Oktan Keleş Melami Savaşları Kitabı'nda (Sayfa 167-168) Nuh'un Gemisi'ni arama bahanelerinin arkasında şunların olduğunu yazmıştı:
" VAAD EDİLMİŞ TOPRAKLAR DENEN YEŞİL VADİ, BEREKETLİ TOPRAKLAR DENEN ŞEYİN GÜCÜ BUGÜNE KADAR BİLİNMEYEN BİR ENERJİDEN (BİR MADENDEN ) KAYNAKLANIR."
Onlar bu enerjiyi tespit ettiler.Dünyada bu enerjinin adı yok. Bugünkü petrol için yapılan savaşlara dikkat et. Hepsi, petrol kaynaklı enerjiyi ele geçiren, dünyaya hükmeder anlayışındadır.Bu madenin yanında petrol sidik gibi kalır.Uranyum veya diğer madenler, bu madene göre elektrik projektörü yanındaki bir mum gibidir.
" BU MADEN BUGÜN TÜRKİYE'NİN SINIRLARI İÇİNDEDİR. KUR'AN'DA DA GEÇEN NUH TUFANI'NIN SONUNDA , NUH'UN GEMİSİNİN DURDUĞU CUDİ DİYE GEÇEN TEPENİN, BU MADENİN TAM MERKEZİ OLDUĞUNU BİLİRLER..."
Onun için durmadan arkeolog adı altında, bir çok Yahudi finansmanlı kişi Türkiye'ye gelip, sözde, Nuh'un gemisini arıyorlar.Asıl aradıkları bu madendir. Çünkü geleceğin enerjisi budur.
Bu enerjiye sahip olan, Dünyaya hakim olur."
*
Şimdi Oktan Keleş'in bu tespitlerini okuduktan sonra olaylara daha başka açıdan bakmayı öğrendik. Yıllardır Ağrı Dağı'nda Nuh'un Gemisini arayanları gazetelerden hep okuduk.Ama hiçbiri bugüne kadar bulamadı. Peki bu araştırmalar neden yapılıyor? Hatta bu sefer sorumuzu şu şekilde soralım:Neden Nuh'un gemisini bu sefer Çinliler arıyor????
Çünkü şu an dünyada en fazla enerjiye ihtiyacı olan ülke Çin.Değişik enerji kaynakları için, dünyanın her yanında araştırmalar yapmaktalar.
Konuyla belki direkt ilgisi yok ama, dünya çapında tartışmalara yol açan, Oktan Keleş'in "Çin'deki Türk Piramitleri" (http://www.netpano.com/makale/?makale=1307) ile ilgili araştırmasına bir karşı cevap mı ÇİNLİLERİN 'Nuh'un Gemisini' bulduk açıklamaları.
Türkiye'de bulduklarını iddia ettikleri Nuh'un Gemisi'nin "açıklamasını" neden Türkiye'de değil de ÇİN'de yaptılar? 'Zamanlamaya' dikkat! (Erol Derman/Netpano)
*
İşte bugün Anadolu Ajansı'nda yer alan "Nuh'un Gemisi Bulundu mu?" Haberi:(Oktan Keleş'in Piramitlerle ilgili araştırmasını da A.A bütün Dünya medyasına geçmişti.)
Ağrı Dağı'nda araştırma yapan Türk ve Hong Konglu araştırmacılar Nuh'un Gemisi'ni bulduklarını hatta içine girdiklerini öne sürdü. Hong Kong'da, Ağrı Vali Yardımcısı Murat Güven'in de katıldığı bir basın toplantısı düzenleyen grup, Nuh'un Gemisi'ne ait olduğunu söyledikleri ip, tahta parçası ve çivileri de dünyaya gösterdi.

Tarihin en çok merak edilen efsanelerinden biri olan Nuh'un Gemisi'nin, bulunduğu iddia edildi. Hong Konglu ve Türk bilimadamlarından oluşan 15 kişilik bir grup, Ağrı Dağı'nda 4 bin metre yükseklikte, 12 metre boyunda, 5 metre yükseliğinde bir ahşap yapı bulduklarını, hatta içine girip araştırma yaptıklarını da açıkladı. Grup, ahşap yapıdan alınan ahşap parçalarının karbon testi yardımıyla 4 bin 800 yıllık olduğu, bunun da kutsal kitaplarda anlatılan Nuh Tufanı'nın tarihiyle uyuştuğunu savundu. South China Morning Post gazetesine göre Hong Konglu Evangelical Media, Noah's Ark Ministry International ve Türk bilimadamlarından oluşan grup, Pazar günü Hong Kong'da yaptıkları basın toplantısında büyük iddiayı açıkladı. Grup, Nuh'un Gemisi'ne ait olduğunu öne sürdükleri parçaları, gemide hayvanların bir arada tutmak için kullanılan ipleri ve çivi benzeri birçok parçayı da gazetecilere gösterdi.
Yeri gizli tutuluyor
Basın toplantısına, gruba çalışmalarının başından beri destek veren Ağrı Vali Yardımcısı Murat Güven, Ağrı İlk Turizm Müdürü Muhsin Bulut ve Doğubeyazıt Kaymakamlık Yazı İşleri Müdür İbrahim Şahin de katıldı. Toplantıda, şu anda yeri gizli tutulan Nuh'un Gemisi'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınması ve üzerinde bilimsel araştırma yapılması çağrısı da yapıldı. Grup, yapının yerinin Türk yönetiminin bölgede arkeolojik kazı için gerekli önlemleri alana kadar gizli tutulacağını da söyledi.
Gemiye girdik
Hong Konglu grup, aşırı muhafazakar evanjelist Hristiyan kuruluşları olan 'Media Evangelism' ve Uluslararası Nuh'un Gemisi Birliği, NAMI'den oluşuyor. Türk hükümetinin destek verdiği ilk Nuh'un Gemisi araştırma grubu olduklarını söyleyen grubun lideri Man Fai Yuen, basın toplantısında şöyle konuştu: "Bizim girdiğimiz bölüm, tarihte anlatılan gemiye çok benziyor. Biz, bu ahşap yapının içini bulan ve görüntüleyen ilk ekip olduk. 38 milimetre uzunluğundaki bir tahta parçasına, İran'da karbon testi yaptırdık. 4 bin 800 yıl öncesine ait bir selvi ağacına ait olduğu ortaya çıktı." Tevrat'a göre Nuh'un Gemisi, gofer ağacından yapılmıştı. Yuen, bu iki ağaç arasındaki benzerliklerin test edildiğini de söyledi.
Kalıntıyı buzul korudu
Araştırmaya katılan ve daha önce birçok kez Ağrı Dağı'nda araştırmalar yapan Hollandalı Gerrit Aalten gemiyle ilgili verileri değerlendirirken, "Elimizde efsanevi Nuh'un Gemisi'ni bulduğumuza dair güçlü kanıtlar var" diye konuştu. İstanbul Üniversitesi'nden arkeolog Prof. Oktay Belli de, bu ahşap yapının bir insan yerleşim biriminden kalmasının mümkün olmadığını, 3 bin 500 metreden daha yüksek bir yerde, bugüne kadar hiç insan yerleşimi bulunmadığını söyledi. Grubun bir diğer üyesi Sütçü İmam Üniversitesi Jeoloji Bölümü'nden Dr. Ahmet Özbek de buzulların ve volkanik maddelerin düşük ısıda bu bölgenin bozulmadan kalmasına yardım etmiş olabileceğini söyledi. Basın toplantısında hazır bulunan Ağrı İl Turizm Müdürü Muhsin Bulut, "Bu dünyayı şoke edecek bir haber. 2 bin yıldan fazla süredir tarih ve görgü tanıkları bize bir geminin tufandan kurtularak Ağrı Dağı'na oturduğunu söylüyor. İnsanlar bunun Nuh'un Gemisi olduğuna inandı. Ben bu grubun nihayet bu gemiyi bulduğuna ve bunun Nuh'un Gemisi olduğuna inanıyorum" dedi. Ağrı Vali Yardımcısı Murat Güven de, gruptan 4 Hong Konglu'ya Ağrı'nın fahri hemşehriliği verildi.