Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:Zaman Gazetesi  
netpano.com  -  - 24 Ocak 2010 Pazar - 00:00:00  
Düğününe Sultan Fatih Geldi

 

  Saraybosna'ya ilk gidenlerden ve hâlâ orada hizmetlerini devam ettirenlerden Ali Dokumacı Bey, şunları anlatıyor: Herkes bir tarafa giderken bizim de kaderimize Bosna düştü...

Son bir defa gidip duasını alalım da veda edip gidelim diye büyüğümüze uğradık, biraz kaldık. Bu arada günde Bosna'ya iki bin bomba düşüyor, diye duyumlar alıyorduk. Zaten televizyon haberlerinde atılan bombaların bazı tahribatları gösteriliyordu. Ayrılırken "Efendim biz Bosna'ya gidiyoruz. Belki orada şehit olma durumu var. Eğer öyle olursa, gıyaben cenaze namazını kıldırabilir misiniz?" dedim. Birden bakışları sertleşti ve gözleri doldu, "Siz oraya şehit olmaya değil, okul açmaya, eğitim hizmetleri yapmaya gidiyorsunuz." dedi.

 Oradan ayrıldıktan sonra, babamın ziyareti için Ankara'ya hareket ettim. Babam kalp hastasıydı ve Gazi Hastanesi'nde tedavi görüyordu. Son bir defa görecektim. Yanına vardım. Benim Bosna'ya gideceğimi biliyordu. "Baba, ben gidiyorum, artık!." dedim. Babamın ilk cümlesi "Daha gitmedin mi oğlum!" oldu. Tabii cihazları bağlamışlar öyle yatıyor. Kalp ameliyatı için doktorların kararını bekliyor. Onun "Daha gitmedin mi oğlum!" deyişi bizi duygulandırdı tabii... Bu ziyaret babamı son görüşüm oldu...

 Hırvatistan'dan otobüsle Bosna'ya hareket ettik. Uzun bir yolculuktan sonra Bosna topraklarına geldik, ama Mostar delik deşik. Binalar kalbur gibi... Manzara hiç televizyondaki gibi değil... Gencin biri "Pasaportunuz var mı?" diye sordu. Eli biraz yaralıydı; yanmış veya bir şey olmuş. Ben de pasaportumu gösterdim. Hemen pasaportun üstündeki ay yıldızı öptü!.. Daha orada anladık ki, Boşnaklarda müthiş bir Türkiye sevdası var. Orada o davranış, tabiri câiz ise bitirdi!.. Sürekli kontrollerle ve ölüm tehlikeleriyle geçen yolculuk sonaerdi ve nihayet Saraybosna'ya geldik. "Cehenneme hoş geldiniz" duvar yazılarına karşı, "Allah'ım burasını bize Cennet'e çevir" dualarıyla karşılık veriyoruz.

 Mutfaklarda bir şey yok. Arkadaşlar evde mercimeği ıslatmışlar, sobanın üstüne koymuşlar. Her gün mercimek yiyorlarmış. Dışarı çıkıp bir torba lahana aldık. Lahanayı eve getirdik. O gün bayram ettiler. Allah razı olsun, diyorlar; ilk defa salata yiyecekler. O gün mercimekle salata yenmiş oldu. Beraber geldiğimiz Eşref Bey, bursları dağıtınca bayram oldu. Beş-altı aydır bir türlü bursları kendilerine ulaşamamış...

 Saraybosna'ya getirdiğimiz aylık burs miktarı üç yüz dolar... Bize soruyorlar: "Okul açacak mısınız?" Biz de "Açacağız hem de dünyanın en güzel okullarını açacağız" diyoruz ama henüz cebimizde iki yüz elli-üç yüz dolar var. Türkçe kursları veriyoruz. Çocuklar geliyor evimize. Bir Ramazan günü sahuru bizde yapalım dedik. Çocuklar sevindi, "Yapalım!.. Yapalım!.." dedik. Evdeki ağabey "Ne yaptın sen! Evde yedirecek bir şey yok!" dedi. Para da kalmamış; öyle bir ızdırap çekti... Neyse Allah kerim dedik. Çocukları aileden izin de almışlar... Daha çocuklar gelmeden önce kapı çalındı. Ev sahibimiz Asım amca elinde kazanlarla, teyze göndermiş. Evde kalanlara ve çocuklara yetecek kadar pirinç pilavı, tavuk budu, çorba... Arkadaş ağlamaya başladı. Allah'a şükür.

 Evleneceğim... İmam efendi nikâh kıyacak. Burası Bosna... Kimsem yok. Hanım tarafı camiyi doldurdu. Sağıma soluma bakıyorum topu topu iki üç arkadaşım var. "Allah'ım!... Yalnızız burada... Kimsemiz yok!" dedim. Duygu yüklüyüm. Tam imam efendi "Hayırlı olsun!" dediği anda birden benim üzerimde bir şeyler oldu. Sultan Fatih atıyla ordusuyla beraber geldi ve bana, "Düğününe bizi kabul etmez misin?" dedi... Bu müthiş perdeyi kendi dünyamda âşikare seyretmem benim için o gün bir bayram oldu!..

 Kaynak: Zaman Gazatesi Abdullah Aymaz'ın Köşe Yazısı



 YORUMLAR
Ali Murat / 31.01.2010 17:34:34
ahsım adına böyle haberleri daha çok görmek istiyorum. İnsanın içindeki bilmediğim bir eksikliği dolduruyor. böyle şeyler bana göre namümkün değil. Ne diyor Hz. Ebu Bekir Miraç hadisesiyle dalga geçen ebu cehile; "Ben O'na Allah'ın Kur'an-i kerim'i indirdiğine inanıyorum, Miraç'a mı inanmayacağım."

Aynen öyle: ben de İslam uğruna mücadele verenlerin şehid olduklarına ve şehitlerin ölmediklerine inanırım. Bu Allah'a inancımın gereğidir.


Erkan / 01.02.2010 12:20:30
öyle yazılar haber olmazmı? Bazı haberler herzaman sıcaklığını korur ve okuyanların kendi maneviyatına biraz sevgisi varsa o insanı hoş duygularla gözlerini yaşartır. Mutfaktaki baharat gibi herzaman ihtiyacımız olan birer yol gözterici, belki ikaz edicidir. Sizin neye ihtiyacınız varsa o yazı o konuya şifa olabilir. Yeterki insanı ve

Yaradanı sevin.(Sahabe efendilerimiz de bir daha dönmemek üzere yeryüzüne dağılmışlar.) İşte tevafuk.


murat / 02.02.2010 09:49:52
aw ne hikmetse Büyükler hep bu adamlara görünüyorlar? Bize ve başkalarına görünmüyorlar.


ömer / 24.01.2010 22:50:07
enim bir arkadaşta boşnaklara yapılan kıyımda Aliya izzetbegoviçle birlikte tünellerde kalmıştı, benzer olaylar oradada oluyordu

ne diyim bir taraftan oturup konuşan insanlar bir taraftan sahabeler gibi dünyaya giden, insanlığı, doğruluğu anlatan gönül insanları...


kerim / 24.01.2010 18:31:00
aber mi?




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Mevlit Kandili'nde Neler Yapılmalı
  Rızık Kavramı Nedir ?
  Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun
  Hz Mevlana'yı Anlamak
  Batılı Bir Taklitten Vazgeçiliyor
  Muharrem Ayınız Mübarek Olsun
  Camilerin Altına Çocuk Parkı Yapılacak
  Zilhicce'nin İlk On Günü Neden Övülmüştür?
  Erdoğan'ın Sesinden Mülk Suresi
  Meleklerin Seyrettiği Namaz

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




 
 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2011 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi