Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:Haber Merkezi  
netpano.com  -  - 20 Ocak 2010 Çarşamba - 00:00:00  
Ağaç Deyip Geçme, Düşün, Altında Ne Hikaye Var

Kültür başkenti İstanbul'un mistik ve kutsal mekanlarında, eski külliyelerinde, köşk ve saray bahçelerinde sıkça karşılaşılan, insan hayatının 15-20 katı ömre sahip anıt ağaçlar, dönemin en önemli olaylarının canlı birer tanığı.
İstanbul'daki anıt ağaçlarla ilgili bilgi veren İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Amenajmanı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ünal Asan, bir ağacın anıt olabilmesi için Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulları tarafından tescilinin yapılması, ayrıca, yaş, çap ve boyuyla kendi türünün alışılmış ölçütlerinin üzerinde olması, yöre folklorunda, kültür ve tarihinde özel yeri bulunması gerektiğini kaydetti.
Prof. Dr. Asan, anıt ağaçların doğanın kendilerine bahşetti ği uzun ömürlerinden ötürü geçmişi geleceğe taşıdıklarını belirterek, "Bu ağaçların korunması hem genç beyinlerde soya bağlılık duygularını geliştirerek ü lke ve ulus sevgilerini besleyecek hem de çölleşme sürecine giren dünyamızda doğa sevgisi ve çevre bilincinin kökleşmesine vesile olacaktır" dedi.
Prof. Dr. Asan, kültürel mirasın yaşayan bu temsilcilerinin 900-1000 yıllık hayatları boyunca ülke tarihinin adeta kilometre taşı olan kimi tarihsel olaylara tanıklık ettiklerini, bazen de bireysel duygulara tercüman olarak şair ve bestekarlara ilham kaynağı olduklarını dile getirdi.
"Toplum belleğini diri tutarak, kuşaklar arasında köprü işlevi g ören bu yaşayan kültürel mirasların korunmasının gelecek kuşaklar için yapılması gereken ö nemli bir görevdir" diyen Prof. Dr. Asan, her canlı gibi bu ağaçların da yaşam süresinin bakım ve korumaya bağlı olduğunu vurguladı.
Anıt ağaç cenneti olan İstanbul'da asırlara meydan okuyarak varlıklarını sürdüren kimi anıt ağaçlar ve öyküleri şöyle:
-Eyüp Sultan Çınarları: Eyüp Sultan Camisi'nin dış avlusunda bulunan çınarın çapı 2 metre 87 santim, boyu 20 metre 50 santim ve yaşı ise 600 civarında.
İstanbul'un fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet tarafından diktirilen bu ağacın öyküsü de oldukça ilginç:
"İstanbul kuşatmasının en sıkıntılı günleridir. Uzayan kuşatmanın getirdiği gerginlik hem genç sultanı hem de devlet erkanını etkilemektedir. Yeniçerinin moralini yükseltmek ve kuşatmanın uzatılmasından hoşnut olmayan serasker ile vezirlerin huzursuzluğunu gidermek için Emeviler'in şehri kuşatması sırasında şehit düşmüş Ebu Eyyüb Halit Bin Zeyd El-Ensari'nin mezarının bulunmasının iyi bir moral olacağını düşünür ve hocası Akşemsettin'den yardım ister.
Akşemsettin, kabir yerini kimi mistik belirtiler yardımıyla saptar ve bulduğu yere iki çınar fidanı dikerek padişaha haber verir. Hocasının sezgilerinden emin olmak isteyen Sultan, Silahtarağayı yanına çağırarak, dikilen fidanın yerin değiştirmesini ve sökülen yere kendi yüzüğünün bı rakılmasını emreder. Emir harfiyen uygulanır. Ertesi gün, bir bölüm devlet erkanı ile olay yerine gelen padişah, Akşemsettin'den kabir yerini kendisine göstermesini ister. Akşemsettin hiç tereddüt etmeden ilk bulduğu yere gider ve çınar fidanının dikili olduğu yere bakmaksızın "Kabrin yeri burasıdır" der. İnancını pekiş tirmek isteyen Padişah'ın, "Emin misin hocam?" diye üstelemesi üzerine, Sultanın kuşkusunu hisseden Akşemsettin "Elbette eminim, işte burada, toprak içinde bir yüzük görüyorum, iki kulaç derinde de mezar taşı görüyorum" der. Olay karşısında tüm şüphesi yok olan Padişah, fidanı gerçek yerine diktirmek ister. Ancak Akşemsettin, "Bırakın, çınar yerinde kalsın. Orası da kutsal bir mahaldir. Eyyüp El Ensari orada gasledilmiştir" der.
-Şehzadebaşı Çınarı: Kanuni Sultan Süleyman'ın genç ya şta ölen oğlu Şehzade Mehmet adına 1544-1548 tarihleri arasında yapılan Şehzade Camii ve külliyesi içinde yer alıyor. Külliye ile yaşıt, çevresi 5 metre, çapı 1,59 metre ve boyu 10 metre olan çınar, "Helvacı Baba" adıyla bilinen bir yatıra da yoldaş olduğu için, ayrıca mistik açıdan da önem taşıyor.
Kocamustafapaşa Camisi Avlusu'nda bulunan ve kutsal sayılan ağacın da 1300 yaşında olduğu tahmin ediliyor.
Öyküye göre, Kerbela'da şehit olan İmam Hüseyin'in iki kızı, Yezid tarafından esir edilip Mısır'a gönderilir. Ancak yolda İspanyol korsanlar kervana saldırır, kızları Bizans'a getirirler. İmparator da iki kızı kendi oğullarıyla evlendirmek ister. Bu amaçla Kızlar Manastırı'na kapatılır. Bir gece iki kız aniden ölür. İmparator, bu servi ağacının altına iki mezar yaptırı r. İstanbul'un fethinden sonra Sümbül Efendi Dergahı olarak bilinen eski manastırdaki bu servi, dibindeki mezarlar nedeniyle yıllardır ziyaret edilen bir yer haline gelir.
-Beyazıt Çınarı: Sahaflar Çarşısı çıkışında bulunan bu ağaç, eski İstanbulluların belleğinde fiziksel boyutlarının yanında, sahne olduğu idam cezası infazlarıyla da yer etmiş. İdam cezalarının halka açık olarak infaz edildiği dönemlerde, birçok ceza hükmünün bu ağacın dallarına as ılarak yerine getirildiği belirtiliyor.
-Midillili Ali Reis Çınarı: Beykoz ilçesi Anadolu Kavağı merkezindeki Midillili Ali Reis Camisi Avlusu'nun dış duvarı üzerinde bulunan bu çınar, caminin yapıldığı 1580'li yıllarda dikilmiş. Bugün köy merkezi olan cami avlusu, fetih yıllarından sonra kurulan ve deniz kenarına kadar uzandığı söylenen eski bir mezarlık alanı içinde. Köy içinde bugün görünen çok sayıdaki anıtsal nitelikli ağaçlar, Padişah IV. Murat zamanında dikilmiştir. 1993 Yılında yapı lan ölçümlere göre çınar, 1,81 metre çapında, 33,5 metre boyunda.
-Katil Çınar: Çengelköy Karakolunun arkasındaki yaklaşık 500 yaşındaki çınarın çevresi 6,6 metre, çapı 1,9 metre ve boyu 15 metre. Denize yakın bu çınarın en üstteki kuru dallarından biri yıllar önce kırılıp düşmüş ve çay bahçesinde oturan birisinin ölümüne yol açmış. Şimdi kalın bir dalı yere paralel olarak 10-15 metre boyunca uzanıyor. Üsküdar Belediyesinin alttan destek olarak birer metre arayla koyduğu demirler de ona yaşam savaşında yardımcı oluyor.
-Fatih'in Taşlı Çınarı: Gülhane Parkı kapısının karşısındaki çınarın çapı 2,30 metre, boyu 23,6 metre ve yaşı 300 civarında.
Sirkeci'den Sultanahmet'e çıkan yolun ortasındaki bu dev çınarın yanında bir taşın gömülü olduğu, hatta bu taşın Fatih'in kıratını sıçrattığı söyleniyor. Oysa ağacın yaşı Fatih dönemine kadar uzanmıyor.
-Kabakoz Çınarı: Şilenin Kabakoz köyünde bulunan bu çınar a ğacı, 1999 yılındaki depremde yıkılan ve bugün mevcut olamayan eski cami avlusundaki (halen köy meydanı) su kaynağı yanında yer alıyor. Köy tarihinde çok önemli bir yere sahip olan bu ağaç, işgal yıllarının acılarla dolu hatıralarına tanıklık etti. İstanbul'un işgali sırasında, 1920 yılında, müttefik güçlerin köy ü basan askerlerinin köy sakinlerini bu ağacın dallarına bağladıkları ve kendilerinden para ve altın istedikleri günümüze kadar anlatılmakta.
-Valide-i Atik Çınarı: Üsküdar'daki Valide-i Atik Külliyesi içinde bulunan bu çınar, padişah II. Selim'in eşi ve III. Murad'ın annesi Nurbanu Valide Sultan tarafından 1570-1579 yılları arasında yaptırılan külliye ile yaşıt.
-Aşıklar Çınarı: Üsküdar – Bulgurlu, Üç Pınarlar mevkisinde bulunan bu çınar şair ve bestekarlara verdiği ilham ve yöresel tarih açısından önem taşıyor. Türk Sanat müziğinin 1970 li yıllarda en popüler şarkılarından birisi bu ağacın altında bestelenmesinden ötürü, ağaç halk arasında "O ağacın altı" olarak ün kazandı. "... Gölgesinde mevsimler boyu oturulan ve altında sevgili ile el ele tutuşup hayaller kurulan" ünlü çınar 6 metre boy,1,91 metre çapıyla 200 yaşın üzerinde.
-Beykoz çınarları: Tarihi Beykoz Çayırı'ndaki ağaçları n dikim yılları Fatih zamanına kadar gidiyor. Eski Askeri Müzede şark eserleri uzmanı olan İbrahim Hakkı Konyalı'nın Park ve Bahçeler Müdürlüğüne gönderdi ği 25 Mart 1963 tarihli mektubunda verilen bilgilere göre, Tokat'ın Osmanlı orduları tarafından fethi haberi, Fatih bu yörede avlanırken gelir. Zafer anısını canlı tutmak isteyen padişah, bu bölgeye çok sayıda çınar diktirmiş ve bir de av köşkü yaptırır. Ancak, bugün mevcut çınarların büyük bir bölümü daha sonra değişik tarihlerde dikildi. Bu çınarlardan 15 adedi tarihsel anıt olarak tescil edildi. Yöre tarihi ve kültürü bakımından önem taşıyan çayır, özellikle 1800'lü yıllardan itibaren tarihi mesire yeri olarak ün saldı.
-Selimpaşa Çınarı: Selimpaşa Belediye binasının hemen yakınındaki tarihi çeşme ve su yalağının yanında bulunan çınar, yöre tarihi ve sosyal yaşantısı bakımından önemli olayların tanığı. Tarihi çeşme Osmanlı sadrazamlarından Selim Paşa tarafından 1828 yılında yaptırıldı. Mermerden oyulan su yalağı üzerindeki kitabede tarih olarak 1898 yılı görünmekte. Ancak, çevresi 5 m olan ağaç 250 yılın üzerinde yaşa sahip. Bu durum, anıt çınarın en az 250 yıldan bu yana eski adı Bigados olan Selimpaşa'nın tarihinde yeri bulunduğunu ve çevresinin Trakya'daki ticaret yolu üzerinde önemli bir konaklama merkezi olduğunu gösteriyor.
-Kırımlı Çınarları: Çatalca Subaşı köyünde bulunan bu iki çınarın 800-900 yıllık oldukları sanılıyor.
-Çatalca Çınarı: Çatalca merkezindeki mezarlığın yanında bulunan 30 metre boyundaki ağaç, yörenin en görkemli ağacı. Çınarın yaşının 350'nin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
-Sultanahmet Çırnarları: Sultanahmet Meydanı'nda bulunan ve kolları insan kolu gibi yatay olarak büyümüş çınar ağaçları da Osmanlı tarihinde idam edilen asiler ve paşaların burada teşhir edilmeleri dolayısıyla üzüntü veren tarihi olaylara tanıklık ettiler.
Bunun yanı sıra günümüze kadar ulaşamayan Topkapı Sarayı Avlusu'ndaki Yeniçeriler Çınarı, Sultanahmet Meydanı'ndaki Şecer-i Vakvak Çınarı ve 4 bin yaşında olduğu rivayet edilen Büyükdere Çınarı, şehrin tarihe tanıklık etmiş ve hakkında onlarca eser yazılmış anıt ağaçlar olarak dikkat çekiyor



 YORUMLAR


 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Türkiye,75 Milyona Dayandı
  İngiliz Belgelerinde İlginç Türkiye Notları
  Dizi Sektörü Reyting Şikesiyle Sarsılıyor
  İPhone Ggmail ve Blackberry Kulanıcıları İzleniyor.
  Milli Savunma Bakanını Siviller Koruyacak
  İslami, Muhafazakar Moda Patlama Yaptı
  Milli Korvet Donanmaya Katıldı
  PKK-MİT Kasedi Üzerinde Oynandı İddiası
  İstanbul'un Silueti Adım Adım Değişiyor
  F-16'lar Artık İsrail'i Dost Olarak Görmüyor

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




 
 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2011 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi