Hazırlayan: Fahri Sarrafoğlu
f_sarraf@yahoo.com
BİR FİTNE LABORATUARI
İnsan, yaşadığı zamanın biricik ve kendine mahsus oladuğu yanılgısını yaşıyor. Hem olumlu hem de olumsuz anlamıyla başına gelen her şeyin başka zamanlarda bir emsali bile olmadığı fikri modern zamanlar da devam ediyor elbette. Oysa söz fitneden açıldı mı Habil ve Kabil'den beri güneşin altında yeni bir şey yok. Ancak 'değişmeyen' fitne zaman adlı boya küpüne girip, çıktıkça farklı bir görünüme sahip oluyor. Bu anlamda Asr-ı Saadeti bir laboratuar olarak gören Abdullah Kara'nın 'Derin Fitne' adlı kitabında sistematize ettiği 'fitne' modern zamanlar da araçların değişimine ayak uydurarak devam ediyor.

Asr-ı Saadet derken elbette herbiri birer kutup yıldızı gibi parlayan 'örnek' insanların yaşadığı bir dönemden bahsediyoruz. Ancak bu insanların karşısına çıkan insanlar da birer 'negatif' örnek mahiyetini taşıyor. Asr-ı Saadetin aydınlığından çıkarlarının zedeleneceğini, konumlarının sarsılacağını, kendilerini önemli kılan statükonun yıkılacağını anlayan bu kişi ve kesimler hemen fitne marka silahlarına sarılıyorlar. 'Derin Fitne' işte bu insanların zihniyetlerini, propaganda yöntemlerini, hilelerini ayet ve hadislerin ışığında tanımlayan bir kitap.
Bilgi: http://www.nesilyayinlari.com
ERGENEKON'UN MEDYA İLE DANSI
Demokrasiye ve millet iradesine kasteden Ergenekon çılgınlığında her gün yeni perdeler aralanıyor.
Ergenekon ile medya arasında kurulan "derin ağlar" kendini daha net gösteriyor.
Maskeler bir bir düşüyor ve her medya grubunun aslî kimliği ortaya çıkıyor.
Kendilerini 'merkez medya' olarak konumlandıran grupların kopardıkları gürültü; ele geçen silah ve mühimmatı görmek istemeyişleri; gün yüzüne çıkan darbe harekât planlarına, suikast hazırlıkları ve detaylı krokilere duyarsız kalışları bunun göstergelerinden bazıları.

Ancak göz ardı edilen bir gerçek var. Milletimiz artık 80'li ve 90'lı yıllara, 28 Şubat sürecine göre çok daha bilinçli ve dikkatli.
"Pijamayla Başbakan Karşılama" devri çoktan kapandı.
Ergenekon için kurşun atmak da, yemek de bir "şeref" değil.
Bu kitapta Ergene-Medya ile tanışacaksınız.
Ergenekon'un medya ile son dansına şahit olacaksınız.
Ergenekon ve medyası hakkında uzmanından tespitler, bilinmeyenler ve yorumlar..
Ergenekon'un medya ile son dansı…Emekli Savcı Gültekin Avcı'nın kaleminden.
Bilgi: http://www.nesilyayinlari.com
Puslu Demokrasi; Ergenekon Güncesi
Acaba sokaktayi vatandaş Ergenekon deyince ne anlıyor? Ergenekon sadece elit kesimin mi gündeminde…İşte Mehmet Altan Puslu Demokrasi ve Ergenekon Günesi'nde Ergenekon'un ne olduğunu tarihsel gelişim içerisinde okuyucuya sunuyor .Bütün Akademisyenlik Ve Yazarlık Yaşamı Boyunca Dünyanın Gelmiş Olduğu Noktayı Görerek Ülkesine Vizyon Kazandırmaya Çalışmış Türkiye`Nin Önemli İsimlerinden Biri. On Yıl Sonra Dünya Gücü Haline Gelen, Refah İçinde Yaşayan Bir Ülke Hayal Ediyor Ve Bunun Mücadelesini Veriyor.

Bu Kitabında Mehmet Altan, Adına Ergenekon Denilen Çeteci Yapılanmayı Ve Ana Aktörlerini Sorguluyor. Puslu Demokrasinin Karanlık Sokaklarında İlerlemek İsteyenlere Güvenli Bir Yol Haritası Sunuyor….
Bilgi : www.etkilesimyayinlari.com