Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:NETPANO.COM ÖZEL  
netpano.com  -  - 17 Şubat 2010 Çarşamba - 00:00:00  
Sırlı Olaylar

  

BİR TAS ÇORBANIN ÜCRETİ

 

Büyük bir mâneviyat adamı olan Muhammed Harir, bir gün Kâbe'nin etrafında tâvaf ediyordu. Az ötede , başını eğip tefekküre dalmış bir yabancı gözüne çarptı. Kim olduğunu merak ederek, yaklaşıp sordu :

- Kimsin sen ey Allah'ın kulu?

Tefekküre dalmış genç, hafifçe başını kaldırdı. Yukarı doğru şöyle bir baktı, sonra başını eğerek cevap verdi :

- Buraya yeni gelmiş bir yolcuyum, misafiriniz sayılırım!

Cevap ilginçti. Tefekkürdeki genç, hem yolcu olduğunu söylüyor, hem de Muhammed Harir'in misafiri sayılacağını ifade ediyordu. Misafir olunca, ona misafirperverlik gösterip yemek çıkarmak, karnını doyurup, o gece yatacağı bir yer göstermek islâmi bir örftü.

Ama Muhammed Harir, o gece Halifenin yemeğine davetli bulunuyordu. Böyle bir sofra çıkarmaya vakti müsait değildi.

- Ey Allah'ın kulu, buyur seninle Halifenin sarayına birlikte gidelim! Dedi.

Ama tefekkürdeki genç, başını kaldırmadan :

- Ben şu anda halifeden büyüğüyle sohbet etmekteyim. Bana bir tas çorba yeter! Cevabını verdi.

Muhammed Harir, daha fazla meşgul olamadı misafiriyle. Doğruca Halifenin sayrına gitti, davette hazır bulundu. Orada çeşitli yemekler yendi, lezzetli şerbetler içildi. Hayli zaman sonra , evine dönerken gencin tefekkürde olduğu yere de uğrayıp onu eve götürmek istedi. Ama genci uykuya dalmış, istirahata çekilmiş bir halde buldu. Bu yüzden onu rahatsız etmek istemedi. Gidip kendisi de uykuya yattı. Az mı uyudu, çok mu, ama heyecanlı bir rüya görmeye başladı.

Genişçe bir sahrada bulunuyordu. Güneş ışıklarını pırıl pırıl serperken ucu bucağı görünmeyen nurani insanlar kafilesiyle karşı karşıyaydı. En önlerinde , göremediği güzellik ve nura niyette bir zat…

Muhammed Harir, bir an şaşırdı. Ne söyleyip, soracağını bilemez oldu. Yanında peyda olan biri kulağına eğilip :

- Bu nurani kafile , (124) bin peygamberler kafilesidir. En önlerinde ki de Ahir zaman Nebisi Hz. Muhammed'dir dedi.

Bunu duyan Muhammed Harir, daha çok heyecanlandı. Elini uzatıp Resûlüllah'ın mübarek ellerinden öpmek istedi. Ama nafile ! Öpmek istediği el hemen geri çekildi, tutması mümkün olmadı.

Teessür ve üzüntüsü şiddetlene Muhammed Harir :

- Ya Resûlâllah , şüphesiz ki kusur ve hatalarım çoktur ama mübarek elinizi öpmeme mani olan kusurum hangisidir acaba, işaret buyursanız da terk edipi tevbe istiğfarda bulunsam diye sordu.

Aldığı cevap şu oldu :

- Bizim elimizi, bizim dostumuza dostluk gösterenler öper. Sen bizim dostumuzu kendi haline terk edip Halifenin sofrasına koştun. Onu aç ve susuz bıraktın. Hemen git, dostumuzun karnını doyur, gönlünü al, sonra huzurumuza gelip,  elimizi öp!

Heyecan ve telaş içinde uyandı Muhammed Harir. Vücudunu saran soğuk terleri sildikten sonra, yatağından fırladı, koşa koşa Kâbe'nin Haremine gitti. Ama Allah dostu genci, ayakkabılarını giymiş , heybesini omzuna almış, yola çıkmak üzere buldu. Hemen seslendi :

- Ey Allah'ın sevgili kulu, Resûlünün aziz dostu! Dur lütfen, azıcık dur. Sana bir tas çorba çıkarayım da ondan sonra yoluna revan ol!

Ama geç arkasına bile bakmadan ilerledi.

Muhammed Harir ise peşini bırakmadı onun, feryadı bastı :

- Dur ne olur bir dakika dur, sadece bir tas çorba çıkarayım da ondan sonra yoluna revan ol !

Genç ısrara dayanamadı. Geri dönüp şu karşılığı verdi :

- Senden bir tas çorba içmek için (124) bin Peygamberi harekete geçirmek gerekiyorsa , o çorba içilmez. Böyle pahalı çorba insanın boğazından geçmez. Diyelim ki , ben harekete geçirdim o nurâni kafileyi. Ya buna muvaffak olamayan fakirler , garipler ne yapacak, aç mı kalacak? Senin gariplere , fakirlere ilgin bu kadar mı?

Muhammed Harir. Bu cevabı işitince yığılıp kaldı. Genç ise gözden kaybolup gitti. Bize de bu olaydan ibret alıp tefekkür etmek düştü. (8)

 (8) M. Dikmen , Sırlı Olaylar , s: 135 – 139

http://www.kitapelinizde.com/book/kitap/722328/tarihte_yasanmis_sirli_olaylar.htm

 



 YORUMLAR


 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Mevlit Kandili'nde Neler Yapılmalı
  Rızık Kavramı Nedir ?
  Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun
  Hz Mevlana'yı Anlamak
  Batılı Bir Taklitten Vazgeçiliyor
  Muharrem Ayınız Mübarek Olsun
  Camilerin Altına Çocuk Parkı Yapılacak
  Zilhicce'nin İlk On Günü Neden Övülmüştür?
  Erdoğan'ın Sesinden Mülk Suresi
  Meleklerin Seyrettiği Namaz

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




 
 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2011 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi