netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
20 November 2008 Thursday

Yazarlar

Feyzeddin ALPKIRAY
KİTAP ÖLÜR MÜ – 2

Fahri SARRAFOĞLU
İŞTE KRİZDEN ÇIKIŞ YOLU

Zübeyir SOMUNCU
OBAMA İLE RENGİNİ BULAN COCA COLA VE ABD’NİN GELECEĞİ

Feyzeddin ALPKIRAY
KİTAP ÖLÜR MÜ ?

Dedekorkut EVLİYAOĞLU
MEDYA PATRONLARI HANGİ TELEFON HATTINI KULLANIYOR?

Zübeyir SOMUNCU
BELİRLENEN GÜNDEMLER "ZİHNİMİZE KANCA ATARKEN" NEYİ GİZLİYOR???

Fahri SARRAFOĞLU
KRİZ TELALIĞI MI?

Dedekorkut EVLİYAOĞLU
ADANA VALİSİ'NİN YEŞİL KART İPTAL YÖNTEMİ ‘NİN ARTISI EKSİSİ

Zübeyir SOMUNCU
TÜRKİYE`DE ÇOCUKLARI TAŞLI DİRENİŞÇİ YAPMAK İSTEYENLERİN SİNSİ STARTEJİSİ NEDİR?

Erol DERMAN
G(8)-9' LARIN SIRLARI

Dedekorkut EVLİYAOĞLU
SOSYETE'NİN YENİ MODASI AMERİKA'DAN YOK PAHASINA 5-10 EV ALMAK

Zübeyir SOMUNCU
GENELKURMAY’A KUCAK AÇAN DİYARBAKIR AK PARTİYE KEPENK KAPATTI

 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:iyibilgi  
netapno.com  -  - Wednesday, July 16, 2008 - 00:00:00  
Efsaneler...Yaşıyorlar...

 

Agarta’nın ne olduğuna ilişkin en yaygın, internet ve ansiklopedik kaynaklarda kullanılan tanım, “Tibet ve Orta-Asya tradisyonlarında sözü edilen, Asya’daki sıradağların içinde bulunduğu ileri sürülen efsanevi bir yer altı organizasyonu”dur.

Ancak bu tanım, ivedilikle not düşülmeli ki, “Agarta”yı anlamak ve çözmek için tamamıyla yetersiz. Ne bu kadar basit ne de bu denli sığ. Ancak bir açılış tanımı olarak kullanılabilir.

Günümüze değin “Agarta”nın ne olduğunu inceleyen bir çok yayın ve yazar bulunuyor. Bunlar içinde en ünlüleri ve kaynak olarak en itibar edilenleri üç tane. Bunları meraklıları için öncelikli olarak-konunun daha başında-yazalım. Saint-Yves d'Alveydre, Ferdinand Ossendowsky ve René Guénon.

Agartha kelimesi; “Agharta” ve “Agarthi” olarak da kullanılabiliyor. Agarta veya Agarti sözcükleri Sanskritçe de “ele geçirilemeyen, ulaşılamayan, her şeyden korunmuş, şiddetin yakalayamayacağı, anarşinin erişemeyeceği” anlamlarına gelmekte.
 
Bir de “Şambala”  (Shambalah) kelimesi var. Bunu da söylemek gerekiyor ki, meraklıları için şaşırtıcı olmasın.

Kimi kaynak ve kişilere göre Şambala, Agarta'ya karşıt olarak kurulmuş, gizli bir menfi merkez. Ancak genel ve yaygın kanı, Şambala’nın Agarta’nın bir diğer adı olduğu.

Agarta ismi ilk kez “Saint-Yves d’Alveydre” tarafından kullanmış. d’Alveydre bir simyacı. Metalleri altın ve gümüşe dönüştürme formülleri düzenlemiş. Martinist tarikatının (Tours piskoposu Aziz Martin (M.S. 316-397) tarafından kurulmuş tarikat) mürşitlerinden. Topluluğun bir diğer adının, “yeşil adamlar toplulu” olduğu da kayıtlar da mevcut.

Yasak dünyanın kapıları: Biz ‘GİRMEYİN’ diyoruz! Girmek için TIKLAYINIZ!

Agarta’nın sembolü: Gamalı haç!

Agarta'nın hakimi, “dünyanın kralı” rütbesini taşıyor. Yardımcıları durumundaki iki rahip kral bulunuyor. Sembollerinden biri bugün günümüzde hala Hint ve Tibet tapınaklarını süsleyen gamalı haçtır.

Bu sembol Mu 'dan kaynaklanıyor. Güneşi ifade eden kadim bir sembol. Dünyanın en eski sembollerinden biri sayılıyor. Bu haç, yaradılışın dört kuvvetini ve dört büyük enerjiyi sembolize eder. Zamanla “yönü çevrilerek” II. Dünya savaşında Nazilerin kullandıkları haline gelecektir.

Mu ve Atlantis…

Bu teknik ama açıklayıcı tanımlamalardan sonra Agarta’yı biraz daha açmaya başlayalım. Bir başka tanım, Agarta’nın “Mu ve Atlantis’ten göç eden bilim rahiplerince ya da inisiyelerce kurulmuş, sonradan gizlenme gereği görüp dağ ve mağara içlerine çekilmiş” bir grup olduğunu  ileri sürüyor.

Bu açıklama da Agarta ile ilgili yaygın bilgiler arasında. Neredesye “mutabakatla kabul edilmiş” bir yaklaşım.

Buradan Agarta ile ilgili ilk ve en bilinen “tartışma” konusuna gelebiliriz. Agarta’nın “bir yer altı ülkesi”mi veya “gizli bir dernek (oluşum)”mu olduğuna ilişkin bir tartışma bulunuyor.

Agarta üzerindeki hemen tüm çalışmalarda bu ayrışmaya rastlanıyor. Ancak ortak nokta, bir “gizlilik” olduğu yönünde. Yani ister “yer altı” olsun ister “örgüt, dernek, oluşum” gizlilik var.

Burada bir uzlaşma noktası da zamanla ortaya çıkmış. Her ikisinde de doğruluk payı olduğu varsayılıyor.

Agarta’nın adamları kim, misyonu ne?
 
Peki Agarta ne yapar? Amacı nedir? Kimlerden oluşur? Burada kesin yargılarla ayrışan bir farklı okuma yok. Değişik “görev” tanımları varsa da genel olarak amaç ve araçlar belli. Agarta, “sahip bulunduğu binlerce yıllık sırları uygulamak suretiyle insanlığı büyük bir spiritüel ilhama (illumination/aydınlanma/ışık) kavuşturmayı amaçlayan bilge ve filozoflardan oluşuyor”.

Saint-Yves d’Alveydre’den sonra Agarta isminin ilgi çeken biçimde sunuluşu, Fransız konsolosu olan Jacoliot’un  "Hint’teki Tevrat” adlı eserinde ve teozofinin kurucusu H. P. Blavatsky’in "Gizli Doktrin ve Gün lşığına Çıkarılmış İsis" adlı eserinde oluyor.

Bundan sonra en bilinen ve en sık gönderme yapılan “Rene Guenon” oluyor ve "Dünyanın Kralı" adlı çalışmasıyla Agarta hakkında en geniş bilgileri kamuoyuna veriyor.

‘Öteye Ait Zekâların Oğulları’ Nerede?

Peki Agarta nerede? Agartalılar nerede? Bu konu üzerinde asla mutabakat yok. Hemen her kaynak kendine göre bir adres gösteriyor. Böyle olmakla beraber, “geniş coğrafi” tanım açısından bir harita çıkarmak mümkün.

Guenon’a göre, çok eski bir tufan bugünkü Gobi bölgesinde çok gelişmiş bir uygarlık yok olmuştur. Burada  yaşamakta olan “spiritüel mürşitler” Himalayaların altında yer almakta olan büyük bir mağara şebekesine sığınmışlar.

Yeşil ülke nerede: Agarta’nın “TAM” adresi! Bulmak için lütfen TIKLAYINIZ.

Bu tezin bir devamı var. Coğrafi bir tanım verip, siyasi bir bilgiyi de içeriyor. Yukarıda “Agarta ve Şambala” ilişkisine değinmiştik. “Ayrı-rakip” olduklarına ilişkin bilgi burada bulunuyor.

Bu göçten sonra, iki gruba ayrılıyorlar ve "sağ  elin yolu” diye anılan grup Agarta’ya, yani dünya hayatından uzak “murakabe ve mükaşefe”de bulunma ülkesine, "sol elin yolu" diye anılan diğer grup ise “Şambala”ya yani kaba güç ülkesine yerleşiyor.

Bir diğer Agarta adresi Ferdinand Ossendowski’den gelmekte. Ossendowski, Bolşevim ihtilaline direnmiş Polonyalı bir bakandır ve başarısız olunca Moğolisten ve Çin’e kaçmıştır.

Sığındığı bir Lama manastırında kendisine, “altı bin yıldan fazla bir zaman önce kutsal bir insanın bütün bir halkıyla bir mağarada kayıplara karıştığı,  ve yitik bir bilim yardımıyla, Agarti adlı yeraltı krallığının temelini attığı anlatılmış. Ossendowski bu bilgileri 1924'de yayınladığı "Hayvanlar, İnsanlar ve Tanrılar" kitabında derlemiş.

Agarta’ya katılım şartları!

“Agartalı olmak”, günümüz değerleriyle pek mümkün gözükmemekte. Kut Humi’ye göre,  "Agarta’ya girmek, katılmak, atanmak, seçilmek” söz konusu değil; “Ancak, spiritüel anlamda olmak üzere, bileğinin hakkıyla Agartalı olunabilmektedir; kişi, ancak ulûhiyetle tekrar bütünleşip özdeşleşebilecek seviyeye ulaştığı takdirde Agartalı olabilmektedir, ki bu seviyeye ulaşmanın yolu da tatbikat ve tahakkuk sürecinden geçmektir, çünki beşer varlığını en tam ve en aşkın biçimde değişime uğratan ve güçlendiren tek şey ancak spiritüel bilimdir.”

Agarta: Efsane mi Gerçek mi? Agarta’ya giriş pasaporta vermeye yetkili lider kim?  Lütfen TIKLAYINIZ.

Yani Agartalılık; Yogiler’e veya ilk İbranilerdeki "semavî insana" özgü en derini hal ile mümkün. “Agartalılar dünya sakinlerinin şuurlarında genişleme ve açılma meydana getirmek ve kendilerinin spiritüel anlamda ulaşmış bulundukları duygu ve düşünce birliğine onları da ulaştırmak amacıyla kendi aralarında işbirliği yapmaya her an hazır durumda bulunmaktalar”.

Naziler-Hitler ve Agarta…

Agarta’nın nerede bulunduğuna ilişkin bir diğer adres ise bize oldukça yakın. Kapadokya. Bölgenin yer altı dehlizleriyle bilinen mimarisi ipucu oluşturuyor. Geniş ve büyük tüneller yapısı bölgeyi Agarta’nın olası adresi haline getirmiş.

Tabii bu da bir iddia. Zaten Agarta’ya ilişkin tüm bilgiler çeşitli ve renkli iddialara dayanıyor. Tünellerin kaynağı Daniken gibi araştırmacılar tarafından uzay uygarlıkları olarak gösterirken, bazıları Atlantis ve Mu kıtalarının batışlarından sonra kurtulan kimseler olarak gösteriliyor.

Elbette bu iddiaların en büyüğü, Agatha sakinlerinin insanlarla çok az iletişim kurarak günümüze kadar yaşadıklarıdır.

Popüler ve çok ilginç hatta inanılası bilgiler içeren yakın tarihli söylencelerin başında ise Adolf Hitler’in, Agarta rahipleri tarafından yönlendirilen bir medyum olduğudur. Bu nedenle bir çok araştırmacı Agarta ile ilgili konulara Naziler ve Hitler ile başlanmasını önerir.

Nazi Karargahı’nın altında 12 Tibetli rahip cesedi: Naziler, Hitler ve Agarta için TIKLAYINIZ!

Dabbe’tül Arz yeraltında değil mi?
 
Bazı kaynaklarda, Agarta(lıların) dünyayla iç içe yaşadığı, ancak 4. boyutta olduğu için görünmediği söyleniyor. Göründükleri zaman dilimi ise “kıyametle” ilişkilendiriliyor.

“Bizlerin şu an göremediği, ancak iç içe yaşadığımız, bu Medeniyet Mensupları (Agartha) dünya insanlarının dördüncü boyuta geçişi sürecinde onları karşılayacak, kendilerini tanıtacak ve insanlara bilgi aktaracaklardır. Kuran'ın Neml Suresi'nde bahsedilen Dabbetül Arz, yani ‘yerden çıkacak’ ve hakikatleri anlatacak olan canlı varlıklar, bu medeniyetlerin mensupları olan varlıklardır”

Hz. İsa’nın ve Nuh’un Agarta ile bağı ne? Sınırı aşan iddialar mı, bilimsel gerçekler mi?

Agarta, popüler kültüre de defalarca konu olmuş bir figür; Umberto Eco, 'Foucault'nun Sarkacı' kitabında Agarta’dan bahseder. Abel Posse'nin meşhur romanının ismi: “El viajero de Agartha”dır.  “Agarta: Hollow Earth” adıyla bir bilgisayar oyunu da var. Bir başka meşhur oyun  “Final Fantasy IV”te de Agart şehrinden cücelerin yaşadığı bir yeraltı ülkesiyle bağlantı kuruluyor. Miles Davis 'in bir albümünün adı da Agarta.

İddianamede ne işi var?

Agarta’yı bize son hatırlatan metin, kamuoyunda Ergenekon olarak bilinen Ümrüniye soruşturmasının “iddanamesi” oldu. İddianame basına yansıdığı kadarıyla açık biçimde Agarta adını zikretti.

Peki bunun anlamı ne? Ergenekon’un tarihine ilişkin bilgiler verilirken Agarta’nın iddianameye girmesi fikri acaba nasıl gelişti?

O ‘çılgın’ soru: ERGENEKON AGARTA MI, AGARTALILAR TÜRK MÜ?

Yukarıdaki çok ama çok kısa, çok ama çok genel öyküsünü okuduğunuz, meraklıları için heyecanlı ve esrarengiz bilgilerle sunduğumuz linklerle sunduğumuz Agarta öyküsünün, iddianamede kendine yer bulması sanırız hayli tartışılacak.

 



 YORUMLAR
Nuray Adsiz / 7/19/2008 2:50:01 AM
akara(26):

Allah bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez.

İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise,

"Allah örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla bir çoklarını saptırır, bir çoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

Isra Suresi 107

De ki:

"Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur'an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar."

Her yerde RABB'İMİZİN yüce kudreti aşikar..

Rabbim bizlere görebilmeyi nasip etsin Insaallah.

selamlar




aybaroğlu / 7/18/2008 11:52:41 PM
anlış hatırlamıyorsam Atatürk'te bu kayıp kıtayla ilgilenmitir olur olur burası dünya inanırım ben böyle şeylere bu ülkede insanların beyinlerini başka yöne çekmek için yayınlanan "kurtlar vadisi" yayınlanmaya devam ediyorsa ve "sağır oda" yayından kaldırıldıysa bu işte bir iş var çünkü sağır oda tam bu bağlantıları anlatan diziydi sonradan diziyi saçma saçma senaryolaştırdılar o dizi tekrar aynı formatta ekrana gelirse iyi olur keza toplum artık eski toplum değil...


HİLALİ TÜRK / 7/18/2008 10:53:13 PM
evgili kardeşler, bu tür savsatalara gerek yok. Bizler gerçek olana, yani mutlak gerçeğe yönelmeliyiz. Enerjimizi, "O" nu tanımak için tasavvuf ilmi vasıtasıyla harcarsak, bizim için daha hayırlı olacaktır.

Allah cümlemize hidayet nasip eyleye, ve gereksiz işlerden uzak eyleye...Amin...


ahmet / 7/18/2008 1:19:59 AM
azmayacağım diyorum ama dayanamıyorum. Allah aşkına bu yazılanlara ve linkler de yazılanlara inanıyor musunuz yoksa bunları yalnızca 'Yüzüklerin Efendisi' veya 'Harry Potter' gibi fantastik roman niyetine mi okuyorsunuz. Lütfen ikincisinin doğru olduğunu söyleyin. Bu kadar da uçmuş olamayız değil mi arkadaşlar.


cengizhan / 7/16/2008 8:31:36 PM
ok çok eski zamanlarda, insanlık iki ye bölünmüştü. Bir kısım insan iblis-şeytan ve cinlerden aldıkları bazı bilimler ile aşırı ilgilenmekte ancak kötüye kullanmakta idiler.Tatminsiz ve şeytana köle olan bu şer gurup büyü-simya başka sır ilimler ile oynayıp aşırılıkta bulunmakta idiler.Bunlar şambala gurubunu ülkesini oluşturmakta idiler.Yine bu ilimler ile ilgilenen ama aşırılığa kaçmayan diğer bir gurup şambalayı ikaz etmekte dünyanın dengesini bozmak üzere olduklarını ikaz etmekte idiler. Bu iyi grup ülke ise Agartha lılar idi.Agartha lılar Şambalacı azgın büyücülerin dünyanın canına okuyacaklarını dengeyi bozup yörenin afetlere maruz kalmasına sebep olacaklarını anlamışlardı. Agarthalılar aralarından bir gurup insanı seçtiler ve sağ kalmalarını ümit ederek çok uzak diyarlara göç ettirdiler. Şer ve azgın Şambalacıların oyunları sonucu korkulan oldu ve helak olundu. O bir grup göçenin göç ettiği yer Mısırdır. Eski mısır kökenli masonik sırlar o göç edenlerden kalan tozlu mirasdan devşirilmiştir denir.!!! Allah bilir :-)




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  G(8)-9’ların Sırları
  Sekiz Asırdır Çürümeyen Bedenin Sırrı
  Kanuni'nin Sırrını Taşıyan Sandık !
  Elektrikli Sandalyenin Sırrı
  Şeytanilerin İstanbul Büyüleri
  Cep Telefonu Taşıyorsanız Kuvars Takın
  Organ Mafyası'mı Yoksa Satan Gruplar mı?
  New York - Londra Arası Telektroskop Hattı
  İstanbul'un 2 Bin 500 Yıllık Sırrı!
  Beyni Yönlendirildiğini İddia Eden Kadın (video)

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




Subscribe to Netpano
'Her gün bir bilgi servisi' okurlarımızdan ilgi görmeye devam ediyor. Bilgilerini paylaşan okurlarımız gözden kaçan ilginç bilgilere grubumuza atarak bizler ile paylaşmaya devam ediyor.Türkiye'de ve Dünyada meydana gelen olayların bildiğimiz gibi gelişmediğini söyleyen bizler; sizlerinde tartışıp bilgilerinizi aktarmanızı istiyoruz. Yapmanız gereken tek şey yahoo grubumuza üye olmak.

 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi