Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:Star Gazetesi  
netpano.com  -  - 10 Haziran 2010 Perşembe - 00:00:00  
'Hayır' Diyebilen Türkiye

Görülen o ki genelde batı ittifakı ve özel olarak ABD için İran konusu üzüm yenecek değil bağcı dövülecek bir alan. Türkiye ve Brezilya gibi dünyanın yükselen yeni güçlerinin evrensel hukuk adına ve küresel barışı korumak amacıyla sergiledikleri girişime verilen cevap en azından bunu göstermiş oldu.

Daha önce ABD yönetimi tarafından ileri sürülmüş olan şartlar Türkiye ile Brezilya’nın çabalarıyla İran’a kabul ettirilince Washington yönetiminin kendi önerisinden vaz geçmek zorunda kalması çok anlamlı. Üstelik sonradan ortaya çıktı ki Tahran anlaşmasında kabul edilen şartlar bizzat ABD Başkanı Obama tarafından Türk ve Brezilyalı liderlere gönderilen bir mektupla harfi harfine uyumluydu. Buna rağmen Tahran anlaşmasının imzalandığı duyulduğunda ABD yönetimi kendi sözünü unutmayı tercih etti.

Neden? Özellikle 11 Eylül sonrasında rasyonalite zeminini kaybeden Amerikan dış politikası bir türlü toparlanamadı. ABD için bağcıyı dövmek uzunca bir süredir üzüm yemekten daha önemli. Amerikan dış politikası çoğu konuda sorun çözmeye değil güç gösterisine odaklı görünüyor. Oğul Bush döneminde yönetime hâkim olan psikolojik atmosfer hâlâ dağılmamış görünüyor. Çünkü Obama yönetimi kendisinden beklenen değişimi gerçekleştirmekte zorlanıyor. Onun da özellikle iç politikayla ve yönetimin iç dengeleriyle bağlantılı problemleri var. En başta da Dışişleri Bakanlığı koltuğunu vermek zorunda kaldığı eski rakibi Hillary Clinton’un İsrail lobilerinden güç alan kontra tutumu elini kolunu bağlıyor. Önümüzdeki Kasımda yapılacak kısmi parlamento seçimi bir diğer sınırlayıcı faktör. Yani Obama güç gösterisi yapmak zorunda. Diğer yandan kendi çözmesi gereken soruna Türkiye ile Brezilya’nın çözüm üretmesi de kabul edilebilir bir durum değil. Öyle anlaşılıyor ki aynı kompleks Avrupalı güçlerde de var.

Kendilerine küresel güç denilen “büyük devlet”lerin çözemediği sorunu Türkiye ve Brezilya gibi iki orta büyüklükteki devletin çözmesini kabul edebilecek durumda değiller. Nitekim etmediler.

Ama elbette kendilerinin sözkonusu problemi çözmeyi gerçekten isteyip istemedikleri ayrı bir mesele.

Özellikle Amerikan dış politikası İran örneğinde ortadaki bir problemin çözümünü hedeflemek yerine bir taraftan iç kamuoyunu memnun edecek, diğer taraftan da dosta düşmana gücünü ispatlamaya yarayacak bir neticeye odaklanmış bulunuyor. Bunun için de olanca gücünü kullanarak istediği neticeyi çıkartmaya çalışıyor. Batılı müttefikleri bir tarafa bıraksak bile, gayet iyi biliyoruz ki Rusya ve Çin’in ikna edilmeleri kolay olmadı. Nelerin rağmına alındığını bilmediğimiz bu destekler konunun ABD yönetimi için ne kadar hayati bir anlam taşıdığını gösteriyor olmalı.
Aynı şekilde Türkiye’nin de son ana kadar hiç değilse çekimser oy kullanması için baskı altında tutulduğunu biliyoruz. Türkiye’nin tutumunu da kendi şartları içinde değerlendirmek lazım. Brezilya ile birlikte ürettiği çözüm fırsatı ABD tarafından çöpe atılmış olan bir ülkenin İran’a yaptırım kararına evet demesi, hatta çekimser kalması düşünülemezdi.

Şimdi ne olacak? Kısa vadede çok fazla şeyin değişeceğini beklememek gerekir. En azından yaptırımlar İran cephesinde yeni bir şey getirmeyecektir. Ancak Türkiye bakımından geri dönülmez bir eşik geçilmiş bulunuyor. Bunu görmezden gelemeyiz. Özellikle batı ittifakı içindeki dostlarımızın “Hayır diyebilen Türkiye” ile yüzleşme ihtiyacını hissetmeleri lazım.

Türkiye’nin ekonomik büyüklüğü, nüfusu, tarihi ve coğrafi konumunun getirdiği şartlar dolayısıyla ortaya çıkan dış politika tercihleri değişmeyeceğine göre dostlarımızın artık soğuk savaş döneminde olmadığımızı idrak ederek bizim için uygun gördükleri role ilişkin görüşlerinde bir değişiklik yapmaları gerekecektir.

Aksi takdirde bugünkü imkânların ve avantajların hayal bile edilemediği bir dönemde söylenmiş olan sözü tekrarlarız: Yeni bir dünya kurulur, Türkiye orada yerini alır.

 

İbrahim Kiras / Star



 YORUMLAR
hakan karslı / 15.06.2010 20:59:53
ayır diyebilen türkiye kulağa çok hoş geliyo :) peki bu türkiye ırak a saldıracak amerikan ordusu için topraklarını üs haline getirmek istemedimi , mecliste hala vatan severler varmış Allah bizi korudu , şimdi kim kime ne hayır demiş :)bunların hepsi tezgah tezgahın sonunda iranla türkiyenin savası var , kulağı olan duyar aklı olan bilir kalbi olan hisseder , bu işin sonunda iranla savaşan türkiye var , şeytani diyosunuz , etrafta aramaya gerek yok


akif / 11.06.2010 11:53:53
bence alınan karar yerin de bir karardır. bizim için hayırlı olur inş.




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Uludere'de Heronları İsrail mi Kontrol Etti?
  Alma Mazlumun Ahını Ve Başbuğ da Tutuklandı
  İran İle Anlaşmalar Halkbank'ı İlgi Odağı Yaptı
  YAŞ'ta Masa Düzeni Değişecek mi?
  Şike Yasası AKP’yi Çatlatıyor mu?
  Dünyayı Yöneten Örgütler Ve Bunun Yansımaları
  Van Ercis'te Depremin Ögrettikleri
  Türk Devletinin ‘Dolarla Savaşı’!
  Kemal Bey’in Somali Gezisi Amaçı Ne İdi
  Doğu Akdeniz'de Türk-İsrail Savaşı

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




 
 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2011 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi