netpano.com - netpano.com -
Web Netpano.com   BİZE ULAŞIN |
3 Eylül 2010 Cuma
 

Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:YeniŞafak Gazetesi  
netapno.com  -  - 22 Ekim 2009 Perşembe - 00:00:00  
Böyle 'Akıllı Bir Salgın' Görülmedi

 

İbrahim Karagül / Yeni Şafak

Panik başladı! Domuz gribi aşı satışını mı bekliyordu!

Evet, panik başladı!.. İstanbul'da, Ankara'-da, Diyarbakır'da okullar tatil ediliyor, öğrenciler evlerine gönderiliyor, tedavi altına alınıyor, dersler televizyondan takip ediliyor. Domuz Gribi Türkiye genelinde yayılıyor. Beklenen salgın başladı! Panik her geçen gün büyüyor. Daha çok bölgede, daha çok okulda ama genelde öğrenciler arasında Domuz gribi artıyor. Salgınla paralel biçimde aşı kampanyası hız kazanıyor. Türkiye'deki salgın ve aşı kampanyasıyla aynı zamanda, aynı şekilde dünyanın bir çok bölgesinde de hastalık ve kampanyalar beraber yürüyor. Ama nedense her ülkede hastalık da, aşı kampanyası da çocukları ve okulları hedef alıyor!

Doğru, salgın havaların soğumasıyla başlayacaktı. Yazın sıcakta mikrop yaşayamazdı. Bu yüzden yaz aylarında bir tehlike söz konusu değildi. Öyle de oldu. Sonbahar gelince salgın kendini gösterdi.

Ne tuhaf, bazıları salgının zamanlamasını sadece havaların soğumasına bağlamıyor. "Salgın, dev ilaç şirketlerinin aşı üretimini tamamlamasını bekledi" diyor. Fabrikalar üretime geçtiler, stoklarını tamamladılar, ülkelerden sipariş almaya başladılar, aşı dağıtımına start verdiler o an domuz gribi harekete geçti, hızla yayılmaya başladı, bütün ülkelerde salgın paniği başlatıldı, aşı kampanyalarına hız verildi! Süreci dikkatle izleyenlerden biri olarak kafamın iyice karıştığını söylemeliyim.

Aslında kafam daha önce karışmıştı. 21 Ağustos'ta "Domuz gribi salgınında bir şeyler mi gizleniyor" diye sorarak, endişelerimi paylaşmıştım.

13 Nisan'da Meksika'da ortaya çıkan, çok hızlı şekilde dünyaya yayılan, ilk çıktığında olağanüstü endişeyle izlenen, önlemler alınan, Dünya Sağlık Örgütü ve diğer yetkili kuruluşlardan uyarılarla sıkı önlemler alınan Domuz gribiyle ilgili garip bir sessizlik yaşanıyordu o günlerde. Sanki tehlike geçmiş, yayıldığı bölgelerdeki vakalar sona ermiş gibiydi. Türkiye'de bile ilk haftalardaki önemini kaybetmişti. Bu sessizlik, küresel salgın uyarılarının yapılmasından, virüsün mutasyona uğradığının öğrenilmesinden, kontrolünün artık çok zor olduğunun ilan edilmesinden, aynı salgının 1918'lerde milyonlarca insanı öldürdüğünün hatırlatılmasından sonra yaşanıyordu. Türkiye'de, sadece yurtdışından gelenlerde hastalık tespit ediliyor, münferit vakalar olarak bildiriliyor, önemsizleştiriliyordu.

Peki bu ülkede hiç mi domuz gribine yakalanan olmuyordu? O günlerde; "Acaba Sağlık Bakanlığı Domuz Giribi vakalarına dair istatistikleri gizliyor mu" sorusu geldi. İnsanlar bu hastalığa yakalanıp hastanelere gidiyor, tedavi ediliyor da, kamuoyunda infiale neden olmamak için bu durum gizleniyor muydu? Sadece Türkiye'de değil, Avrupa ve Amerika'da da, oralardan gelenler hastalığı taşımalarına rağmen, istatistikler gizleniyor gibiydi? Belki de gerçekten bütün ülkeler havaların soğumasını değil, ilaç firmalarının aşı üretimini tamamlamasını bekliyordu. Ayrıca, İlkbahardan beri varolan hastalık için aşı üretim zamanı neden Sonbahar olarak, daha o tarihlerde, verilmişti? Erken üretilemez miydi? Şimdi çok sayıda ilaç şirketi gayet kolay bir şekilde aşı üretiyor.

Gerçekten birileri bir şeyler mi gizliyordu? Bu çok önemli bir soruydu? Ben hala bu sorunun önemli olduğunu düşünüyorum. Dünya Salık Örgütü Direktörü Margaret Chan, 11 Haziran'da; 2009 yılını salgının başlama yılı ilan etti. Örgüte göre iki yılda iki milyar insanın salgından etkilenme ihtimali var. Ondan sonraki iki yılda ise ABD nüfusunun yüzde kırkı hastalıktan etkilenebilecek. Bu yüzden ABD yönetimi, Ekim ayına kadar 160 milyon doz aşı stoklayacağını açıkladı.

Öyle de oldu.

ABD yönetimi, 195 milyon doz için 2 milyar dolar ayırdı. Bu rakamın 5 milyar dolara çıkacağı söyleniyor. Sadece aşı kampanyası için 4,8 milyon dolar harcandı. İnsanlık tarihinin en büyük sağlık kampanyasının bütün dünyada yürütüldüğü söyleniyor. Ülkeler, daha kampanya başlatmamışken, ilaç sektörüne akacak dev bütçeler hazırlamakla meşguldü. Tamiflu ve Relenza gibi ilaçları üreten ilaç şirketlerinin hisselerindeki hareketlilik dikkat çekiyordu, olağanüstü kazanıyorlardı. Domuz gribi on milyarlarca dolarlık bir piyasa yaratıyordu! Şirketler şimdiden on milyar dolar civarında bağlantı yaptılar bile. Sadece İngiliz GlaxoSmithKline şirketi 16 ülkeyle anlaşma yaptı, bu sayı yakında 50 ülkeye çıkacak!

Aşı üzerine yürütülen tartışmalar Türkiye'de hiç önemsenmedi. Almanya'da, ABD'de kıyamet kopuyordu ama bizim ülkemizin umurunda bile değildi. Alman sağlık uzmanları aşının kanser yaptığını söylerken ABD'de avukatlar kampanyanın durdurulması için dava açıyordu. Özellikle beyin üzerindeki etkilerine, felce ve muhtemel ölümlere işaret ediliyor. Aşının özellikle çocuklarda ciddi nörolojik sonuçlara yol açacağı, astım hastası edeceği, aşılarda kanserli hücreler kullanıldığı, katkı maddelerinin ölümlere bile yol açabileceği, yeterli testlerin yapılmadığı gibi itirazlar ciddiye alınmadı. Bazı çevreler, aşının Domuz Giribi'nden daha ölümcül olduğunu bile söylüyordu.

Salgın paniği ve aşı kampanyası başlamadan önce, "Domuz gribi salgını 'aşı'yı bekliyor" başlıklı yazılar okuduğumu hatırlıyorum. Yazılanlar oluyor. Dünya genelinde belki milyarlarca insan aşılanacak. Sanki biraz kampanyanın başarılı olması için korku pazarlanıyor görüntüsü var.

Gerçekten salgın şimdi mi başladı? Ya da bugüne kadar olanlar gizlendi mi? İlaç firmaları mı beklendi? Bu iş gerçekten kafa karıştırıcı!



 YORUMLAR
metin / 22.10.2009 23:04:07
ostlar bunlar hep ilaç şirketlerinin oyunu herzamanki gibi hastalıkları laboratuarda mutasyona uğratıp etkili olacağı hedef kitleyi belirleyip sürüyorlar piyasaya bizede veriyorlar gazı alıp vurduruyoruz adamların ekmeğine yağ sürüyoruz...bu mikrop yıllardır var binlerce senedir var.hersene hava vb. şartlara göre bazı farklılıklarla ortaya çıkıyor.işin garibi şimdi çıkan bu güne kadar hiç çıkmayan bir tür ve hayvana da geçebiliyormuş.bal gibide labratuarda hazırlanmış işte.dünyada aynı anda çıkıyorda işik hızında hareket ediyorda falan filan.bunlarda acaip rantlar var.ilaç imal eden şirketler bu kriz ortamında ihya oldular ya bir bakın.birde sanki zorunlulukmuş gibi hersene millete grip aşısı modası çıkardılar.ya kardeşim bu bedeni yaratan bunun çaresini sana vermiş.mikrop gibi bedeninde kendini hazırlıyor bu saldırıya bağışıklık kazanıyor.AYRICA MALUM AHİRZAMAN TOPTAN MİLLETİ HASTALIKLI HALE GETİRMESİNLER BU YAHUDİ UŞAKLARI BU BAHANEYLE DİKKAT ETMEK LAZIM...




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Yüksek Yargı'dan Şok Kararlar
  Osmanlı Hanedanı, Vakıfla Birleşecek
  İstanbul’un Fethindeki Mânevî Ordu
  Abdülhamid'in 'Şüpheli' Mektubu
  Beş Yıkıcı Deprem Gördü, Zemininde Kayma Bile Yok
  Sağlık Bakanlığı'nın Teptiği Büyük Servet
  'Abdülhamit Tahtta Kalabilseydi
  Osmanlı Döneminin 'Kuş Evleri' Yok Oluyor
  Çocuklarımıza Kim Örnek Olacak?
  Atlas Okyanusunda Bir "Türk" Ülkesi

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.





 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2007 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi