM VE GURUR DUYDUM BEN YURT DISINDA YASIYORUM VE HERKESTEN DAHA COK BENIM GÖZBEBEGIMDIR TURKIYEM ANCAK ILIM OLMADAN HIC BIR SISTEM YURUMEZ YURUTULEMEZ BIZ TURKUZ ELIMIZI SILAHTAN TOPTAN TUFEKTEN; YÜREGIMIZI ALLAHA KAVUSMAK ÖZLEMINDEN BU YUZDEN DE GÖZÜMÜZÜ ÖLÜMDEN SAKINMAYIZ BUNA HEPIMIZ VARIZ!

ANCAK ZAMAN TOP TUFEK DEVRI DEGIL ILIM DEVRI HER ZAMAN OYLEYDI SIMDIDE OYLE ASLINDA OGRENIN ;BILINCINIZI TEK BIRSEYE YONLENDIRMEYIN HERSEYI OGRENIN BIR TEK SEYI UYGULAYIN VE O UYGULADIGINIZ SEYDE ASLA GOZU KARALIK OLMASIN BIR TESKILAT KURMAK BUNUN SORUMLULUGUNU TASIMAK KOLAY DEGIL OKUDUGUMUZ METINDE BILE BINLERCE YIL BOYUNCA BASARILARA IMZA ATMIS BI TESKILATIN SONRADAN KENDI DEVLETINE MILLETINE DUSMAN OLMASININ TEK BIR NEDENI VARDIR O DA INANC EKSIKLIGI VE PEK TABII OLARAK AT GOZLUGUYLE DOLASMAK BUNLARA KANMAYIN IDEOLOJILER HER ZAMAN INSANLARI BI YERE GOTURUR SIZ DOGRUYU DUSUNEBILIRSINIZ HATTA SANSLIYSANIZ UYGULAYADABILIRSINIZ ANCAK SIZIN PESINIZ SIRA GELECEK OLAN INSANLARA OGRETICI VE EGITICI BI SABRINIZ VE YETINIZ OLMALI SAYET GELECEKTEKI TAKIPCILERINIZIN HATALARININDA VEBALI SIZ OLURSUNUZ II DUSUNUN YAPIN AMA GERCEKTEN II YAPIN YAPANLARADA SONUNA KADAR SAYGI GOSTERIP ISLERINE YARDIMCI OLUN BIZ NE OLURSA OLSUN HERSEYIMIZI GELECEGIMIZ ICIN FEDA EDERIZ VATAN COCUKLARIMIZI VE ONLARIN COCUKLARINI YETISTIRILMEK UZERE II BIYER BIRAKMAK ICIN KUTSALDIR EGER VATANI KURTARCAZ DEYIP KENDI GELECEK NESLIMIZI ILIMSI IRFANSIZ TEK IDEOLOJIYE ASILARSAK BUNUN BI ONEMI KALMAZ BIZ VATANI TOPRAGI KUTSAL BILIRIZ AMA YAHUDILER GIBI DEGIL YUREKLI OLUN ARKADASLAR VE TUM ISTEKLERINIZI DOGRU ANLAMDA ISTISAREYLE YOLA KOYUN INANIRIM KI SIZIN GIBI YUREKLI GENCLER OLDUKCA ASLA BASIMIZ EGILMEZ EGILSE BILE KALKMASINI BIZE EGDIRENLERE UTANC TOKATINI VURMASINI BILIR HEPIMIZIN YOLU ACIK KALBIMIZ ONCE SEVGIYLE DOLSUN BASARILAR




banu / 2/8/2008 9:51:54 PM
edir bu ya..türkçülükmüş..kimisi "beni ben yapan şey türk olmamdır" der katılmıyorum bence beni ben seni sen yapan şey müslüman olmamızdır sonuçta herkes adem oğludur baba bir ana bir soy bir geriye ne kaldı??!!"BÜTÜN MÜMİNLER KARDEŞTİR" herkes adem oğludur bulgar,acem,kürt,arap,ingiliz,türk,ermeni,yezidi,süryani.... hiiiç farketmez farkeden kişinin insanlıktan ne kadar nasibini aldığıdır işte o kadar!!!


sedat ceran / 8/6/2007 12:56:04 AM
rkadaslar artık hep bırlıkte olup bu tarıhın en eskı ırkını olması gereken yere getırelım ab palavralarını bırkenara bırakıp kendı yolumuzu cızelım bız aydın gencler olarak bırleselım ve turkun gucunu masa basında da gosterelım.


uy / 6/12/2007 10:31:30 PM
ürk milletinin istikbali Türklerden başkasından yükselmez.

Türk e Türk ten başka yoktur dost millet.


MEHMET MİRAÇ / 7/9/2007 6:03:41 PM
eyler bizler ırkçı değil,vatansever insanlar olmalıyız.eğer tarihte böyle bir örgüt kurulmuşsa bizde aynısını kurabiliriz.yalnız bazı şeylere sahip olmamız gerekiyor.bunlardan bazıları:düşünebilme,sadakat,saygı...siz hiç tarihte kitap okumayan sanatla ilgilenmeyen bir türk lideri gördünüz mü?eğer var olmak istiyorsak duygularımızla değil aklımızla hareket etmeliyiz.birlik olalım diyorsanız küçük adımlarla koskoca bir örgüt oluşturulabilir ve bunu biz yapabiliriz.


baskaya_03 / 7/30/2007 5:54:27 PM
ürkiye yıllarca kandırıldı oyalandı artık uyanma günü geldi din vatan milliyet ugruna ölüme seve seve gidebilecekler varsa ben hazırım irtibat için msn adresim baskaya_03@hotmail.com


Oğuz / 9/5/2007 2:21:30 AM
eyler bu örgüt var mıdır bilmem ama en kolayı Türkçü gruplara katılmaktır.Kendi birliğimizi sağlamalıyız.


attila yeniçağ / 9/9/2007 2:52:56 PM
ürk milleti kendine gel artık yeni bir çağdayız böyle osmanlı anlayışıyla olmaz böyle işler yani osmanlı anlayışı süper ama bazı yenilikler eklenmeli bence. yinede en azından dünyada gezerken asil bir ırktan gelmenin gururu içierisinde kasılarak yürüyorum bu bile türklüğün hala bazı dünya kriterlerinin temel taşlarını salladığımızı gösterir. böyle bir örgüt günümüze kadar geldi ise buyursun kanımla canımla başımla her daim sadakatimle yanındayım ben buradayım.


Andronova 1040hakan / 2/10/2007 3:25:29 PM
ÜRK TARİHİNE ŞÖYLE BAKTIĞIMIZDA SAVAŞLARDA KAYBETMEYEN KAHRAMAN BİR MİLLETİ GÖRMEKLE BİRLİKTE ANLAŞLAMA MASALARINDA KAYBEDEN BİR MİİLETİ GÖRÜYORUM TÜRK İSLAM ÜLKÜSÜNÜ BENİMSEYEN BİRİSİ OLARAK BU KANIMA DOKUNUYOR ARTIK KABUĞUMUZU KIRMALI 1699 LARI 1700 LERİ UNUTUP UYUMAKTAN VAZ GEÇMELİ VE ETKİN BİR POLİTİKA İZLEMELİ BÖL YÖNET DİYE POLİTİKA ÜRETENLERİ BİZ BÖLÜP BİZ YÖNETMELİ ACI GÜCÜMÜZE TEKNOLOJİYİ EKLEYİP DÜŞMANLARIMIZI MALUP ETMELİYİZ MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET DAMARRIMIZDAKİ ASİL KANDA MEVCUT.


dadaşkurt / 10/8/2007 7:34:53 AM
ADAŞLAR DİYARINDAN BÜTÜN GÖNÜLDAŞLARIMA SELAM OLSUN.


bumin9 / 10/13/2007 4:26:46 PM
örü budun; varlığını bilmeden sevdiğim teşkilat

kün tuğ bolgıl kök kurıkan




KÜRŞAD / 12/8/2007 8:45:13 PM
İLİNİ DOĞRU KULLANAN,TARİHİNİ İYİ BİLEN,KÜLTÜRÜNDEN MİLLİ DEĞERLERİNDEN ÖDÜN VERMEYEN,BULDUĞU HER FIRSATTA GURUR İLE ETRAFINA TÜRKLÜK BİLİNCİNİ ANLATMAYA ÇALIŞAN,ÜLKÜ NEDİR-TURAN NEDİR-KIZIL ELMA NEDİR BİLMEYENLERİ BİLGİSİ DAHİLİNDE AYDINLATAN HER TÜRK EVLADI BÖRÜ BUDUN'DUR.

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN.


KÜRŞAD / 12/8/2007 8:45:13 PM
İLİNİ DOĞRU KULLANAN,TARİHİNİ İYİ BİLEN,KÜLTÜRÜNDEN MİLLİ DEĞERLERİNDEN ÖDÜN VERMEYEN,BULDUĞU HER FIRSATTA GURUR İLE ETRAFINA TÜRKLÜK BİLİNCİNİ ANLATMAYA ÇALIŞAN,ÜLKÜ NEDİR-TURAN NEDİR-KIZIL ELMA NEDİR BİLMEYENLERİ BİLGİSİ DAHİLİNDE AYDINLATAN HER TÜRK EVLADI BÖRÜ BUDUN'DUR.

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN.


Türkçü / 12/23/2007 12:15:25 PM
en bir Türkçü'yüm. Fakat şunu söyleyebilirim ki, Börü Budun diye bir örgüt yoktur.

Eğer Börü Budun olsaydı:

1. Göktürk Devleti asla bölünmezdi.

2. Oğuzlar Göktürklere karşı ayaklanmazdı.

3. Cengiz Han ve Timur Anadolu'yu ve Orta Asya'yı yakıp yıkamaz, buralardaki Türkleri katledemezlerdi.

4. Selçuklular Farsça'yı devletin resmi dili olarak kullanamazlardı.

5. Osmanlı devletinin adı Devlet-i Aliyye-i Osmaniye olmazdı.

6. Osmanlı Avrupa'ya doğru genişlemez, Türkleri birleştirmek için uğraşırdı.

7. Anadolu Türkleri Türklük şuurunu kaybetmezlerdi.

8. Orta Asya Türkleri Rus ve Çin egemenliğine girmezlerdi.

9. Orta Asya Türkleri Türklüğü reddetmezlerdi.

10. Türkiye'de Azınlık sorunu olmazdı.

11. Kürtler bize karşı ayaklanamazlar ve PKK sorunu olmazdı.

ve en önemlisi...

12. Bu vatan sadece ve sadece Türklere ait olurdu.

Fakat bunların hiçbiri olmadı...

Keşke Börü Budun olsa, fakat böylü bir örgüt yok!

BÖRÜ BUDUN YOK!

Belki Hun ve GökTürk döneminde faaliyet göstermiş bir istihbarat örgütü olabilir, fakat GökTürk döneminden sonra Göktürklerle birlikte Börü Budun da tarihe karışmıştır...


levent / 11/24/2006 10:29:52 PM
en polat alemdar filminden çok ama çok etkilendimm bu yüzden katıldım aranıza


Gerek yok! / 8/21/2007 4:21:56 PM
004 İslâm Orduları ile Savaş

1904 Çarlık Orduları ile Savaş

BÖRÜ BODUN ULU ORTA KONUŞULMAZ! APTAL HERİFLER!

Teñri Miz Meneñ!


kaan / 12/3/2006 3:00:03 AM
ürk milleti geçmişten günümüze kadar her zaman büyük ve yüce bir millet olmuştur.Tarihimizde kimseyi hakir görmemiş kimsenin hakkına tecavüz etmememişizdir.Dünyada hiçbir millet yoktur ki kimsenin hakkına tecavüz etmesin, kimsenin düşüncelerine ve dinine saygı göstersin.Tarihte sadece türk milleti bunu yapmış ve becerebilmiştir. Tabiki bütün bunlar kendi başına olmamıştır.Bizlerin her zaman olduğu gibi o eski zamanlarda da bir takım gizli servislerimiz istihbarat birimlerimiz olmuştur.Tarih şunu bilmelidir ki Türk milleti dünyada var olduğu sürece günümüzde dahil olmak bilinen ve bilinmeyen istihbarat teşkilatlarıyla her zaman başarı sağlayacaktır.Bu ülke içte ve dışta bulunan düşmanlara karşı yılardır mücadele vermiş ve bu güne kadar başarılı olmuşsa bu ismi bilinmeyen sayısız kahramanlarımız sayısınde olmuştur.Bu gizli teşkilatlanmalar her zaman var olacak ve var olmaya devam edecektir.


Alparslan Mücahidoğlu / 11/25/2006 2:07:37 PM
ürkler islam gelmediği zamanlarda bile tek tanrılı dine inanıyorlardı. islamiyeti kabul etmek bizim için zor olmadı. çünkü dinimizle islam benzerlik gösteriyordu. atalarımızla gurur duymalıyız. ( VAN-ERCİŞ ÜLKÜ OCAKLARI DERNEĞİ ADINA) TÜRK TİTRE VE KENDİNE DÖN


Efendi / 11/20/2006 9:33:11 AM
azı ilginç ama final kötü... Keşke Türk Milletinin böyle güçlü organizasyonları olsaydı... Tarihin en büyük milletinin şu anki hali böyle olmazdı herhalde. Bu durum makalede yazılanları doğrulamıyor gibi... Halimiz ortada.. birkaç adinin (APO, Barzani vs) bile hakkından gelemedik...

Buradan yazıyorum eğer böyle bir örgüt varsa... Ben buradayım... Herşey Büyük TÜRKİSTAN için...


bermus> / 11/21/2006 11:04:02 AM
ardeş tekrarını sen ben istersek yeniden kurarız orda istenilen şeyler belli türk kanı taşımak türk olmak dava taşıyabilecek kabiliyet olması cesur yürekli ve becerikli olmak kardeş türküm diyerek bunların hepsini damarlarında ki asil kanda bulunduruyorsun zaten müslüman türk isteyip azmettikten sonra hiçbir sey imkansız değildir...


ahmet / 11/21/2006 3:49:11 PM
ende buradayım. Bu teşkilata canım feda NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE XZZZ57@MYNET.COM


cano / 11/23/2006 8:53:59 AM
elal bizde buradayız elhamdülillah.


serhan / 5/27/2007 12:09:19 AM
öyle teşkilat varsa canım feda.


Mechul / 12/1/2006 9:18:06 PM
örüyorum ki bayağı ateşli arkadaşlar var burda? Ateşliyiz ama maalesef uyanık değiliz! Kaptırmışız AB heyecanına ver tavizi ver, topraklarımız satılıyor yabancılara sat Allah sat, dilimiz horlanıyor kendi sahillerimizde turist durumuna düşmüşüz of Allahım off ve ne yazık ki onursuz gurursuz din tacirlerinin düşmüşüz peşine ki onlar kendi kızlarını kolejlerde okuturken garibanın kızına imam hatibi tavsiye edenlere oy vermişiz ve hala veriyoz ver Allah ver! Kısacası millet Binmişiz bir alamete gidiyoruz kıyamete...


BÖRÜ BUDUN 27 / 2/11/2008 10:35:33 PM
ABIR EN BÜYÜK SİLAHTIR.SABRETMEK ACİZLİK DEĞİLDİR.SADECE GÜÇLÜLER SABIR EDEBİLİR.SABIR ETMEK KARŞI KOYMAKTIR.SABIR ETMEK GERÇEKLERİ,DOSTLARINI VE DÜŞMANLARINI EN İYİ ŞEKİLDE GÖRMEK DEMEKTİR. BU YILAR SÜRSE BİLE!?!


CAN / 12/5/2006 5:17:34 PM
ENCE TAMAMEN OLMAYAN BİR ŞEY.TİT DEDİLER,DERİN DEVLET DEDİLER...OYSA BİZ DE HİÇBİR ŞEY YOK.KÖKLÜ KÜLTÜRÜMÜZ VE ATATÜRK DEVRİMLERİYLE YIKILMADIK.AMA KEŞKE BÖYLE BİR TEŞKİLAT OLSA


HULUSİ AÇIKGÖZ / 12/6/2006 1:30:52 PM
ER NE OLURSA OLSUN TAVRIMIZ TÜRKÇE OLSUN..


yaman / 12/8/2006 10:57:37 AM
tkileyici bir örgüt yalnız abdülaziz i indirip beşinci murad ı tahta çıkarmaları biraz şaibeli gibi çünkü beşinci murad osmanlı nın mason olan tek sultanıydı zaten kısa süre sonrada akıl hastası olduğu gerekçesiyle tahttan hemen indirilmiştir


salih / 12/14/2006 2:48:42 PM
ihanda türk olarak bizler çok sayıda devlet sayısız başarılara imza attık yahudilerin istihbarat teşkilat yapıları günümüze kadar gelebilmişse unutmayalım ki türlerinki dahada iyi ve gelişmiş bi şekilde gelmiş olabilir


gaziantep'li / 12/31/2006 5:02:37 AM
adece bir soru? 1917 bolşevik ihtilali ile sscb tüm Türk devletlerini ele gecirdi ve kominizm ile yönetti.

acaba nicin sadece Türkiyeyi ele geciremedi?:)

Anadolu'da yasamak ve 1000 yıl kalmak ilk defa bize nasip oldu tarih boyunca.acaba neden? ve nasil?bununla birlikte Anadoluda yasamanın bedeli vardır.o bedel her zaman odenmelidir.

saygılar




Bir volkansı yürek / 1/20/2007 6:10:15 PM
Türklüğe ve türk yükselişine, türk diline ve türk ilmine,türk dirlik ve bütünlüğüne ve şerefli tarihine her geçen gün şideti artan kalleşce saldırıların ardı arkası kesilmemektedir. Dış güç diye tabir edilen ve bize, bizi biz yapan değer dengelerimizi ve dengelerin getirdiği üniter yapıyı zayıflatmak, din olgusunun yanında,teknoloji ve bilimide hain emellerine ortak etmektedirler. Gerek var olduğumuzu unutturmaya,gerek içinde bulunduğumuz kültürel bunalımı,internet ve basın, ABD sineması,futbol,karanlık bilim gibi kültürel yozlaştırma seanslarını,körüklemektedirler. Özellikle türk gençliğine yönelik bu saldırılar sıklaşmış, geçmişte ideolojik kutuplaşma neden olan ve bir toplumun yirmi yıl yada daha fazla uyuşmasına neden olan, fikri uyuşturucu oratamı,son yıllar da yerini kimyasal uyuşturucu ortamlarına bırakmıştır. Bir tepki mekanizması olan gençlik,trans ve tekno müzik içinde verilen kilise müziği kültürünün, PARTY ve festival adı altın da bilinç altına kazındığının farkında değildir.Kimyasal maddeler eşliğinde yapılan bu ayinler malesef türk gençliğini bir güven bunalımına inanışına, türk birliği ve türk itmekte ve bu bireysel çöküntüler yerini kitlesel enkazlara bırakmaktadır. Eğitim müfredatımızı son 50 yıldır dış güçlerin hazırladığını hatırlayacak olursak,kronik bir hastalık haline gelen, batılılaşma eğilimi mikrobunu nereden kaptığımızı da anlamış olacağız. Dini esaslara dayanarak,HEDEF TURAN, REHBER KURAN andıyla yola çıkan, Allah inancını, Muhammed aşkını göğüslerinden eksik etmeyerek "imanlı olmayan bizden değildir" mesajı veren, adaleti ve hoşgörüsü ile viyana kapılarına kadar dayanan atalarımızın, bu miras yedilik karşısın da kemikleri sızlamaktadır. Batıya attığımız her adım, AB ve ABD'ye ve bunlar gibi göremediğimiz nice dış güçlere verilen tavizler zincirine bir halka daha eklemekte,malesef Türk'ü tavizkar,dışa bağımlı, inacı zayıf, aşağılık, asalak kelimeleri ile yanyana getirmektedir. Türkün beklemek ve görmek lüksüne ortak eden, köle tacirleri, TÜRk ulusunu bu kölelik sisteminde (kapitalizm)eğilmeye ve eğildikçe maneviyen ölmeye mahkum etmektedir. Tarihi boyunca eğilmeyen Türk milletine bu cüreti gösterdikleri gibi, bölünmez toprak bütünlüğümüze de saldırmalar başlamıştır.Bir kürt devleti kurma hevesleri,iç dengelerimizi zedelemektedir. Malesef kerkükte yaşayan kardeşlerimizi bu iç dengeler bozulmasın die kaderine terkedilmektedir. Tarihimizden utanmıyoruz çünki tarihimiz şerefli kahtramanlıklarla dolu,işin acı veren tarafı bu iğrenç bekleyiş yüzünden, tarihimiz bizden utanır oldu. TÜRK ! kaldır başını, titre ve kendine gel! YERSİZ BEKLEMEN!ETRAFINA İYİ BAK VE SİLKELEN! sonrada haykı!!!! YA İSTİKLAL YA ÖLÜM!!!


ZOMBİE / 11/30/2006 11:39:46 PM
ÜCE TÜRK MİLLETİNİN İHTİYAÇ OLDUĞUNDA NASIL TEŞKİLAT KURDUĞUNU KURTULUŞ SAVAŞINDA TÜM DÜNYA EN ACI ŞEKİLDE GÖRMÜŞTÜR

GEREKTİĞİ ANDA YİNE BU YÜCE MİLLET BÖYLE KENETLENECEKTİR

ALLAH MECBUR BIRAKMASIN

ZOMBİE1915@MYNET.COM


burak / 10/4/2008 2:44:05 AM
u teşkilatın devam etmediği ne malum işte bu yüzden çok önemli her zman gizli her zman nokta bi şekilde vatani görevleri yerine getırıyorlar onlar gizlli kahramanlar


ismail canpolat / 12/25/2007 3:27:58 AM
epsi tamam da bu bilgiler nerden geldi hangi arşivden yararlanıldı ne kadar sağlam bilgiler bu haber ve benzerlerini hey yerde okudum ama net bi kaynak gösterilmemiş


hikmet / 6/6/2008 11:47:51 AM
ardeşlerim böyle boş şeylerle uğraşmayın böyle bir teşkilat ve yapılanması bence vardır ama kesin değildir kanıtlanamaz zaten kanıtlansa gizli teşkilat olamaz. onu neden yapamadı bunu neden yapamadı konusuna gelince kimse allah değildir sadece gücü yettiği kadar engel olabilir. tabi bu benim kendi yorumum saygılarla...


Türkçü / 6/20/2008 2:13:18 PM
unu kafanıza iyi sokun islamcı yobazlar biz TÜRKÇÜLER buradayız ve hiç birzaman islam TÜRKLÜĞÜN eriştiği yerler erişemicek o kadar...


eyup_58 / 6/19/2008 6:57:11 PM
ardaşlar böyle bir oluşumun gerçekten olmasını istiyoruz şu andaki öksüz türk gardaşlarımıza yardım için inşallah vardır


MERT KORKMAZ / 7/7/2008 4:04:04 PM
ÜRKÇÜ KARDEŞİM VAR BÖLE BİR ÖRGÜT O DEDİİİN ŞELER DE PLANLI PROGRAMLI VE BİRBİRİNE BAĞLI ŞEYLERDİR


gerek yok. / 4/28/2008 7:45:34 PM
ÖK GİRSİN,KIZIL ÇIKSIN... biz faşist değiliz.bizim amacımız TÜRK'ün kim olduğunu dünyaya göstermek. bundan önce kurduğumuz onaltı devlette gösterdik. ama unutmasınlar bizde bu TURAN sevdası oldukça dünyanın hiç bir kuvveti bizi yıkamaz... burada duygularımızla değil aklımızla hareket etmeliyiz...


arecoi / 8/18/2008 4:01:26 PM
iz türkler bu dine en fazla hizmet etmeyi bir ilke edinmiş milletiz. peygamberin mubarek dudaklarına mazhar olmuşuz. bu dinden ayrıldığınız kadar biz rezil olacağız bilin bunu. gelelim börü buduna. eminim ki vardır . hala da vardır. öyle sağda solda aramayın bakın hepiniz börübudunsunuz. herkese teşekkür edrim


KAAN / 4/18/2008 12:39:33 AM
EĞERLİ KARDEŞLERİM, İNANCIMIZ VE İNANDIĞIMIZ ŞEYLER VARDIR VE VAROLUŞ SEBEBİMİZDİR. ADI ŞU AN NEYSE BEN ONA VARIM VE İNANIYORUM VE SİZİNLEYİM. ALLAH HEPİMİZİ İNANANLARDAN EYLESİN.BAZEN İNANMAK BİLE YETER. ATALARIMIZIN ADININ VE BİZİM SOYUMUZUN KIYAMETE DEK VAROLMASI İÇİN SİZİNLEYİM ÇOK ŞÜKÜR. ALLAH TÜRK MİLLETİNE BAHŞETTİĞİ VAZİFEYİ DAİM ETSİN İNŞALLAH. BİZ KİMSEDEN ÜSTÜN DEĞİLİZ AMA O NUN BİZLERE VERDİĞİ BU ÖDÜLÜ HAKEDELİM. LÜTFEN HEPİMİZ VAZİFEMİZİ İNSANLIK SELAMETİ ADINA AZ DA OLSA YERİNE GETİRELİM. BİZDEN ÖNCEKİLERİN KEMİKLERİNİ SIZLATMAYALIM. ŞUNU KESİNLİKLE UNUTMAYALIM. BU HAYATIMIZ ÇOK KISA. BUNDAN SONRAKİ HAYAT İSE SONSUZ BİR YAŞAM. SONSUZLUKTA EN AZINDAN BİZE HESAP SORMASINLAR BİZİM İÇİN CANINI VERENLER. LÜTFEN İLK ÖNCE EN AZINDAN EN YAKINLARIMIZLA BİR ARAYA GELİP BİRLEŞELİM VE KOPMALARA İZİN VERMEYELİM. NE MUTLU İNANIYORUM, VARIM VE TÜRK 'ÜM DİYENE. HEPİNİZE SELAMIMI VE SAMİMİYETİMİ ARZ EDERİM.


ahmet mete / 10/30/2008 11:46:15 AM
evletlerin yıkılmamasını sağlayan bir güç vardır... devletler savaşırlar... her devletin bir börü budunu vardır.... börü budun kendini devletin varlığına ve devamına adamış insanlardır...börü budun devletin devamlılığı için en zor durumlarda doğal bir refleks olarak ortaya çıkar...yani bazı güçler devletin devamlılığı namına harekete geçer... işte börü budun güçleri harekete geçiren bir güçtür... gizlidir.... vardır... onu arayanlar kendinde onu bulabilirler .... ama doğru zamanda harekete geçmelidirler...börü budun mensupları birbirini tanır... başkaları asla... çünkü bilinen ... görünen her şeyin zafiyetleri de bilinebilir, görülebilir...tanrı gizlidir... ama bütün her şeyi idare eden de odur.... iyiyi yaratan tanrı kötüyü de yaratmıştır... ama tanrı iyidir... her oluşumda denetimi elinde bulunduran börü budun da kimi zaman bir terörist kimi zaman bir vatanperverdir... ama her halükarda onun tek ideali vardır... devletin yaşaması... kimse ben yapıyorum demesin... arkasındaki gücü bilsin... çünkü bilmeyenler kaybedecektir... börü budun için devlete hizmet edildiği sürece cumiçin dağ başı ile sarayın farkı yoktur.


alp er tunga / 11/12/2008 7:55:48 PM
ismillaahirrahmaanirrahiim ALLAH [CC]insanları yarattığında sordu ben sizin rabbiniz değilmiyim insanlar,şahitlik ederiz ki sen bizim rabbimizsin dediler buna tüm yaşamış yaşayacak insanlar dahildir neden ırki tavır alıyorsunuz?TÜRK islamla şerefleneceği için güçlüydü,şereflendiği içinde en büyük güç oldu neden manayı bırakıpta maddeye tapıyoruz zamanında denmedimi yüce kitabımız elimizden alınırsa bütün gücümüzün yitirileceği sen o kitaptan kop ta göreyim ben seni ne kadar güçlüsün ne kadar yücesin ne kadar yenilmezsin bütün bu musubetler başımıza dinimizi yaşamadığımız için sünnet e uymadığımız için geliyor biz nefsimize zulmediyoruz ALLAH ta bize diyoruz ya biz yenilmeyiz biz islamın sancağını taşıdığımız için yenilmeyiz biz türkler turan peşinde koştuk koşuyoruz ve son damla kanımıza kadar koşacağız biz cihan hakimiyetini ganimet şöhret için değil tüm beşeriyetin hakkını zalimlerden korumak için istiyoruz islamı red edipte türklüğü savunanlar kimi kandırıyorsunuz münafıklar peki o zaman islamiyet öncesi törelerimize örflerimize dönün ,dönmezsiniz ,dönmeyeceksiniz çünkü türk değilsiniz bunu sadece nifak için istiyorsunuz ister siz münafıklar ister dünya provakatörleri gerçek düşmanımız değilsiniz çünkü sizin etkinizden korkmayacak kadar güçlüyüz bizim düşmanımız tarihimizden kopmamızdır aile yapımızın bozulmasıdır yüce dinimize sırt çevirmemizdir gençliğimizin aslına dönmemesidir velhasıl korkmayalım dinimize ve geleneklerimize sıkı sarılalım adam gibi evlat yetiştirelim silkilenip kendimize dönelim dünya ya geliş amacımızı ve yüce türk milleti olarak ülkümüzü unutmayalım allah[cc] türkü korusun [amin]


ahmet / 12/3/2008 3:37:53 PM
ğer bu teşkilat bu zamana kadar gelebilseydi, bu ülke şu an böyle olmaz, sscb deki türk devletleri kimliklerini kaybetme noktasına gelmezdi...Bizlerin, dünyaya kim olduğumuzu göztermek için değil, türkiyeyi adil, yaşanabilir, ve refah bir hale getirmek için bir hedefimiz olmalı...Halk ekmek derdinde, sizler dünya derdindesiniz...Saygılarımla....Ha, o örgüt şu an varsa ve tüm bu halkın çığlığını ve ağır vergiler altında ezilmişliğini, amerikanın kafamıza çuval geçirmesini, kürdistan diye bir oluşumun başladığını görüpte hiçbirşey yapmıyorsa, yozlaşmış demektir...Biz vatanseveriz ve vatanseverlik, halkı sevmekle başlar...Devletini ve milletini iyi yönetmekle başlar...Gerisi boş...Saygılarımla....


ahmet / 12/3/2008 3:37:53 PM
ğer bu teşkilat bu zamana kadar gelebilseydi, bu ülke şu an böyle olmaz, sscb deki türk devletleri kimliklerini kaybetme noktasına gelmezdi...Bizlerin, dünyaya kim olduğumuzu göztermek için değil, türkiyeyi adil, yaşanabilir, ve refah bir hale getirmek için bir hedefimiz olmalı...Halk ekmek derdinde, sizler dünya derdindesiniz...Saygılarımla....Ha, o örgüt şu an varsa ve tüm bu halkın çığlığını ve ağır vergiler altında ezilmişliğini, amerikanın kafamıza çuval geçirmesini, kürdistan diye bir oluşumun başladığını görüpte hiçbirşey yapmıyorsa, yozlaşmış demektir...Biz vatanseveriz ve vatanseverlik, halkı sevmekle başlar...Devletini ve milletini iyi yönetmekle başlar...Gerisi boş...Saygılarımla....


türkmen / 12/22/2008 6:13:18 PM
evgili Zülfikar kardeşim...peygamber efendimiz veda hutbesinde arabı arabtan ayıran bizden değildir demiştir. yani kısa ve öz ırkçılık yapmayın demiştir...milliyetçiliğin ana teması vatanı sevmektir,bu duyguya ister kürd,ister,arap,ister arnavut,ister çerkez ,ister laz kim taşırsa taşısın bu hassas çizgide benimser ise milliyetçidir! vatanının birliği beraberliği ve bütünlüğünü sağlayacak erdem ve cesarete sahiptir.milliyetçilik herşeyden önce imandır..Allah inancı olan ve müslüman olan her türk her insanı sever ve şefkat gösterir,bizler düşman memleketinde dahi düşene tekme atmayız..yaradılanı severiz yaradandan ötürü...sevgi ve selametle.


SON TÜRK / 1/3/2009 7:23:54 PM
örü buduna yapabileceğiniz en güzel hizmet Türk birliği ni en iyi şekilde okuyup öğrenerek bu birliğin anlam ve önemini fertlere,topluluklara ve de kitlelere anlatmaktır.Hangi Siyasi partiden olursa olsun ama türk birliğine inansın .siyasi poartiler birer araçtır aslolan tek gerçek birgün Türk birliğini kurmaktır.(T.T.K)


yunus kayserili / 8/7/2008 10:09:49 PM
ence böyle bir teşkilat var arkadaslar

bir milletten bahsediyoruz m.ö. 350 m.s. 2008.....

bunca yıl adını tarih sayfasından sildirmemiş

tam batıyorum derken güneşten bile erken dogmuş bir millet

umudu bitmiş ümidini yitirmemiş

temellerini teoman - mete attı

direğini kürşat dikti

kapısını alparslan açtı

ertuğrul gazidir bir araya toplayan

osman gazidir imparatorluğu çadırda kuran

konstantinde kimdir

fatihdir bir çağı kapatıp bir çağı açan

abdül hamit han kanla aldık kanla veririm demiş

son osmanlı pusuda türkiyeyi müjdelemiş

atatürk sivasa gelmiş

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE DEMİŞ

ARKADASLAR BEN YAZIYI YAZAR KEN BİLE BÖYLE BİR ÖRGÜTÜN OLZSA BUNLARIN KOLAY OLMUYACAĞI KANAATİNDEYİM




yok yok / 3/27/2008 8:32:38 PM
anu / 2/8/2008 9:51:54 PM

edir bu ya..türkçülükmüş..kimisi "beni ben yapan şey türk olmamdır" der katılmıyorum bence beni ben seni sen yapan şey müslüman olmamızdır sonuçta herkes adem oğludur baba bir ana bir soy bir geriye ne kaldı??!!"BÜTÜN MÜMİNLER KARDEŞTİR" herkes adem oğludur bulgar,acem,kürt,arap,ingiliz,türk,ermeni,yezidi,süryani.... hiiiç farketmez farkeden kişinin insanlıktan ne kadar nasibini aldığıdır işte o kadar!!!

-----------------------------------

olabilir herkes kardeştir ama o kardeşlerin geçmişte sana yaptıklarını unutmamalısın. ve geçmiş zamanlarda da bir sürü savaşlar olmuştur. İslamiyetin ilk zamanlarındada ama onlarda hepsi aynı babadan anadan ama zulüm ve din farklılığı üzerineydi. onlar sana zulm ediyorsa kardeş değildir... Ör: İngilizleri ve Ermenileri bi düşün bi de hepsi kardeşdir demişsin.. bu saydıkların hep müslümanmı


KÜRŞAD / 3/6/2008 11:58:14 PM
ÖRÜ BUDUN elbette vardır.Yanlız TÜRKİYE'de tehlike çanları çalmaya başladı.Büyük bir tasfiye yapılıyor.

Amerikancı politikalar bu tür yapılanmalara müsaade etmez.

Kürtlerin önüne engel olacak her ne var ise birer birer yok ediliyor.30-40 yıl sonra ABD bayraklarının altında ABD marşını okumamak için,bütün KURT'lar kardeş olmalıdır.

TANRI güç kuvvet akıl versin


Deli Dumrul / 3/14/2008 1:31:15 AM
İşte istihbarat örgütü dediğin böyle olur; gizli olur yani: kimse hakkında kesin bir şey söyleyemez bu şekilde internetlerde kulaktan kulağa şehir efsanesi gibi dolanıp durur. Börü Budun belki vadır belki yoktur. Börü Budun denen şey belkide sadece hedef şaşırtmak için yaratılmış başka bir şeydir. Örgütün adı belki Börü Budun değil Görü Gudun dur kimde bilemez ve bilmemelide zaten.


RIDVAN / 3/14/2008 12:34:42 PM
İÇ BİR ŞEY İÇİN GEÇ DEĞİL ,YÜREKTEN İNANINCA BİR AVUÇ İNSANIN BİLE NELER YAPABİLECEGİNİ TAHMİN BİLE EDEMESSİNİZ ,HELE BİDE BU KİŞİLER TÜRK İSE


AlperenTürk / 3/14/2008 10:09:59 AM
rkadaşlar güzel bi yazı olmuş ama örgütün varlığı ne kadar gerçekçi tartışılır böyle bi örgütümüz varsa niçin hala Vatanımızda Terör var milliyetçiler olarak bu vatanı seviyoruz ancak birleşemiyoruz eğer birleşebiliyor olsaydık bugün mhp ve bbp ayrı iki parti olmazdı birlik olurdu.O yüzden ilteriş kağan kurmuş güzel de eylemiş ama zamanla tasviye edilmiş kurutulmuş gibi geldi...Ama şuna deyinicem keşke böyle bir örgütlenme olabilse şanlı Türk milletini o Al kırmızısı güzel bayrağımızı avrupanın merkezine dikebilsek.Arkadaşlar irtibat ve muhabbet için canberk87_@hotmail.com


Tolga / 3/20/2008 4:49:09 PM
üce Türklüğü bir ilke bir ülkü görenler için Türk İslam sentezi ne demektir anlayamıyorum. Yani Neyi sentezliyoruz? Biraz Türklük, Biraz İslam mı? Türklüğün hangi yönlerini bırakıp İslam’ın hangi yönlerini alıyoruz? İslam dediğimiz şey nedir? Ülkümüz Türklük ise, bizler Türklüğün yüce değerlerine inanmıyormuyuz? Yok eğer inancımız bu ise Türklüğün yüce değerlerinin Müslümanlık dışında olduğunu nasıl farz ederiz ki, onu İslam medeniyeti dediğimiz şey ile sentezleyelim. Türk töresi ,Türk töresine göre yetişen bir birey nasıl olurda Allahın ve peygamberin yolunun, adaletinin dışına çıkacağı, çıktığı farz edilir ki, bir sentez arayışına gidilir?, Eğer, bu hususların dışında hal ve davranışlarda bulunuyor ve bulunuyor ise bunu çözümü sentezli bir idea değil ona Türk insanlık kadar eski töresini öğretmektir. Bu gün biz biliyoruz ki, Allah bilinci ilk peygamber olan Hz. Musa dan öncede vardı ki onda önce Hz. Nuh’un devirlerinde ki bu bilinen tarihin, Avrupa’nın yazdığı tarihin başlangıcı olan Sümer medeniyetinin bilinen veya anlatılan varlığından önce, yaşayan insanlar arasında Müslümanlar yok muydu, neden onların arasında da Türk milletinin veya en azından töre ve benliğini oluşturan kişiler olmasın?

Türklük kan bağı ile töre ve adetle geçer sen yedi göbek Mete soyundan da gelsen oğlunu, kızı kilise eğitimine verirsen doğuştan, onun hangi Türklüğünden bahsede bilirsin, tabi kan çekmesi olur ama nereye kadar. Daha Müslüman olmadan bile üç nesil İslam Arapları bir taht uğruna bir birini boğazlarken peygamber efendimizin güzel ahlakına sahip hükümdarlar yetiştiren bir millet bir töre bu övündüğümüz, neresini sentezleyeceğiz. Son iki yüz senedir, yokluk içinde yaşayan Anadolu insanı bu töreleri unutmuş ve doğru olarak da Allah a sığınmıştır, Balkan Türkleri ise Anadolu korumasından uzakta bir avuç leş yiyenin insafına bırakılmıştır.

Ne dedik, Allah inancı olmayan Türk veya Türklük fikri suni ve yalandır, aksi bu ikisini birleştirmek adına yola çıkmakta maksatlıdır, Türklük anlayışını çadır anlayışına, kültürsüzlüğe indirgemektir. Dünya da kim hurafe bile olsa Allahın gücüne gitmesin diye –ki kendimden biliyorum- uygular bizden başka, diğer tarafta ise, Peygamberin ölümünü fırsat bilen, ölümünün ardından bir birleri yiyen nerde aşiretleri kadar mezhep yaratan arap-islam medeniyetimi Türklüğe model olarak önüne konuyor.

Türklük bir ideolojidir. Sağcılık, solculuk, komünist, faşist, kapitalist, kralcı ve anarşist gibi oda bir idea dır, ülküdür. Ne sağcı, ne solcu olalım, sadece Türk, Türkçü olalım. Yolumuzda ki ışıkta, atalarımızın içinden geldiği gibi, belki bilerek, belki bilmeden, Allahın bütün âlemlere emri: Kuran-ı Kerim ve Hz. Muhammed ahlakı olmalıdır. Bizi Asya dan Anadolu ya taşıyan atalarımızı yetiştiren Türkün asıl gücü olan Türk kadınını, evlerden dışarı çıkmayan bilgisiz, erkeğin emrinde, uydurma kıyafetlerle giyinip benliği unutan bir hale gelmesine seyirci kalmayıp, alet olmayalım. Başı ve beynini açalım ki onlar bizi ileriki bin yıllara taşıyacak nesiller yetiştirsinler. Türk kadını biterse Türk nesilleri de biter, işte o zaman bizi hiçbir teşkilat, hiçbir önder kurtaramaz çünkü ne onları takip edecek çeriye sahip olurlar, ne o önderleri aramızdan çıkarta biliriz.

Börü budun var mıdır yok mudur tabi ki bilemeyiz. Bilmiş olsak zaten ne kıymeti kalır. Ama eğer var ise ve son devirlerde, neden başarısız olduğuna bakacak olursak, Türk kadının şanlı tarihinin, Araplaşma adına bitirilmesine bağlarsam hiçbir aklıselim buna karşı çıkmaz.

Türk töresi aklımızda, kalbimizde Allaha iman olsun, Türk dünyasına en iyi şekilde hizmet edecek imanlı çocuklar doğuracak, onları yetiştirecek kadınlarla evlenelim, eşlerimiz öyle olsun ki, namusunu başına bağladığı bir bez parçası ile değil, ataları gibi eline aldığı ok ve yay ile tüfek ile gerekirse tırnakları ile savunsun, siz zorlasanız bile rahat yaşamak uğruna töresinden vaz geçmesin, sizin egemenliğinize girip başını bağlamasın. Siz bir birinize saygılı olun ki, sizin yetiştireceğiniz çocuklarda size, dininize, milletinize korkmadan, aşkla saygılı olsun. Olsun ki belki o zaman Börü budun var mıdır, yok mudur göre biliriz.




hikmettt / 6/6/2008 3:40:29 PM
epiniz kendinize göre doğruyu sölemişsiniz


türkmen bey / 3/25/2008 2:32:49 PM
saygıdeğer arkadaşlar,yorumlarınızı okuduğum kadarıyla kanı deli olanlar,aklı selim duranlar,vatanını sevenler,yanlış yorumlarada bulunanlar...hepimiz ve hepiniz aynı özleme muhtaç aynı kudrete sahip...aldığımız kudret yüce yaratıcıya olan inancımızdandır. inanç olmadan dağlar delinemez,acılara katlanılamaz,sabırla beklenilemez umulurki bir gün ülkemizin milli savunma refleksi olarak payımıza düşeni anlımızın akıyla yerine getiririz.bizler fani vatan baki kalacaktır Allah vatanımızı korusun...


Alper Tunga / 1/6/2009 11:00:31 AM
ndalar Keşke Gerçek olsa idi,

Gerçek olsa dahi günümüze yansırmıydı? Oda bir soru işaretidir.

www.gokkurtlar.org


eyüp KARA / 3/28/2008 11:05:38 AM
ARDEŞLERİM ŞİMDİ BİRLİK ZAMANII BİZKİ FATİHLERİN YAVUZLARIN TORUNLARIYIZ BU ŞEREFİ BU ONURU LAYIKIYLA TAŞIMALIYIZ. BİZ BİRLİK OLDUKTAN SONRA KİMSE BİZİM KARŞIMIZDA DURAMAZ. REHBER KURAN HEDEF TURAN


serkan / 3/28/2008 12:38:51 PM
rgütten yola çıkarak çok farklı konulara gelindi.İnsanlar ait olma güdüleriyle yaratılmıştır.Aksi halde hepimiz derbeder olurduk.Türklük veya Ermenilik değil öncelikle insanlık...insan olarak önce Allah'a sonra onun emirlerine yani dinine inanırız.Önce Allah..! çünkü yaradanımızdır.Sonra din ...! çünkü Allah'ın bize emirleridir...ancak sonrasında milletini düşünebilirsin.

TÜRK'sün ...! TÜRK'üz ...! ama önce müslümanız...Arap değiliz.(Müslüman deyince Araplar akla gelmesin) müslümanız...sonra da TÜRK oğlu TÜRK'üz.Sadece Türk'lükle işler başarılsa idi şuan tarihimiz kitaplarımızda yazılmıyor olurdu.Atalarımız imanın nerde durması gerektiğini iyi bildikleri için bu kadar uzun zaman imparatorluk kurulup ayakta kalındı.Yüreklerindeki imanla alındı savaşlar ve şereflerini Türklükle ödüllendirdiler.İnsanlığın gerektiğini yaptılar ele geçirdikleri şehirlerdeki toplumun inancına karışmadılar.Onlara saygı gösterdiler.Ermeniler,Kürtler düşmanımız değil,o soysuzca hareket edip insanlıktan bir zerre nasibini almamış katliamları yapanlar düşmanımız.Her ırka her görüşe saygı duyan bir milletin torunlarıyız.Nereden geldiğimiz iyi bilmeli ve buna layık olmalıyız.

Börü budun var mı yok mu ???

böyle bir gizli teşkilatın varlığı gerçekse bunu bizim bilmememiz hepimiz için en hayırlı olanı...

zira aramızda olan kimsenin bu teşkilatta yer alması mümkün değil...Çünkü sadece yürekle heyecanla olmaz böyle işler akıl,sabır,sadakat ve fedakarlıkla olur.

yazıda geçen "deli" birliklerinin parolası misali "yazılan gelir başa"


hasan / 4/3/2008 2:24:34 AM
u taşkilat 2000 yıldır var ALLAH izin verirse bi 2000 yıl daha olacak


ugur / 4/3/2008 6:42:15 PM
ünümüz dünyasında türkleri layık olduğu yere getirmek için birlik ve beraberlik gerektir....ben bir diyarbakırlı olarak bu ülke topraklarında gözü olan ne kadar hepsini bir zamanlar atalarımızın yaptığı yere göndermek...CEHENNEMİN DİBİNE....


Akıncı Zülfikar / 4/3/2008 2:54:18 PM
urtlar vadisi filmindeki masalları buraya yapıştırmak ilim değildir..

milliyetçilik de sosyalizm gibi küfürdür kişiyi kafir eder..

ayrıca, Salahaddin, Baybars, Süleyman, Barbaros, Abdulhamid gizi hazretlerin derdi "yeryüzünde türk adını yüceltmek" değildi "Allah ismi en yüce olsun, İslam dini ve Şeriatı yeryüzüne hakim olsun" diye yaşadı ve öldüler...

bundan başka derdi davası olan kafirdir..

akıncı zülfikar

zalimlere batar...

bakınız:

www.kurannesli.net forum sayfa 2 :

"islam tarihinde toplu nifak ve avdetilik"

"yahudiler ve yahudileşenler"

"1915 ermeni sürgünü ve 1924 yahudi iskanı"

"tanrının olmadığı yer"

httb://www.kurannesli.net/forum/




bertugduran@hotmail.com / 4/7/2008 2:55:25 PM
öyle bişey varsa kardeşlerim ben bi türkçu olarak buraya hizmet etmeye şerefimle nbamusum la hazırım tanrı türkü korusun


mirşad / 3/19/2008 12:56:35 PM
ğelmez böyle şeyler başa

lal söyleye sağır şaşa




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Metropolit Boğaz'a Haç Attı, Suya Dalıp Çıkarttılar
  Gazze'de İnsanlık Dramı Yaşanıyor!
  Komplo Teorileri
  2009'da Numaralanmış Yumurta Yiyeceğiz
  Mevlâna Kimdir?
  Yalçın Küçük : ''İçimizdeki Sabetaycıları Tebrik Ediyorum!!!"
  Ermenilerden Özür Dileme Sitesi
  Füze Sistemleri İhalesinde Yarış Başladı!
  'İran, Türkiye için de Bir Tehdit'
  Turgut Özal'ın Zehirlenmesindeki Sır!

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




Subscribe to Netpano
'Her gün bir bilgi servisi' okurlarımızdan ilgi görmeye devam ediyor. Bilgilerini paylaşan okurlarımız gözden kaçan ilginç bilgilere grubumuza atarak bizler ile paylaşmaya devam ediyor.Türkiye'de ve Dünyada meydana gelen olayların bildiğimiz gibi gelişmediğini söyleyen bizler; sizlerinde tartışıp bilgilerinizi aktarmanızı istiyoruz. Yapmanız gereken tek şey yahoo grubumuza üye olmak.

 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi