Necmettin Erbakan’ın onayını alarak Saadet Partisi’nin Genel Başkanlık
koltuğuna oturacak olan Numan Kurtulmuş, ilk kez AKŞAM’a konuştu. Bütün
teşkilatların desteğini alan ve Erbakan’ı ikna etmeyi sonunda başaran Kurtulmuş,
‘Pasif lider olacak’ eleştirilerine ‘Zaman onların haksızlığını gösterecektir’
yanıtını verdi.
Kongre konuşmasında iktidara eleştiri olacak mı?
Doğru bulduklarımızı söyleyeceğiz. Başından itibaren hiç kimseye karşı yıkıcı
ve kırıcı bir politika izlemeyi doğru bulmadım. Biz AKP ya da bir başka partinin
alternatifi olmaktan ziyade mevcut yanlış politikanın alternatifiyiz. Statükoya
karşı alternatifiz.
Necmettin Erbakan nasıl ikna oldu?
1998’de FP’nin kurucu il başkanı olarak siyasete girdim. Ayrışma süreçlerinde
İstanbul’daydım. Allah’ın lütfu, partiye ilk adım attığım günden itibaren hem
teşkilatımız hem seçmen tabanımızda ismime karşı teveccüh ortaya çıktı. Bu, özel
çalışma yaptığım bir şey değildi. Her şeyin bir eşref saati vardır. Kısmet
bugüneymiş. Hem kıdemli büyüklerimiz, hem de genç neslimiz, her üç
jenerasyonda da bir ittifak ortaya çıktı ki bu çok güzeldir.
Kongrede birlikte görüntü verecek misiniz?
Rahatsızlığı nedeniyle sanıyorum gelemeyecek ama kongre salonuna herhalde
sinevizyonla katılacak.
Sizin için “AKP’yi bölecek adam” yorumları yapıldı.
Biz AKP’yi veya başka grupları bölmek yerine, dağılmış olan, gerçekten büyük
Türkiye idealine inanan ve bu ülkeyi güçlü hale getirmeye karar vermiş olan
bütün toplum kesimlerini toparlamayı düşünüyoruz.
AKP’deki mutsuz Milli Görüşçüler dönebilir mi?
Bunun bir transfer, AKP’nin bölünmesi falan şeklinde algılanmasını doğru
bulmam. Biz bölmek yerine toparlamaktan yanayız. Hayatının bir gününü dahi Milli
Görüş davası için harcamış herkese gönlümüz ve kapımız açıktır. İnsanlar siyasi
partilerini değiştirdiler diye küs olmazlar.
AHMET HAKAN MAHCUP OLACAK
Ahmet Hakan’ın sizinle ilgili eleştirileri oldu?
Onun penceresinden öyle göründüyse ne diyebilirim. Ama bir şey hatırlatmak
isterim: Ben siyasete FP döneminde girdim.
28 Şubat’ın o koyu, herkesin siyasetten kaçtığı döneminde, hem de siyasetin
en problemli görünen yerine gelip oraya destek vermek her halde risk kavramının
çok ötesinde bir şeydir. Zamanın kendisini mahcup edeceğini söylemek
istiyorum.
Elinizi masaya vurur musunuz yeri gelirse?
Söz ola kestire başı, söz ola kestire savaşı. Söz yeri geldiğinde en sert
üslupla söylenmek mecburiyetindedir. Ama sert söz demek sokak ve kavga üslubuyla
konuşmak değildir. Mühim olan sonuç alacak, akıllı söz söylemektir. Hep
söylüyorum demirden korkan trene binmez.
Başbakan, 22 Temmuz öncesi sizi çağırdı. Gitmediğinize pişman oldunuz mu?
Hayır. 2000 yılında, Gül’ün aday olduğu seçimde şunu söylemiştim: Siyaset iki
amaçla yapılır. Biri yakın makam, mevkiiler gibi yakın hedefler uğruna. Diğeri
ise yüksek idealler uğruna. İkincisi zor ama kalıcıdır. Siyasette bir misyonumuz
olacaksa, yerine getirmek için yüksek idealler çerçevesinde bunu ortaya koyduk
ve hep öyle davrandık.
Eşinizin de bir türban davası vardı.
Eşim İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden Kemal Alemdaroğlu zamanında
başörtüsü nedeniyle uzaklaştırıldı. Ne yazık ki davaların hepsini burada ve
AİHM’de kaybetti. O süreçte Avrupa olumsuz tavır
içerisine girmişti. Çok kısa bir süre içerisinde olumsuz olarak sonuçlandı.
Artık Ankara’ya yerleşeceksiniz.
İşin en zor tarafı o. İstanbulluların en zorlandığı taraf Ankara seyahatleri.
2-3 gün güzel Ankara ama sonra
insan sıkılmaya başlıyor. Ben 80 senedir Fatih’te oturuyorum. Dünyanın en güzel
şehri İstanbul.
Sizin karikatürle aranız nasıl?
Karikatür siyasi mizahın anlatımının en güzel kısmı. İki karede yüzlerce
konuyu anlatabiliyorsunuz.
İlk icraatınız ne olacak?
Önce partinin mevcut durumu, yönetimsel eksiklerin giderilmesini başaracağız.
Bir atılım programının ortaya konulması, söylemin dizayn edilmesi, SP’nin
yeni müttefikler
oluşturmasının önünün açılması sağlanacak. “Nerede kalmıştık?” diyeceğiz. Kısa
süre öncesine kadar yüzde 21 oy almış bir siyasal hareketin 2.5’a düşmesinin
etkilerini ortadan kaldıracak güçlü bir atılım programını uygulayacağız. Değişim
lafı Türkiye’de çok yanlış kullanılmış son yıllarda. İşin garip tarafı;
değişimden en çok bahsedenlerin statükonun içine girdikleri görülmüş. Ben
göğsünü gererek AKP’ye oy verdim diyen kimseyle karşılaşmadım. Millet diyor ki,
alternatif nerede? Alternatif olduğumuzu gösterirsek, hem SP etrafında bir
kenetlenme olacağı, hem üslubun, söylemin halka yaklaşımın çok ciddi bir
revizyondan geçeceği görülecektir.
ŞENER HAREKETİ İLE YOLLAR KESİŞİR Mİ?
ŞAHISLARIN üzerinde durmak yerine prensipler üzerinde duruyorum.
Prensiplerimize katılan herkes bizim doğal müttefikimizdir. Türkiye’nin yeni
medeniyet kavgasında, Anadolu topraklarına ayak basarak çözüm üretilmesine
inanan herkes bizim doğal müttefikimiz. Maneviyatçı bir paradigmaya sahip olan,
özgürlük, adalet ve refahı isteyen herkes bizim doğal müttefikimizdir.
Ya Şener?
Şahıslarla ilgili konuşmadım, konuşmam.
Deniz GÜÇER/ANKARA