Modern zamanların en çağdaş terör devleti İsrail, insanlığın gözlerinin içine baka baka yeryüzünün kalbi Filistin’de bir milleti “Siyonazist” soykırıma tabi tutuyor.
En büyük hapishane firarisi!
Dünyanın gözü önünde Gazze'de bir insanlık dramı yaşanıyor. İsrail ablukasında yaşayan Filistinli anneler, çocuklarının gıda ve ilaç gibi en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor. Batı yanlısı İslam ülkesi liderleri ve BM gibi kuruluşlar, ABD’nin yörüngesinde sessiz bekliyor. Filistinliler son bir can havliyle Mısır’daki açlık duvarını yıktı. Batı basını bile, açık hava hapishanesine benzettiği Gazze’den kaçan Filistinleri, yüzyılın en büyük hapishane firarisi olarak tanımlıyor.
Ümmet, tespih taneleri gibi
Tespih taneleri gibi darmadağın İslâm dünyası uluslararası bir etkinliğe sahip birlik oluşturamadığı için yaşanan trajediyi sadece seyrediyor. Sokaklara dökülen Müslümanlar, yöneticilerini Filistin için harekete geçirmeye uğraşıyor. Tek gıdası, öfke, intikam ve nefret olan Filistinli çocuklar, Siyonist zulme taş atarak karşı duruyor. Vandalist terör devleti İsrail’in suçuna daha fazla ortak olunmak istenmiyorsa, bölgeye en azından insani yardım örgütlerinin girişine izin verilmesi gerekiyor.
HABER ARAŞTIRMA
Dünyanın gözü önünde Filistin’in Gazze Şeridi’nde bir insanlık dramı yaşanıyor. Elektrik, akaryakıt, ilaç ve temel tüketim maddesi gibi en temel ihtiyaçları bile aylardır İsrail tarafından kesilen Filistinliler, ablukaya karşı tüm dünyadan medet bekliyor.
Birleşmiş Milletler (BM) bile zamanında müdahale edilemediği için hayatını kaybeden Filistinli hastaların öyküleri çıkıyor. Filistinliler son bir can havliyle Mısır’daki açlık duvarını yıktı ancak İsrail’in baskıları yüzünden Mısır tekrar sınırı kapattı. Batı basını bile, açık hava hapishanesine benzettiği Gazze’den kaçan Filistinleri, yüzyılın en büyük hapishane firarisi olarak tanımlıyor. Çünkü İsrail yönetimi tüm bir halkı cezalandırıyor.
Aylardır Gazze’de kuşatma altında yaşayan insanlara her türlü yardımı engelleyen İsrail, sokağa çıkan sivillere ateş açıp, evlere baskın yaparak insanları kurşunluyor, doğum yapan kadınların hastaneye götürülmesine bile izin vermiyor.
Kendi içine dönmüş, tespih taneleri gibi darmadağın iki milyarlık İslam dünyası ise uluslar arası bir etkinliğe sahip Birlik oluşturamadığı için yaşanan trajediyi sadece seyrediyor. Tek gıdası, öfke, intikam ve nefret olan Filistinli çocuklar ise kollarının yettiği kadar zulme taş atarak karşı duruyor. Gerçek bir barış isteniyorsa, İsrail'in en azından insani yardım örgütlerinin bölgeye giriş vermesi gerekiyor.
Gazze toplama kampı
İki milyon Filistinlinin en aşağılayıcı ve öldürücü şartlarda yaşamak zorunda bırakıldığı Gazze bir Açıkhava hapishanesini, toplama kampını andırıyor. Sınırları yüksek duvarlarla, tanklarla çevrilmiş, hava sahası kapatılmış, denizle bağlantısı kesilmiş, sadece nefes alma hakkı tanınmış olan Filistinliler, ölümle baş başa bırakılmışlıklarının çaresi olarak insanlığın ortak vicdanının harekete geçmesinden medet umuyor.
Aylardır, toplu linç girişimine maruz bırakılan Filistinliler, ekmek, su, ilaç, gıda, elektrik, akaryakıt gibi en zaruri ihtiyaçlardan bile mahrum. İsrail, işbirliği içinde olduğu Mahmud Abbas yönetimini ayakta tutmak adına ve Hamas'ı bitirmek için milyonlarca insanı soykırıma tabi tutuyor.
En vahşi terör devleti:İsrail
11 Eylül 2001 tarihinden itibaren ABD’ye yönelik saldırıyı kendi güvenliğini bahane ederek devlet terörü için kullanan Siyonist İsrail yönetiminin sadece son birkaç yıldır yaptığı katliamlar daha hafızalardan silinmedi. 67 yaşında, bütün vücudu felçli tekerlekli sandalyeye mahkum Şeyh Ahmed Yasin'i sabah namazından çıkarken parça parça eden İsrail, Beyt-i Hanun'da vurduğu bir apartmanda aynı aileden 13 kişiyi katletmiş, Cenin’e top mermileri ve tanklarla saldırarak yüzlerce Filistinliyi şehit etmişti.
Irak’tan Filistin’e destek
İsrail’in Filistin’deki zulümlerine karşı ortak açıklama yapan Irak'taki, Irak İslam Ordusu, Mücahid Ordusu, Ensar El Sünne, Irak'taki Hamas İslami Hareketi ve Irak Direnişi için İslami Cephe isimli 5 direnişçi grup, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek vermek amacıyla, Irak'taki Amerikan askerlerini hedef alan saldırıları artıracakları tehdidinde bulundu. 'Gazze'ye Yardım İçin Irak Direniş Kampanyası' imzasıyla yayınlanan açıklamada, ABD Başkanı George Bush ve İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Gazze'deki mevcut durumdan sorumlu tutularak 'savaş suçluları' olarak nitelendirildi. Açıklamada, dünyadaki tüm uluslara Gazze'deki masumların karşılaştığı adaletsizliğe son verilmesine yardım etmeleri istendi.
Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu: Canı tehlikede olana yardım farzdır!
Gazze ’deki insanlık dramı, İsrail vahşeti gözlerden kaçıyor. Bu vahşetin durdurulması ne Birleşmiş Milletler’e, ne küresel güçlere ne de Batı yanlısı İslam ülkeleri liderlerine bırakılamaz. Müslümanların canı tehlikede olan Müslümanlara yardım etmesi farzdır.
Gazze’deki insanlık dramı, İsrail vahşeti gözlerden kaçıyor. Bu vahşetin durdurulması ne Birleşmiş Milletler’e, ne küresel güçlere ne de İslam ülkeleri liderlerine bırakılamaz. İslam ülkelerinin Büyük Ortadoğu Projesi’ne bağlanması büyük bir bedbahtlıktır. Halkın sivil inisiyatifi ele alması, ümmetin kendisinin bir şeyler yapması alanlara inmesi gerekiyor. Cihad ve iyiliği emredip kötülükten sakındırmayı yeniden Müslümanlığımızın merkezine koymalıyız. Müslümanlar, birleşmeye adım atacak Müslümanca bir duruş sergilemelidir. Müslümanların canı tehlikede olan Müslümanlara yardım etmesi farzdır.
Gazeteci Hüsnü Mahalli: Asıl suç İslam ülkeleri liderlerinin!
İsrail , asla bir barış tavrı içerisinde olmayacak. Annapolis’ten hemen sonra saldırılar olacağını söylemiştik. Enerji kaynaklarını keserek 2 milyon Gazzeliyi toptan katletmeyi planlıyorlar. Gazze geceleri eksi 5 derece oluyor. Diyaliz, astım hastaları tedavi olamıyor. Birleşmiş Milletler bu katliamı kınamıyor bile… Filistin halkını toptan ortadan kaldırmadıkça Siyonistler rahat etmeyecekler. İşin üzücü tarafı Arap ve İslam ülkelerinin bu vahşete sessiz kalmasıdır. İsrail bundan cesaret alarak terör politikasını devam ettirecektir. Büyük suç aslında İslam ülkeleri liderlerinindir. İlişkilerin kesilmesi noktasında karar alsalar zaten bu zulüm biter.
HAMAS'tan İslâm Ümmetine Çağrı:
Sessizliğe son verin artık!
“Ey Filistin halkı, ey Araplar ve ey İslam ümmeti! Uzun yıllardan bugüne dek, halkımızın kanı Filistin toprağına şelale gibi akıyor. Bu katliam ABD başkanının işgal devletine gerçekleştirdiği ziyaretin hemen ardından gerçekleşti. Tüm İslâm ülkelerindeki yönetimleri ve toplumları Siyonist düşmanın bu tutumuna karşı tavır almaya ve sessizliklerini artık sona erdirmeye çağırıyoruz… ALLAHU EKBER VE LİLLAHİLHAMD!”
Meşal : İslâm ülkeleri ayağa kalkmalı!
“Arap ve İslam ülkelerinde Gazze’yi kuşatma altında boğmak isteyen İsrail’e karşı yapılan gösteriler devam etmelidir. Bizim her ne pahasına olursa olsun iktidar olmak gibi bir amacımız yok, yeter ki Filistin halkı özgürlüğüne kavuşsun, halkımız rahat etsin.
Bahreyn Ahbar el Haliç Gazetesi yazarı Seyid Zehra: Seslerini Yükseltmeyenler Utanmalı
“Herkes suskun ve bu terörü kabul etmiş durumda… Düşman binlerce Filistinliyi boğazlamaktan veya gücü yettiği kadar soykırım yapmaktan geri durmuyor. Arap liderlerin bugüne kadar aldığı tavır hepimiz için utanç verici.”
Gazze’de halkın Rafah sınır kapısına hücum etmesi, herhangi bir örgüt tarafından alınmış bir karar olmayıp, halkın kendi kararıdır. Gazze’yi akaryakıt ve elektriğe boğsalar da bu çözüm olmaz. Yapılması gereken kuşatmanın tamamen kaldırılmasıdır. Arap ve İslam ülkelerinde Gazze’yi kuşatma altında boğmak isteyen İsrail’e karşı yapılan gösteriler devam etmelidir. İşgalcilerin amacının yapılan zulüm ve haksızlıklara karşı halkın gösterdiği öfke ve tepkiyi yumuşatmaya çalışmak için sınırlı akaryakıt geçişine izin verdi. Zulüm bitene kadar Filistin direnmeye devam edecektir! Bizim her ne pahasına olursa olsun iktidar olmak gibi bir amacımız yok, yeter ki Filistin halkı özgürlüğüne kavuşsun, halkımız rahat etsin. Bizim stratejimiz, devletten önce kurtuluşu, iktidardan önce toprağı esas alma, Filistin halkının haklarına sıkı sıkıya bağlı kalma konusunda kararlılık, direnişin merkezi bir öneme sahip olması, halkın direnişi için gerekli olan altyapının sağlanması ve önce Filistinliler sonra da Arap ve Müslümanlar arasında birliği esas alan bir stratejidir.”
Gazze: Zamanımızın Auschwitz’i
1939 Eylül ayında Polonya’yı işgal etmesinden bir yıl sonra, 1940 yılında Nazi Güçleri 500.000 Yahudi’yi yüksek duvarlarla örülü Varşova Getto’suna gitmeye zorladı. Şimdi aynı şekilde İsrail, Gazze Şeridi’ne yaşayan bir buçuk milyon çaresiz Filistinliyi tıpkı Varşova Getto’sunda yaşanan şartlara benzer bir cehenneme çeviriyor. Gazze toplama kampı sadece duvarlarla örülmüş değil; aynı zamanda her türlü baskı yöntemine maruz kalıyor. Elektrikli duvarlar, önce vurup sonra soru soran tetikçi, mutlu Gestapo tipli Yahudi askerlerin bulunduğu gözetleme kuleleri bunlardan birkaçı. Bu askerler, çalışmak veya yiyecek aramak için İsrail’e girmeye çalışan ve Gazze dışına çıkmak isteyen herhangi bir Filistinli’yi ateş açarak öldürebiliyor. Bu soykırım düzeni neticesinde binlerce Gazzeli vatandaş anemiden kaynaklanan hastalıklar ve kötü beslenme nedeniyle hayatını kaybediyor. Bunların dışında bir çok çocuk da çoğunluğunu ekmek ve çayın oluşturduğu tamamen yetersiz yiyecekle hayatta kalmaya çalışıyor…
Halid Amayire (Filistin Enformasyon Merkezi)
Müslümanlar, yöneticilerine seslendi!
Bahreyn: Petrolden pay verilsin!
Bayreyn’de insanlar Gazzeli kardeşlerine destek için sokaklara çıktı. Milli Demokratik Eylem Cephesi Örgütü Başkanı İbrahim eş-Şerif de, Arap yönetimlerine Filistin halkının yanında yer alma ve petrol gelirlerinden bir kısmını Filistin halkına ayırma çağrısında bulundu.
Katar: Acil yardım kampanyası!
Katar’da Cuma namazının ardından düzenlenen gösterilerde İsrail işgal yönetiminin Gazze’ye uyguladığı abluka protesto edildi. Katarlılar kuşatma altındaki Filistinlilerin içinde bulundukları kötü koşulları biraz olsun hafifletmek için acil yardım kampanyası düzenliyor.
Yemen’den Gazze’ye destek
Arap ülkelerinin resmi siyasetlerini ve İsrail işgal güçleriyle işbirliğini lanetleyen Yemenlilerin gösteriler sırasında taşıdıkları “Arapların petrolü İsrail’e giderken Gazzelilerin bundan mahrum olması utançtır.” yazılı bir pankart dikkat çekti.
Ürdünlüler Gazze için bağış topluyor
On binlerce Ürdünlü, Gazze’nin büyük bir hapishaneye dönüştürülmesini protesto ederek Arap yönetimlerini kuşatmanın kaldırılması için harekete geçmeye çağırdı.