netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
20 November 2008 Thursday

Yazarlar

Feyzeddin ALPKIRAY
KİTAP ÖLÜR MÜ – 2

Fahri SARRAFOĞLU
İŞTE KRİZDEN ÇIKIŞ YOLU

Zübeyir SOMUNCU
OBAMA İLE RENGİNİ BULAN COCA COLA VE ABD’NİN GELECEĞİ

Feyzeddin ALPKIRAY
KİTAP ÖLÜR MÜ ?

Dedekorkut EVLİYAOĞLU
MEDYA PATRONLARI HANGİ TELEFON HATTINI KULLANIYOR?

Zübeyir SOMUNCU
BELİRLENEN GÜNDEMLER "ZİHNİMİZE KANCA ATARKEN" NEYİ GİZLİYOR???

Fahri SARRAFOĞLU
KRİZ TELALIĞI MI?

Dedekorkut EVLİYAOĞLU
ADANA VALİSİ'NİN YEŞİL KART İPTAL YÖNTEMİ ‘NİN ARTISI EKSİSİ

Zübeyir SOMUNCU
TÜRKİYE`DE ÇOCUKLARI TAŞLI DİRENİŞÇİ YAPMAK İSTEYENLERİN SİNSİ STARTEJİSİ NEDİR?

Erol DERMAN
G(8)-9' LARIN SIRLARI

Dedekorkut EVLİYAOĞLU
SOSYETE'NİN YENİ MODASI AMERİKA'DAN YOK PAHASINA 5-10 EV ALMAK

Zübeyir SOMUNCU
GENELKURMAY’A KUCAK AÇAN DİYARBAKIR AK PARTİYE KEPENK KAPATTI

 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:haber7.com  
netapno.com  -  - Wednesday, August 20, 2008 - 00:00:00  
TSK'da Güvenlik Defekti

Doğan grubu ve Karamehmet grubu arasında yaşanan tartışmalar bazı gerçekleri ortaya çıkarıyor. Neyin sahte olduğu neyin sahte olmadığından çok; insanların çıkarına uymayan sahteciliğe ve doğru belgelere kör olması, çıkarına uyan sahteciliği ve doğru belgeleri abartarak savunması medya ahlakı açısından ibret vericidir. 

Ergenekon soruşturması geldi resmi şahıslara dayandı ancak daha fazla ilerleyemiyor. Tutuklanan herkes hemen hemen ‘Ne yaptıysam devletin bilgisi dahilinde yaptım’ diyor. 

‘Ancak devletin resmi kişileri bu işleri yaparken biz size para veremeyiz paranızı bir şekilde temin edin demişler. Onlarda devletin özel birimlerinden ihaleleri öğreniyorlar ve devletin selamını götürerek komisyon alıyorlar. Sözünde durmayana sıkıyorlar. Çünkü ne yapıyorlarsa devletin bilgisi dahilinde yapıyorlar.’ Ergenekon çeteleri böyle mi oluştu acaba? 

Hal böyle iken yüzeysel tartışmalarla vakit kaybediyoruz. Belgeler sahte olsa ne olur olmasa ne olur? Devletin hangi tarafına el etsan çürümüş. İşine gelmeyene sahte işine gelene doğru riyakarlığı Osmanlının son dönemi gibi. ‘Padişahım çok yaşa’ söylemi şimdi, ‘paşam çok yaşa’ olmuş. 

En sağlam kurumumuz olarak bildiğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bazı güvenlik defektleri vardı. Bu açıkların nedeni de anlaşılmış oldu. 

Yakın tarihimizi hatırlarsanız 3 Temmuz 2003’de Kuzey Irak’ta subaylarımızın başlarına çuval geçirilme operasyonu olmuştu. Aslında kriptolarımız için ABD’liler o operasyonu yapmıştı. 

Türk askerine silah ve kripto namusunuz diye öğretilirdi. Türk Timi namusunu koruyamadı. Onurlu mücadele edecek, direnecek, karşılık verecek, sonucu göze alacaktı. Kazandığı sürede de zaten Ankara devreye girecek, kriptolar korunacaktı. Gerekiyorsa imha edilecekti. Sonuçta maalesef kuzu kuzu Amerikalılara teslim oldular. 

Bu olay idealizm çürümesinin göstergesidir. Acaba ÖKK’lığında  görev yapanlar görev idealizmi değil ganimet idealizmi içinde miydiler? Bu toplum ordusunu ayakta tutmak için ciddi vergiler veriyor ve fedakarlıklar yapıyor. TBMM konuyu maalesef araştıramadı. Çünkü TBMM’nin silahlı kuvvetlere hesap sorması gerekiyor ama soramıyor. Çünkü sistem çürümüş. 

Diğer taraftan kriptolarımız ile ilgili garip ölümlerin görüldüğü ASELSAN’da yaşanan mühendis ölümleri... Hepsinin ortak özelliği silah sistemlerinin şifreleri üzerine çalışmalarıdır. Devletin burada da eli kolu bağlı… Çünkü sistem çürük… 

Ergenekon soruşturması, darbe günlükleri, Orgenerallerin asli görevlerini bırakıp siyasi parti gibi çalışmaları, terör örgütü PKK’nın gerçekleştirdiği Dağlıca baskınında savunulamaz istihbarat hatalarının olması ve Makine Kimya’nın ürettiği el bombalarının, zimmetli silahların ve gizli evrakların TSK bünyesi dışında el değiştirip durması… İşportaya düşerse şaşmayacağız. 

Hani silah askerin namusuydu? Bu olay batıda olsa Genelkurmay Başkanını istifa ettirirdi. 

Ordumuzun silahlarına sahip çıkamaması, kriptosunu koruyamaması zihniyet yozlaşması ile ilgilidir. İttihat terakkiden beri gelen ‘Mevzu-u bahis vatansa gerisi teferruat’ denilen insanlık dışı her yöntemi meşru sayan zihniyeti sorgulamak gerekir. Ne istediği ile nasıl istediği arasındaki farkı anlayamayan hukuksuzluk öğretisi ve çürüme doğuran bu anlayış sağlıklı değildir. Sorunun sorumluluğunu Ergenekon sanıklarına yıkıp ‘Kök neden’edokunmamak hastalığın şekil değiştirerek devamına sebep olur.  

Çürümüşlüğün diğer göstergesi de TSK’nın yaptığı ayrımcı uygulamalardır. 

Hep kendilerini övecek gazetecilere akredite verme ve neye göre ölçüldüğü bilinmeyen akredite gazetecilik haksızlığı… Eleştiriye kendini kapayan hastalıklı bir yapı… 

Bir diğer ayrımcılık irtica ile mücadele adı altında sahte belgelerle ordudan uzaklaştırılan iki bine yakın subay astsubaya yapılan haksızlıktır. Anlaşılan o ki, belgeler sahte olduğu için yargıya kapalı olarak ve hukuk denetiminden kaçırılarak YAŞ kararı ile işlemler yapılmış. Bu tasfiye operasyonu BÇG sahteciliğinin tipik bir örneğiydi

Yüksek Askeri Şura’daki Orgenerallerimiz kullanıldıklarını düşünüyorlar mı acaba? Başlarını yastığa koyup rahat uyuyabilecekler mi acaba? Medyamız bu sahtecilikleri de görüyor mu acaba?... 

Sahteciliğin diğer bir örneğide ‘Anasına bak oğlunu al taktiği’ olarak Radikal gazetesinde okuduğumuz Ertuğrul Mavioğlu haberi idi. Harp Okullarına ve Askeri Liselere öğrenci alınırken düşünce yapısını anlamak için mülakatta sorulacak soruları aktarıyor haber. 

Annesi başörtülü ise nene hatunun torunu bile olsa ‘Yasak Hemşerim’ retoriğine takılan kaç Anadolu evladı elendi acaba? Psikolog ve sosyologlardan oluşan bir kurulla aile ansiklopedisini oluşturarak geleneksel kökenden gelenlerin ayıklanması uygulaması idi bu uygulama. Üç ay önce çekilmiş aile fotoğrafı istenmesi ve yanlış beyanı okuldan tart nedeni olduğunun imzalatılması uygulamasının halen sürdüğünü duyuyoruz. 

Spor sınavında uzun don giyenlerin elenmesi, sağcı gazete okuyanların etiketlenmesi, annesinin evde nasıl dolaştığının sorulması, hangi iç çamaşırı giydiğini sormaları, hatta denize Atatürk ve Muhammed düşse hangisini kurtarırsın sorularının sorulduğunu biliyorduk ama belgelenmesi iyi oldu. 

Gayri insani bir ayıklama yöntemi, yanık Anadolu çocuğunun TSK’ya girmesinin resmen engellenmesi ve bir çeşit kadrolaşma. Böyle bir uygulama halk arasında söylenip duruyordu. TBMM İnsan Hakları Komisyonu konuyu inceleyebilse gerçeği daha net görebiliriz.  

Bugün de askeri okullar interneti yasaklayan okullar olarak biliniyor. Ne kadar acı değil mi? Bir adam yaratmak, Anadolu çocuklarını devşirmeye çalışmak, irtica korkusu ile güvenlik endişesi meydana getirerek yeni kimlik oluşturma psikolojik savaş yöntemleri.

İletişim çağında sonuçsuz çabalar olarak tarihe geçecek. 

Genelkurmaydan açıklama bekliyoruz!.... 

Bir aferin için canla başla çalışacak kişilerin oluşturduğu gayri nizami harp (GNH) birlikleri bu hale mi gelecekti? Ama madem bu hale geldi Genelkurmaydan şu açıklamayı beklemek hakkımız. En son 2007 yılında Hollanda’nın Gladio’yu dağıttığı resmen açıklamıştı. 

Genelkurmayımız, Gladio’nun Türkiye uzantısı olan Özel Kuvvetler Komutanlığı birliklerinin dağıtıldığını resmen açıklamalı, cephaneliklerinin imha edildiği beyan edilmelidir. Aksi takdirde TSK yıpranmaya devam edecektir. Yeni kurulacak GNH yönetmeliğinin ise sadece dış düşmana yönelik olması sağlanmalıdır. 

Türk Genelkurmayı demokrasiyi benimsemiş ve özümsemiş mi, darbeleri bir seçenek olarak hala  düşünüyor mu? Açıklama bu sorulara cevap verecek. 

Ey ordum bu ittihat terakki zihniyetinden ve tanzimat kafasından ne zaman kurtulacaksın? 

Ey ordum sahteciliğe biraz izin verdin Çanakkale ruhunu kaybettin, silahlarını, kriptolarını, gizli evraklarını koruyamıyorsun. Artık kendine gel. Sen bu toplumun göz bebeğisin, sevgilisisin, seni seyrederken yine gözlerimizin dolu dolu olmasını istiyoruz. 

Ey ordum sahteciliğin her türlüsüne karşı olduğun zaman kurtulacaksın. Bunu senden bekliyoruz. 

Belki biz göremeyeceğiz ama kıyamet kopmazsa çocuklarımız görür inşallah. Tabii herkes kendi alanını temiz tutarsa ve elinden geleni yaparsa. 

Bizim insanımızda da yalandan, terörden, manüplasyondan uzak, güvenli bir hayat arzusu var. 

Ümit ışıkları var, yeni Genelkurmay Başkanımız Orgeneral İlker Başbuğ halkla ilişkiler kadrosunu albaylıktan tümgeneralliğe yükseltti. Artık halkı daha çok dinlemek isteyen bir ordumuz var. 

Söylenen değil söyleyen toplum olalım.

PROF DR NEVZAT TARHAN



 YORUMLAR
hadi / 9/30/2008 10:23:27 AM
ıkardan bahsederken t.s.k. ya not vermek olurmu. işi size verse iyi vermezse kötü. çıkar varsa bu işin mantığı bu çünkü.




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Bir Obama Projesi
  Madem Askerle Kanka Oldunuz
  Gizli Komitelerin Yeni İkna Yöntemi
  AK Parti Devletleştiriliyor
  Gül'ü Niye Hazmedemediniz?
  Hüseyin Üzmez Denilen Din Düşmanı!
  Ahmet Altan Öyle Bir Yazı Yazdı ki...
  Kürt Sorunu’ Neden Çözülsün İstenmez?
  Zihinsel İsyan Sonra Demokratik Tepki
  ABD İçin Utanç Verici Öneri Ve Çok Önemli Üç Gelişme!

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




Subscribe to Netpano
'Her gün bir bilgi servisi' okurlarımızdan ilgi görmeye devam ediyor. Bilgilerini paylaşan okurlarımız gözden kaçan ilginç bilgilere grubumuza atarak bizler ile paylaşmaya devam ediyor.Türkiye'de ve Dünyada meydana gelen olayların bildiğimiz gibi gelişmediğini söyleyen bizler; sizlerinde tartışıp bilgilerinizi aktarmanızı istiyoruz. Yapmanız gereken tek şey yahoo grubumuza üye olmak.

 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi