netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
6 January 2009 Tuesday
 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:NETPANO.COM ÖZEL  
netapno.com  -  - Thursday, November 20, 2008 - 00:00:00  
Kurtboğan Hamza Efendi Hazretleri

XIV. yüzyılın üçüncü çeyreğinde Amasya Emiri Şadgeldi Paşa'nın yaptırmış olduğu köprüden geçip şehrin istasyonuna doğru yolu tuttuğunuzda nihayetinde bir mescidle karşılaşırsınız. Bu pek de küçük olmayan yapının içersinde, oğlu ile ün kazanan bir evliya kabri vardır ki, kabrin sahibi bu zat, Şeyh Hamza Hazretlerinden başkası değildir. Onun, Dünya tarihinde bir devir açan Osmanlı hükümdarı Fatih Sultan Mehmed'in hocası Akşemseddin'in babası oluşu dışında, halk arasında anılmakta olduğu lakabını vefatından sonra aldığı da söylenebilir. Anlatılır ki, şeyhin vefat ettiği günün gecesi bir kurt gelip kabrini açar. Yeni mezarları bularak ölüyü kabrinden çıkarıp parçalayan bu kurt, bölgeye musallat olmuştur. Ertesi gün kabri ziyarete gelenler kurdun ölüsü ile karşılaşır. Şeyh Hamza Hazretlerinin eli de mezarın dışındadır. Hal sahibi bir zat şunları söyler. "Kurt değdiği için elin yıkanması gerekir." El derhal yıkanır ve kabirden içeri çekildiği görülür. Bu inanılmaz olaydan sonra Şeyh Hamza Hazretleri 'Kurtboğan' lakabıyla insanların muhayyilesinde yerini alır. Oğlu Mehmed Şemseddin'in İstanbul'un fethi sırasında Ebu Eyyub el Ensari'nin kabrini bularak ordunun maneviyatını yükselttiğini, 1460'da Göynük'te vefat ettiğini, Fatih Sultan Mehmed'in 1464'te onun adına türbe yaptırmış olduğunu da bu arada ilave edelim.

Akşemseddin babasının nasıl bir Hakk aşığı olduğunu şu şekilde anlatmaktadır: " Biz oniki kardeş idik. Babam bir gün, hepimizi biraraya toplayarak yüzümüze uzun uzun bakıp hamdetti. Biz zandediyorduk ki, Cenab-ı Hakk'a bizleri kendisine ihsan ettiği için hamdetmektedir. Lakin babamın dervişlerinden Nur-ül Hüda kendisine; "Ben senin neden hamdettiğini biliyorum", dedi. Babam "Neden?", diye sorunca "Şuna hamdediyorsun ki, Cenab-ı Hakk, sana on iki evlad verdiği halde hiçbirisinin muhabbeti, kalbini Cenab-ı Hakk'dan ayıramamıştır." cevabını vermişti.

Şeyh Hamzanın kerametleri günümüzde de halkın muhayyilesinde oluşmaya devam etmektedir. O tıpkı diğer evliyalar gibi, her zaman savaşlarda askerimizin yanındadır. Kore Harbinde ve Kıbrıs Barış Harekatında da moral desteği olur. Amasya'da bir Ali Amca vardır ki, anlattıklarına inanmanız için sizi hiç zorlamaz. Gözlerini iri iri açarak; "Bak hoca", der. İster inan, ister inanma. Kıbrıs Savaşı'ndan sonra buraya gelip bana Kurtboğan'ı sordular. Savaşta en iyilerdenmiş. Attığını vurur, hep en önde savaşırmış. Namazını da hiç kaçırmazmış. Barış olunca kendisiyle buluşmak isteyen arkadaşına, "Amasya'da kime sorsan beni bilir, sana yerimi gösterir. Ben Kurtboğan'ı arıyorum de yeter", demiş. O da kalkıp savaştan sonra Amasya'ya gelmiş. Burayı tarif etmişler. Adam türbeye baktı,baktı,ağlaya ağlaya iki rekat namaz kılıp dualar okudu gitti. Üstelik ben bu mübareğin Kore savaşından sonra da ziyaretine gelen cephe arkadaşları olduğunu büyüklerimden dinlemiştim." Diye ilave eder.

 

Bir tasavvuf klasiği olan Avârifü'l-maârif adlı eserin sahibi Şehâbeddin Sühreverdi'nin torunlarından Şeyh Hamza'nın silsilesinin Hz. Ebu Bekir (r.a)'e kadar dayandığı ileri sürülür. Onun Amasya'ya gelmiş olduğu 1397'lerde şehrin müftüsü Şücaeddin İlyas ile tanışmış olması kuvvetle muhtemeldir. 1402-1406 arasındaki yıllarda Şirvan'da bulunmuş olan Şücaeddin İlyas'ın dönüşüyle Amasya'ya Halveti tarikatını getirdiği görülecektir. Onun önce en yakın müridi sonra da ilk halifesi olan Şerafeddin Hamza'nın 1415'te vefat ettiği anlaşılıyor. Oğlu Akşemseddin'in bu sıralarda 25 yaşlarında Osmancık'ta bu gün kendi adıyla anılan kale altındaki medresede ders vermekte olduğu muhakkaktır.

Halk nezdinde Kurtboğan lakabıyla anılan şeyhin türbesi, Amasya Tarihi'nde Hızır Paşa Mahallesi anlatılırken, "Amasya'nın kuzey batısındaki Ok Meydanı üstünde, önceden Komninus Sarayı, sonradan ise Kavak demekle meşhur ve yüksek bir yerde bulunmaktadır" diye anlatılan bölgeye pek de uzak değildir. Bu gün İstasyon Mahallesinde, İstasyon Parkı'nın köşesinde yer alan mescidin ortasında bulunur. Bununla birlikte, Amasra'nın Ulus ilçesinin Kalecik köyünde, inşa tarihi bilinmemekle beraber, evliyadan Şimşirli Baba tarafından bir gecede yapıldığı rivayet edilen caminin yanında Şimşirli Baba ile Akşemseddin'in babası Hamza Efendi'nin mezarlarının bulunduğu da kabul edilir.



 YORUMLAR
ayşegül / 11/20/2008 10:47:23 AM
ostlarının himmetini üzerimizde daim vareyle.Bizide dostlarından eyle.Nolur ya Rab nolur ya Rab..neyin eksik olur ya Rabb!..




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Bir Eşrefoğlu Rumi Vardı
  Yaşar Alptekin:'Namaz Kıldım İşsiz Kaldım'
  Ğayb' Nedir, Ne Değildir?
  Mekke’de Hac Heyecanı
  Kurban Nasıl Bir ibadet?
  Maneviyat Bahçesinden- Münir Derman-
  Ömer Sikkin Hazretleri (Bıçakçı Ömer Dede)
  Peygamber Efendimiz'den Huzurlu Yaşam İçin Altın Tavsiyeler...
  Allah'ı Anmak Hayatımızı Nasıl etkiler?
  Bir Niyazi Mısri Vardı Allah Dostu -1-

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




Subscribe to Netpano
'Her gün bir bilgi servisi' okurlarımızdan ilgi görmeye devam ediyor. Bilgilerini paylaşan okurlarımız gözden kaçan ilginç bilgilere grubumuza atarak bizler ile paylaşmaya devam ediyor.Türkiye'de ve Dünyada meydana gelen olayların bildiğimiz gibi gelişmediğini söyleyen bizler; sizlerinde tartışıp bilgilerinizi aktarmanızı istiyoruz. Yapmanız gereken tek şey yahoo grubumuza üye olmak.

 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi