netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
20 November 2008 Thursday

Yazarlar

Feyzeddin ALPKIRAY
KİTAP ÖLÜR MÜ – 2

Fahri SARRAFOĞLU
İŞTE KRİZDEN ÇIKIŞ YOLU

Zübeyir SOMUNCU
OBAMA İLE RENGİNİ BULAN COCA COLA VE ABD’NİN GELECEĞİ

Feyzeddin ALPKIRAY
KİTAP ÖLÜR MÜ ?

Dedekorkut EVLİYAOĞLU
MEDYA PATRONLARI HANGİ TELEFON HATTINI KULLANIYOR?

Zübeyir SOMUNCU
BELİRLENEN GÜNDEMLER "ZİHNİMİZE KANCA ATARKEN" NEYİ GİZLİYOR???

Fahri SARRAFOĞLU
KRİZ TELALIĞI MI?

Dedekorkut EVLİYAOĞLU
ADANA VALİSİ'NİN YEŞİL KART İPTAL YÖNTEMİ ‘NİN ARTISI EKSİSİ

Zübeyir SOMUNCU
TÜRKİYE`DE ÇOCUKLARI TAŞLI DİRENİŞÇİ YAPMAK İSTEYENLERİN SİNSİ STARTEJİSİ NEDİR?

Erol DERMAN
G(8)-9' LARIN SIRLARI

Dedekorkut EVLİYAOĞLU
SOSYETE'NİN YENİ MODASI AMERİKA'DAN YOK PAHASINA 5-10 EV ALMAK

Zübeyir SOMUNCU
GENELKURMAY’A KUCAK AÇAN DİYARBAKIR AK PARTİYE KEPENK KAPATTI

 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:iyibilgi  
netapno.com  -  - Thursday, July 17, 2008 - 00:00:00  
Türklerin Açlıktan Öldüğü Ada

 . Dünya Savaşı'nda Türk esirlerin yaşadıkları belgesel oldu. Yönetmenliğini Haluk Öçekçi'nin üstlendiği "Cehennem Adası Nargin" belgeseli, I. Dünya Savaşı'nda Rusya'daki esir kamplarında tutsak 60 bin Türk'ün öyküsünü anlatıyor.

Belgesele göre Nargin'den 40 Bin Türk esir gelip geçti ve bu esirlerin çoğu açlık ve susuzluktan yaşamını yitirdi. Belgesel, Ermeni doktorların Türk esirlerin "gözlerini oyduğu" yönündeki iddialara da yer veriliyor.

14 Ay süren çalışma için Balıkesir, Manisa, İstanbul, Ankara, Erzurum, Trabzon ve Adana'da çekim yapıldı. Toplam 39 bin 657 sayfa Türkçe, 2 bin 67 sayfa İngilizce ve Rusça kaynak tarandı.

------------------

Sarıkamış Harekatı ve Kafkas Cephesi'nde Ruslar'a esir düşerek Sibirya'daki çeşitli esir kamplarına götürülen Türk askerlerinin, esir kamplarındaki esaret yılları ''Cehennem Adası Nargin'' adlı belgesele konu oldu.

AA muhabirinin belgeselin yönetmeni Haluk Ölçekçi'den aldığı bilgiye göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen belgeselin çalışmaları 14 ay sürdü. Belgesel, Sarıkamış Harekatı'nda esir düşerek Sibirya'daki esir kamplarına götürülen ve 5 yıl boyunca çeşitli kamplarda esir kalan Tuğgeneral Ziya Yergök'ün 1850 sayfalık üç ciltten oluşan el yazması anılarından yola çıkılarak hazırlandı.

Belgeselde, Nargin ile diğer esir kamplarında kalan ve Anadolu'ya tekrar dönmeyi başaran 11 askerin anılarına, birinci derecedeki yakınlarıyla yapılan röportajlara ve döneme ait Türkiye, İngiltere ve Rusya devlet arşivlerindeki belge, fotoğraflar ve görüntülere yer verildi.

Sarıkamış Dayanışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Birgün Sönmez, eski milletvekili Turhan Çömez, Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, Yrd. Doç. Dr. Cemil Kutlu, Yrd. Doç. Dr. Celal Metin, Dr. Umur Işık ile esaret yaşayan Tuğgeneral Ziya Yergök'ün oğlu Nurullah Yergök, İrfanoğlu İsmail Efendi'nin oğlu Ahmet Rıza İrfanoğlu ile Ahmet Göze'nin oğlu Gazeteci-yazar Ergun Göze'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda akademisyen ve düşünürün de katıldığı çalışmada ayrıca Prof. Dr. Birgün Sönmez'in özel arşivinden de görüntüler yer alıyor.

Yönetmenliğini Haluk Ölçekçi'nin, proje koordinatörlüğünü Konur Alp Koz'un, görsel yönetmenliğini Cihan Kahraman'ın üstlendiği ve Türk esirlerinin yaşamlarının konu edildiği belgesel için Rusya Devleti Askeri Tarih Arşivi (RDATA) ve İngiliz Devlet Arşivine de girildi. Ayrıca, arşivlerdeki binlerce belge ve döneme ait Türk ve Rus askerlerinin anıları da incelendi.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nce 1914-1919 yılları arasında çekilen ve ilk kez Türk araştırmacılar tarafından kullanılan görüntülerin de bulunduğu belgesel için Türk esirlerinin mektup ve hatıraları da incelemeye alındı.

Belgeselin ilk bölümünde, Doğu Cephesi'nde Ruslar'a ve Ermeni çetelerine esir düşen ve yaya olarak Tiflis'e, oradan da yük vagonlarıyla Sibirya'da bulunan esir kamplarına götürülen Türkler'in bu yolculuklar sırasında yaşadıkları resmi belgeler ve hatıratlara dayanılarak aktarıldı. İkinci bölümde ise Nargin Esir Kampı ile Sibirya'daki diğer esir kamplarındakilerin yaşamları, Osmanlı Üsera Temsilcisi Yusuf Akçura'nın raporu ışığında tarihi belgeler ve döneme ait tarihi görüntülerle desteklenerek hazırlandı.
Son bölümde de kamplardan kaçarak Türkiye'ye dönmeyi başaran esirlerin hatıraları ve birinci derecede yakınlarının ifadelerine yer verildi. Çalışma için Balıkesir, Manisa, İstanbul, Ankara, Erzurum, Trabzon ve Adana'da çekimler yapıldı. Toplam 39 bin 657 sayfa Türkçe, 2 bin 67 sayfa İngilizce ve Rusça kaynak tarandı. Belgesel için Türkiye ve Azerbaycan'dan 78 kişiyle görüşüldü, bunlardan 16'sıyla çekim yapıldı. Belgeselde, Nargin Adası'ndaki esir kampında tutsak Türk esirlerinin görüntülerine yer verildi.
Belgeselde, Rusya Devleti Askeri Tarih Arşivi'nde ulaşılan bazı raporlarda Sarıkamış Harekatı sırasında Osmanlı idaresindeki Ermeniler'in bölge hakkında Ruslar için istihbarat topladığı, bazı Ermeni köylerinin ise harekat sırasında Türk birliklerine lojistik sağlanmaması için Ermeniler tarafından yakıldığı gibi konulara tarihi belgeler ışığında yer veriliyor.

Belgeselin çekiminde 7 kişilik ekip görev alırken, ikinci bölüm çalışmaları için İngiltere, Azerbaycan, Mısır ile yurt dışındaki Türk şehitliklerinin bulunduğu merkezlerde de çekimler yapılacak. Belgesel, yurt dışı festivallere de katılacak.

-SOĞUK VE AÇLIĞA YENİLDİLER-
Sarıkamış Harekatı'na ilişkin anılarını aktaran Tuğgeneral Ziya Yergök, Rus esaretindeki yıllarını ilerlemiş yaşına rağmen belgesele bütün detaylarıyla aktardı.
Belgeseldeki bilgilere göre, Nurullah Yergök, Sarıkamış Harekatı'na 83. Alay Komutanı olarak katılan babasının askerlerin ne bulursa onu yediğini, soğuktan korunmak için girdikleri ahırlarda da hayatını kaybedenlerin olduğunu, sefalet yüzünden taburların mevcudunun da 300'e düştüğünü aktardığını dile getirdi.
Babasının düşman karşısında son gücüne kadar çarpıştığını anlatan Yergök, ayağında çarıkla eksi 25 derecede kara bata çıka yürüyen askerlerin öylece donup kaldığını da ifade etti. Çocukluğunda, babasının bunları anlatırken gözyaşlarını tutamadığını aktaran Yergök, savaşın sonlarına doğru kafasına isabet eden bir şarapnel parçasıyla yaralanan babasının kaldırıldığı sahra hastanesinde Ruslar'a esir düştüğünü belirtti.
Babasının, ''kendisi için esaretin ölümden beter olduğunu'' sık sık ifade ettiğini söyleyen Yergök, ''Buna rağmen yaşamak için direnmiştir. Onun bu mücadelesi ölüm kalım savaşından çok vatana kavuşma maksadıyla verilen onurlu bir mücadeledir'' diyor. Rus ordularının içindeki Ermeniler'in esir kamplarında yönetici olarak görev aldıklarını babasından duyduğunu da anlatan Yergök, babasının anlatımıyla yaşananları şöyle aktarıyor:

''Savaş yetmiyormuş gibi birçok Mehmetçiği de bu yolculuklarda kaybettik. Babam bunları anlatırken çok duygulanırdı. Esarete daha fazla dayanamamış ve özellikle Azerbaycan'da kurulu bulunan Türk derneklerinden de yardım alarak esir kampından kaçmıştır. Kaçışı sırasında yakalanmış, Ruslar tarafından aylarca hapiste tutulmuş ve bitler nedeniyle yakalandıkları tifo gibi bulaşıcı hastalıklarla, ölümle pençeleşmiştir. Bunlar yakın tarih çalışmalarında çok anlatılmadı, konuşulmadı.''

-ESİR TÜRKLERİN ÇEKTİĞİ ACILAR-
Prof. Dr. Taşkıran ise Çarlığın harekat öncesi toprak vaadiyle örgütün önde gelenlerine Rus birliklerinde üst düzeyde görevler verdiğini, bazı örgüt üyelerinin ise gizlice Osmanlı topraklarına sızarak erzak teminini engellemek için Ermeni ve Türk köylerini ateşe verdiğini ifade etti.
Rus birliklerindeki Ermeni komutanların esir Türkler'e tarihin en büyük acılarını yaşattığını belirten Taşkıran, belgeselde bunu şu sözlerle anlatıyor:
''Ermenilerin, Türk esirlerine çok kötü davrandıklarını, esirlerimizin hemen hemen hepsi söylemektedir. Bolşevik ihtilalini destekleyen, buna katılan Ermeniler de var. Bu Ermeniler yönetici konumuna geldiler, kamplarda oldular.

Bunların esirlerimize kötü davrandığını söylüyorlar. Dönen esirlerin anılarında bunlar var. Antep'te defterdarlıkta görev yapan bir memur esir edilmiş, Mısır'daki kampta yaşadıklarını anlatıyor. 'Kampta Ermeni doktorlar vardı. Biz revire müracaat ettiğimiz zaman bizi hemen hastaneye gönderirlerdi. Hastanede bulunan Ermeni doktorların eline düşerdik. Ermeni doktorlar nişan almada kullanıldığı için özellikle sağ gözümüzden başlayarak hiçbir şeyi olmadığı halde gözümüzü oyarlardı' diyor.''
Belgeselin Rus devlet arşivlerindeki çalışmalarını yürüten Dr. Tamara Ölçekçi de, ''Ermeni doktorların bulunduğu esir kamplarında her gün 35-40 Türk esirinin öldüğü Rus arşivlerine bile yansımıştır. Bunlar ölmemiş, resmen gerekli sağlık şartları yerine getirilmediği için öldürülmüştür'' dedi.

Rus elçiliği tarafından 23 Şubat 1915 tarihinde Rus Dışişleri Bakanlığına gönderilen belgenin Ermeni çetelerinin sivil katliamlar yaptığını kanıtladığını belirten Ölçekçi, Ermeni çetelerinin bazı doğu illerinde sivil katliamlara başlamalarının Rus generalleri de rahatsız ettiğini, harekattan 38 gün sonra bir Rus komutanının çektiği telgrafın çetelerin doğu illerindeki faaliyetlerini ve belgeselde anlatılan katliamı özetlediğini kaydetti.



 YORUMLAR
arkin / 9/1/2008 9:26:40 PM
anı hal böyleyken sindi ne olucak kımden ne ıstenılecek

kıme hesap sorulacak hala o donemde gaspedılen ıshakpasa sarayımızın altın kapısını bıle ıstemeye korkarken bu yapılanların hesabıda unutulacak herseyde oldugu gıbı o yollarda donarak sehıt dusen evlatlarımızı yıyen kopek ve kurtları yada sehıtlerın olmeden oncekı o gozlerını ve yuzlerını bıkere olsun gordunuzmu?bence sadece konusuruz uzuluruz ve korkmayın unuturuz tez elden....bu hep boleydı

ole olcak....

allah bu kalan vatanı aldırmasın haıne...

saygılarımla




Nuray Adsiz / 7/19/2008 3:33:47 AM
kumayi sevmeyen bir millet olarak, böyle bilgilendirici Belgeseller sayesinde

Unutulmus veya unutturulmus tarihimizi ögrenerek,

sözde Ermeni soykirimi gibi zorla dayatilmaya calisilan büyük yalanlara karsi bizimde Millet olarak söyleyecek coooook sözümüz var elbet, böylece bir tane daha oldu.

Allah razi olsun...




nebi / 7/18/2008 10:10:01 AM
izlere yapılanlar bizlere unutturuluyor.içerde dışarda..nazilerin yaptıkları soy kırımı dünya 7-70 herkes biliyor..ne zaman haklarımızı savunacagız.çalışmalar için tşk..




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Obama Ve Bronzlaşmanın Sırrı
  Meğer Türklerle Yahudiler Akrabaymış (!?)
  Atatürk Başörtüsüne Karşı Değildi
  Osmanlı Devleti'nde Gayrimüslümler
  55 Yıllık Nöbet
  Muavenet Faciasını Unutmayın
  19. yüzyıl Osmanlı Coğrafyasında Ermeni Okullarının Faaliyetleri
  II. Abdülhamid'in İslam Birliği Siyasetinde Hilafetin Rolü
  Anadolu’daki Ticari Yollar Ve Kervansaraylar
  Efsane Valinin Bilinmeyen Öyküsü

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




Subscribe to Netpano
'Her gün bir bilgi servisi' okurlarımızdan ilgi görmeye devam ediyor. Bilgilerini paylaşan okurlarımız gözden kaçan ilginç bilgilere grubumuza atarak bizler ile paylaşmaya devam ediyor.Türkiye'de ve Dünyada meydana gelen olayların bildiğimiz gibi gelişmediğini söyleyen bizler; sizlerinde tartışıp bilgilerinizi aktarmanızı istiyoruz. Yapmanız gereken tek şey yahoo grubumuza üye olmak.

 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi