Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:NETPANO.COM ÖZEL  
netpano.com  -  - 22 Mart 2010 Pazartesi - 00:00:00  
Abdülhamid Han'ın Büyük Sırrı

  

ABDÜLHAMİD HAN'IN BÜYÜK SIRRI

 

Türk Devlet Geleneğindeki Sembol: İç İçe Geçmiş Üç Ay Yıldız (Hilâl)

 

Sultan'a bir zarf verilir. Zarfı açan Sultan, içindeki  kâğıdı çıkarır. Kâğıdın üzerine çizilmiş; iç içe geçmiş üç hilâlî görür ama bu şekle bir anlam veremez. Bu iç içe geçmiş üç hilâlîn, ne manaya geldiğini düşünür, ancak bir neticeye varamaz. İlk önce aklına, Teşkilât-ı Mahsusa veya İttihat ve Terakki Cemiyeti gelir. Bu şeklin, onlarla bağlantılı olup olmadığını düşünür. Sultan'ın bu konular üzerinde fikir yürüttüğünü, biz Derviş'ten öğreniyoruz:

Derviş, olayı bize şöyle nakleder: "Sultan beni çağırdı. Huzura vardığımda, Sultan'ı biraz düşünceli gördüm. Usulünce selâmımı verdim. Hareketlerinden aceleci bir tavrı olduğu hemen anlaşılıyordu. Hızlı bir şekilde selâmımı alıp, 'gel derviş' dedi. Elindeki kâğıdı göstererek; 'bu ne ola ki, bir anlam veremedim?' Dedi. Zarftan çıkan  kağıtta, sadece bir sembol vardı. Sultan bana; ' bu yeni bir mesaj mı, yoksa tehdit mi, bir fikrin var mı?' Diye sordu.

 Biraz tereddüt ve endişe ile  Sultan'ın elindeki kağıda baktım. Gördüğüm sembol beni çok rahatlattı. Çünkü gördüğüm bu sembol, Türk Devlet geleneğinin bir nişanesiydi. Benim bildiğim; Bu sembolün kökeni, Hoca Ahmed Yesevi Sultan'a kadar gidiyordu. Muhakkak öncesi de vardı. Bu sembol, Türk Devleti'nin dünya hakimiyetini simgeliyordu. Türk Devleti'ni, dünya hakimi yapmak için;  bu uğurda kendini adayanlara verilen ve manası anlatılan bir semboldü bu.

Sultan'a durumu izah ettim. Sultan beni dikkatlice dinledi. Sonra şöyle dedi: 'Neden ben bunu şimdiye kadar bilmiyordum? Bunu eğer daha evvel bana söyleseydiniz, Osmanlı Devlet Arması yerine bu sembolü kullanırdık' deyince, Sultan'a şöyle cevap verdim:

'Sultanım, bu sembol; bir Türk Devleti'nin arması olamaz! Sadece bir Türk Devleti'ni temsil edemez! Çünkü bu sembol, bütün Türk Devletleri'nin, ortak kuruluş ve beka  felsefesinin sembolüdür. Dünya Türk hakimiyetini sembolize eder. Yani bir devlete mal edilemez. Büyük Bir Seçici Kurul'un yüzyıllar boyu süregelen bir geleneğinin izlerini taşır. Ahmed Yesevi ile yeniden bir anlam kazanan bu sembol, Gizli Kurul'un sembolüdür.'

Bunun üzerine Sultan, 'iyi ama neden bana daha önce söylemediniz?' Diye sorar.

 Derviş ise; 'Efendim, demek ki nasip ve zaman bugüneymiş. Bu sırrı sizin bilmeniz bugün istenmiş. Bu sırrı sizin dedelerinizin çoğu  öğrenemeden bu dünyadan göçtü gitti.' Sultan tekrar şaşkınlıkla ve birazda  kızarak sordu;

  'Ne yani, dedelerim de bilmiyorlar mıydı?  Koskoca İmparatorluğun Padişahları da bunu bilmiyorlar mıydı? Kim bu teşkilat?'

 Derviş, büyük bir saygıyla cevap verir: 'Sultanım, bu teşkilat;  Türk tarihi var olduğundan beri var. Benim bildiğim, en son Hoca Ahmet Yesevi'nin duasıyla, Anadolu'yu yeniden Türk hakimiyetine almak için, bu teşkilat faaliyete geçerek tekrar  can buldu. Bunlar, herhangi bir Türk Devleti, yeryüzünde hakim konuma gelene kadar faaliyet gösterirler. Örneğin, Fatih devrinde, Kanuni devrinde  bu yapı uyumaya geçmiştir. Çünkü istenilen hedefe ulaşılmıştır. Ne zaman ki Türk Devletleri zaafa uğrar, endişe hasıl olur, beka sorunu yaşar, bu yapı o zaman tekrar uykudan uyanır, faaliyete geçer. Dünyanın her yanına anında kök salar...'

 Sultan, Dervişe dönerek, 'bu sembolün bana gönderilmesi, yeni bir devletin alameti mi?' Diye sorar. Derviş bunu  üzerine; 'İnşallah Efendim' der ve Sultan'a, sembol ve  bu yapıyla ile ilgili derünî bilgiler verir. Padişah gönderilen sembolden ve Derviş ile olan konuşmalarından şu sonucu çıkarmıştır; 'öyleyse bugün uyuyan bu yapı uyanmış ve harekete geçmiştir.' Sultan derin  düşüncelere dalar ve  aklına kendine daha önce söylenen şu kelimeler gelir: 'Seni tahta padişah olarak oturtmuyoruz. Seni buraya yeni kurulacak Cihan Devleti'nin temellerini atman, Osmanlı'nın yıkılışını uzatman ve dünyayı oyalaman için Hakan olarak oturtuyoruz…'

 Padişah Derviş'e şunları söyler; 'bizler de zannederdik ki; bu saltanat, bu taht, bize babalarımızdan, atalarımızdan emanet edildi. Oysa ki, şimdi anlıyoruz ki, bu taht atalarımızdan emanet edilmemiş. Demek ki gerçekten bizi tahta oturtanlar varmış…'"

 (Konun ayrıntısı  başka bir yazı dizimizde   anlatılacaktır.)

 Yıllar sonra, Abdülhamid Han'ın büyük katkıları ile teşkilatın  önü açılmış, bir çok büyük  tarihi olaydan sonra, Gazi Paşa önderliğinde T.C Devleti Meclisi'ni kurmuş, Cumhuriyet'in ilanı vukuu bulmuş, ilk Meclis toplanmış, bir sene boyunca Meclis'in tüm faaliyetleri zapta geçirilmiş ve arşivi yapılmıştır.

 1923- 24  yıllarındaki  Meclis'in bütün zabıtları bir  kitapta toplanmıştır. TEŞKİLAT gururla bu KİTAP'A sembolünü basmıştır.

Aşağıda  bu kitabın, içinden ve dışından fotoğrafları görüyorsunuz...

 

 

Göktürk Paralarında Ay-Yıldız:

Oktan Keleş/Netpano.com

oktankeles@gmail.com

 Not:Yazı dizimize yorum alınmamaktadır.



 YORUMLAR
ihsa / 06.01.2011 12:22:11
erviş dediği kişi bizim bildiğimiz manada tekke dervişi değil. Derviş denilen kişiler Abdülhamit'in kurduğu teşkilatın(yani İstihbarat-ı Meczubiye) elemanlarına verilen isimdi. Abdülhamit'in konuştuğu derviş de bu birimin başı olan Meczup Dedesi'dir.Vesslam..


yalçın işgüdengil / 08.08.2010 00:06:40
ikir danışacak ne o dervişler var ne fikir danışacak sultan var o dervişler bildiğimiz tekke dervişlerinden değil melamiliği biraz incelerseniz ne tür bir derviş oldukları hakkında çok az bir malumat edinebilirsiniz


tarık / 10.04.2010 23:24:36
ultanlar dervişlere mi danışıyormuş devlet işlerinde




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Alamet ve Ertuğrul Fırkateyni
  Tarım'da Oynanan Oyunlar
  Abdülhamid Han'a Suikast Dosyası
  Kuzu Postuna Giren 9 Nazgul(*) ve 2012’ye 3 Kala
  Japonya İslamın Eşiğinden Döndü!
  ABDULHAMID HAN AND ROBOT TECHNOLOGY
  ABDULHAMID HAN AND ROBOT TECHNOLOGY
  Abdülhamid Han Ve Robot Teknolojisi
  II. Abdülhamid'in Bilinmeyen İstihbaratçıları
  Abdülhamid Han Hareme Sızma Çabalarını Nasıl Engelledi?

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




 
 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2011 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi