netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
6 January 2009 Tuesday
 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:HABERTÜRK  
netapno.com  -  - Sunday, August 10, 2008 - 00:00:00  
Osman Pamukoğlu: 'Bu Dönemde İyi ki Asker Değilim'

 B.P : Paşa sıfatıyla hitap edilmesini neden istemiyorsunuz?

O.P : Devlete ait bir ünvan. Bu sıfat sorumluluk ve yetkinlik belirliyor. O sorumluluğu taşımıyorsam ve o yetkiyi deruhte etmiyorsam devlete ait genel bir sıfatın ismimin önünde bulunmasının hiçbir anlamı yok. Bana göre insanların isimleri ve soyadları esastır. Sonradan ilave edilen sıfatlar ve ünvanlar değil.

B.P : Asker olma ruhu, o hep asker derken doğru mu söyledik?

O.P : Asker de genel bir şey. Bunun tam keskin ifadesi var, savaşçı. Savaşçı olmak için birçok akademi ve harp okulu bitirmekte gerekmez. Savaşçılık bir ruh halidir.

B.P : Doğulur mu öyle?

O.P : Bana göre; evet. Kesin doğuştan ve çocukluğunda yaşadığı koşullarda bunu besler.

B.P : Siz de savaşçısınız?

O.P : Ben aslında savaşı sevmiyorum. 5000 yıllık insanlığın yazılı tarihinde sadece 336 yıl insanlar barış içerisinde yaşamışlar. Savaş, insanın ahmaklığı, bencilliği ve ikiyüzlülüğünden kaynaklanıyor. Yeryüzünde başka bir tür de daha yok. Gençlerini yetiştirip, silahla donatıp sonra birbirlerinin üzerine salmak, böyle birşey yok. Bir aslan karnını doyurduktan sonra önünden kuzular resmi geçit yapsın başını çevirip bakmaz. bu insana özgü birşey, doğası9nda var. Ama zorda kalırsanız, birileri özgürlüğünüze kastederse, sizi topraklarınızdan atmak isterse, bileğinizi bükeceğim derse o zaman meydan açık biz hazırız.

B.P : Siz liderlik konferanslarınızda 'Hayatta her zaman avcı olacaksın' diyordunuz. Niye?

O.P : İnsanın 3 durumu vardır. Ya avlar ya avlanır veya avını kaçırır. Sosyal, kültürel alan, bütün mücadele alanları ve savaş dahildir buna. 

B.P : Nasıl bir ruh hali vardır 16 ay oralarda kalmış bir generalin?

O.P : Birileri sizi bu topraklardan atacağız diyor. Bangır bangır bağırıyor. Telsizlerden çatışmada emperyalist Türk ordusu Kürdistan'ı terk et derler. Klasiği budur. O zaman gel at diyoruz bizde. Öfke, öfke, öfke, ruhunuz bileniyor. Olay olmayan gece yoktur. 92-94 arası korkunçtu. Korkunç derken biz hepimiz içindeydik. Biz korkmuyorduk ama kanın gövdeyi götürdüğü dönemdi. O dönemde sadece ayaklarımızı bastığımız yer sağlamdı. İşler sarpa sarmıştı, onlar da işi bitirme gözüyle saldırıyordu.

B.P : Aktütün saldırısından sonra biz imkansızlıktan dolayı o 5 karakolu daha yüksek yerlere taşıyamadık açıklaması geldi Genelkurmay'dan. Nasıl buldunuz bu açıklamayı mesela?

O.P : Karakolun bir yerden bir yere taşınmasının hiçbir amacı yok. Bunu 93'ten beri söylüyorum. Dönemin Jandarma Genel Komutanı'na da açıkladım. Karakol bu iş için uygun değildir. Büyük ana kışlalar dışında birlikleri ne kadar çoğaltırsanız çoğaltın onları dağlara tepelere dağıtırsanız baskına uğrama ihtimalleri çoğalır. Bir zaaf anı, bir dalgınlık, alışkanlık, aynı yeri uzun süre kullanma sonucunda kesinlikle baskına uğrayacaklardır. Biz karakolları kaçakçılık için kurmuşuz.

B.P : Sabit olmasın diyorsunuz oradaki mücadele...

O.P : Bu mücadele de hiç durmayacaksınız. Hareketsizlik ve durağanlık kesin ölüm getirir.

B.P : Bunu siz biliyorsunuz, herhalde ordudaki diğer subaylar da bilir...

O.P : Aslında bu karakol baskınlarını önleyen Aktütün değildir Üzümlü'dür. 5-6 kere basılmıştı.

B.P : Niye bile bile lades oluyor?

O.P : 23 Aralık 1993'ten itibaren Üzümlü lafını bir kere bile hiç kimse duymamıştır. O zamana kadar 6 kere basılmıştı. 80 kişi Kuzey Irak'tan geliyor ateş ettiğinde köylülerde beraberdiler. Yani 80 kişi Kuzey Irak geliyor 40 kişi de köyden ateş ediyor. Köydeki adamları bulduk. Burayı tehdit eden Kuzey Irak'taki kampları üst üste vurduk. Böyle engelledik.

B.P : Aktütün'deki baskının gün ortasında olması?

O.P : 25 yıldır ilk defa böyle birşeyle karşılaşıyoruz. Bu tam anlamıyla devlete kabadayılık.

B.P : Meydan okuma...

O.P : Tabii. Devlete meydan okuma.

B.P : Yakın zamanda Genelkurmay'ın açıklaması değil miydi, o kamplar bizim için BBG evleri diye?

O.P : Fazla bayan programı izlemişler. Komik ve düzey olarakta uygun değil. Bunu söyleyen için benim söyleyeceğim birşey yok. Bu, bu mücadelenin ne olup ne olmadığını bilmemeye eşdeğerdir. Hiçbir şeyden ders almamaktır.

B.P : Bölgeyi bilmemek mi?

O.P : Hiçbir şey bilmemek anlamına gelir. Beli kırıldı falan diyorlar. Hiçbir zaman olmadı. Şunun bir farkında değiller; Bugün PKK profesyonel bir örgüttür. Ortadoğu'da kullanıyorlar. Suriye kullandı, Saddam faydalandı, Farslar kullandı, bugün de Amerika kullanıyor İsrail ile beraber.

B.P : Siz zamanında dönemin Cumhurbaşkanı ile bir problem yaşamıştınız. 358 PKK'lıyı ele geçirmeniz söz konusuyken MGK kararıyla size geri çekilin dendi.

O.P : Aslında biz girmiştik. Bunlar Ankara'da bizim eylemimizin ötesinde birşey yaptılarda bize ses çıkartmayın mı diyorlar. Böyle anlarsınız.

B.P : Basın mensupları o zamanlar da siz albaydınız, öldüren PKK'lıların toplanmasını istemişlerdi fotoğraf için. Siz de ben askerime leş toplatmam çıkışı yapmıştınız. Sonra da dönemin paşalarından Hurşit Tolon sizi arayıp keşke böyle sert çıkmasaydın demiş.

O.P : Böyle denmez diyor. Kibar konuşalım diyor. PKK ölülerine leş demiyelim diyor. İnsani vecibeler falan filan... Siz karargah generali olarak bana nasıl söylersiniz dedim. Siz karargah generalisiniz, ben komutanım. Siz nasıl orada oturduğunuz yerden bana böyle birşey söylersiniz? Subay, astsubay ve askerlerime moral olması için de onu söylerim. Muharebedeki bir komutan bunu söyler. Karargahtaki yapamaz.

B.P : Niye emekli ettiler sizi? Demirel'le kavgadan mı?

O.P : İsmimiz çok öne çıktı. Her gün operasyon...

B.P : Ama iş yapıyorsunuz?

O.P : Onu onlara anlatacaksınız. Bu insanlar çok değişik.

B.P : Bu insanlar derken?

O.P : Bütün yönetimler. Siz çok şey yaparsanız, çok yükselirseniz de olmaz.

B.P : Ordu da mı böyledir?

O.P : Ordusu, sivili yok. İnsan, insandır. Ama ben iyiki üniforma giymemişim bugünkü koşullarda. Ülkenin bu koşullarında üniforma giymeye devam edemem. Bu hükümet ve bu koşullarda ben yapamam. Mümkün değil yapamam. Türkiye tasviye ediliyor. Benim üniforma giyerek buna dayanmam mümkün değil.

B.P:  "Ben bu koşullarda iyi ki asker değilim bu koşullarda o üniformayı giymek istemizdim." dediniz.

O.P:Evet, yani ettiğiniz yeminler buna imkan vermiyor ben etmem başkasını da bilemem.

B.P:Hangi yeminler bunlar?

O.P:Cumhuriyet, sadakat, şeref,ülkenin bütünlüğü,can verme hepsi var sancak devir tesliminden, askerlik yeminide dahil çocukluğumuzdan beri yaptığımız yeminleri göz ardı etmek.



 YORUMLAR


 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  TRT Şeş, Nasıl Bir Kanal
  Burhan Şeşen 26 Yaşında Kaybettiği Oğlu Serhan'ı Anlatıyor
  Aktütün Derin Devletin İşiydi
  'Türkiye Tek Bir Ülküyü Paylaşabilir'
  Eruygur ile İlgili Şok İddia
  Çatlı'nın Kardeşinden Tarihi İtiraflar...
  Saadet Partisinin Yeni Lideri Numan Kurtulmuş
  Türkiye'de 2 Başbakan Var
  Kutsal Emanetler Şimdi Evinizde
  Son Petrol Savaşında Irak'taki Hakkımızı Alalım

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




Subscribe to Netpano
'Her gün bir bilgi servisi' okurlarımızdan ilgi görmeye devam ediyor. Bilgilerini paylaşan okurlarımız gözden kaçan ilginç bilgilere grubumuza atarak bizler ile paylaşmaya devam ediyor.Türkiye'de ve Dünyada meydana gelen olayların bildiğimiz gibi gelişmediğini söyleyen bizler; sizlerinde tartışıp bilgilerinizi aktarmanızı istiyoruz. Yapmanız gereken tek şey yahoo grubumuza üye olmak.

 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi