Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:Haber Merkezi  
netpano.com  -  - 20 Haziran 2010 Pazar - 00:00:00  
Davutoğlu Hızlı Adımlarının Sırrını Anlattı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, artık Avrupa merkezli bir kültür hayatı olmadığını belirterek, "Çin'in, Hint'in yeniden kendi özgün kültürleriyle yükseldiği, İslam kültürünün büyük bir devinimin içine girdiği, Afrika'nın da kendini yeniden keşfederek bir Afrika bilinci oluşturmaya çalıştığı bir keşif dönemi yaşanıyor" dedi.

2010-2011 öğretim yılında ilk kez öğrenci alacak İstanbul Şehir Üniversitesince, Çırağan Sarayı'nda düzenlenen "21. Yüzyılda Küresel Yönetişim ve Üniversiteler" başlıklı "Şehir Konuşmaları"nın ilk konuğu Dışişleri Bakanı Davutoğlu oldu.

Davutoğlu, toplantıda yaptığı konuşmada, İstanbul Şehir Üniversitesinin Türkiye'nin entelektüel ve eğitim dünyasına, yalnızca Türkiye'nin değil, küresel alanda da dünya kültürüne katkı yapacağı ümidiyle hayırlı olmasını diledi.

Türkiye'nin son dönemde eğitim alanında, özellikle üniversitelerin yaygınlaşması anlamında çok ciddi atılımlar yaptığını, bu üniversitelerin kısa zamanda ulusal ölçekten çıkıp, uluslararası ölçekte çok önemli bilimsel çalışmalara öncülük edeceklerini ifade eden Davutoğlu, hep üniversite hayatında kalmayı planladığını, ancak kaderin insanın önünde başka alanlar açtığını kaydetti.

Davutoğlu, "Ben fiili hayatta şunu görüyorum ki teori ve pratik arasında öyle ince, zarif fakat özenle dokunulması gereken bir ilişki alanı var ki... Eğer o ilişki alanı doğru dokunursa toplumlar insanlık tarihinde çığır açan, öncülük eden yeni girişimlerin, yeni atılımların özneleri olurlar. Bu bağ kurulamazsa, ya pratikten, sosyal hayattan, tarihin akışından kopan soyut teoriler ortaya çıkabiliyor ya da hiçbir teorik arka planı olmayan, felsefi derinlikten yoksun, günlük politikalarla, konjonktürel tepkilerle tarihin yönlendirilmeye çalışıldığı, ama böyle bir arka plan olmadığı için de birbirinden kopuk bir pratik alan söz konusu oluyor" diye konuştu.

Tarihin akarken bir anda ortaya çıkan vakalarla şekillenmediğini ifade eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Akademik hayatta yazdığım bir makalede 'sınırlı küreselleşme dönemleri' diye bir kavram kullanmıştım. Şimdi biz küreselleşmeyi bugün bütün kapsamıyla çok genel bir alan olarak görüyoruz. Geçmişte bunun aslında biraz daha sınırlı da olsa benzer örnekleri çok yaşandı. Toplumlar ilk defa iç içe geçmediler, mallar ilk defa bu kadar seri bir şekilde hareket etmedi ekonomik alanda, siyasi düzen ilk defa keşfedilmedi. Bugün yaygınlığı genişlediği için biz bunu yeni bir olgu olarak görüyoruz."

Bir siyasal düzene merkezlik yapmış şehirlerin serüvenleri anlaşılmadan tarihlerinin anlaşılabileceğine inanmadığını söyleyen Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bir siyasal düzenin, ekonomik akışın merkezi olan şehirleri anlamak lazım. Persepolis'e gittiğimde gördüm, Pers imparatorlarını ziyaret ederek itaatte bulunan heyetlerin kabartıları var. Afrika, Yunan, Anadolu'dan, Kafkasya'dan... Düşünürsünüz ki Persepolis o zaman birçok kavmin uğrak yeri olmuş. Uçak, internet yok, belki bir Birleşmiş Milletler Genel Kurulu yok, ama kavimleri orada tasvir ederken, Persepolis'in bir merkez olduğunu hissediyorsunuz. Tek tek bütün ayrıntılarıyla onu gözlemeye çalıştım."

"Zemini tekrar inşa etmemiz gerekiyor"

Davutoğlu, kültürler üzerinden taşınan tecrübelerin en kapsamlı niteliğine büründüğünü belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İç içe geçmiş süreçlerle zihniyet üretilebilir hale geldi. Artık Avrupa merkezli bir kültür hayatı yok. Çin'in, Hint'in yeniden kendi özgün kültürleriyle yükseldiği, İslam kültürünün büyük bir devinimin içine girdiği, Afrika'nın da kendini yeniden keşfederek bir Afrika bilinci oluşturmaya çalıştığı bir keşif dönemi yaşanıyor. Artık edilgen değil bunlar. Etken Batı kültürünün, Avrupa kültürünün edilgen dünyayı şekillendirmesi yok. Modernleşme dediğimiz süreç artık çok yönlü işleyen yeni bir süreç. Artık modernleşmeyle Batılaşma arasındaki açı gittikçe açılıyor. Artık modernleşme içinde Çin'i de Hint'i de Japon'u da, Afrika'yı da barındırıyor. Hepsi modernleşmenin bir parçası. O zaman bizim bu felsefi zemini tekrar inşa etmemiz gerekiyor."

Üç ay önce Finlandiya'da bazı AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarıyla Avrupa'nın geleceğini konuştuklarını kaydeden Davutoğlu, şunları söyledi:

"Onlar şu soruyu sordu; 'Nasıl oluyor da Türkiye son dönemde böyle aktif dış politikayı yapıyor ve AB olayları geriden takip eden durumda kaldı?' X ülkesinde kriz çıksa, benim karar alma sürem yarım saat. Bunu teyit etme sürem bir yarım saat daha. Uçak havaalanında beklediği için o ülkeye gidip 3 saat içinde bu kararı uygulamaya başlarım. Aynı kararı 27 AB ülkesi kendi içinde görüşecek, karar alacak, bu kararlar birbiriyle çelişecek. Hiçbirini rahatsız etmemek için aslında karar almama kararı çıkacak. Bu süreç bir hafta sürecek ve o sırada başka bir kriz çıkacak. Tarihin artan hızına ayak uyduracak aktörler çok sağlam kurumsallaşma ve seri kararlar alan aktörler olacak."

"Geçmişteki birikim yeniden harmanlanmalı"

Davutoğlu, geçmişte olan birikimin yeniden harmanlanması, bunun üniversitelerde yapılması gerektiğini söyledi.

Teknoloji ile eğitim düzeni arasındaki ilişkinin bugün farklı bir boyutta yaşandığını belirten Davutoğlu, "Kimi zaman hayatımızı kolaylaştıran kimi zaman kendi kendimize kalmamıza izin vermeyen bir teknolojik hegemonya doğuran bir yapı. Cep telefonu hiç olmadan bir gün geçirmeyi gerçekten çok özledim, 24 saat olabilse" dedi.

Dünya ve kültürlerinin iç içe geçtiği bir dönemde eğitimin statik kalamayacağını aktaran Davutoğlu, eğitim kurumlarının bütün insanlık birikimini kuşatması gerektiğini dile getirerek, "Eğer yetiştireceğimiz öğrenci Birleşmiş Milletler'de, çok uluslu bir şirkette görev alacaksa, Türk Dışişleri Bakanlığında çalışacaksa, artık biz o öğrencilerimize bütün insanlık birikimini aktarmamız lazım" şeklinde konuştu.

"Aydın kişi kendi kültürünü bilmeli"

Aydın kişinin kendi kültürünü de bilmesi gerektiğine dikkati çeken Davutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Sınırlı küreselleşmeyi yaşamış coğrafyadan çıkan insanlar olarak bizim dünyaya söyleyecek sözümüz olmalı. Birileri söyleyeceğimiz sözden rahatsız olabilir. Eğer söz özgünse, mutlu ettiği insan kadar, mutsuz ettiği insan çıkmıyorsa özgünlüğü tartışılıyor demektir. Özgünse her zaman özgün kalır. Özellikle de statükoyu, alışkanlıkları sarstığı için özgün düşünceler bu alışkanlıklara hapsolmuş zihinleri de rahatsız eder ve edecek. Bu rahatsızlık bence büyük bir doğum sancısıdır. Türk toplumu -bundan da yine kimse Osmanlıcılık çıkarmasın, sadece tarihi bir tespit olarak söylüyorum- yaşayan son kadim düzenin temsilcisidir. Sömürgecilik öncesi yaşayan en son kadim düzen ki, bu kadim düzen İskender'e kadar giden kadim düzendir. Yerleşik kadim düzenin son temsilcileri şu İstanbul'da bulundular. Ve o kadim düzenin son sokakları İstanbul'da yaşandı camisiyle, kilisesiyle... İstanbul, mahalle mahalle bu kadim kültürün yansıdığı son şehirdi, ondan sonrası yok. Hiçbir başka şehirde İstanbul'dan sonra bir kadim kültür bu derece beraber olamadı. Küreselleşmeyi bizden daha iyi anlayabilecek ikinci bir toplum düşünemiyorum. Bunu da iddialı bir şekilde söylüyorum. Bir Çinli'nin küreselleşmeyi bizim kadar hissetmesi mümkün değil. Çünkü Avrupa'ya bu kadar yakın değil. Hiçbir Latin Amerikalı, Çinli bunu bizim kadar hissedemez. Ama bizim neye ihtiyacımız var? 'Tarihte biz varız' diyecek bir öz güvene, 'Bundan sonra da sözümüz var' diyecek bir öz güvene ihtiyacımız var."



 YORUMLAR
Sener Evcil / 25.06.2010 12:50:32
llaha hamd olsunki su kadim dostunu yani Habibinin Asiklarindan mütesekkil su mübarek muhterem Türk milletinin icinden yeniden sadece görüntüsüyle degil ayni zamanda hissiyatiyla imaniyla irfaniyla kendinden ruhu ve bedeni beyni müstemleke olmayan asagilik kompleksini ruhunun derinliklerinden egerki vardiysa söküp kaziyip atan gercek tarihine tarih icindeki sayginligina sahip hamasetden uzak akilci pratik Türk zekasinin tezahürü hür münevverler cikariyor hamd olsun sana ya Rabbi zamani geldi artik bizimde yattigimiz postun icini doldurma zamanimiz geldi.Tarihin tesekkülü Türkden ibaret insanlik tarihini Türksüz nasil yazarsiniz ? Yeni tarih tesekkülüde Türksüz tecelli edemeyecek buna biz degil düsmanlarimizda inaniyor hatta imanlarinin amaentüsünü olusturan Türk düsmanliginin temelinde yatan sebepde bu bilincin tezahürü.Bizler icimizdeki son 150 yillik yilginligi ve 87 senelik toplumsal reddi miras inkarindan kurtulup köklerimize sahip cikarsak ki artik zaman bu gebeligin artik kutlu dogumunun sancilarina tutuldu ve dogum yaklastikca agrilarda siklasmasi gibi yeniden yigit düstügü yerden kalkar misali bizde düstügümüz yerden kalkip üzerimizdeki zorlama komplekslerin derin izlerini silip aslimiza neslimize dönersek elin hep net olarak gördügü gibi artik bizim miyop olanlarimiza kadar herkez ve hepimiz bu hakikati görecegiz.

Allahin muradi bu seckin sevilmis asil milletin yeniden hak etdigi ama uzun zamandir yerinden edildigi gercek mekanina mekanin makamina dünyanin nizamina nizamin tamamlanmasi adaletin dagitilmasi noktasina gelip hak edisi olan tarihsel mirasinin tanzimine memur edilip asil görevine yani Türk imparatorluguna insanligin selameti icin gelmek zorunda muradi ilahide bu kaderden kacilmaz düsecegimiz kadar düsdük bundan gayrisi yükselis hemde evvelinde hic olmadigi kadar yükselis en yüceye yücelerin yücesine Padisahi Cihan olmaya.

Beyler zaman artik miras yedilikden kurtulup miras birakan olma durumuna döndü atalarimizlan onlarin mirasi mertligi yigitligi onlardan bize kalan miras peki biz bizden sonrakilere miras birakmayacakmiyiz Bu kadar vurdum duymaz olabilme lüksüne sahipmiyiz hic sanmiyorum su ani bu zamani kazasiz belasiz gecirtmesi icin cümle alemi hürmetine yaratdigi sevgililer sevgilisi Efendimiz Muhammed Mustafayi yüztutamagi yaparakdan ya Rabbi reddi arada sebep etdigimiz Habibin hürmetine senden niyaz ederiz sen dualari kabul edensin Hakikatin Hakiki Türk Erlerine ve onlarin yaratilisin sebebi sevgilileri Peygamberimize selatu selam olsun HUUU




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Türkiye,75 Milyona Dayandı
  İngiliz Belgelerinde İlginç Türkiye Notları
  Dizi Sektörü Reyting Şikesiyle Sarsılıyor
  İPhone Ggmail ve Blackberry Kulanıcıları İzleniyor.
  Milli Savunma Bakanını Siviller Koruyacak
  İslami, Muhafazakar Moda Patlama Yaptı
  Milli Korvet Donanmaya Katıldı
  PKK-MİT Kasedi Üzerinde Oynandı İddiası
  İstanbul'un Silueti Adım Adım Değişiyor
  F-16'lar Artık İsrail'i Dost Olarak Görmüyor

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




 
 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2011 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi