Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:Bugün Gazetesi  
netpano.com  -  - 10 Şubat 2010 Çarşamba - 00:00:00  
Katsayı Kararının Ardındaki Gizli Amaç

 Ankara küçük bir yer.

Eğer alıcılarınız da açıksa birçok şeyden erken haberdar olabilirsiniz.

İki hafta önce Danıştay'ın katsayı konusunda yeni bir iptal kararı aldığı bilgisi kulislere düştü.

Açıkçası gündem Balyoz Darbe Planı ve Kozmik Oda aramaları olduğu için çok da dikkat çekmedi. Üstelik Danıştay'ın 'kör göze parmak' olarak yorumlanabilecek böyle bir kararı alabileceğine kimse ihtimal vermiyordu.

Ama 'olmaz' denilen oldu ve Danıştay, YÖK'ün katsayı uygulamasıyla ilgili ikinci düzenlemesini de iptal etti.

Bu saatten sonra Danıştay'ın katsayı ile ilgili daha önce verdiği ' Bu konuda karar da yetki de YÖK'tedir' kararının ya da başka bir konuyla ilgili Diyarbakır Barosu'nun başvurusunu 'barolar avukatlık ve yargı meseleleri hariç başvuru yapamazlar' yönündeki iptalinin bir anlamı yok. Danıştay kendisiyle çelişen kararlar veriyor.

Aslına bakılırsa bu katsayı meselesi tam anlamıyla rejim meselesi olarak başladığı için bugün pedagogların, eğitimcilerin de konuşması anlamsız.

Hatırlatalım. 28 Şubat döneminin fırtınalı günlerinde dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz'e bir talimat yazıp imam hatiplerin önünü de kesecek bir düzenleme 'tavsiye' etmişti. Gürüz 'ne kadar da yerinde bir teklif' demiş olacak ki takip eden ilk YÖK genel kurulunda katsayı kararını aldırmıştı. O yüzden bu konuda ne öğrencilerin ne de eğitimcilerin konuşmasının bir anlamı yok.

Konu siyasallaştı ve siyasilerin çözmesi gerekiyor.

Gelelim Danıştay'ın son kararına. Gerekçe ibretlik denebilir. Danıştay katsayı farkının 'aşılamaz nitelikte' olması gerektiğini söylüyor. Yani işçiysen işçi kal kardeşim, mühendis olmak senin neyine! demek gibi bir şey.

Kararın gerekçesinde ayrıca eski kat sayının 'yargı kararıyla istikrar kazandığı' vurgulanıyor. Bu karar ne zaman alındı bilinmiyor ama Danıştay'a göre 'yasal değişiklik olmadan katsayı değiştirilemez.'

Ee 'ne güzel Meclis düzenlemeyi yapsın o zaman' denebilir. Ama kazın ayağı öyle değil. Meclis'in katsayı ile ilgili yapacağı bir düzenleme anında Anayasa Mahkemesi'ne gider. Bunun için hazır bekleyenler var.

Mahkeme de YÖK'ün yetkisini elinden alacak bir düzenlemeyle sittin sene düzeltilemeyecek bir katsayı adaletsizliğine imza atar. Buyurun size ikinci bir türban kararı! Hedefinde bu olduğu konuşuluyor.

Tabi 1.5 milyon öğrencinin ne olacağı, ailelerinin içine düştüğü durum, sanayinin ara eleman ihtiyacı, yapılan milyonlarca liralık harcama ve oluşan kaos ortamı herhalde yargı çevrelerinin pek umurunda olmadı.

Peki YÖK ne yapacak? Kaynaklar ' alternatif a, b, c, d hatta z planımız var' denildiğini hatırlatıyor. Yani önümüzdeki birkaç gün içinde yeni bir formül üretilebilir. O da Danıştay'dan döner mi? Cevap; a) döner, b) kesin döner, c) iptal edilir, d) hepsi!

Kavga kimin işine gelir?

Ufukta seçim olunca siyasetin gerilmesi az buçuk normal sayılabilir. Sonuçta bu bir yarış ve erken kalkan yol alır. Fakat tartışmalar çok erken başladı. Ülke bir yıl bu tartışmaları kaldıramaz.

Şöyle ki; her üç muhalefet partisi de partilerinin oy oranlarından memnun. BDP 'mağdur'u oynayıp oy topluyor. MHP ve CHP de açılımda yapılan hataların kendilerine oy getirdiğini gördü. Ekonomik kriz de tuz biber ekince iktidarı kestirmeden seçime götürmenin hesabını yapıyorlar. Yani Meclis'teki kavgaların ve ağza alınmayacak hakaretlerin arkasında 'kontrollü gerilim' stratejisi yatıyor.

Hal böyle olunca AK Parti Meclis'e Anayasa değişikliği getiremez. 'Açılım ve ekonomik krizle yıpranmış üzerine Anayasa değişikliği de yapamamış bir AK Parti iktidardan düşer' hesabı var.

Peki iktidar ne yapacak? İktidar partisinde '330 takıntısı' var. Referandum için gerekli 330 oyu bulamama endişesi hükümetin cesaretini kırıyor. Ama Erdoğan'ın ' referandumlara alışmalıyız' sözünü yabana atmamak gerekli. Önümüzdeki günler sürprizlere gebe.

Adem YAVUZ ARSLAN -



 YORUMLAR
durmuş / 11.02.2010 16:23:23
am bir zulüm haksızlık ve mantık dışı.dünyada bir örneği daha yoktur bence.geri kalmış ülkemde sınav kökten yanlış zaten. eğitim mi var sanki, üniversiteye gitsen ne olacak.bilim adamı değil ancak devlete eleman yetiştiren zihniyet.türkiye ile tayvanı, koreyi karşılaştırın bakalım.




Gökhan / 11.02.2010 02:48:13
at sayı farkını ortadan kaldırmak isteyenlerinde niyetlerini bir analiz etseniz keşke.gerçi onların niyetleriyle sizinkiler örtüşüyor olmalı ki irdeleme gereği duynuyorsunuz.insalar imam hatip liselerinde okuyorlarsa imam olsunlar ki zaten o amaçla açıldı bu okullar kimseninde mühendis olmak için oraya gittiğini zannetmiyorum. mühendis olacaklarsasa gidecekleri okullar belli istteyen dinini gene öğrenebilir.


Cüneyt / 10.02.2010 13:21:58
aş sayfadaki haberin resmindeki pankartlı öğrencinin elindeki yazıda BURASI BENİMDE ÜLKEM yazıyor evet doğru seninde ülken,ancak o ülkemizde pişmanlığa yer yok aklını kullanıp zamanında doğru düşünüp doğru karar vermeliydin.İmam olacagını,hatip olacagını bilirordun,sadece düşüncen oydu,tabii ERBAKAN sizi kandırdı.Şimdi sizlere güya akılverenlerden hesabını sor ,Danıştaydan değil.


Fehmi / 10.02.2010 13:10:49
ÖK ün esas amacı AKP nin arka bahçesini güçlendirmek.Amaç çok açık.Bu imtehanlarda düz lise öğrencilerinin müfredatında olmayan ve sadece İmam hatipli öğrencilerin cevap verebileceği sorular var .Dolayısıyla diğerleri bu iş karşışında zorda kalacaktır İmam hatipli öğrenciler dersaneler sayeside Fen,sosyal dersleri kısa sürede kuvvetlendirebilir,ancak düz liseden gelenlerin kuvvetli dini içeriklere kısa sürede öğrenebilmeleri zordur ve işi iyi öğrenmeleri imkansızdır,ve bu dini bilgileri öğrenmek ilmi ilgi ve istek,meslek lisesi gibi öğrenmek zaman ister.Sonra İmam hatipli ögrencileri zorlamı soktular o meslek liselerine ,kendi veya ailelerinin tercihi değilmiydi bu okulları seçtiklerinde.


emir berat öğütçü / 10.02.2010 12:04:47
ısaca ,islamii hassasiyeti olan aileler çocuklarını imamhatibe gönderirler,bu çocuklar imamhatibe gitmeselerde normal liselere gitseler ,yine islami hassasiyetleri sürecek,rahat rahat, hakim, savcı, doktor, mühendis,asker, herne isterlerse olabileceklerdir .hem dinimizi öğrenmek için imam hatip okulları tek yolmudur? gelin,imam vaiz olmayacaklarsa, başarılı çocuklarımızı imamhatibe gönderip onların önünü kesmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürmeyelim,




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Uludere'de Heronları İsrail mi Kontrol Etti?
  Alma Mazlumun Ahını Ve Başbuğ da Tutuklandı
  İran İle Anlaşmalar Halkbank'ı İlgi Odağı Yaptı
  YAŞ'ta Masa Düzeni Değişecek mi?
  Şike Yasası AKP’yi Çatlatıyor mu?
  Dünyayı Yöneten Örgütler Ve Bunun Yansımaları
  Van Ercis'te Depremin Ögrettikleri
  Türk Devletinin ‘Dolarla Savaşı’!
  Kemal Bey’in Somali Gezisi Amaçı Ne İdi
  Doğu Akdeniz'de Türk-İsrail Savaşı

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




 
 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2011 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi