netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
6 July 2008 Sunday

Yazarlar

Dedekorkut Evliyaoğlu
ORGENERAL İLKER BAŞBUĞ VE YAŞAR BÜYÜKANIT PAŞA'YA BAŞBAĞLAR KATLİAMI HUSUSUNDA ARZ

Zübeyir Somuncu
ASKERİ LOJMANDA ORGENERALE POLİS GÖZALTISININ VERDİĞİ MESAJ

Erol DERMAN
DEPREM SİLAHI İSTANBUL'DA DENENİR Mİ?

Hakan Yılmaz Çebi
ABD-İSRAİL ŞEYTANİ İTTİFAKI TÜRKİYE’YE DEPREMLE GİRECEK!..

Ali Ural
RESİMSİZ,CİSİMSİZ ÜNVANSIZ

Kemal Çiftçi
BU DÜNYADAN BİR ÖZEMRE GÖÇTÜ

Fahri Sarrafoğlu
KOKAİN SATIN ALMAK MI DAHA KOLAY FİLM İZLEMEK Mİ?

Oktan Keles
TÜRK MİLLETİNE OYNANAN BÜYÜK OYUN

Ali Ural
DEMİRLEYECEĞİM YER BURASI DEĞİL

Ali Ural
ECELİ GÖSTERMEYEN HARİTA

Zübeyir Somuncu
AVRUPA BİRLİĞİ KENE FONU AMERİKA KENE ENSTİTÜSÜ

Zübeyir Somuncu
ZEYNO BARAN YAZISI HUDSON INSTITUTE EGEMEN BAĞIŞ`IN AÇIKLAMASI

 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:YeniŞafak Gazetesi  
netapno.com  -  - Wednesday, March 26, 2008 - 00:00:00  
İstanbul´da Baronlar Toplantısı mı Yapıldı?

 Afganistan konusunda tam mutabakat ama asker gönderilmeyecek. PKK´ya karşı işbirliği aynen devam edecek. Ve haberlerin sonunda; “Cheney Türkiye´den hayal kırıklığı içinde ayrıldı, istediklerini alamadı” notu dikkat çekici. Zaten S. Arabistan da İran´a karşı destek alamamıştı!

     Önce Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt´ın açıklamasına dikkat çekelim: İlk açıklamasında “Afganistan´a bir tane bile Türk askeri gönderilmeyecek” demişti. Cheney´nin bölgede turladığı günlerde bu sözünün arkasında olduğunu bir kez daha söyledi. ABD Başkan Yardımcısı Ankara´da iken, hassasiyet gösterip ABD Büyükelçiliği´nde görüşmedi ancak “Afganistan´a asker göndermek TSK´nın değil devletin kararı” dedi. Biraz kafamız karıştı.

     Tam mutabakat ile asker göndermeme arasındaki belirsizliği henüz bilemiyoruz. Merak da ediyoruz. Ancak şu an beni ilgilendiren konular sadece bunlar değil. Görüşmelerin neden bu kadar sessiz geçtiği dikkatimi çekiyor. Mesela Başkan yardımcısı Ankara´daki bilinen görüşmelerinin dışında kimlerle görüştü? Ankara´dan İstanbul´a sadece turistik ziyaret, tarihi mekanları görmek için mi geldi?

     “Cheney, İstanbul´da kimlerle görüştü” sorusunun cevabı belki de bu ziyaretin en merak edilen konusu. Siyasi görüşmelerin dışında hangi çevrelerle bir araya geldi ve neler konuşuldu? Buralarda, “Filistin barışı”nı konuşacak halleri olmadığına göre, Türk siyasi hayatını etkileyecek müzakereler olmuş olabilir mi? Yazıyı yazmadan önce sadece benim değil, başkalarının da bu sorunun cevabını merak ettiğini gördüm.

     Benimki sadece bir merak. Cheney´nin temsilcilerinden biri olduğu o ideolojik kadronun Türkiye´ye bakışını az çok biliyoruz. “Yeni yetme aydınlar”ıyla birkaç yıldır bazı gazete ve dergilerde ne ağır ithamlarda bulunduklarını da biliyoruz. O zaman bu ziyareti sadece Ankara´daki görüşmeler ve sadece medyaya sızan bilgilerle algılamak bana pek yeterli gelmiyor. Öyle olsaydı ziyaretin hiçbir önemi olmazdı. Ortadoğu´daki turlarından yorulduğu için bu ülkeye nefes almak için, nezaket ziyareti için gelmiş olurdu. Ya da İstanbul´a karısına halı almak için geldiğini düşünürdük.

     Özellikle 2002 yılındaki ziyaretinden sonra bölgemizde bir ülkenin işgal edildiğini, Türkiye´de siyasi tansiyonun yükseldiğini hatırlayınca bu kadar saf olmamak gerektiğini düşünmemek elde değil.

     İstanbul gündemi sır gibi saklanan, resmini dahi çekme imkanı bulunamayan Cheney kadar kızı Elizabeth Cheney´nin temasları da soru işaretleriyle dolu. Ankara´da ne tür temaslarda bulunduğu, İstanbul´da kimlerle görüştüğü önemli. Çünkü o babası´nın kızı ve Ortadoğu´daki ABD stratejilerinin belirgin figürlerinden biri.

     2002´de bu köşede onunla ilgili şu notu aktarmıştım: “ABD ve İsrail´in ´Filistin´i yeniden yapılandırma planı´ Ortadoğu projesinin ilk aşaması. Elizabeth Cheney´nin de içinde bulunduğu bir ekip, gelecekte Filistin´in kimlerin yöneteceğini belirlemek için çalışıyor. ABD ve İsrail´e yakın olmayan hiç kimse yönetimde yer alamayacak. Bütün adaylar Cheney´nin kızının da içinde bulunduğu komisyonun onayını almak zorunda.” Öyle de oldu. Bu projenin uygulanması için Şeyh Ahmed Yasin´in füzelerle parçalanması, Arafat´ın zehirlenmesi, Filistin´in iç savaşa sürüklenmesi gerekti.

     2005 yılında ABD Dışişleri´nde Ortadoğu bölümünün iki numaralı ismi oldu. O tarihteki notum şu oldu: “ABD´nin ve Batı´nın yaşadığımız bölgeye yönelik tasarrufları güvenlik boyutunu aştı. Teolojik bir tartışma/müdahale söz konusu. Batı, İslam dünyasına yeni bir medeniyet projesi dayatıyor. Büyük Ortadoğu Projesi´nin Koordinatörü olan Elizabeth Cheney, aslında bu yeni medeniyet tasarımının sözcülüğünü yapıyor. Filistin´de rejim değişikliği projesinin merkezinde o vardı. Irak işgalinden hemen önce sahnede yine o oldu. Suriye´ye yönelik müdahale senaryolarının merkezinde de o var. Ama asıl görevi, güvenlik kuruluşlarından sivil toplum örgütlerine, ´think-tank´lerden ABD´nin uluslararası ´yardım´ organizasyonlarına, demokrasi projelerinden “İslam´ın reforme edilmesi”ne yönelik çalışmaları koordine etmek.”

     Elizabeth, bölgedeki rejim değişikliklerinin koordinatörlüğünü yapıyordu. Suriye muhalefetini bile bir araya toplamayı başardı. İşgalden önce Bağdat yönetimiyle pazarlıkları yürütenler arasında o vardı. Ne acıdır ki, o Ürdün´de bu pazarlıkları yaparken Türk medyası Elizabeth´in savaşı önlemek, canlı kalkan olmak için bölgeye gittiğini yazabiliyordu.

     Babasının görüşmeleri, İstanbul´daki programı ne kadar önemliyse, onun görüşmeleri de işte bu yüzden o kadar önemli.

     “Nerde bu adam, kızı nerde?” sorularını sormak ve cevabını aramak önümüzü görebilmek için zorunlu. Bundan sonra iç politikada olabilecekleri dikkatle izleyeceğiz. Ankara´daki görüşmeleri değil, İstanbul´daki trafiği merak ediyoruz…



 YORUMLAR
mert / 4/13/2008 2:18:11 PM
Oncelikle yazinin yaninda koydugunuz haritaya bakin, Turkiye yi bolmussunuz. Turkiye yi bolemezsiniz, akliniza estikce haritada yap boz yapamazsiniz, ozellikle Turkiye haritasinda.

Yazinizin yanindaki haritayi kaldirmalisiniz.


Batuhan / 3/28/2008 1:12:50 PM
yi de kardeşim haber var içinde bilgi yok. İzle gör diyorsun başka da bişey demiyorsun. Amerikada ki birkaç basından çeviri yapmışsın başkada bişey yok. Yani senin bildiğin birkaç çeviriden öte değil. İddia edilenler zaten amerikan basınında yıllardır ortalıklarda dolaşıyor. Ondan sonra istihbarat topluyoz diye dolaşırsınız. Masonluk, Kabbala, Tapınakçılar gibi olguları inan şu türkiyede sadece çevirilere dayanarak bilgi veriliyor. Hem müslüman hemde türk olarak utanıyorum ki bu ülkede istihbarat sıfır




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Asker Neyi Doğruladı Neyi Yalanladı
  'Düşman Değiliz Be Paşalar'
  Türk Milletine Oynanan Büyük Oyun
  Sayın Paşam Lütfen Sınırınızı Biliniz!
  Haysiyet Davası!
  ABD F-35'in Kaynak Kodlarını Niye Vermiyor ?
  Ekonomik Şok Testler Sessiz Silah
  Mustafa Özcan'ın 2008+15 Formülü
  Yargı Güvenilir Bir Kurum Mu?
  Bürokratik Devlet Amacına Ulaşıyor mu?

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




Subscribe to Netpano
'Her gün bir bilgi servisi' okurlarımızdan ilgi görmeye devam ediyor. Bilgilerini paylaşan okurlarımız gözden kaçan ilginç bilgilere grubumuza atarak bizler ile paylaşmaya devam ediyor.Türkiye'de ve Dünyada meydana gelen olayların bildiğimiz gibi gelişmediğini söyleyen bizler; sizlerinde tartışıp bilgilerinizi aktarmanızı istiyoruz. Yapmanız gereken tek şey yahoo grubumuza üye olmak.

 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi