netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
13 May 2008 Tuesday

Yazarlar

Fahri Sarrafoğlu
1 ALTIN MI İKİ ALTIN MI ?

Melih Bayram Dede
İNTERNET KEYİF VERİR, BAĞIMLILIK YAPAR!

Ali Ural
ŞARKI SÖYLE, KONUŞMA ARTIK!

Zübeyir Somuncu
MUSTAFA KOÇ VE AYDIN DOĞAN’IN ÖDÜL ALDIĞI TÖREN’İN KULİSLERİ

Hakan Yılmaz Çebi
"13 TANRI"NIN EVİ –WAŞİNGTON'DAKİ GİZLİ ADA- K=F=22 ÜÇGEN...

Baki Günay
CEP’İNİZ Mİ ÖNEMLİ SAĞLIGINIZ MI?

Fahri Sarrafoğlu
MARKALAŞMADA BEDELİ TÜKETİCİ ÖDÜYOR

Dedekorkut Evliyaoğlu
AK PARTİ SAVUNMASINI NEDEN SAVSAKLADI? AK PARTİNİN ÖNCELİĞİ ÖZGÜRLÜK DEĞİL İSMİ

Ali Ural
AVRUPALI ROBOTLAR

Levent Elpen
1 MAYIS’IN İKİ YAZARI

Zübeyir Somuncu
İsrail’de Yahudiler Arasında İç Savaş Çıkar mı?

Kemal Çiftçi
İŞTE BİR “ÇİFTE STANDART” ÖRNEĞİ DAHA!

Ali Ural
NEDÎM-İ BENİ ÂDEM EVLİYÂ-İ Bİ RİYÂ

Zübeyir Somuncu
TSK’DAN CEVAP BEKLEDİĞİM SORULAR

Fahri Sarrafoğlu
İLGİNÇ GAFLAR

 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:Vakit Gazetesi  
netapno.com  -  - Tuesday, April 15, 2008 - 00:00:00  
Şehit  Anaları Niye Hep Başörtülü?

Bugünkü "sürmanşet"imizde iki ayrı haber var... Haberler birbirinden farklı olsa da, aralarında "ortak bir nokta" var... Bu ortak nokta, haberde adı geçen kişilerin "Ergenekon Terör Örgütü zanlıları" olarak halen "tutuklu" bulunmaları... Birisi emekli Tuğgeneral Veli Küçük, diğeri Doç. Dr. Emin Gürses...

Olayların ayrıntısına geçmeden önce şu hususun özellikle bilinmesini istiyorum... Ben; o zamanlar Kars'ın şu anda Iğdır'ın ilçesi olan Rus sınırındaki Tuzluca'da askerlik yaptım... "Sınır karakolları"nda komutan olarak görev aldım... Kardeşim, Kars/Sarıkamış'ta askerlik yaptı... Oğlum, Ardahan'da askerlik yaptı... Yeğenim, halen Doğu'daki bir vilayette askerlik yapıyor.

Yani, "ensesi kalın" takımının "Vatan, Millet, Sakarya" deyip de, "Batı illerinde askerlik" yaptığı Türkiye'de, ben ve yedi sülalem hep "Doğu/Güneydoğu illeri"nde askerlik yaptık... Buna, rahmetli babam ve amcam da dahil.

Hayır, şikâyetçi değilim.

Yakınlarım da şikâyetçi değil!..

Ama, ben ve yakınlarım oralarda askerlik yaparken, hiç kimse bize "irticacı" demedi, hiç kimse "laiklik" veya "dindar"lığımızı sorgulamadı!..

Oysa ben, o zamanlar da "gümüş yüzük" takıyor, o zamanlar da "tesbih" çekiyor, kısacası o zamanlar da "namaz" kılıp, "oruç" tutuyordum!..

Ne zaman ki “terhis" oldum, birden bire "irticacı"(!) olduğum hatırlandı!..

ONUN ANASI DA BAŞÖRTÜLÜ!

Her neyse... Mesele, "ben" ve "yakınlarım"a reva görülen muamele değil!..

Mesele, bir "zihniyet"in yaptıkları!..

Dediğim gibi, yeğenim, halen "Doğu illeri"nden birinde asker!..

Allah korusun, yarın-bir gün bir çatışmada "şehit" olsa, yüreği en çok yanacak olan, en çok "gözyaşı" dökecek olan "başörtülü anası" olacak!..

Evet, "başörtülü" anası!..

Hep, olduğu gibi!..

Biliyorum, bazıları "Vakit'in başlıkları"na kızıyorlar... Hani, "şehit analarının çoğu başörtülü" diyoruz ya, hani, "bu şehidin anası da başörtülü" diyoruz ya, bize kızıyorlar!..

Diyorlar ki;

"Niye ayrımcılık yapıyorsunuz?"

Hayır, ayrımcılık yapmıyoruz... Ayrımcılığı başkaları yapıyor!..

İşte gördünüz... Daha birkaç gün önce, Şanlıurfa'da bir Tuğgeneral, "Şanlıurfa'yı düşman(!) işgali"nden kurtardı!..

Nasıl mı?.. Buyrun, haberi okuyun:

"Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 88. yıldönümü kutlamaları kapsamında gerçekleştirilen Ferhat Göçer konserinde rezalet yaşandı.

11 Nisan Stadı'nda gerçekleştirilen konser öncesi, aralarında Şanlıurfa Valisi Yusuf Yavaşcan, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Yahya Akman, Ramazan Başak ve 20. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Kemal Emren'in de bulunduğu protokol tribününde askeri yetkililerin yanına oturan bazı başörtülü kadınlar, yanlarına gelen üniformalı askerler tarafından uyarıldı. Uyarı üzerine bazı örtülü kadınlar arka sıralara geçerken, bazılarının ise başörtülerini açmaları istendi."

GÖREVLERİ ŞEHİT DOĞURMAK MI?

Peki, buna ne derler!..

"Ayrımcılık" değil midir bu?..

İşte bu "zihniyet" yüzündendir ki, bize kızmaya hiç kimsenin hakkı yok!..

Çünkü, "gerçek" bu!..

"Nizamiye"den, "tören alanı"ndan ve "protokol"den kovulan "başörtülü" anne ve ninelerin çocukları veya torunları, şu anda "askerlik" yapıyor!.. Aynı zamanda, "PKK'lı teröristler"le çarpışıyorlar!..

Eğer "şehit" olurlarsa, "vatan için" diyecekler, "başörtülü anne"sine veya bacısına "başsağlığı" dileyecekler!..

Kimbilir, belki "kanı yerde kalmayacak" deyip, acılı aileyi teselli bile edecekler!..

Ama o anne, ama o bacı veya o nine, "başörtülü" olarak tören alanına gelince "kovuluyor!"

Hele söyleyin, kim "ayrımcılık" yapıyor?..

Ne yani, Vakit'in verdiği "haber"ler midir "yalan" olan, yoksa koyduğu "fotoğraf"lar mı?..

Manzara ortada:

"Şehit tabutu"na sarılan anaların, teyzelerin, halaların, bacıların ve ninelerin tamamı "başörtülü!"

Ağlayan ve feryat eden hep onlar!..

Yine de;

"Vatan sağolsun" diyen, yine onlar!..

Sanki, bu dünyaya "vergi" vermek ve "şehit doğurmak" için gelmişler!..

TUĞGENERAL DE BUNU YAPARSA!

Peki ama, "şehit askerler"in anaları, eşleri veya bacıları niye hep "başörtülü"dür de, "başı açık"ların çocukları niye "al bayraklı tabutlar"da yatmaz?!?..

İşte bu sorunun cevabı bugünkü sürmanşetimizde veriliyor.

Haberin özü ve özeti şu:

"Ergenekon Terör Örgütü soruşturması kapsamında tutuklanan emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün, Boyner Holding Başkanı Cem Boyner'in yeğeni Oğuz Ahmet Boyner’in Manisa’da kalması için Manisa İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Eyüp Menay’ı aradığı ve Oğuz Ahmet Boyner’in söz konusu telefondan sonra yerinde kaldığı bildirildi. Manisa İl Jandarma Komutanı Menay da, Veli Küçük'e ‘Komutanım nereyi emredersiniz’ demiş ve Oğuz Ahmet Boyner, Manisa'nın merkezinde kalmış.”

Görüyorsunuz ya;

"Vatansever" Veli Küçük "Albay"a telefon ediyor ve "Boyner'in yeğeni" için tavassutta bulunuyor!..

Niçin?..

Çocukcağız, "Doğu illeri"nden birine gitmesin diye!.

Gidip de, "şehit" olmasın diye!..

Şimdi, gel de Yavuz Alphan'a hak verme.

Yavuz Alphan'ı bilirsiniz... Kendisi İzmir Şehit Aileleri Derneği Başkanı'dır.

Yavuz Alphan; bir konuşmasında; Türkiye’de 6 bin 600 asker şehidinin olduğunu belirterek, “Bunların arasında zenginin, profesörün, fabrikatörün ve paşanın çocuğu yok. Hepsi köylü, gecekondu ve köyde oturan inşaatçı, çiftçi çocuğu” demiş ve devam etmişti:

“Ben üç tane şehit verdim. Ablam, ağabeyim ve ben üç şehit verdik... İzmir’de 487 tane şehidimiz var. 487 şehidin içerisinde bir tane zengin çocuğu, bir tane profesör çocuğu, bir tane fabrikatör çocuğu, bir tane paşa çocuğu yok. 2 tane albay çocuğu var. 6 öğretmen çocuğu var. Diğerlerinin hepsi köylü, gecekondu ve köyde oturan inşaatçı, çiftçi çocuğu... Burada bir gariplik var!..

Bu vatanı ancak fakir çocukları kurtarıyor. Zengin çocukları askerden kaçmak için dışarıda adres gösteriyorlar, para verip gitmiyorlar. Evlerinin yakınında havuz başında askerlik yapıyorlar. Bu vatanı kim kurtaracak? O zaman vatanı garibanlar kurtaracak.”

Mesele herhalde anlaşıldı!..

“Şehit cenazeleri”nde, cami avlularını niye “başörtülü”lerin doldurduğunu uzun uzun anlatmaya gerek yok!..

Demek oluyor ki;

“PKK ile çatışma”ya gönderilen çocukların hemen hepsi, “başörtülü”lerin evlâdı!..

Onun için de;

“Al bayraklı tabutlar”da yatan, hep onlar!..

Bu işlere, Veli Küçük gibi “vatansever”(!) paşalar da karışmış ya, pes vallahi!..

Bu insanların “vatansever” sayıldığı bir ülkede, benim “irticacı” olarak yaftalanmam, çok normal!..

Onlar “vatansever” ise, ben de “şimendifer”im!..

Öyle der ya şair Orhan Veli;

“Neler yapmadık şu vatan için

Kimimiz öldük,

Kimimiz nutuk söyledik!”

Bir de, şöyle bir şiir vardır:

“Kalkın ey ehl-i vatan dediler, kalktık

Bir de baktık ki,

Yerimize oturmuşlar, biz ayakta kaldık”

“MİLLET BİRBİRİNİ YESİN!”

Ne yalan söyleyeyim;

Gerçekten “milliyetçi” ve “vatansever” olarak bildiğim Doç.Dr. Emin Gürses de hayal kırıklığına uğrattı beni!..

Şu sözleri, “bilinçaltında yatan zihniyet”i gözler önüne sermesi açısından hayli çarpıcı:

Emin Gürses, Harp Akademisi’nde komutanlara verdiği bir brifingden bahsederken, komutanlara başörtüsü sorununa çözüm getirecek bir teklif sunduğunu itiraf ediyor ve diyor ki;

“…Şimdi ben komutanlara Harp Akademisi’nde söyledim. Ben olsam başörtüsü maşörtüsü serbest, ister …. açın ister … açın. Başınızı ne ederseniz edin, serbest. Ondan sonra derim ki ekiplere, ‘kardeşim, kavgayı başlatın.’ Millet birbirini yesin, bir bunu yaparım. Bak tam zamanıdır. Bırakacaksın, birbirini yesin millet.”

Görüyor musunuz;

“Hin oğlu hin”liği!?!..

Önce “başörtüsü serbest” denilecek, sonra “ekip”lerden “kavgayı başlatmaları” istenecek!..

“Millet birbirini yer” iken, birileri kenardan seyredecek ve hatta şöyle höykürecek;

“Baaakk, gördün mü?.. Türban serbestisinin kaos getireceğini ve çatışmaya yol açacağını biz en başından söylemiştik!..

Baaakk, bizim dediğimiz oldu!”

Olur elbet!..

Öyle “olduran” zaten sen değil misin?..

Hem “senaryo”yu yaz, hem de “böyle olacak” de!..

Merak ediyorum;

Akdeniz Üniversitesi’ndeki “provokasyon”un perde gerisinde böyle bir “plân” mı vardı acaba?..

“Millet birbirine girsin,

Biz kenardan seyredelim!”

“Plân” buysa, “senaryo” buysa, “strateji” ve “zihniyet” buysa, tüküreyim böyle zihniyetin içine!..

Şu işe bakın:

Bu ülkenin “delikanlı” kızları ve erkekleri birbirini yiyecek, belki de ölecek ama, bu işleri tezgâhlayanlara “vatansever” denilecek!..

Ohhh. Suyundan da koy!..

Bol “vatanseverli günler” efendim!..

-------------------

Ayıkla pirincin taşını!

Arkadaşımız Nahit Top, geçenlerde Ordu’ya gitti. Giderken Tosya’dan “pirinç” almışlar... Kilosu, “2.5 lira”dan... Almışlar ve dağıtmışlar konu-komşuya... İstanbul’a dönerlerken, bu defa da kendilerine “pirinç” almak istemişler... “Aynı market”e girdiklerinde, “pirinç zamlandı” demişler, “yeni fiyat 4 lira!..”

Düşünebiliyor musunuz; “bir hafta” içinde, pirincin fiyatı “2.5 lira”dan “4 lira”ya çıkıyor!..

Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, fiyatları “karaborsacılar”ın arttırdığını söyleyip, eklemiş: “Dünyada pirinç fiyatı yüzde 70 arttı, bizdeki artış yüzde 130... Tüccar pirinç satmıyor, buğday gemileri limana girmeyip denizlerde dolaşıyor... Fiyatın artmasını bekliyorlar!..Türkiye’de, bir gıda terörü var!”

Merak ediyorum, “gıda teröristleri”nin amacı “Hükümet’i zor duruma düşürmek” mi?.. Hani, “Ergenekon stratejileri” arasında “ekonomik kriz çıkarmak” da vardı ya, acaba o plân mı devreye sokuldu diye düşünmekten kendimi alamıyorum!..

Eğer böyleyse; “Ergenekon Terör Örgütü”ne de, “gıda terörü” yapmak yakışır doğrusu...

Bakalım, “pirincin taşı”nı kim ayıklayacak?..

 



 YORUMLAR
Hadi Mülkü var. / 5/4/2008 4:45:51 PM
özülsün artık şu türban sorunu evren döneminde çözüldüğü söylenen bir sorun şimdi niye çözülemiyor , hayret. adana.


İhsan Uslu / 4/21/2008 11:13:30 AM
u alintinin netpano'da yer almasindan neden bu kadar rahatsiz oldugunuzu anlamis degilim. Ben vakit gazetesi okuru olmamakla birlikte böyle bir tespit oldugunu bu vesile ile ögrenmis bulunuyorum. Netpano'ya tesekkurler. Perihan Magden de benzer soruyu soruyor, o, sehitlerin neden belli profilde ailelerden geldigini sorguluyor. Adem Ekinci Bey: yüceler yücesi islami basortusu meselesine kim endekslemis anlamis degilim? Ote yandan islamin meseleleri icinde onem sirasini nasil belirliyorsunuz? Dinimiz basortusunden ibarettir seklinde bir demec mi verildi, ben duymadim! Siz dinimiz basortusunden ibaret degildir diye bir demec mi duymak istiyorsunuz? Peki kimden? Siz "tesettur yoktur" diyebiliyor musunuz? Lutfen icinizden verin cevabi...


adem ekinci / 4/18/2008 10:14:53 AM
Bazı şeyleri ne güzelde anlatıyorsunuz yazar bey sanki bu ülkenin bu duruma gelmesinde iktidarın hiç kabahatı yoktur,yazınızda bunlarıda açıklamış olsa idiniz işte o zaman tarafsızlığınız ortaya çıkmış olurdu.Ama siz bunları yapmamış aksine iktidarın kalemşörlüğüne soyunmuşsunuz.

Benim asıl üzüldüğüm nokta nedir biliyormusunuz

Yüceler yücesi mukaddes İSLAM DİNİMİZİ sıkıştıra sıkıştıra bir türban meselesine endeksleniz ya pes doğrusu,

Dinimiz bundan ibaret olmadığını açıklamayanlar bu vebal altında kalmaya mahkumdurlar.


nurten / 4/18/2008 3:56:38 PM
ence bu yazıda sapla saman karıştırılmış. yazının sonunda amaçbelli edilmiş. amaç ergenekon ise bukadar garip ve mesnetsiz ifadelere ne gerekvar !!!


Fatih Olcay / 4/18/2008 5:07:45 PM
adi bu akitvakittekiler utanıp sıkılmıyorlar; peki ya size ne oluyor?

Şehit anne ve bacılarının yalnız başörtülü olduğu zırvası için bir de bu sayfanın sütunlarını işgal etmelerine izin verecek kadar izansız mısınız siz de?




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Şener'in Büyük Rüşvet Skandalı
  A.N.Sezer'le DİSK Bağlantısı
  Erke Dönergeci’ni Gördüm
  Giyimde Tek Bir, Evlilikte Külli Maşallah!
  Kıyamet Senaryosu
  Hüseyin Üzmez Olayına Dilapak Yorumu
  Türkiye'deki Derin Yapının Analizi
  Ulusal Egemenlik Nasıl Sulandırıldı?
  Valla Billa Yapmadım Moduna Geçmiş Bir Oramiral
  Perihan Mağden Kimsenin Soramadıgını Sordu

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




Subscribe to Netpano
'Her gün bir bilgi servisi' okurlarımızdan ilgi görmeye devam ediyor. Bilgilerini paylaşan okurlarımız gözden kaçan ilginç bilgilere grubumuza atarak bizler ile paylaşmaya devam ediyor.Türkiye'de ve Dünyada meydana gelen olayların bildiğimiz gibi gelişmediğini söyleyen bizler; sizlerinde tartışıp bilgilerinizi aktarmanızı istiyoruz. Yapmanız gereken tek şey yahoo grubumuza üye olmak.

 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi