netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
13 May 2008 Tuesday

Yazarlar

Fahri Sarrafoğlu
1 ALTIN MI İKİ ALTIN MI ?

Melih Bayram Dede
İNTERNET KEYİF VERİR, BAĞIMLILIK YAPAR!

Ali Ural
ŞARKI SÖYLE, KONUŞMA ARTIK!

Zübeyir Somuncu
MUSTAFA KOÇ VE AYDIN DOĞAN’IN ÖDÜL ALDIĞI TÖREN’İN KULİSLERİ

Hakan Yılmaz Çebi
"13 TANRI"NIN EVİ –WAŞİNGTON'DAKİ GİZLİ ADA- K=F=22 ÜÇGEN...

Baki Günay
CEP’İNİZ Mİ ÖNEMLİ SAĞLIGINIZ MI?

Fahri Sarrafoğlu
MARKALAŞMADA BEDELİ TÜKETİCİ ÖDÜYOR

Dedekorkut Evliyaoğlu
AK PARTİ SAVUNMASINI NEDEN SAVSAKLADI? AK PARTİNİN ÖNCELİĞİ ÖZGÜRLÜK DEĞİL İSMİ

Ali Ural
AVRUPALI ROBOTLAR

Levent Elpen
1 MAYIS’IN İKİ YAZARI

Zübeyir Somuncu
İsrail’de Yahudiler Arasında İç Savaş Çıkar mı?

Kemal Çiftçi
İŞTE BİR “ÇİFTE STANDART” ÖRNEĞİ DAHA!

Ali Ural
NEDÎM-İ BENİ ÂDEM EVLİYÂ-İ Bİ RİYÂ

Zübeyir Somuncu
TSK’DAN CEVAP BEKLEDİĞİM SORULAR

Fahri Sarrafoğlu
İLGİNÇ GAFLAR

 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:NETPANO-ALINTI-  
netapno.com  -  - Saturday, November 10, 2007 - 00:00:00  
İstanbul İçin Sinsi Hesaplar

İlk olarak 11 Şubat 1869'da ortaya çıkan ve Bizans tahtının yasal varisi olduğu gerekçesiyle Papa'ya asaletini onaylatan Prens Giovanni Antonio Lascaris Paleolog’in başlattığı girişim adım adım imparatorluğa gidiyor. Benzer asalet onaylarını mahkeme kararıyla İtalya, Fransa, İngiltere, Amerika ve Rusya'da da gerçekleştiren Paleolog hanedanı, AB’nin girişimleriyle dünyadaki tek Bizans sarayı olarak kabul edilen Edirnekapı’daki Tekfur Sarayı’nı da restore ettiriyor. 2010’a yetiştirilmesi öngörülen çalışmaların Türkiye için PKK’dan daha tehlikeli olduğunu kaydeden Aytunç Altındal, restorasyonların ‘Kültürel’ değil, ‘Siyasi’ olduğunu açıkladı.

Vatikan ve Hıristiyan ilahiyatı ile ilgili araştırmalarıyla ön plana çıkan araştırmacı-yazar Aytunç Altındal, tespitlerini ve gözlemlerini yıllardır yazarak ve anlatarak konuyla ilgili farkındalık sağlamaya çalışıyor. Ancak birçokları bunları kestirmeden, ‘Komplo teorisi’ olarak yaftalayıp es geçebiliyor. Açıkçası yakın bir geçmişe kadar biz de o es geçenlerdendik. Fakat Aytunç Altındal’ın yıllar önce yazdıklarının bugün gerçekleşiyor olmasını görmek paradigmayı değiştirmemiz gerektiğini gösteriyor bize. Yaşadıklarımız, yazılanların bize hiç de uzak olmadığını hatırlatıyor. Nedir bu gerçekleşen öngörüler? diyenler için hemen bir örnek verelim. İlk baskısı 2002’de yayınlanan, ‘Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri’ isimli eserinde Aytunç Altındal, Bizans tahtının yasal varisinin bulunduğunu ve bu varisin uluslararası mahkemelerce kabul edilebilecek bir üst makamdan; Papalık, Patriklik veya egemen bir kraldan ‘Fons Honorum’ diye bilinen bir yetki belgesi alarak resmi statü kazandığını yazıyordu. Altındal’ın kaydettiklerine göre  11 Şubat 1869'da Prens Giovanni Antonio Lascaris Paleolog, Bizans tahtının yasal varisi olduğu gerekçesiyle Papaya başvurarak kendisinden (Papa IX. Pius) ‘Fons Honorum’ almıştı. Roma Senatosu'nun zabıtlarına geçirilen bu girişimden kısa bir süre sonra, 27 Mart 1869'da karar İngiliz Asalet Sicili'ne işlendi. 27 Mart 1869'da Prens Gerolamo de Vico Lascaris Paleolog Roma Senatosu'na başvurarak İmparatorluk sıfatının Roma hükümdarlarının Altın Sicili'ne kaydedilmesini istemiş ve isteği de yerine getirilmişti. 3 Temmuz 1961 'de Florida'da  bir mahkeme benzeri karar vermişti. 14 Kasım 1990'da Prens Henri Londra'deki "College of Arms" (Asalet Sicil Kayıt Okulu)'nda asaletini ve şeceresini belgelendirdi. Nihayet 16 Nisan 1991'de Fransız üst mahkemesi (La Cour de Cassation) Prens Henri'yi açtığı bir "Asalet verme davası'nda haklı bularak tasarruf hakkının kendisine ait olduğunu onaylamıştı. Ortada ne Bizans Tahtı ve ne de Bizans olmasına rağmen Prens Henri Paleolog adında birinin olmayan bir tahtın, olmayan bir devletin ve olmayan bir ordunun başındaki gerçek bir İmparator olduğunu İtalya, Fransa, İngiltere, Amerika  ve Rusya'da mahkeme kararıyla onaylatabildiğine dikkat çeken Aytunç Altındal, bu durumun Türkiye için PKK’dan daha tehlikeli bir hal alacağını yazıyordu.

İmparator Tamam, Sarayı da Hazırlanıyor!
Aytunç Altındal’ın yazdıkları ışığında Fatih’te yaşananları değerlendirdiğimiz zaman yazılanların yabana atılacak şeyler olmadığını anlıyoruz. Kariye, Fethiye ve Zeyrek gibi camilerin müzeye çevrilmesi, Fener Balat’ın yeniden canlandırılması yanında dünyadaki tek Bizans Sarayı olarak da bilinen İstanbul Edirnekapı’daki Tekfur Sarayı’nın restore ediliyor olması dikkate değer gelişmeler. Edirnekapı ile Eğrikapı'nın arasında, yıkılmayıp da kalan surların dibindeki duvar kalıntılarından bir saray ortaya çıkarma gayreti başka nasıl değerlendirilmeli ki!

İmparator VIII. Mihael Paleologos 'un oğlu II. Anronikos Paleologos döneminde, 13. yüzyılın sonu ile 14. yüzyılın başında yapıldığı sanılan Tekfur Sarayı, Osmanlı döneminde farklı amaçlar için kullanılmış. 1864’te büyük bir yangın geçiren yapı, üç katta dört duvar olarak bugüne gelmiş. Ancak İstanbul'un '2010 Yılı Avrupa Kültür Başkenti' adaylığı çerçevesinde projenin tekrar gündeme alındığı ve gereğinin yapılmaya başlandığı anlaşılıyor. Çevresinde arkeolojik kazı yapılması ve bölgedeki diğer kültür unsurlarıyla ortaya çıkarılması hedeflenen restorasyonun 2010’a yetiştirilmesi öngörülüyor. Bizans eserlerinin  turizme kazandırılmasıyla turizm gelirlerinin önemli oranda artacağının hesaplanmasına karşın Aytunç Altındal aynı kanaatte değil. Restorasyonların ticari olmaktan öte siyasi bir amaç taşıdığını belirten Altındal, şöyle devam ediyor, “Patrikhane, ne kadar tersini iddia etse ve Türkiye’deki bazı aklıevvel ‘İnternet Münevverleri’ bu yalanı gerçekleşmiş gibi yutturmaya çalışsalar da Patrikhane’nin ‘Devlet içinde Devlet’ olmak istediği kesindir. 1923’de Lozan Anlaşması imzalanmadan hemen önce Milletler Cemiyeti’ne RESMEN başvuruda bulunmuşlar ve ‘Devlet içinde Devlet’ olarak bütün dünyada tanınmak istediklerini bildirmişlerdi (Bu belge arşivimdedir, sırası gelince yayınlayacağım). Restorasyonlar ‘Kültürel’ amaçlı olduğu sürece yararlıdır, ama siyasi olduğu takdirde çok tehlikelidir. Türkiye’deki kilise restorasyonlarının ‘Siyasi’ olduğu kanısındayım, çünkü yurtdışındaki atayadigarı camiler bir bir yok edilirken Türkiye’de kiliselerin hem de cemaati sıfır olanların restore edilmesi siyasi değildir ne nedir?”

ABD Lozan’ı Tanımamıştı Zaten
Haliç’ten Deniz Kuvvetlerini çıkartıldığını kaydeden Aytunç Altındal, Fener Rum Patrikhanesi’nin karşısına tekabül eden alana yönelik HaliçPort projesinin düşünüldüğünü ve bununla Patrikhane’ye toprak kazandırmanın hedeflendiği belirterek, “Muhtemelen Türk ve Müslümanların bu bölgeye girmeleri de izne tabi olacaktır” uyarısında bulundu. Eylül ayında ülkemizi ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanlığı’nın siyasi işlerden sorumlu müsteşarı Nicholas Burns’un daha gelmeden azınlıklarla ilgili yaptığı açıklamalar büyük tepki çekmişti. Patrikhane’yi ziyaret eden ve Karaköy’de bazı kesimlerle gizli görüşmeler yapan Burns’un neyi hedeflediğini sorduğumuzda Altındal şu cevabı verdi, “Anlaşıldığı kadarıyla TSK’ya düşman olan sözde sivil toplum örgütü diye bilinen paravan örgütlere ‘ABD ve CIA sizin yanınızdadır, korkmayın’ mesajını vermek, PKK’ya zaman kazandırmak ve Türk-İran ilişkilerini sabote etmektir.” Yeni anayasada Azınlık Hakları’nın ‘İmtiyaz’ haline getirilmeye çalışıldığına yönelik bir izlenim edindiğini ifade eden Altındal, Lozan anlaşmasının kazanımlarını kaybetmemek için anayasa çalışmalarında özellikle vakıflar konusuna çok dikkat etmek gerektiğini vurguladı.
ABD’nin Lozan anlaşmasına imza koymamasının başta Irak’ın kuzeyi olmak üzere Türkiye’nin geleceği için büyük bir tehdit olduğunu kaydeden Aytunç Altındal, “ABD, Lozan’ı tanımadığı için Türkiye’nin Güneydoğu ve Ermenistan sınırlarını da kabul etmiyor. Bu bakımdan çok büyük bir tehdit oluşturuyor” açıklamasını yaptı.

Kiliseler ve AB Ayasofya’yı İstiyor
4-8 Eylül 2007'de Romanya'nın Sibiu kentinde Avrupa Birliği ülkelerindeki tüm Kiliselerin temsilcileri 3. kez bir araya geldiler. Katolik, Protestan ve Ortodoks Kiliselerini temsilen 2000 delegenin katıldığı tahmin edilen bu çok önemli toplantıda Fener Patrikhanesi de üst düzeyde temsil edildi. Patrikhanenin delegeleri Türkiye'de Yargıtay'ın aldığı, “Patrik Ekumenik Değildir ve Olamaz” şeklindeki kararı eleştirerek böylesine uluslararası toplantıda Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm Kiliseler tarafından kınanmasını sağladı.  Burada hangi kararların aldığını ve bu kararların Türkiye’yi nasıl etkileyeceğini Aytunç Altındal şöyle açıkladı; “Ekim ayında yayınlanacak olan AB’nin ‘İlerleme Raporu’nun Din ve Azınlıklar bölümünde Sibiu’da yapılan toplantıda alınan kararlara yer verilecektir. Bu karardan ikisi, 1- Ayasofya’nın Ortodoks ibadete açılması, 2- Patrik’in Ekümenliğinin T.C. devleti tarafından tanınmasıdır.”

Kasr-ı Arifan Dergisi
Haberi dergiden okumak için tıklayın...



 YORUMLAR
müjdat/kütahya / 4/15/2008 4:30:37 PM
iz dalarken hulyaya, garp coktan sinsi planlarını ortaya koyup uygulamaya gecti bile, bunu bizler gibi vatanperver, devletimizin gelecegini dusunen, bu gemi yok edilirse, içindeki, tayfasi ile, kumandanı ile, yolcu su ile herkezin batacagi inancımız ve gorebildigimiz gerceklerle artık diyoruz ki..aziz TURK MILLETI UYAN!!!




müjdat/kütahya / 4/15/2008 4:30:37 PM
iz dalarken hulyaya, garp coktan sinsi planlarını ortaya koyup uygulamaya gecti bile, bunu bizler gibi vatanperver, devletimizin gelecegini dusunen, bu gemi yok edilirse, içindeki, tayfasi ile, kumandanı ile, yolcu su ile herkezin batacagi inancımız ve gorebildigimiz gerceklerle artık diyoruz ki..aziz TURK MILLETI UYAN!!!




Rüstem / 2/20/2008 12:17:29 AM
vet Erdinç bey in yazısına katılıyorum


ERDİNC / 11/24/2007 12:29:23 PM
abi buna elimizde miydi diye soranlar da haksız değil aslında.İstanbul artık bir İslam şehri değildir.Aslında arafta da değildir bir hıristiyan şehridir.Zira Başkent dahi ilan edebilecek gücümüz olmadığı gibi,Ayasofyayı cami olarak kullanacak gücümüz de yok.Dolayısıyla batı bu durumumuza bir resmiyet kazandırmak amiyane tabiriyle "adını koymak" için hükmi işgalleri altındaki istanbul için devlete kabul ettirdikleri ekümenikliğin yanı sıra,Ayasofyayıda klise olarak kabul ettireceklerdir.Devletin pek karşı çıktığı yok zira kurumları,belediyesi şıkır şıkır hristiyan eserlerini ve ekümenin devletin altyapısını hazır etmekte vergilerimizle.Sorun halkın tepkisini nasıl kanalize edip yok edebiliriz de yumuşak bir geçişle Ekümeniklik ve Ayasofyayı ilhak edebiliriz.Kansız bir işgal ve idare.Fevkalade plan işliyor ve kesinlikle gerçekleşecektir.Buna şimdi bir sürü itiraz gelecektir.Ancak itiraz edenler bir yere yazsınlar ve 3 ayda bir kontrol etsinler o yazdıkları itirazları ve realiteyi.2010 a şurada 2 sene kaldı sayılır.2 sene sonra İstanbul resmi olarak ta elden çıkmış olacak bu planla.Buna karşı tepki filan vermek de herhalde akp lilere yakışmaz.Onlar şöyle de düşünebilir; olsun ne var Ayasofyanın Hristiyan ibadetine açılmasında hiç olmazsa müzelikten kurtuldu.Sanmıyorum biz niye o mübarek yer de ibadet edemiyoruz diye soran olacağını.


ali / 11/22/2007 4:56:13 AM
atının hiç bir zaman asil bir zafer kazandığı görülmemiştir türklere karşı.her zazman sinsi planlar,masa oyunları,kahbelikle bişeyler almışlardır türklerde sinsilik ve kahbelikte üstlerine yoktur.şuanda devletin önemli Organlarını elegeçirdikleri veya bi şekilde her dediklerini yaptırabilecekleri bir ortam var,vayaş yavaşta yapıyorlar her istediklerini ama birden değil! insanımızı alıştıra alıştıra,dün pkklıyım demekten dahi utanan sampatizanlar vardı dedikleri zaman büyük tepki çekerlerdi halktan ama bugün halk sempatizanları aynen siyasi bir partinin destekcisi gibi görüyor aponun posterini açında garipsemiyor tepki vermiyor.neden? alıştı artık.bizim milletimiz dünden daha uygar değil ama dünden daha vurdum duymaz daha uyuşuk.herşeyi akpye bağlayanlar yanılıyorlar akpninde devletinde halkında içinde satılmışlar,alışmışlar olduğu sürece.bu iş imparatorluk kurmaya ve akabinde kurtuluş savaşı vermeye kadar gider ancak o savaşı onlar kurunca imp. veririzde ondan!!!


nail oner / 11/19/2007 5:16:00 PM
azar dusunceleri dogrultusunda kara bir tablo cizmis dusuncesindeyim, fikirleri cercevesinde hakliligini savunuyor. avrupadaki camilerin yikildigini soyluyor! neden islam birliginde birtakim kararlar alinin camiler `tarihte kim yapti ise` korumaya alinim orarilmiyor? islam birligi bir araya galip en azindan islamin yuceligi musluman kardesligi icin bir ornek sergilemiyor? musluman muslumani begenmezken dusman ettirilmeye calisiliyoruz¬ asil bu oyuna gelmemek gerekir dusuncesindeyim. kiliseler birligi toplanim kararlar aliyorlarmis! alirlar cunku ekonomik girdilerini bir sekilde degerlendirmeleri gerekiyor. ama su var yeni bir kilise insa ediliyormu dunyada? yok zannediyorum! cunku hiristiyan alemi kiliseye gitmiyor artik! ancak evlenmek icin gidenleri filmlerde goruyoruz. ne kadar islam yozlastirilmaya calisilsada camii yapimlari musluman ulkelerde oldugu gibi diger ulkelerdede yapiliyor. bugun ingiltere musluman ulkelerden multeci kabul ediyorlar ve onlara ibadethanesini yapmalari icin destek cikiyor, bunu gozumle gordum ingilterede. bugun turkiyede turban tartismalari yapilirken ingilterednin en populer alisveris firmasi BOOTS turbanli resimlerle boy-boy reklam yapiyor, ama turkiyede olsa cingar cikar herhalde! birde filmlerde ve dizilerde namaz sahnelerinden hem kacinilir hemde usule uygun olmayan sekilde gosterilir ama gecen gordugum bir disi parkistan konulu dizide aile icinde buyuk onde ailece namaz kilma sahnesi vardiki gibta etmemek elde degil.

herhangi bir tarihi eserin geridonusumu gerekir bu hangi dine ait olurda olsun! bahsi gecen sarayin onarilmasi ve orada tarihin yasanmasi bence kotu birsey degildir ama onun yani basindaki camiininde tekkeninde cesmeninde ayni hassasiyetle restora edilmesi gerekirki oradaki hiristiyan aleminden sonra yillarca islam alemininde varlik surdugu gorulsun. anadoluda yuzlerce tarih var bunlarda ortaliga cikarilip yasatilsin


selcuk koc / 11/16/2007 12:49:52 PM
unlarin yaptigi gole maya calmak,korkmayin arkadaslar bir tugla bile alamazlar...


nur doğan / 11/15/2007 1:56:03 PM
stanbul'u niçin Avrupa Kültür başkenti yapmak istiyorlar ?


Muzaffer Alev / 11/13/2007 8:06:10 PM
vrupalilar 1884 te aldiklari bir kararla Avrupaya Türkiyeli imamlar getiriyorlar. Camiler actiriyorlar. Bizimkilere hileli olarak islamiyetin cocuklara ögretilmesini yasak ettiriyorlar! Türkiyeli cocuklari salak, manyak ve geri zekali harlem zencisi yapiyorlar.

Türkiyede zircahil yaptiklari anne ve babalari kocaman camimiz var diye sevindiriyorlar!

Camilerde kütüphane kurup evlere islami ve ahlakî; kitap, cocuk kitaplari, filmler, Cd ler, Dvd ler, kasetler ödünc verilmesi yasaktir. Türkiyede serbest midir?

Türkiyeli Müslümanlarin durumu Avrupada cok kötüdür!

Hemen uyanmaliyiz. Biz salak degiliz, gavur olmiyacagiz deyip careler aramaliyiz! Unutmayiniz, hep beraber batiyoruz! Hep beraber ayaga kalkmak icin Allahin ipine sarilmamiz gerekiyor! UYANMAMIZ GEREKIYOR. Birbirimizi Allah icin sevmemiz ve yardimlasmamiz gerekiyor. www.esir.webbyen.dk Muzaffer Alev...


ALİ KESKİN / 11/12/2007 9:25:50 PM
ŞUNU ALACAK ,O BUNU ALACAK.ÇOOOOOOK ZOR.GELSİN ALSINLARDA GÖRELİM.BIRAKIN MİLLETE KORKU POMPALAMAYI.ŞÖYLE BİR ANADOLUYA BAKIN HER TARAF ESKİ ROMA ,BİZANS ,HIRISTİYANLARA AİT ESERLERLE DOLU .MERAK ETMEYİN BİR ŞEY ALINACAKSA BİZ ALIRIZ. OKADAR CİDDİ İSENİZ HAÇ İŞARETİ TAŞIYAN LACETTİNİN REKLAMINI YUKARDAN KALDIRIN GİTSİN.


beklenen / 11/10/2007 3:18:09 PM
ok istiyorlarsa yıkık tuğlalarında bir kaç tane hatıra diye veririz.

kanla alına kanla verilir. sıkıyorsa gelsinler


yakup / 11/12/2007 2:28:08 PM
h İstanbul ah bilirim matemlisin bilirim kızgınsın bize Bilmem ki arınırmıyız bu günahtan döksen bizi marmaraya karedenize.Ne bunca imparatorluklar nede muharebeler yordu seni korudun korundun düşmandan yıllarca lakin dost bildiğin can bildiğin vurdu seni

ah istenbul ah yüzüne bakacak yüzümüz kalmadı,bırak bırak bari ismini doya doya analım

Bundan böyle sen bize yan bizde sana yanalım....


ERDİNC / 11/10/2007 2:13:16 PM
enim anlamadığım bu işler müslümanlığına toz kondrtmayan belediyeler işbaşındayken uygulanıyor olması. Kimse de gidip sormuyor mu bunlara; "nedir bu planlar,yptığınız projelerin bu işe hizmet etmiyor mu,hesabını verebiliyormusun" diye.. Sn. Oktan Keleş bu konularla ilgili genel projelerden bahsediyor, ancak özel de ve detayda da bu kısa vadede neler yapılmasının planlandığını ve buna karşı bir önlem alınıp alınamadığını değerlendirmesini bekleriz doğrusu kendisinden.




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Dudayev'i Nasıl Öldürdüler?
  İsmet Özel'den Tartışılacak Sözler
  Rusya Niye Kosova’nın Bağımsızlığına Karşı?
  İHH Kosova Raporu
  Türkiye Osmanlı’ya Dönecek !
  Anadolu 15 Bin Yıllık Türk Yurdu
  Özal Yeni Türk Devleti Kuracaktı
  Edip Başer: ABD ve İsrail Toprak İstiyor
  Osmanlı Kışlası Otopark Oldu
  Azeri RTÜK'ü Türkçe'yi yasakladı

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




Subscribe to Netpano
'Her gün bir bilgi servisi' okurlarımızdan ilgi görmeye devam ediyor. Bilgilerini paylaşan okurlarımız gözden kaçan ilginç bilgilere grubumuza atarak bizler ile paylaşmaya devam ediyor.Türkiye'de ve Dünyada meydana gelen olayların bildiğimiz gibi gelişmediğini söyleyen bizler; sizlerinde tartışıp bilgilerinizi aktarmanızı istiyoruz. Yapmanız gereken tek şey yahoo grubumuza üye olmak.

 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi