|
|
|
| Kaynak:Vatan Gazetesi
|
|
| netapno.com
-
-
Saturday, May 10, 2008
- 00:00:00 |
|
|
|
VATAN muhabiri Nur Gülmez Bel, Fenomen’deki gösterileriyle izleyenleri dehşete düşüren Uri Geller’in yaptıklarını kendi gözleriyle gördü
Star TV’de yayınlandığı ilk günden bu yana ilgiyle izlenen Fenomen programında zihin gücüyle ekran başındakilerin bozuk cihazlarını çalıştıran, kaşıkları eğen Uri Geller’in yaptıklarını kendi gözlerimle görmeye karar verip röportaj için Polat Renaissance Hotel’in yolunu tuttum.
Lobide beklerken, tercümanlığını yapan Michael Halphie “Yanınızda metal bir şey getirdiniz mi?” diye sorunca çay kaşığını çantama atıp otelin 23’üncü katındaki suitine çıktım. 62 yaşında olmasına rağmen, otelin 23’üncü katına yürüyerek inip-çıkacak kadar spora düşkünlüğü nedeniyle 40’lı yaşlarda gösteren Geller, zihin gücüyle yaptıklarını anlatırken sordu: “Yanınızda metal bir şey getirdiniz mi?” Bunun üzerine lobide çantama attığım çay kaşığını çıkarıp kendisine uzattım. Geller’in konsantre olarak elini hafifçe sürttüğü kaşık, adeta ateşe tutulan plastik gibi eğildi, gözlerime inanamadım. Şaşkınlığımı üzerimden atamamıştım ki “Bana göstermeden kağıda bir şekil çiz ve sonra gözlerime bak” dedi.
5 dakikada 3 kez şaşırttı
Kağıda onun göremeyeceği şekilde bir çöp adam çizdim ve gözlerine bakmaya başladım. Kısa süre sonra kulağımda uğultu ve garip bir enerji hissettim. Sonra kağıda bir şekil çizdi. Baktım, o da çöp adam çizmişti. Ben ikinci şoku yaşıyorken, “Şimdi ben sana göstermeden bir şekil çiziyorum. Bakalım ne çizdiğimi tahmin edebilecek misin?” diye sordu. Kağıda bir dikdörtgen çizdim. Elindeki kağıdı bana uzattı, onun çizdiği de aynıydı; dikdörtgen. Geller, beni 5 dakika içinde 3 kez şaşkınlığa uğratmıştı. Gerçekten de çok etkileyici ve sıradışıydı.
Editörün notu: Fenomen’in ilk bölümünde ekran karşısına geçtim. Geller, “Bozuk bir cihazınız varsa TV’nin üstüne koyun” deyince aylardır çalışmayan uzaktan kumandayı TV’nin üstüne koydum. Geller, bir kaç saniye bekleyip “Şimdi cihazınızı kontrol edin” dediğinde uzaktan kumandayı denedim, çalıştı. Oysa uzun süredir tamir edilmeyi bekliyordu. Ve, hâlâ çalışıyor.
Ben sadece katalizör görevi yapıp onların enerjilerini yönlendiriyorum” diyor Türkiye’den bu kadar yoğun bir ilgi bekliyor muydunuz?
- Nasıl bir başarı ile karşılacağımı asla önceden bilemem. Ama Türk insanı çok ruhani, çok hassas. Türkiye’ye gelince kendimi mükemmel hissetim. Çocukluğumun geçtiği Kıbrıs’ta 11 yaşındayken tanıştığım bir imam “Neyi hayal ediyorsan o gerçek olabilir. En büyük güç hayal etmektir” diyerek bana inanıp bir enerji verdi.
TV’lerin yanına bozuk saat ve uzaktan kumandalar koydurdunuz ve birçok kişiye göre de bunları çalıştırdınız? - Bu evdeki insanların kendi enerjileri. Onları etkileyen ve iten insanım. Katalizör görevi yapıyorum. Enerji onlardan kaynaklanıyor, ben yol gösteriyorum..
Bu özelliğinizde size en çok ne mutlu etti? - Beni en çok mutlu eden, insanlara sigarayı bıraktırmaya yardımcı olmamdı. Almanya’daki bir bölümde bunu yaptık ve sonrasında 55 bin kişi sigarayı bıraktı.
Bu özelliğinizi ne zaman farkettiniz? - 4 yaşındayken oyun parkında çok güçlü ve aydınlık bir ışık kümesi omzuma dokundu ve yere düştüm. Olayı anneme anlattığımda hayal gücümün bir ürünü olduğunu söyledi. 5 yaşındayken çorba içerken elimdeki kaşık eğilmeye başladı. Fakat kimse inanmadı.
Bu özelliğiniz yaşantınızı etkiledi mi? - Etkilemedi. Bunun nedenini ben de bilmiyorum, kimse de açıklayamadı zaten. Küçükken beni götürdükleri doktor soyaçekim olarak açıkladı. Okulda ise arkadaşlarım çatlak olduğumu düşünüyordu. Çünkü telepati yoluyla kopya çekiyordum, saatleri ileri alıyordum, teneffüs zili erkenden çalıyordu.
Çocuklarınız bunları yapabiliyor mu? -Yapamıyor. Oğlum avukat, kızım ise oyuncu. Her ikisinin de böyle yetenekleri yok. Ama benimle aralarında telapati oluyor
Programın dışında nelerle uğraşıyorsunuz? -Mücevher ve saat dizaynları yapıyorum. Bu tasarımlarda enerji veren kristal ürünler kullanıyorum. Motivasyon kitapları yazıyorum. Bunu para için yapmıyorum. Zaten kazandığım paranın büyük bir bölümü çocuklar ve özellikle hasta çocuklara gidiyor.
Şans oyunları oynayıp onları tutturduğunuz oldu mu? -Asla. Ben güçlerimle kumar falan oynamayı düşünmedim. Böyle bir şeyi kesinlikle yapmam.
FBI ve CIA için çalışmışsınız. Bu sizi hayatınızı riske atma adına korkuttu mu?-3 sene CIA için çalıştım. Çok heyecan vericiydi. Bir filmde oynamak gibiydi. Bütün çocukluk rüyalarım, casuslar... Hayatı riske atma adına ise çok genç ve salaktım. Herhalde insan gençken böyle oluyor.
ÖZAL’I PARMAKLA HAVAYA KALDIRDI
Uri Geller, önceki akşamki programda, izleyiciler arasından seçtiği üç kişinin sadece işaret parmaklarını kullandırarak Ahmet Özal’ı zihin gücüyle havaya kaldırdı.
Freud’un akrabası
Uri Geller, Avusturya ve Macaristan kökenli Musevi bir ailenin çocuğu. 20 Aralık 1946’da Tel Aviv’de doğdu. Dünyanın en çok hayranlık duyulan mistik kişilerden biri olan Geller çok uluslu bir çok şirketin direktörlerine ve CEO’larına eğitim verdi. FBI ve CIA’de KGB bilgisayar dosyalarının silinmesinden, seri katillerin bulunması kadar bir çok görev yaptı. Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un akrabası olan Geller, Albert Einstein ile çalışan bilim adamlarınca incelendi.
|
|
YORUMLAR |
|
|
|
|
|
Hasan ISINCAK / 5/14/2008 5:30:29 PM
ainat asla boşluk kabul etmez.Milletimizin iç dünyasını böyle harcialem işlerle doldurarak boş bırakmıyorlarki,bi an boş bıraksalar kuvvetle muhtemeldirki kainat bu baoşluğu uhrevi fenomenlerle doldurmasından korkuyorlar.Televizyonlarda futbolla,mankenlerle,hiçbir geçer akçesi olmayan adi dizilerle,gündemimizide başörtüsü sorunuyla,laiklik kutuplaşmasıyla,asla bizi boş bırakmıyorlar,işte fenomende bunlardan biri.Ama biz bu adamlara neden böyle yapıyorsunuz dememiz yanlış,adamlar işlerini yapıyorlar.Akrebe neden soktun diyebilirmisin??İşi bu..sokmak!!! Asıl sorulması gereken senin ne işin var akrebin yanında olmalı
|
Şamil Uyumaz / 5/13/2008 1:44:56 PM
atan muhabiri Nur Gülmez Bel'e üzülerek güvenmediğimi söylemek zorundayım. Nur Hanım işin aslını anlatırsa seviniriz. Varsayalım Geller'in metalleri bükme yeteneği var, şefkatle dokunduğu metal bir süre sonra eğitip kırılıyor, bu metaller neden hep çatal-kaşık-kepçe, ve neden hep boğum noktasından kırılıyor yada bükülüyor, düz bir metalle gösteri yaptığını gören var mı?
|
hüssnü / 5/12/2008 9:54:50 AM
enim gördügüm kötü bir sihirbaz degil, ama iyi bir sihirbazda hic degil.. yapilan bu propagandanin abartmalarin nedenini anlamaya calisiyorum..neden? bu kadar yalan ve abartmanin nedeni nedir?? medya yoluyla adami iyi sisirdiniz, yahudi oldugu icinmi? amaciniz nedir? böyle cok becerikli olmayan sihirbazi gözümüze zorla sokmaya neden calisiyorsunuz??
|
|
|
|
|
|
|
|
|
YORUM YAZ |
|
|
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.
|
|
|
|
|
|
|