netpano.com -

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
15 Mart 2010 Pazartesi
 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:iyibilgi  
netapno.com  -  - 20 Ekim 2009 Salı - 00:00:00  
O Aşı İlk İsyana Sebep Oldu Bile!

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta'nın daha sonra örnek teşkil edecek soru ve iddiaları, hakkında hiçbir detay bilinmeyen bir aşıya karşı ilk kez kamuoyunu hareketlendirmeye başlamıştı. Ardından merkez medya bu konuya ilgi gösterdi, fakat tam tersi tavırla. Örneğin Milliyet gazetesinden Metin Münir bu konuda aşının lehine kalem oynatanların başında geliyor.

Son olarak Sağlık eski Bakanı Osman Durmuş bu konuda ciddi iddialar ile ortaya çıktı. Türkiye'ye alınan aşıların henüz Faz-1 ve Faz-2 sonuçlarının bulunmadığına dikkati çeken Durmuş, şu sözleri sarf etmişti: "...İnsanımız denek olarak kullanılacak. Sayın (Sağlık) Bakanı, firma yetkililerinin aşıyı Sağlık Bakanlığına vermeyeceklerini, kendi personelleri menfaatiyle Türkiye'de aşılama yapacaklarını' ifade etmiştir. Eğer bu bilgi doğru ise bunun anlamı 'biz 40 milyon denek üzerinde Faz-1 uygulaması yapacağız' demektir.''

Peki hakkında şimdiden fırtınalar kopan bu aşı hakkında ne biliyoruz?Dünyada nasıl tartışmalar dönüyor? iyibilgi bu yazı dizisinde yurt dışında açıkça dillendirilen ama bize ne hikmetse ulaşmayan tartışmaları masa üzerine yatırıyor.

Aşıyla ilgili en çok şüphe yaratan konuların başında, muhteviyatı geliyor. Aşının içindeki etki arttırıcı bir takım katkı maddelerinin ne gibi sonuçlara yol açacağı tam olarak henüz bilinmiyor. Vücudun bağışıklık sistemine yardımcı olduğu söylenen bu maddelerin yan etkileri arasında şiddetli baş ağrısı ve ateş geliyor. Bu konuda en fazla bilgiyi veren Dr. Russell Baylock, katkı maddeleri hakkında korkunç bulgular sunuyor. Örneğin bu maddelerin bir çoğunun Birinci Körfez Savaşı sırasında ABD'li askerlere verilen Şarbon ilaçlarında bulunduğunu, askerlerde ALS (amyotrophic lateral sclerosis) gibi ölümcül bir çok hastalığın ortaya çıkmasına sebep olduğunu yabancı kamuoyu, Dr. Baylock sayesinde öğrendi.

Peki ya bu maddeler, Domuz gribi aşısı içersinde daha ölümcül sonuçlara yol açarlarsa? Milyonlarca insana enjekte edilmesi planlanan bu aşı hakkında, Osman Durmuş'un belirttiği üzere gerekli çalışmaların hiçbiri tamamlanmış durumda değil. Ve şimdi Almanya'nın en köklü haber kaynaklarından biri olan Spiegel dergisinin ortaya attığı bir iddia, bu şüphelerin haksız yere ortaya çıkmadığını bir kez daha kanıtlıyor.

Spiegel dergisinin son haberine göre, Alman ordusu, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve bakanlar kurulu için özel bir aşı sipariş edilmiş durumda. Bu aşıyı, halka verilecek olandan ayrı kılan ise, içinde yukarıda bahsi geçen "katkı" maddelerinin olmaması. ABD menşeili Baxter adlı ilaç firmasının ürettiği Celvepan adlı domuz gribi aşısı, devlet görevlilerine verilecekken, GlaxoSmithKline'ın ürettiği, katkı malzemeli aşı ise Alman halkına verilecek. Halk arasında bu aşıya şimdiden, içindeki katkı maddelerinden dolayı, "Zehirli aşı" adı takılmış durumda. 

Almanya'nın saygın araştırma merkezlerinden biri olan Paul Ehrlich Enstitüsü'sü Başkanı Johannes Löwer, ağustos ayında yaptığı açıklamada, domuz gribi aşısının yan etkilerinin, virüsün kendisinden daha kötü olabileceğini söylemişti. Bu arada, aşının muhteviyatında hayvanlardan alınmış kanserli hücrelerin de bulunabildiğini söyleyen otoritelerin uyarılarına da dikkat çekelim. Bu bağlamda Alman akciğer uzmanı Wolfgang Wodarg, aşının insanlarda kanser riskini arttırabileceğini belirtmişti.

Spiegel'in haberine göre şu an Alman tıp uzmanları ve çocuk doktorları arasında "aleni bir isyan" söz konusu. İsyanın sebebi de "zehirli aşıların" halka verilecek olması. Alman Tıp uzmanlarına danışmanlık yapan ilaç komisyonu üyesi Dieter Ludwig, resmi sağlık makamlarının, ilaç firmaları ile menfaat birliği içersinde olduğunu söylüyor.

Peki bu menfaat birliği, sadece Almanya'da mı söz konusu?
Hayır.

Burnumuza gelen pis kokular, ne yazık ki, bütün dünyayı etkileyecek kararların alındığı Dünya Sağlık Örgütü'ne kadar gidiyor. DSÖ'nün aşı konusunda danışman kurulu koltuklarında, Baxter, Novartis, GSK ve Sanofi gibi dev ilaç firmalarının yöneticileri oturmakta. Bundan ala menfaat birliği mi olur? Adı geçen firmalardan Baxter'ın, hala vicdanı körelmemiş kendi araştırmacıları ise,  New England Journal of Medicine dergisine verdikleri bilgide, tartışma yaratan katkı maddelerinin bir işe yaramadığını itiraf etmişlerdi.

 



 YORUMLAR
kerim / 22.10.2009 13:54:09
abbime güveniyorum.2 yıldır şeker hastasıyım aşı olmam tavsiye ediliyorlar.ben sağlıklı beslenip kalabalıklardan uzak durarak bu kışı geçirmeyi düşünüyorum haydi hayırlısı.İnne lillâhi ve innê ileyhi râciûn.




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Sağlık Bakanlığı'nın Teptiği Büyük Servet
  'Abdülhamit Tahtta Kalabilseydi
  Osmanlı Döneminin 'Kuş Evleri' Yok Oluyor
  Çocuklarımıza Kim Örnek Olacak?
  Atlas Okyanusunda Bir "Türk" Ülkesi
  Mehmet Akif Ailesinin Başına Gelenler
  Türk Tarihine Ait Yeni Sırlar
  İnsanoğlu Kurtuluşu Mars'ta Arıyor
  Bir Liraya Etnik Kökenini Öğren
  Kabus Gerçek Oldu: GDO'lar Serbest!

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.





 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi