netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
21 August 2008 Thursday
 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:NETPANO.COM ÖZEL  
netapno.com  -  - Tuesday, March 06, 2007 - 00:00:00  
RAMSES’İN SAKALI

Kaçırılan sakaldan alınan DNA örneklerini kim ne amaçla kullandı? Kök hücre ve DNA kopyalama metodu ile varılmak istenen hedef nedir? İşte tartışmalara konu olabilecek ilginç bir araştırma netpano.com farkı ile karşınızda.

 

 Bunları biliyor muydunuz? Bundan beş sene evvel mısır müzesinden Ramses'in mumya bölümünden sakalı çalınmıştı. Bu hadise Mısır içinde fazla büyütülmeden örtbas edilmişti. Fakat  bir grup arkeoloji meraklısı bu işin peşini bırakmak istememişlerdi. Araştırmalar doğrultusunda Ramses'in sakalının izine Amerika'da rastlanılmıştı.

Girişimlerde bulunuldu. Kamuoyu oluşturuldu sakalın iadesi için. Bu girişimler bildik yöntemlerle bastırıldı.Gruptan bazılarının başına görünmez kazalar geldi ve bu olay bir gündem oluşmasına fırsat verilmeden unutturuldu.

Geçen ayda Amerikan ve İngiliz gazetelerinin bir kısmı şu haberi geçti: Ramses'in sakalı  Amerikalı yetkililerce Mısır hükümetine teslim edildi. Tabii buraya kadar  insan  düşünüyor: Neden Ramses'in mumyası veya müzede bulunan paha biçilmez eşyalar  değilde bir tutam keçi sakalı çalınıp kaçırılıyordu?  Kafamı kurcalayan bu hadiseyi, Amerikan ve İngiliz basınına  yansımasını da fırsat bilip İlhami abi'ye sordum. 

Bana şunları anlattı: "Sakal İsraillilerin organizasyonu neticesinde çalınmıştı. Bu hadisenin meydana çıkması durumunda kamuoyuna basit bir tarihi eser hırsızlığı şeklinde lanse edilmesi planlanmıştı. Öylede oldu. Asıl maksat ise çok farklıydı. İsrailli bir iş adamı sakalı elde ettikten sonra Amerika'nın baş hahamının eline ulaştırıyor.

O'da Pensilvanya'da göl kenarındaki bir malikanede bulunan Mossad güdümünde, ibrani asıllı fakat Amerikalı bir iş adamı hüviyetindeki şahsa teslim ediyor. Ondan sonra çok daha ilginç bir vaka yaşanıyor. Çünkü CIA ile MOSSAD bu keçi sakalı için  birbirine düşüyor. İkiside kaçırılan sakalı eline geçirmek istiyor. Neden diye merak  ediyorsunuz söyleyelim. Çünkü bu sakalla DNA deneyleri yapılıp, tıbben yeni bulunan teknikler ile hücre yapılarıyla RAMSES'in karakterinin ve fizyolojsinin analizi yapılıp kök hücreleri üretildi.

Çok gizli bu deneylerin amacı bu çağda RAMSES'in özelliklerini taşıyacak bir firavunu dünya sahnesine çıkarmak. RAMSES'in yüz şekli, bugün arkeologların ve çeşitli güvenlik birimlerinin kullandığı yüze et giydirme tekniği ile çözüldü. Kime benziyor diye aklına gelenlere bir cevap: Fransa'nın yeni Cumhurbaşkanı Sarkozy. O'nun hakkında ufak bir bilgi verelim dedi ve devam etti.

Şeytani tarikatların başı olan şeytanilerin planları ile Dünya sahnesine çıkarılmış görevli adamlarıdır Sarkozy. Haçlılar yani haçlı koalisyonu panikte. İleride tasfiye edilemezse Avrupa'yı savaşın eşiğine getirecek adam. Görevi, birliği Vatikan'ın elinden almak. Sarkozy bir yahudidir.  Hedeflerinden biri AB'yi saptırmak. ABD ve İsrail ile kendilerinin seçtikleri bazı ülkeleri birbirine kenetleyip, AB'yi bir Vatikan projesi olmaktan çıkartıp bir İsrail projesine dönüştürmek.

Sarkozy Türk ve İslam düşmanıdır. Bu yüzden önce yapacağı iş entegreleri bozmaktır. Koyu bir AB taraftarı gibi davranıp emellerini gerçekleştirmek.'' dedi ve sustu.

Aklıma Türkiye'deki AB yanlılarının acınası durumu geldi. Aynı zamanda Ramses'in keçi sakalı konusu aklıma şu idrak çivilerini çaktı: "KIL TÜY deyip geçme. Allah bir sivrisineğin bile kanadını misal vermekten çekinmez buyruluyor Kuran-ı kerim'de...İslam Alemi en ufak  ayrıntıların dahi önemini kavramalı..."

Bu yazı çıkacak olan yeni kitabımdan bir alıntıdır.

Bu arada sevgili dostum BAKİ GÜNAY'a bir ilk olan "Hazreti Hızır ve Hıdırellez" konulu sempozyumu organize ettiği için, Bilim Sanat Felsefe (BSF) Akademisi'ne bizleri misafir ettiği için ve gelen herkese zahmetlerinden dolayı teşekkürlerimi bir borç bilirim.

Üstad Mustafa Özdamar'a da aynı masada benimle bulunma tenezzülünden dolayı teşekkür ediyorum. Ayrıca www.netpano.com  okurlarından yazarlarına verdikleri destekler için teşekkür ediyorum.

Sevgilerimle Oktan Keleş.

oktankeles@gmail.com

 

Konu ile ilgili ilgili Linklere ulaşmak için tıklayın

http://www.iht.com/articles/2006/11/29/news/mummy.php

http://weekly.ahram.org.eg/2007/840/eg2.htm

http://www.foxnews.com/story/0,2933,265060,00.html

http://www.cbc.ca/cp/Oddities/070410/K041011AU.html

http://query.nytimes.com/gst/fullpage.html?res=9806E1DE123FF932A25757C0A9619C8B63&n=Top%2fReference%2fTimes%20Topics%2fSubjects%2fH%2fHair

 

http://www.guardian.co.uk/france/story/0,,1960267,00.html

 

http://www.topix.net/world/egypt/2007/04/stolen-tufts-of-pharaohs-hair-back-in-egypt-2

 

http://www.happynews.com/news/4102007/hair-ramses-ii-back-egypt.htm

 

 

http://www.suntimes.com/news/world/334711,egypt041007.article

 Ancient pharaoh's hair returns to Egypt, April 10, 2007.

Egyptian archaeological returns from France with mummy's hair, April 02, 2007.

Egypt's team heads for France to retrieve mummy's hair, March 30, 2007.

France to return 'pharaoh's hair' to Egypt, February 26, 2007.

France Says 'Pharaoh's Hair' Scandal in Police's Hands, December 04, 2006.



 YORUMLAR
Y.Pehlivan / 9/6/2007 10:53:15 PM
amsesin sakalı ile şu an arasındaki ilişki sadece insanın toprak altındaki hali o kadar, yoksa sakalından ne istifade edilir.Şunu unutmamak gerekir, nekadarda kobyalama gen vs. deselerde düşünülmeyen Allah C.C.nun emri ,yani; ruhun ol emri ile nasib etme işi bu gün aynı anneden doğan ikizlerde dahi farklılıklar var.Öyle ilmen vs ile insanın oynaması ,kurması ile olurmu?Allah C.C. taktir ederse müstesna .İnsanları daha faydalı ilimlere taşımak daha doğrudur.Ramses işte ortada ama kendi? Ölümü bile hüküm altına almaya çalışmış niçin? Alabilmişmi?Ortada...Allah C.C. o kadar adildir ki zengin fakir çok fakir ayırt etmez.

hava eşit,su eşit,evlat eşit,baba ,ana eşit,anne sütü eşit,varmı zengine fazla, su fakire az?varmı? zengine güzel bebek,fakire çirkin .Yok işte ibret işte uğraşı.Pirenin yavrusuna bile eşit davranış...Madem Ahir zamandayız o zaman çok işimiz var...Selamlar


savaş karaduman / 8/6/2007 12:53:17 AM
bi bizi bu bilgileri almamızı sağlayarak olan bitenden haberdar ettiğin için allah yar ve yardımcıcın olsun sayılarımızla


Anti MASON / 7/6/2007 6:25:54 PM
adece sarkozy mi çıkmış selanikten yahudi lider? aç aratır bir tarih bak bakalım ne bulacaksın ve çok şaşıracaksın evet çok şaşıracaksın. Birde tevratı oku ..... Onları günleri için hazırla... der hangi gün için hazırlık acaba bu MESCİDİ AKSA YIKILACAK 2008 yılında aklınızı başınıza alın ALLAH ın ipine sarılın DİZİYİ falan bırakın KURAN okuyun ve ozaman anlarsınız YARADANIN nedemek istediğini..


Mert Çelik / 4/6/2007
elamlar. bir kaç senedir amerika’da ve amerika kaynaklı olmak üzere dünyada, bir dizi furyasıdır gidiyor. türk dizilerini kastetmiyorum. internetin de yardımı ile sanal bir kardeşlik, sahte bir beraberlik var. ama tamamen hayali ve içi boş. bunlar tam da “yeni dünya düzencilerinin” istediği şeyler. firavunun sihirbazlarının halkı uyuttuğu gibi modern zaman büyücüleri de globalleşme adı altında bizleri evlerimize kapatıp, gerçek hayattan izole ediyorlar ve amerikan dizileri ile sanal bir alemde milyarlarca insanla beraber uyuyoruz. sinema ve hollywood yapımları değil şu anki yeni silah diziler. artık hepimizin, özellikle büyük şehir gençliğinin dilinde “sen kaçıncı sezondasın?” ” 12.bölümün alt yazıları sende varmı?” “lost’mu, heroes’mu yoksa prison break’mi?” gibi sözler…rıfat n. bali’nin ufuk açıcı “tarz-ı hayat’tan life style’a ” kitabına yada benzerlerine şu birkaç sene için bir ekleme daha yapılmalı : “CNBC-E tarzı.” beyaz türklerin yeni hayat tarzı. şu anda açılan başka benzer kanallarda var. business channell ve kanal 2 gibi. bunların çok saf niyetlerle türkiye’de kurulup yayın yaptıklarına inanmıyorum. 20. yy.başlarında yabancı menşeili okulların bu topraklarda yaptığı kültür emperyalizmin bu çağdaki izdüşümleri. hayat tarzı ideologlarıda yardım ediyor ve dilimiz, bilinç altımız bunların bombardımanı altında…bir de bazı dizilerin alt metinlerini incelediğiniz zaman dünya toplumları üzerinde nasıl bir mühendislik projesinin tatbik edildiğini daha net görebilirsiniz. ayrıca yapımcılar, yönetmenler, senaryo yazarları ve executive producer denilen adamların kimliklerine baktığınız zaman bazı şeyler daha net gözükecektir. j.j.abrams, tim kring, jeph loeb, damon lindelof gibi yahudi dâhi bir nesil var.(doğum tarihleri farklı olabilir ama aynı nesil içinde mütalaa edilmeli.) siz “24” dizisi ve neocon’lardan bahsetmişsiniz. bence iş daha derinlerde. ama bunu daha net anlatmak için oktan keleş’in yeni çıkan “melâmi savaşları” kitabına bakmak gerekecek. bu işin meraklılarını o kitabı okumaya davet ediyorum. zira neoconları dahi idare eden tarihin en şer ve en dipteki oluşumu olan “şeytaniler” in planları ile bu dizilerin muhtevası örtüşüyor. bence okumadan erken yargıda bulunulmamalı. özellikle sayfa 221-222 de bahsedilen yapılmakta olan çok özel bir takım deneyler ve bunların niye yapıldığı ile alakalı bu sayfalar çok çok önem taşıyor düşüncesindeyim. kitabı okumuş fakat “lost” ve “heroes” dizilerini seyretmemiştim.(ikisinin ekibinde ortak arkadaşlar çalışıyor ve ikisinide alt metinleri kabalatik özellikler taşıyor ki zaten bunu yalanlamıyorlar)bu sayfalarda bahsedilen deneylere o kadar çok benziyor ki. daha sonra oktan keleş ile yapılan bir konuşmada şu anda genç nesillerin zihinlerinin, şeytanilerin şu anda gelecek için hazırladıkları yeni dünya düzeninin kralına (deccal) hazırladıkları ve bunu medya vasıtası ile zihinlere pompalayacaklarını söylüyordu. 221- 222 inci sayfalarda hazırlanan bazı çocuklar (ki kralları bu çocuk arasından çıkacak ve diğerleri onun yardımcıları olacak)üzerinde yapılan bu deneyler nerede ise heroes ile aynı ve bazılarıda lost ile…”melâmi savaşları” nın zaten Hızır kaynaklı bir kitap ve deşifreler bütünü olması itibariyle zaten detaylıca incelenmesine inanıyorum ama bu yeni nesil gençlik üzerine yapılan psikolojik harekat ve diziler ayrıca incelenmeli ve yazar ile bu konuda özellikle bir röportaj yapılmalı. misaller verdiğim ile sınırlı değil. mesela “heroes” da aynı “constantin” (keanu reeves’in oynadığı) filminde olduğu gibi baş kötü karakterin ismi “gabriel” yani yahudilerin düşman olduğu hz.cebrail’in ismi. daha misaller verebilirim fakat böyle bir yorum köşesinin istiab haddini aştığı için kısa kesiyorum.

Ek 1: Bu yazıyı yazdığım sırada daha lost’un 7. bölümü (3. sezon) daha çekilmemişti. Ama birgün bir arkadaşım bana heyecanla telefon etti ve 7.bölümü seyredip seyretmediğimi sordu. Ben seyretmediğimi söyledim. Bu arkadaşımda oktan keleş beyin kitabını erken farkedenlerden. 7.bölümü seyrederken şok oldum. Zira aynı melami savaşlarında o yetiştirilen özel çocuklardan bahsedilen ve yetiştirilen (deccal adayı olarak) yer ile birebir aynı bir sahne vardı. Orada gizli bir odada telkin verilen biri vardı. Televizyonlar ile. Ve yahudi dinine ait bir takım telkinler vardı. Çok çok enteresan.dediğim gibi bu dizilerin zannedildiğinden büyük bir misyon biçilmiş. Ek 2: yine daha sonra lost’un yeni bölümlerinde “melâmi savaşları” kitabında geçen bir konuya daha rastladım. İradeleri dışında araştırma yapmak zorunda bırakılan ve kurtarılmayı bekleyen bilim adamları meselesi. Lost’da bu rolde oynayan bir kadın var. Ve kitapta aynen bu konu geçiyor.


feridun / 3/6/2007 2:40:51 AM
elamlar. tekrar şok edici bir oktan keleş yazısı.ben onun yazılarını bir "Hızır deşifresi" yada "rical-i gayb deşifresi" kabul ediyorum. daha öncede yazdığım gibi ikinci kitabı olan "melami savaşları" kitabının 221.sayfası başta olmak üzere birçok yazısı dünyada dönen bazı şeyleri anlamamda çok etkili oldu. Hollywood meselesi bunlardan biridir. herkes Hollywood'un belli kesimlerin elinde olduğunu bilir. ama daha önceleri yazdığım gibi günümüzdeki bazı meşhur dizi filmlerle neler yapıldığını bu yazılarla daha iyi anladım. günümüzde oyun biraz çağımızın yeni modası olan yabancı dizilerle oynanıyor. bu satırları yazan biri olarak bende bu dizilerin kurgusundaki ve işlenişindeki mükemmeliğe hayranlığımı itiraf ediyorum. özelliklede dünyada şu anda yaşanan bir "lost" ve arkasından onun kadar olmasada bir "heroes" çılgınlığı yaşanıyor. ehli bilirki iki dizinin ekibide iç içeler, hatta çarpraz değinmeler ve atıflar olduğu söyleniyor. neyse çok uzattım. bu yazı ile bir şey daha keşfettim bu konu ile alakalı:sarkozy şeytanilerin belirli maksatlarla ortaya çıkardıkları bir proje adam.şeytaniler ile çok alakalı gördüğüm "heroes" dizisi ile alakalı bir şeyin farkına vardım bu yazıyı okuyunca.bu dizidede birilerinin (şeytanilerin vasıflarına ve insana bakışlarına çok uygun olan)kendi projelerine göre bir başkan,bir Amerikan başkanı ortaya çıkarma planları var. süper bir adam. NATHAN PETRELLİ.ve bir başka sürpriz: ikisi birbirine şaşılacak derecede çok benziyor. ekşi sözlükte dolanırken "sarkozy" yazdım ve 76.yazıya bakınca şuna rastladım:BASBAYAĞI NATHAN PETRELLİ'DİR BU ADAM.ACAİP BENZİYOR.tevafuk olabilir.ama bu kadar spekilasyon yapmak bizimde hakkımız.


feridun / 6/3/2007 2:45:45 AM
u da sarkozy'nin yakışıklısı adrian pasdar.http://www.votepetrelli.com/#bottomContent


feridun / 6/3/2007 3:12:26 AM
u da "heroes" daki proje başkanımız "nathan petrelli" için düzenlenmiş enteresan bir sayfa. www.votepetrelli.com "OYUNUZU PETRELLİ'YE VERİN!" pardon, Sarkozy'mi demeliydim?


feridun / 3/6/2007 3:22:17 AM
drian pasdar 1965 doğumlu. aynı sarkozy gibi O'nun da yüzünde yara izi var. çünkü trafik kazası geçirmiş ve bir dönem tekerlekli sandalyeye mahkum kalmış.babası enteresandır iran'dan amerika'ya gelmiş.annesi ise almanya'dan. annesi sarkozy'nin memleketi olan fransa'da bir dönem ingilizce öğretmenliği yapıyor. adrian'ın kendisi de bir dönem almanya'da ve yine sarkozy'nin memleketi olan fransa'da kalıyor.


Seyfettin KAV / 3/6/2007 5:11:17 AM
ıymetli abimiz Oktan KELEŞ yine bizi bilgilendirme görevini eksiksiz yerine getirmiş,zamanına ve emeğine sağlık.


ismail yılmaz / 3/6/2007 11:12:53 PM
arkozinin annesinin selanikli bir yahudi olduğunu biliyor muydunuz?




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Elektrikli Sandalyenin Sırrı
  Şeytanilerin İstanbul Büyüleri
  Efsaneler...Yaşıyorlar...
  Cep Telefonu Taşıyorsanız Kuvars Takın
  Organ Mafyası'mı Yoksa Satan Gruplar mı?
  New York - Londra Arası Telektroskop Hattı
  İstanbul'un 2 Bin 500 Yıllık Sırrı!
  Beyni Yönlendirildiğini İddia Eden Kadın (video)
  Nesnelere Hareket Veren Fenomen'in Sırrı
  Sekiz Katlı Yer altı Kenti Bulundu

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




Subscribe to Netpano
'Her gün bir bilgi servisi' okurlarımızdan ilgi görmeye devam ediyor. Bilgilerini paylaşan okurlarımız gözden kaçan ilginç bilgilere grubumuza atarak bizler ile paylaşmaya devam ediyor.Türkiye'de ve Dünyada meydana gelen olayların bildiğimiz gibi gelişmediğini söyleyen bizler; sizlerinde tartışıp bilgilerinizi aktarmanızı istiyoruz. Yapmanız gereken tek şey yahoo grubumuza üye olmak.

 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi