netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
6 July 2008 Sunday

Yazarlar

Dedekorkut Evliyaoğlu
ORGENERAL İLKER BAŞBUĞ VE YAŞAR BÜYÜKANIT PAŞA'YA BAŞBAĞLAR KATLİAMI HUSUSUNDA ARZ

Zübeyir Somuncu
ASKERİ LOJMANDA ORGENERALE POLİS GÖZALTISININ VERDİĞİ MESAJ

Erol DERMAN
DEPREM SİLAHI İSTANBUL'DA DENENİR Mİ?

Hakan Yılmaz Çebi
ABD-İSRAİL ŞEYTANİ İTTİFAKI TÜRKİYE’YE DEPREMLE GİRECEK!..

Ali Ural
RESİMSİZ,CİSİMSİZ ÜNVANSIZ

Kemal Çiftçi
BU DÜNYADAN BİR ÖZEMRE GÖÇTÜ

Fahri Sarrafoğlu
KOKAİN SATIN ALMAK MI DAHA KOLAY FİLM İZLEMEK Mİ?

Oktan Keles
TÜRK MİLLETİNE OYNANAN BÜYÜK OYUN

Ali Ural
DEMİRLEYECEĞİM YER BURASI DEĞİL

Ali Ural
ECELİ GÖSTERMEYEN HARİTA

Zübeyir Somuncu
AVRUPA BİRLİĞİ KENE FONU AMERİKA KENE ENSTİTÜSÜ

Zübeyir Somuncu
ZEYNO BARAN YAZISI HUDSON INSTITUTE EGEMEN BAĞIŞ`IN AÇIKLAMASI

 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:Star Gazetesi  
netapno.com  -  - Monday, November 26, 2007 - 00:00:00  
Eski MİT'çi Devleti Nasıl Kandırmış?

MİT'çi Mete Bey de Meclisi Kandırmış

Tam 10

yıl önce TBMM Susurluk Komisyonu, ifadesine başvurmak için MİT

görevlisi Mete Günyol’u davet etti. Günyol, 1965-1986 arasında MİT’in

İstanbul Bölge ve Dış İstihbarat Başkanlığı’nda aktif olarak çalışmış

devlet görevlisiydi.

O tarihte hakkındaki iddia şuydu: Abdullah Çatlı’yı ASALA eylemlerinde kullanmak üzere yurtdışına gönderen ‘Mete Bey’ kod adlı MİT görevlisi.

Çatlı’nın eşi Meral Hanım’ın 22 Ocak 1997 günü Susurluk Komisyonu’na

verdiği ifade, bu şahıs üzerindeki şüpheleri arttırmıştı.

Meral Çatlı şöyle demişti: ‘Bize

Fransa’da Mete Ağabey denilen kişi yardım ediyordu. Bir haftalığına

Türkiye’ye geldiğimde de yardımcı oldu. Eşimle birlikte yurda dönünce

yine Mete ağabey bize ev temin etti, yurt dışına sahte pasaport ile

çıkmıştım. Bu pasaport ile İstanbul’dan uçağa bindirilip Viyana’ya

gittim. Mete Ağabey denilen kişinin konuşma ve tavırlarından asker

olduğunu düşünüyorum.’

Ve Günyol, 2 Mart 1997 günü Meclise geldi ve şöyle dedi: ‘Ben

devletin bazı kişileri ASALA veya PKK’ya karşı kullandığını bilmiyorum.

MİT, Abdullah Çatlı gibi insanları operasyonlarda kullanmaz. Abdullah

Çatlı, Oral Çelik gibi kişileri tanımam.’

Komisyon Başkanı Mehmet Elkatmış ve üye Fikri Sağlar ısrar ediyor: ‘Mete Bey’ kod adı ile Çatlı’yı yurt dışına çıkaran, pasaport temin eden siz misiniz?’ Mete Günyol’un cevabı: ‘Mete Bey’i tanımam.’

Yani o zaman, ‘O Mete Bey, ben değilim’ diyor. Ya şimdi?

Ercan Çitlioğlu’nun ‘Ölümcül Tahteravalli’ kitabı için konuşan Mete Günyol, 10 yıl sonra bakın ne diyor: ‘Viyana’da

bir kahvehanede buluşarak konuştuk. Bize çevreyi bilen, devletle

ilişkili olmayan, rahat hareket edebilecek, ülkesine bağlı, çıkarlarını

düşünmeyen, ketum insanlar gerekiyordu. Çatlı’nın geçmişini ve

dosyasını biliyorduk. Daha ziyade istihbari ve lojistik anlamda görev

teklif ettim. Kabul etti.’

Daha sonra? Mete Bey devam ediyor: ‘Fransa’ya

yerleşmesini sağladık. Kontrolümüzde iken hiçbir yanlışını görmedim.

Görevi bittikten sonra da bir kez görüştüm. Benim gerçek kimliğimi

hiçbir zaman bilmedi. Bana ‘Albayım’ derdi, çünkü beni askerlikten

ayrılmış sanıyordu.’

23 yıl aktif istihbarat elemanı olarak

çalıştıktan sonra MİT İstanbul Bölge Başkanlığı’ndan emekli olan Nuri

Gündeş de Susurluk Komisyonu’nda ASALA’yı kendi iç çekişmesinin

bitirdiğini açıklamış, Can Dündar’ın NTV’de sunduğu programda derin

devlet tartışılırken ASALA’yı kendilerinin bitirdiğini söylemişti.

Cevabını aradığım soru şu: Görevdeyken her türlü yalan mubah ise yapılan resmi açıklamalara nasıl inanacağız?


PKK ve Hizbullah itirafı ne zaman gelecek?


Emekli

MİT görevlilerinin bu itiraflarına bakıp da sanmayın ki, sadece Ülkücü

gençlik kullanıldı. Yakın tarihimiz PKK ve Hizbullah açısından objektif

bir gözle irdelendiğinde daha neler görürüz neler...

O

nedenle, AK Parti Diyarbakır eski Milletvekili Cavit Torun’un Eve Dönüş

Kanun Tasarısı görüşülürken 23 Temmuz 2003 günü şahsı adına Meclis

Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayı çok önemsemişimdir.

Torun, 12 Eylül sonrası Diyarbakır Askeri Mahkemesi’nde görülen PKK davasını anlatırken şu yorumu yapıyor: ‘O

günün sanıklarının eylemleri devlete yönelik değildi. İzledikleri

strateji, önce diğer Kürt örgütlerini enterne etmekti. Zaten, bir iki

yıl içerisindeki çatışmalar sonrasında Rizgari, Ala Rizgari, Kawa,

Denge Kawa, Tekoşin, DDKD, DHKD gibi örgütler birer birer ortadan

kalktılar.’

Nasıl oldu da bu Kürt örgütleri bir anda PKK

karşısında yok olup gittiler? Oysa o güne kadar PKK’nın hiçbir varlık

gücü yoktu. Torun şöyle devam ediyor: ‘Bu örgütler, başlangıçta PKK’yı, Kürt hareketini sabote etmek amacıyla kurulmuş derin bir kuruluş olarak değerlendirmişlerdi.’
Sonra şu ilginç iddiayı meclis gündemine taşıyor: ‘Abdullah

Öcalan’ın eşi Kesire’nin bir MİT ajanının kızı olması bu iddianın

delili olarak gösteriliyor, hatta, Kesire’nin doğum yapmak için

Bekaa’dan alınarak Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesine

getirilmesi iddialara değişik bir anlam katıyordu.’
Diğer örgütler bir bir ortadan kaldırılırken PKK hortlamıştı. Kimileri için artık ‘kontrolsüz güç’tü.

Bu kez sahneye Hizbullah çıktı. Torun: ‘Cami

önlerinde sakallı kişiler tarafından bantlar çalınmaya başlandı.

‘Marksist-Leninist felsefenin sahibi PKK, Kürt halkını dinsizleştirip,

vatansız bırakma mücadelesi veriyor’ diyen Hizbullah örgütü, savaş

kararı alıyordu.’

Sonra? Torun’a göre; Kızıltepe, Nusaybin,

Derik, Mardin, Diyarbakır, Çınar, Silvan, Batman ve Kurtalan çevresinde

PKK’lı bilinen kim varsa vurulmaya başlandı, failleri ise bir türlü

yakalanamadı. Diğer Kürt örgütleri karşısında PKK’yı palazlandıran

irade, PKK’ya karşı Hizbullah’ı sahaya sürmüştü.

Mahir Kaynak’ın ‘Devlet olan bitenden en geç bir yıl içinde haberdar olur, sonra olayların önüne geçer ve işi kontrol altına alır’ sözünü hatırlatan Torun, her şeyin derin devletin bilgisi dahilinde geliştiğini ima ediyor.

Bu konuda benim de ciddi şüphelerim var. Doğrusu merak ediyorum; ASALA itirafı tamam, PKK ve Hizbullah itirafı ne zaman gelecek?


Şamil Tayyar



 YORUMLAR
ömer faruk / 11/26/2007 11:11:10 PM
itenin jargonuna göre çok cesur bir yazı BENCE




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Asker Neyi Doğruladı Neyi Yalanladı
  'Düşman Değiliz Be Paşalar'
  Türk Milletine Oynanan Büyük Oyun
  Sayın Paşam Lütfen Sınırınızı Biliniz!
  Haysiyet Davası!
  ABD F-35'in Kaynak Kodlarını Niye Vermiyor ?
  Ekonomik Şok Testler Sessiz Silah
  Mustafa Özcan'ın 2008+15 Formülü
  Yargı Güvenilir Bir Kurum Mu?
  Bürokratik Devlet Amacına Ulaşıyor mu?

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




Subscribe to Netpano
'Her gün bir bilgi servisi' okurlarımızdan ilgi görmeye devam ediyor. Bilgilerini paylaşan okurlarımız gözden kaçan ilginç bilgilere grubumuza atarak bizler ile paylaşmaya devam ediyor.Türkiye'de ve Dünyada meydana gelen olayların bildiğimiz gibi gelişmediğini söyleyen bizler; sizlerinde tartışıp bilgilerinizi aktarmanızı istiyoruz. Yapmanız gereken tek şey yahoo grubumuza üye olmak.

 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi