netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
14 May 2008 Wednesday

Yazarlar

Fahri Sarrafoğlu
1 ALTIN MI İKİ ALTIN MI ?

Melih Bayram Dede
İNTERNET KEYİF VERİR, BAĞIMLILIK YAPAR!

Ali Ural
ŞARKI SÖYLE, KONUŞMA ARTIK!

Zübeyir Somuncu
MUSTAFA KOÇ VE AYDIN DOĞAN’IN ÖDÜL ALDIĞI TÖREN’İN KULİSLERİ

Hakan Yılmaz Çebi
"13 TANRI"NIN EVİ –WAŞİNGTON'DAKİ GİZLİ ADA- K=F=22 ÜÇGEN...

Baki Günay
CEP’İNİZ Mİ ÖNEMLİ SAĞLIGINIZ MI?

Fahri Sarrafoğlu
MARKALAŞMADA BEDELİ TÜKETİCİ ÖDÜYOR

Dedekorkut Evliyaoğlu
AK PARTİ SAVUNMASINI NEDEN SAVSAKLADI? AK PARTİNİN ÖNCELİĞİ ÖZGÜRLÜK DEĞİL İSMİ

Ali Ural
AVRUPALI ROBOTLAR

Levent Elpen
1 MAYIS’IN İKİ YAZARI

Zübeyir Somuncu
İsrail’de Yahudiler Arasında İç Savaş Çıkar mı?

Kemal Çiftçi
İŞTE BİR “ÇİFTE STANDART” ÖRNEĞİ DAHA!

Ali Ural
NEDÎM-İ BENİ ÂDEM EVLİYÂ-İ Bİ RİYÂ

Zübeyir Somuncu
TSK’DAN CEVAP BEKLEDİĞİM SORULAR

Fahri Sarrafoğlu
İLGİNÇ GAFLAR

 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:Star Gazetesi  
netapno.com  -  - Sunday, April 20, 2008 - 00:00:00  
Dr. Ziya Özel Tıp Tarihine Geçti

 Dr. Ziya Özel 46 yıl zakkumun kanseri tedavi ettiğini söyledi durdu. Ürettiği formülün patentini ABD’den aldı. Ama ona kimse inanmadı. 81 yaşındaki Özel, ilaç üretme çalışmalarının Amerika’da sürdürüldüğünü söylüyor. Ama kendisi öyle yılmış ki ‘Artık ne hasta bakmak ne de mücadele etmek istiyorum’ diyor

Dr. Ziya Özel’in adını pek çoğumuz ilk kez bundan 20 yıl önce duyduk. 1988’de katıldığı bir televizyon programında kansere zakkumla çare bulduğunu anlatmıştı. 1962’de Muğla’da tanıştığı bir bitkiyi incelemeye başlayan Özel o yıllarda kendi deyimiyle ‘Türkiye’yi dünyanın en zengin ülkelerinden biri yapacak olan bir buluş’a imza attığına inanmıştı. Çünkü Özel bu bitkinin kanser üzerindeki etkilerini keşfetmişti.

Ne olduysa tam da Özel’in bu bilgileri tıp dünyasının hizmetine sunmak istemesiyle oldu. Onun için ‘Şarlatan’ ve ‘Haddini bilmez’ diyorlardı. Adı artık tedavisinin esasını oluşturan bitkiyle birlikte ‘zakkumcu Ziya’ olarak anılır olmuştu. Çalışmaları uluslararası düzeyde bilinir hale gelse hatta ABD’de ilaç üzerine çalışmalar başlasa da Türkiye’de hak ettiği itibarı bulamadığını söylüyor. Tüm yaşadıklarını yakında yayımlanacak bir kitapta toplayan Özel ‘Tek derdim bu ilacı yaparak Türk insanını korumaktı. Tek başıma bu kadar başarabildim. Artık hasta bakmıyorum’ diyor.

- Neden başka bir bitkiyi değil de zakkumu incelemeye başladınız?

- Ben cerrahım. 1962’de Muğla Hastanesi’ne tayin oldum. Tatil günlerimde civar köyleri geziyordum. Oralarda köylülerin cilt kanseri olan yerlerine zakkum yapraklarını koyduklarını gördüm. Ankara Hıfzıssıhha’da bir araştırma yaptım ve orada Fransızca bir kitap gördüm, içinde şöyle bir cümle vardı: ‘Olaender bitkisinin (zakkum) terkibi tam araştırılsa bir ilaç hazinesi olduğu görülür.’ Acaba bundan ilaç nasıl yapılır diye araştırmaya başladım. O sırada bana cilt kanseri bir hasta başvurdu. Kadını ışın tedavisine gönderdim ancak gitmedi. Zakkumun usaresinden bir pomat hazırladım, yaraları iyileşti. Sonra araştırmaya başladım.

‘SEN KİM OLUYORSUN’ DEDİLER 

- Bu arada hasta kabul etmeye başladınız değil mi?

- Hiç istemiyordum ama akın akın hasta geliyordu. Hatta dönemin Tarım Bakanı İlyas Karagöz’ün bir yakını son umut olarak bana geldi. Midesini açtım ama hemen kapattım çünkü kanser her yerini sarmıştı. Eczacılık ve ziraat fakültelerinde okuyan iki oğlu vardı, onlara babalarının çok kısa bir ömrü kaldığını anlattım. Ama onlar yaptığım çalışmayı babalarına uygulamam için ısrar ettiler. Epey bir iyileşme oldu ama uzunca bir süre hastadan haber alamadım. Aradan bir buçuk sene geçti, bir adam geldi ve ‘Ben mide kanseri olan hastayım’ dedi. Adam sapasağlamdı. Doğru yolda olduğumuzu anladım.

- Bu çalışmaları meslektaşlarını zla ilk ne zaman paylaştınız?

- Bütün hastaları, vakaları topladım ve 1973’te Tıp Günleri Toplantısı Kongresi’nde anlattım. Orada ‘Elimde kansere iyi geldiğini tespit ettiğim bitkisel bir ekstre var. Bu, bugüne kadar kullanılan kanser ilaçlarına benzemiyor. Ne saç döküyor, ne kan değerlerini düşürüyor. Hiçbir yan tesiri yok’ dedim. Yani ilk kez kanserde bağışıklık sisteminin altını ben çizdim. Ama ertesi gün kıyamet koptu. ‘Sen kim oluyorsun?’ dediler.

- Sonra ne oldu?

- Türkiye’deki şartlar böyle bir bilginin kabul görmesini engelledi. İlk televizyona çıkışım zaten öyle oldu. Orada yaptığım sunumu haberlerde yayınladılar. Bu hakaretlerden sonra yine de çalışmalarıma devam ettim. 1988’de bir haber programa çıkardılar. Birkaç gün sonra da üç saatlik bir açıkoturuma çıktım. ‘Söylediğinizin hiçbir geçerliliği yok’ dediler.

RAPORU AÇIKLAYAMADIK

- Televizyonda tartıştığınız hekimlerin karşı çıktığı nokta neydi?

- Bu kişilerden biri o dönem Türk Tabipler Birliği ikinci başkanıydı. ‘Zakkumun kanser üzerinde hiçbir etkisi yok. Buna ait Hacettepe Tıp Fakültesi’nde Dinçer Fırat’ın bir araştırması var’ dedi. Ben ‘Dinçer Fırat literatürden bulduğu bilgilerle TÜBİTAK’a bir rapor verdi. Benim çalışmamla alakası yok’ dedim. ‘Bilim adamı yalan söylemez’ dedi. Televizyon programında bu şahıslardan biri ‘Bağışıklık sistemine etki eder demek önemli bir iddia. Kim bilir hangi uydurma laboratuardan bu raporu aldınız? Sandoz, Roche gibi önemli şirketlerden alsanız öper de başıma koyarım’ dedi. Programda dönemin Sağlık Bakanı Bülent Akarcalı da vardı.
Akarcalı’nın çantasında da Sandoz’un bizim ilaç üzerine yaptığı araştırmanın raporu vardı. Ancak üzerinde gizlilik damgası bulunuyordu. Dolayısıyla açıklayamadık. Bir süre sonra bir gazete Sandoz’un raporunu yayımladı. Sonra gazeteciler bu hekime gidip ‘Sandoz bu araştırmayı yaparsa öpüp başıma koyarım demiştiniz’ dediler. Bu kez o hekim ‘Sandoz’a ben kırmızıbiberi yollasam içinde iki tane immün sistemini etkileyen madde vardır diye rapor verir. Onların yaptığı çalışmaya güvenmiyorum’ dedi.

Formülü evinin mutfağında üretti patentini ABD’den aldı 

- Zakkumla ilgili yurtdışındaki çalışmalar nasıl başladı?

- Bu ilacın dünya önüne çıkması için aşılması gereken çok merhaleler vardı. Bunlar benim maddi gücümün çok ötesinde şeyler. Mesela patent konusunu Türkiye’de bilen yok. Patent için ABD’ye başvurduk. Eğer yararı ve kullanılabilirliğ i ispat edilmezse ABD’den patent alamazsınız. Bizim patentimiz altı yılda çıktı.
Oğlum başvuruyu 1986’da yaptı. Patent için yaptığım çalışmayı bir bilimsel dergide yayımlatmamız gerekiyordu. Daha bilgileri bırakır bırakmaz bir dergiden arayıp oğluma ‘Kansere ilaç bulmuş olamazsınız. Böyle bir şey olsa Türkiye köşeyi döner. Böyle bir çalışmaya önce devletiniz sahip çıkar. Siz doğru söylemiyorsunuz’ demişler.
Bu cevap karşısında çok müşkül durumda kaldık. ABD’de yayımlanan yazarını hiç tanımadığım bir kitapta Bitkisel Ajanların Kansere Etkisi başlığı altında zakkumu anlatıyor ve bizim ilacımız olan Anvirzel’den şöyle bahsediyor: ‘25 yıl önce Türk doktor Ziya Özel zakkumdan toksik olmayan Anvirzel’i elde etti. Özel kendi ülkesinde kabul görmedi. Çalışmak için evinin mutfağını kullanma mecburiyetinde kaldı. 1992’de ABD’den patent aldı. 494 hastasını tıp kongrelerinde takdim etti.’

İlacın sahtesini üreten Honduras köşeyi döndü

- Türkiye’de hala çalışmalarınıza ilgi gösterilmiyor mu?

- Dünya tıp literatürüne ismim geçti. Ama Türkiye hala ilgisiz. Memphis’deki Danny Thomas Araştırma Merkezi benim formülümü incelerken Türkiye’den Sağlık Bakanlığı oraya ‘Bu adam sahtekar’ diye yazı gönderdi. 1996’daki bu araştırma kesildi. Bulduğum formülden üretilen Anvirzel adlı ilaç İrlanda’da kullanılıyor. İrlanda beni davet etti, oradaki doktorları yetiştirdim. Honduras’ta bu ilacın sahtesi yapılıp satılıyor, köşeyi döndüler. İrlanda Tıp Birliği’nin şeref üyesi oldum. Ama Türkiye’de mesleğinin 50. yılını dolduran hekimlere verilen Türk Tabipler Birliği plaketini bile bana layık görmediler.

- ABD’deki çalışmalar ne durumda?

- İlacın patentini aldık. Faz I denemeleri tamamlandı. Ama faz II için anlaşacak hastane ve onun imkanlarını karşılayacak bir şirket bulunması için çalışmalar devam ediyor.

İlacımla kanser olan kardeşimi de ve kendimi de tedavi ettim

Türkiye’de olduğu gibi dünyanın her tarafında kanser ilacının bulunmasını engelleyecek karşı teşebbüsler olacağını hesap edebilirsiniz. Kemoterapi sektörü trilyon dolarların döndüğü bir piyasa.

Kız kardeşim tiroit kanseri oldu, teşhisini ben koydum. Ameliyatını ben yaptım. Şu anda hiçbir şikayeti yok. Ben de kanser oldum. Yüzümde bir ben çıktı. Kanserli olabileceğinden şüphelendim. Aldırdıktan sonraki tahlilde cilt kanseri çıktı. Dört buçuk ay kendime iğne yaptım ve iyileştim.

Şu anda televizyonlarda yalan yanlış o kadar çok şey söyleniyor ki bitkilerle ilgili. Türkiye’deki duruma üzülüyorum. Kanserli hasta artıyor. Beyin tümörlerinde artış var, bunu cep telefonlarına bağlıyorum.

Çok sayıda hekim hastam oldu. Ama onlar da seslerini çıkarmadı.

O kadar çok hasta iyileştirdim ki sayısını bile hatırlamıyorum

- Yılmadınız mı hiç uğraşmaktan?

- Bu suali beni gören herkes sorar. Fakat bir hastanızı iyileşmiş sapasağlam görünce size mücadele etmek için yeniden güç geliyor. Size ölüm halinde hastalar geliyor ve siz kendi gözlerinizle onların iyi olduğunu görüyorsunuz. Ondan sonra bu mücadeleyi nasıl bırakacaktım ki... Ama artık hasta kabul etmiyorum.
Bir kişi tek başına Türkiye’ye yetmez. Binlerce kanserli hasta var. Tedavi ettiğim kişilerin sayısını hiç bilmiyorum. İyileştiğinden haberim olmayan onlarca hasta var. Bazen tesadüfen öğreniyorum. Bir kitap yazdım, şu anda yayınevleriyle görüşme halindeyim, yakın zamanda yayımlanacak. Şimdilik adı Dr. Ziya Özel ve Zakkum Gerçeği. Kitapta bütün hayatımı ve yaşadığım her şeyi yazdım.

- Bundan sonrası için beklentiniz nedir?

- Gönül ister ki bir kuruluş bunu sahiplenip, piyasaya çıkaracak hale getirsin. Dünya ne yapıyor en azından bunu incelesinler. Honduras’ta bu ilacın etkileri ne olmuş, İrlanda’da Hepatit C tedavisinde bu ilaçtan nasıl bir netice almışlar. Ona baksınlar. Benden bu kadar; yoruldum ve bıraktım. Günün birinde bu ilaçlar yurt dışından ithal edilecek. Eğer daha evvel harekete geçebilseydik Türkiye’nin kimseye borcu kalmazdı.



 YORUMLAR
yuksel celik / 5/2/2008 10:21:26 AM
oktor bey

cevremizde kanserden muzdarip insanlar görüyoruz fakat yardım edemiyoruz.ilacınız dan nasıl ediniriz?

bir yolu olmalı.


yuksel celik / 5/2/2008 10:21:26 AM
oktor bey

cevremizde kanserden muzdarip insanlar görüyoruz fakat yardım edemiyoruz.ilacınız dan nasıl ediniriz?

bir yolu olmalı.


ismail recep / 4/23/2008 1:22:26 AM
ayın ziya bey bahsettiğiniz açık oturumu bende izlemiştim ve bugün gibi hatırımda.Allah siz ve sizin gibileri bu milletten eksik etmesin.Doğrunun yardımcısı Cenabı Allahtır.Eğer gereği gibi sahip çıkılabilse idi o zaman bülent akarcalı beyin dediği gibi kanser turizmi ülkemize yönelir ve ülkemiz dünyanın tedavi merkezi olurdu.Ben sizlerin mübarek ellerinizden öperken sizi engelleyen zihniyetleri Allah'a havale ediyorum.yılmayın yıkılmayın balık bilmiyor ama halık unutmuyor.selamlar


ŞEVKET BİNGÖL / 4/22/2008 9:20:50 AM
İYA BEY ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN VE ÇALIŞMALARINIZDA DAHA DA ÜSTÜN BAŞARILAR VERSİN. BENİM OĞLUM DA TIP DA OKUYOR. İNŞAALLAH SİZİN GİBİ HAYIRLI BİR MUCİT TABİP OLUR. BİLSENİZ NE KADAR SEVABA GİRDİNİZ.

TÜRKİYE SİZİN GİBİ BEYİNLERE NE ZAMAN SAHİP ÇIKACAK.

İNŞAALLAH MİLLET PARTİSİNİN İKTİDARINDA SİZİN GİBİ ÜSTÜN BAŞARILI AYDINLARA SAHİP ÇIKILACAK.


AYDEMİR AYDIN / 4/21/2008 2:18:50 PM
iya bey ne deseniz haklısınız Türk halkı size inandı fakat o dış güçlere hizmet edenler sizi engelledi.Hiç bişey değişmedi aynı zihniyet devam ediyor ALLAH sizi korusun.


Derviş EREN / 4/21/2008 2:26:24 PM
u yazıyı okuyunca acaba diyorum Yüce Kitabımız Kuran'ı kerimde zakkum ağacından Cehennemliklerin yiyecek ve içecek olarak faydalanacakları yazmakta, acaba bu bir işeret olabilir mi?En doğrusunu Allah bilir.




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Scientology Tarikatının İç Yüzü
  Ulusalcılar Kışkırtıyor
  AKP Ağzıyla Kuş Tutsa Kapatılacak
  Tehdit Alıyorum, Koruma Talep Ettim
  Demokrasi Yok, Gücün Demokrasisi Var
  Bundan Sonrası Sert Geçecek
  Susurluk Uzmanından Ergenekon Analizi
  Türkiye’yi Bürokrasi ve Yargı Yönetir
  Sivil Darbe Tesebbüsü
  Abdullah Gül Eşi için mi Çankaya’ya çıktı ?

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




Subscribe to Netpano
'Her gün bir bilgi servisi' okurlarımızdan ilgi görmeye devam ediyor. Bilgilerini paylaşan okurlarımız gözden kaçan ilginç bilgilere grubumuza atarak bizler ile paylaşmaya devam ediyor.Türkiye'de ve Dünyada meydana gelen olayların bildiğimiz gibi gelişmediğini söyleyen bizler; sizlerinde tartışıp bilgilerinizi aktarmanızı istiyoruz. Yapmanız gereken tek şey yahoo grubumuza üye olmak.

 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi