netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
7 January 2009 Wednesday
 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:Radikal Gazetesi  
netapno.com  -  - Sunday, November 09, 2008 - 00:00:00  
AK Parti Devletleştiriliyor

PKK’nın Aktütün saldırısından bu yana AK Parti yönetiminde dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. 22 Temmuz seçimlerinden önce ‘AKP ne yapar’ sorusunu sorarken, göre şöyle bir değerlendirmede bulunmuştum: AKP’nin önündeki sorun devletleştirilme tehlikesiyle yüz yüze gelmesidir.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Güneydoğu gezileri sırasında yaptığı konuşmalar, pompalı tüfek saldırısı konusundaki değerlendirme, AKP’nin yeni bir yola girdiğine ilişkin mesajlar içeriyordu. “Ben, ya sev ya terk et” demedim diyor. Doğru, ancak ‘istemeyen gitsin’ nasıl yorumlanacak?
Başbakan, “Tek devlet, tek bayrak, tek millet, tek vatan” vurgusu yapıyor ve “Bunu kabul etmeyen gitsin” diyor. Bunu nerede yapıyor, Hakkari’de. Kürtlerin çoğunluğu kendilerini ayrı bir millet olarak düşünüyorlar. Ayrı bir dilleri ve ayrı bir tarihleri olduğu da gerçek.
Kürtlerin çoğunluğu, kendilerini ayrı bir millet olarak tarif ederken, Türkiye’nin birliğini savunuyorlar ve bu ülkede birlikte yaşamaktan yana olduklarını ifade ediyorlar. Diyelim ki, bazı Kürtler de ‘Tek devlet, tek bayrak, tek millet, tek vatan’ sloganını doğru bulmuyorlar, bunun Türk milliyetçiliğini sembolize ettiğini düşünüyorlar. Bunların kendi topraklarını terk edip başka bir ülkeye mi gitmeleri gerekiyor? Bunun da ‘ya sev ya terk et’ mantığına yakın bir mantık olduğu söylenemez mi?
Bütün bu tartışmaların ardından, bu yönelimin ardından Dengir Mir Mehmet Fırat’ın ikinci adamlık görevinden alınarak, onun yerine Abdülkadir Aksu’nun getirilmesi anlamlı değil mi? İlk gün Kılıçdaroğlu güzellemeleriyle geçse de, görünen o ki Dengir Fırat’ın tasfiye edilmesi anlamlı bir siyasi operasyondur.
Bu siyasi operasyonun arkasında Güneydoğu’da değişen AKP siyasetlerinin yattığı anlaşılıyor. Fırat, ortalığını yumuşatmak amaçlı olduğu izlenimi veren bir görüşme yapmıştı. Ahmet Türk ve bazı DTP’li yöneticilerle görüştüğü ortaya çıkmıştı.
Fırat’ın ‘Kürt sorunu’nun çözümünde, demokratik açılımlardan yana olduğu herkes tarafından bilinir. Görünen o ki, Başbakan’ın son dönemde Güneydoğu’ya ilişkin değişen tutumu, bu çatlağın asıl nedeni.
Abdülkadir Aksu bildiğimiz bir siyasetçi. Daha önce de devletin ‘güvenilir’
bürokratıydı. 12 Eylül sonrası dönemin 25 yıldır neredeyse değişmeyen İçişleri Bakanıydı. Hrant Dink cinayetinde de, birçok kritik cinayette de hep aynı koltuktaydı.
Bu görev değişikliği, bir tesadüf değildir. Çok anlamlıdır ve mesaj ortadadır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu değişiklikle nereye doğru yürüyeceklerine ilişkin bir tutum ortaya koymuştur. Bu AK Parti’nin devletleştirilmesi yönünde atılmış dikkat çekici bir adımdır.
Başbakan bu çizgisiyle ve bu tercihleriyle bazı saptamalara göre partisini ‘merkez’e doğru çekmek için ciddi bir tercihte bulunmuştur. Ancak bu ‘merkez’ nedir? İşte sorun burada.
Bu merkez denen yer, ‘statüko’dur. Bu merkez, 25 yıldır ‘Kürt sorunu’nu asayiş sorununa hapsetmek isteyen siyasetin adıdır. Bu ‘merkez’ çözülmesi gereken bütün sorunları ‘olmaz’ diyerek kilitleyen yerin adıdır.
AKP, ‘değişim’ sloganıyla ve ‘demokratikleşme’ vaatleriyle seçmenin desteğini kazandı. O bir ‘çevre’ gücü olduğu yönündeki imajıyla demokrasi isteyen kesimlerden de destek alabildi. 22 Temmuz seçimleri 27 Nisan askeri muhtırasının gölgesinde yapıldığı için AKP ‘mağdur’ görünümüyle önemli bir seçmen desteğini sağladı. ‘Merkez’de olmadığı için toplumun gözünde değişik bir itibarı vardı.
Şimdi AK Parti ve lideri Erdoğan bir eğik düzlem içindedir. Dengir Mir Fırat’ın yerine Abdülkadir Aksu’nun tercih edilmesi, bir yönelimi ifade ediyor. Bunun ne olduğunu anlamak da o kadar zor değildir.
Tabii, bu gelişme AK Parti için bir ‘düşüş’ olduğu gibi, Türkiye için de olumsuz bir yönelimi ifade ediyor.
Türkiye ‘statüko’nun kollarına bu kez de AKP tarafından teslim ediliyor.
Tarih tabii ki bir tekrardan ibaret değil. Kürtlerin kimliklerine ilişkin kültürel talepleri artık geri dönülemez ölçüde meşruluk taşıyor. Bir kez daha inkâr üzerinden siyaset üretmek mümkün görünmüyor. Dünyanın bu kadar büyük bir değişim geçirdiği koşullarda, bir halkın dilini yasaklamanın önüne geçilemeyeceğini göreceğiz.
Ancak bütün bu gerçekliğe rağmen AKP 40 yıldır gördüğümüz iktidar partisi sendromunun benzerini yaşıyor.
Adım adım ‘devletleştiriliyor’...
Umarım, yanılırız...

Oral Çalışlar / Radikal



 YORUMLAR
halilk / 11/10/2008 4:27:50 PM
ürt sorunu mu ermeni sorunu mu?Yoksa kendimize seçtiğimiz yanlış müttefiklerin(dostların)içimize istihbarat ajanlarını sokarak kürt kardeşlerimizin aklını ellerindeki sahte belgelerle senin dedenin babası veya dedesi ermeniydi soykırımdan (sözde) kurtulmak için 'biz müslümanız' dediler yani sen ermenisin türkler senin düşmanın diyerek kandırdığı cahil araştırma nedir bilmeyen sonuçta pkk sempatizanı ve türk düşmanı olan kürtler ve buna inanmak istemeyen yada inanmayan kürtler....ve bu soruna kürt sorunu diyoruz....

yazık




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Erbakan'ın İsrail Anlaşması
  Türkiye İsrail’den ne Kadar Silah Alıyor?
  'Beş Kızkardeş'in Acısı ve Meclis'teki 'İsrail Dostları'
  “Kod 39” Yazısının Analizi
  Türkiye,Suçunu İtiraf Et!
  Ekonomik Buhran Bir Dünya Savaşına Yol Açabilir mi?
  Şu Dindarlar Dedi ve Acı Gerçekleri Yazdı
  Milliyet Yazarı Baykal'ın Biletini Kesti
  Bayrama Layık mıyız?
  Korkma Sayın General TSK Yıpranmaz

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




Subscribe to Netpano
'Her gün bir bilgi servisi' okurlarımızdan ilgi görmeye devam ediyor. Bilgilerini paylaşan okurlarımız gözden kaçan ilginç bilgilere grubumuza atarak bizler ile paylaşmaya devam ediyor.Türkiye'de ve Dünyada meydana gelen olayların bildiğimiz gibi gelişmediğini söyleyen bizler; sizlerinde tartışıp bilgilerinizi aktarmanızı istiyoruz. Yapmanız gereken tek şey yahoo grubumuza üye olmak.

 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi